Haliçte İdamlık Mirzabeyoğlu Rüzgarı | Karamandan.com - Karaman Haber

Haliçte İdamlık Mirzabeyoğlu Rüzgarı | Karamandan.com - Karaman Haber

19 Ocak 2020 Pazar
Haliçte İdamlık Mirzabeyoğlu Rüzgarı

Gökhan Altunsoy

 

   Konya ve Karaman kafilesi halinde bir otobüs dolusu insan, bu büyük buluşmanın heyecanıyla koyu sohbetler eşliğinde gece boyunca yolculuktayız.Tamamına yakını yirmili yaşlarda heyecan fırtınası gençlerle beraber, öğle saatlerinde Kongre Sarayının kapısına dayanıyoruz.Çok erken varmışız.Henüz vaktimiz varken, karşıki tepede yatmakta olan Necip Fazıl’ı ziyaret.’’Selamün Aleyküm Üstad!En büyük eserine kulak vereceğiz birazdan.Sen rahat uyu.Ruhuna El Fatiha’’.. Rahmetli hep derdi:’’Aslolan, milyonların temeli olan Biri-Vahidi elde etmektir.Gerisi basit bir amelelik işi.’’… 

    Billboardlarda, otobüs duraklarında, kavşaklarda, bazı binalarda; heryerde ADALET MUTLAK’A başlıklı konferansın dev tanıtım afişlerini izleyerek ilerliyoruz.Organizasyonun sahibi ‘’Herkes İçin Adalet Platformu’’.Çok değil; bundan sadece birkaç yıl öncesine kadar böylesi bir şeyi rüyalarda görmek bile imkansızdı.Mirzabeyoğlu’nun ideallerini temsil eden İBDA Fikriyatının  el işaretini yapmanın bile tam 9,5 yıl hapis yatmaya sebeb olacak cürüm olarak algılandığı vicdansız ve insafsız bir devrin gümbür gümbür yıkılış sesleridir bu.Manevi kuraklık ikliminde susuzluktan yok olmak üzere olan canların feryadına karşılık gökkubbe nihayet dayanamamış ve rahmet kapıları ardına kadar açılmışçasına iç parçalayıcı bir hakikatin delaleti.Verilen canlar, çekilen tahammülü imkansız acılar, ıstıraplar, ayrılık hikayeleri, işkenceler ve mahrumiyetlerin  bu sonuçta zerrecik payı olmuşsa, ne mutlu onu yaşayanlara.İnşallah ödenen bedellerin meyvelerinin devşirileceği bir hengamenin cümle kapısına varılmış bulunuyordur.Bu konuda karar vermek için henüz erken:Tecellileri bekleyeceğiz.

     Binaya girişteki polis barikatları hatıraların iteklemesiyle tahrik edici bir etki uyandırıyor:Çünkü o barikatlar hep Salih Mirzabeyoğlu ile onun ideale dair amaçları ve sevenleri arasında sahte bir dayatmacılığın zorba perdesini oluşturdu.Devran tersine mi dönüyor ne?..Şaka yapıyorum:’’Aman arkadaşlar!Barikatların sizde kırmızı görmüş boğa etkisi uyandırmasına izin vermeyin.’’.

     Saat 15:30 dan itibaren, Anadolu’nun muhtelif yerlerinden akan insan seli önce salonu, ardından koridorları, bina içindeki sahanlığı ve nihayet merdivenleri tıka basa dolduruyor.Binlerce insan, binanın ana kapısından içeri giremeyip geri dönmek zorunda kalıyor.

    Bundan tam 15 sene önce, Mirzabeyoğlu’nun canına kastedildiği demlerde kendi canını onunkine siper etmiş bir avuç insanla beraber, salonu kaplayan nefis bekleme müziğinin de sürüklemesiyle duygusal cümleler kuruyoruz:

-’’Oturalım mı şöyle?’’

-’’Yok bizler ev sahipleriyiz.Misafirler otursun.Ayağa kalk Anadolu diye feryat edilirken, işte Anadolu’nun kıyam hali bu.Ve bunu ayakta selamlamak yakışır bize.’’

    Ayakta bekliyoruz.Konferansın başlaması gecikiyor.Gecikmenin sebebini o an için bilen biliyor, şimdi herkesin malumu:Saat 14.00 sularında iki Bakanıyla beraber binaya gelmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mirzabeyoğlu ile 45 dakikalık mahrem görüşmesi…Tam üç saat beklemiş Erdoğan…Hayırlara vesile olmasını umuyoruz.

   Sonrasında,birisi Arapça ve diğeri İngilizce konuşan iki tercüman, salondakilere ve dünyaya, konferansı canlı olarak çevireceği bilgisini veriyor kürsüden.Milli sınırları aşan manaların milli sınırlar ötesine anı anına aktarılması önemli bir ayrıntı.

   Ve işte ışıklar kararıyor:Mirzabeyoğlu’nun hayatı, şeceresinden başlanarak dedelerinin Milli Kurtuluş Savaşı sırasındaki mücadelelerini es geçmeden slayt eşliğinde özetleniyor.Karanlıklar içinde sahibi belirsiz hıçkırık sesleri.Haksızlıklar serisi karşısında iman öfkesiyle Allah için sevmek ve Allah için buğzetmenin doğal sonucu bu.Gözyaşı rahmettir.Utanmıyoruz.

   Mirzabeyoğlu’nun 25 yıllık arkadaşı ve avukatı Hasan Ölçer’in yaptığı on dakikalık sunumun ardından, tüm heybetiyle Mirzabeyoğlu sahneye çıkıyor…Kendisi slogan atılmaması konusunda sevenlerinden ricada bulunmuşsa da, bu kitleyi hiçbir güç durduramaz…Haliç Kongre Merkezi sloganlarla inliyor.Kalabalığa İBDA Selamıyla el sallamak dışında ne yapılabilir?Aynı dakikalarda dışarıda patlayan havai fişekler…Sesimiz Necip Fazıl’a ulaşıyor olmalı.Şayet ölüler kendilerine verilen selamı alabiliyorsa; bu faaliyet selamın manasının özü değil de nedir?

    Naif sesiyle anlatmaya başlıyor:

    -Ben Kimim?

    -Necip Fazıl ile münasebeti ve ona nisbetinin asli manası nedir?

    -Dünya görüşü ne anlama gelir?

    -Sistematik doğru bilgi insan idraki ile kurulabilir mi?

    -İnsanın dünyadaki rolü ne olabilir?

    -İnsan, toplum, devlet, demokrasi, siyaset ilişkisi ve mahiyeti?

    -İktidar-siyaset-hareket’in ideoloji ile ilişkisi.

    -Lider ve kadronun tabiatı ve birbirlerine sunduğu imkanlar.

    -İmam Gazali’den Ebu Hanife’ye, Comte’den Kant’a, Sokrates’e uzanan açıklamalar, izahatlar, hatırlatmalar.

   Kısacası, iki bölümden oluşan üç saati aşkın fikir ziyafeti.Hapisten çıkmasına destek olan parti ve teşkilatlara yönelik nezaketen teşekkürleri dışında, zahiren gündem konularına hiç temas etmemekle beraber, anlayan için gündemin etrafında gezinici ve onu manalandırıcı bir diyalektik…

    Son olarak, konferansın ülkemizde nasıl algılandığı üzerinde de birkaç şey söylemek yerinde olacaktır:Sayın Salih Mirzabeyoğlu’nun da belirttiği gibi, her türlü eleştiriye açığız.Ve bu konuda çok da davetkarız.Ancak çoğunluğu zihni betonlaşmış Kemalist, Malum adıyla Paralelci ve özgürlüğü sadece kendileri için arzulayan fosilleşmiş Komünistler ‘’Bir terör suçlusunun(!)’’ sevenlerine seslenişini hazmededemiş görünüyorlar.Biz ‘’herkes için adalet’’ sloganıyla onların da haklarını savunma olgunluğunu gösterirken, onların keleş bir bakışın ispiyonculuk kokan zihniyetiyle konuya yaklaşmalarını komik ötesi bir trajedi şeklinde manalandırıyoruz..Halbuki onlardan beklediğimiz, konferansta öne sürülen ve aslen 58 ciltlik eserde örgüleştirilmiş fikrin kendisine yönelik itirazlarla karşımıza çıkmalarıydı.Ama biliyoruz ki; fikirde şahsiyeti olmayanın aksiyonda da şahsiyeti olmaz.Yine de onların insansı varlıklar olmalarından hareketle, insani haklara sahip olduklarını ve hakları çiğnendiği takdirde onlar adına da sisteme itirazda bulunacağımızı ilan ederiz.Hakim Fikir’in taşıması gereken olgunluk gereği…Buna karşılık onlar, eski alışkanları doğrultusunda  kumda oynamaya devam edebilirler.

     karamandan.com’un siz değerli takipçileri için, aşağıda konferansın bir bölümüne ait videonun linkini veriyorum.Merak edenler izleyebilirler.

http://www.youtube.com/watch?v=W3NbiCohiDI

 Ve Herkes İçin Adalet Platformu’nun Manifesto’sunu da buradan okuyabilirsiniz.

http://www.herap.org/page.html

   Tarihi şimdilik belirsiz bir dahaki konferansa gitmek isteyen hemşehrilerim, ulaşım konusunda yardımlarımı arzularlarsa  sitemizin yöneticilerine gönderecekleri özel mesajla bana ulaşabilirler.

Düzenleme : 22 Ocak 2015 13:06 Okunma : 2559