Hayalet Kentin Korkunç Binası | Karamandan.com - Karaman Haber

Hayalet Kentin Korkunç Binası | Karamandan.com - Karaman Haber

08 Nisan 2020 Çarşamba
Hayalet Kentin Korkunç Binası

Karaman’dan İzlenimler 9: Hayalet Kentin Korkunç Binası...

Emekliler ve öğretmenler lokallerinden sonra bir lokal sorunu da Türkiye Muharip Gaziler Derneği’nin başında. Dernek Başkanı Behiç Baş, yeni bir yer için bir süredir uğraşıyor ve galiba sonuç almak üzere. Vali Fahri Meral, gazilerimizin derdine derman olacak.

Karaman’da Sivil Toplum Kuruluşları’nın (STK) sayısının çok olmadığını öğrendim. Mevcut STK’ların büyük bölümünü ise Türkiye’de son yıllarda isimleri öne çıkan kuruluşlar ve bir anlayışın farklı ekollerinin şubeleri oluşturuyor. 

21.Yüzyıl, STK’ların güçlü olacağı dönem olarak kabul ediliyor. STK’lar katılımcı demokrasinin ve şeffaf yönetimlerin olmazsa olmazıdır. Maalesef Karaman, STK’lar açısından henüz yolun başındadır.

1990’lardan itibaren yükselen sosyal belediyecilik anlayışı STK’ların can suyu olmuştu. Belediyeler, STK’lara destek olmuş, bunların kullanacakları mekanları bile kira almadan veya sembolik bir bedelle tahsis ederek, katkı sağlamakta yarışır olmuşlardı.

Türkiye Muharip Gaziler Derneği Başkanı Behiç Baş ve yönetim kurulu üyeleri ile tanıştım. Karaman’da Kore gazisi 4 kişinin hayatta olduğunu Sayın Baş’tan öğrendim. Bu gazilerimizle görüşmek, duygu ve düşüncelerini dinlemek ve röportaj yapmak güzel olurdu. Ama vaktim olmadı. Yine Karaman’da Şehit Aileleri Derneği de faaliyet gösteriyor.

Türkiye Muharip Gaziler Derneği’ni ziyaret için gittiğimde, Karaman’daki işhanlarının hali dikkatimi çekti. Muharip Gaziler Derneği yönetimi, uzun süredir kullandıkları yerden memnun değil. Isıtma sorunu var, asansör olmayınca oraya çıkmak zor geliyor. Zorunlu olmadıkça üyeler derneğe gelmek istemiyor. Yönetim, eş ve çocuklarının da gelip gidebilecekleri güzel bir mekan arayışındalar. Vali Fahri Meral’e ümit bağlamış durumdalar. Yeni bir yer için umutlular.

Belediye İş Hanı’nda üst katlarda bazı kuruluşlara belediye tarafından yer tahsis edilmiş. Şimdiki belediye yönetimi tarafından değil, çok önce yapılmış bu iş. 

Bir çoğu sivil toplum kuruluşları. Küçücük odalar, aktivite için değil, ofis olarak kullanılmaya uygun. Ben gezerken açık olanını görmedim. Ne zaman açılıp ne zaman kapandıklarını bilmiyorum. Kapılarda isimlerini okuduğum kuruluşların birçoğunun faaliyetlerini ise hiç duymadım. Örnek mi istersiniz; Türk Basın Birliği. Gazeteciyim, 40 yıl basın sektöründe çalıştım, her görevde bulundum. Cemiyetleri, dernekleri biliyorum. Ama bu ve benzerlerini hiç tanımıyorum. Her yerde gazeteciyim diyenlerle her yerde çeşitli adlarla gazeteci cemiyetleri karşıma çıkıyor. Karaman’da da öyle. Basının neresindeler, ne iş yapıyorlar, gerçekten bilmiyorum. Karaman’da birçok kişinin “Ben de gazeteciyim” demeleri gibi. Onlara diyorum ki, “Siz gazeteci iseniz ben değilim.” Gerçekten öyle. Gazetecilik bir meslek. Emek isteyen bir meslek. Yazarlık geniş bir alan. Herkes yazarım deme hakkına sahiptir. Düzgün cümle yazamayan, nitelikli üç beş kitap okumamış, üç yazar, üç roman adını söyleyemeyen, haftada değil, yılda üç kitap okumamış kişi yazarım deme hakkına sahiptir. Ancak gazeteci olmanın gerekleri vardır. Gazetecilik, yazarlık kadar geniş değildir. Koşulları vardır. 

Belediye işhanında kişilere ait işyerlerinin çoğunlukta olduğunu yeni öğrendim. Buradaki işyerleri belediye ile şahıslara ait.

Belediye işhanı asansörsüz. Karaman’da bir çok binada olduğu gibi. Karaman’da belediyeye ait binaların çoğu ekonomik ömrünü doldurmuş veya elden geçirilmeyi bekleyen bir halde. Gördüğüm iş hanları günümüze uygun değil, işlevsellikten uzak olarak dikkat çekiyor.

Daha önceki yerel yönetimler bu binalarla ilgili tasarrufta bulunmamış. Belediye yıkımı ve esnafla zıt düşmeyi göze alamıyor. Belki bütçe yetersizliğidir,  belki kimsenin aklına gelmemiştir. Kanaatimce, bu binaların yenilenmesi imkansız. Cesaret edecek bir başkan, ona destek verecek meclis, aferin diyecek vatandaş çıkar mı? Çıkmaz. Karaman’da bu cesareti gösterecek biri olacağına inanmıyorum.

Eski musallanın yanındaki bina, korku filmlerinde kullanılacak nitelikte. Dışarıdan görünüşü böylesine ürkütücü olan binanın içi kim bilir ne haldedir? Hayalet kentlerin korkunç binası gibi yıllarca duracağına eminim. Burası da kolay kolay yıkılmaz. İnşallah birilerinin üzerine çökmez. 

Eski Musalla’dan, Ahmet Yesevi Camisi Karaman Mezarlığı girişine kadar geniş bir alanın dönüşüme girdiğini söylemişti eski başkan. Seçimden hemen sonra proje uygulamaya konulacaktı. Parası ayrılmış, kullanıma hazır hale getirilmişti. Bunları da bir önceki başkandan duydum. 

Seçimi Ak Parti kaybetti, belediye başkanı MHP’den seçildi. Ne olacak dersiniz? Seçimler olalı neredeyse bir yıla yaklaştı. Belediye Başkanı Savaş Kalaycı’dan bu konuda bir açıklama geldi mi? Kent Meydanı ve Millet Parkı projeleri gibi, üç-beş kuşak sonraya kalır mı dersiniz. Karamanlının acelesi yok. Beklemeye alışkın. Bunları da bekler. Çok kişinin zaten aklına bile gelmez.

Neyse... Asansörsüz iş hanlarının üst katlarına çıkmak çoğu kişi için işkencedir. Zorunlu olmadıkça kimse üst katlara çıkmaz, çıkmaya cesaret edemez.

Belediye iş hanında kalorifer sorunu da yaşanıyor. Aidat konusunda anlaşmazlık olmuş, her esnaf ısınma işini kendince çözmeye başlamış. Her tür ısıtma yöntemi var. Ama şimdilik soba kuran esnaf görmedim! Şaka bir yana, yangın tehlikesi göz ardı edilmemeli. Bir unutkanlık veya ihmal, onarılması zor yaralar açar.

Lokal, dernek, STK derken hep erkeklere yönelik bir dil kullandığımı fark ettim. Galiba kadınların benzer sorunları çözüme kavuşmuş, Karaman’da kadınlar evlerinde mutlu ve mesut olmalı.

Ahmet Tek

Düzenleme : 20 Şubat 2020 13:32 Okunma : 870