Güvenli Okulun Oluştulması… | Karamandan.com - Karaman Haber

Güvenli Okulun Oluştulması… | Karamandan.com - Karaman Haber

18 Şubat 2020 Salı
Güvenli Okulun Oluştulması…

Bu yazı “Güvenli Okulun Oluşturulmasında Okul İklimi: Kavramsal Bir Çözümleme” başlığıyla  Pegem Eğitim ve Öğretim Dergisi / 2011 Cilt: 1, Sayı: 4’ te [* Prof. Dr., Temel ÇALIK  Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, ** Arş. Gör. Dr. Türker KURT, Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, *** Yrd. Doç. Dr. Cemal ÇALIK  Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi] yayımlanan bilimsel makaleden alınmıştır.

Okullarda şiddetin önlenmesi ve güvenli bir okul ortamının oluşturulması amacıyla yapılan araştırmalar ve projeler incelendiğinde, doğrudan şiddet konulu ve kısa süreli proje ve önlemlerin istenilen sonuçları ortaya çıkarmadığı; bundan da öte okul ortamında bazı olumsuzluklara yol açabildiği ortaya çıkmıştır. Güvenli okul ortamı öğrencilerin okulda öğrenmesi, kendilerini iyi hissetmesi ve kişilik gelişimlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi açısından gereklidir. 

Okulların öğrencilerin kişisel, toplumsal ve akademik ihtiyaçlarını karşılayan ortamlar olmaları amacı ancak okul ikliminin güvenli bir okul ortamının oluşturulması ile mümkündür.

Güvenli bir okul ortamının oluşturulması konusunda birçok araştırma yapıldığı, ulusal ve uluslararası kuruluşların bu tür çalışmalar yaptıkları veya destekledikleri görülmektedir. Güvenli okul konusunda Amerika başta olmak üzere özellikle gelişmiş ülkelerde birçok araştırma ve proje başlatılmıştır. Türkiye’de de ulusal çapta MEB, TÜBİTAK ve UNESCO gibi kurumlar tarafından desteklenen proje çalışmaları başlatılmış ve MEB (2006) tarafından, eğitim ortamlarında şiddetin önlenmesine yönelik strateji ve eylem planları hazırlanmıştır. Bu bağlamda, Türkiye’de ve yurt dışında okulları güvenli ve şiddetin olmadığı öğrenme ortamları haline getirmenin, kamunun temel bir eğitim politikası haline gelmesi gerektiği söylenmektedir (Çalık, Özbay, Özer ve diğ. 2009).

Okulların, eğitim-öğretim faaliyetlerini etkili bir şekilde gerçekleştirebilmesi için güvenli ortamlar olması gereklidir. Çünkü öğrencilerin okulda güvende olmadıklarını hissetmeleri onların öğrenmesine engel oluşturmaktadır (Çalık, Özbay, Erkan ve diğ., 2009). Güvensiz okullar sadece okulda korku ve huzursuzluk iklimi yaratmakla kalmaz aynı zamanda öğrenme sürecine de engel oluşturur.(Hernandez ve Seem, 2004). Eğer öğrenciler güvenlikleri konusunda kaygılıysalar dersler üzerine yoğunlaşmaları çok zordur. Bu yüzden şiddet, öğrenme ortamını olumsuz etkilemektedir. Bu anlamda, güvenli bir okul ortamının öğrencilerin öğrenmesinin önemli bir önkoşulu olduğu söylenebilir.

Güvenli okul ortamı öğrencilerin okulda öğrenmesi, kendilerini iyi hissetmesi ve kişilik gelişimlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi açısından gereklidir. Bu anlamda okulların güvenli ortamlar haline dönüştürülmesine yönelik önemli bir çabanın olduğu görülmektedir. 
Furlong ve diğ. (2005) kamu okullarına, yüksek akademik standartlara ulaşmak için çalışmanın yanında aynı zamanda şiddet ve diğer suçların olmadığı okul ortamını yaratma misyonunu sürdürmelerini önermektedir. Okullarda şiddetin önlenmesi ve okulların güvenli ortamlar haline getirilmesi için farklı varsayımlara Güvenli Okulun Oluşturulmasında Okul İklimi Pegem Eğitim ve Öğretim Dergisi / 2011 Cilt: 1, Sayı: 4 81 dayalı olarak çeşitli çalışmaların yapıldığı görülmektedir. Bu çalışmalardan bazıları doğrudan olumsuz davranışlar veya olumsuz davranışta bulunan öğrencilere yönelik iken (Johnson ve Johnson, 1995) bazı çalışmalar da okul bazında ve hatta toplumunu içine alan kapsamlı çalışmalar (Finger, 2005; Welsh, 2000) şeklinde yapılmıştır. Bu anlamda güvenli okul konusuna ilişkin durum tespiti, müdahale ve önleme amaçlı yapılan çalışmaların bazı ortak bulgular etrafında birleştiği ifade edilebilir. Güvenli okul ile ilgili yapılan çalışmalar incelendiğinde, öğrencilerin sadece fiziksel güvenliğini sağlamaya odaklanan, belirli olumsuz davranışlara veya bu tür davranışta bulunan öğrencilere yönelik olan kısa süreli çalışmaların etkisiz çalışmalar olduğu görülmektedir. Güvenli okul ve okullarda şiddetin önlenmesine yönelik okulu ve hatta okul çevresini içine alan kapsamlı ve uzun süreli programların daha etkili olduğu belirlenmiştir. Güvenli okul ortamını sağlamaya yönelik okul çapında yapılan kapsamlı çalışmaların neredeyse tamamında güvenli okulun ilk koşulunun olumlu bir okul iklimi olduğu önerilmektedir (Brand ve diğ., 2003; Çalık, Özbay, Özer ve diğ., 2009; Finger ve diğ. 2005; Gottfredson ve Gottfredson, 1985; Orpinas ve Borne, 2006). Okullarda şiddetin önlenmesi için okulun sadece fiziki yapısında bazı düzenlemeler yapmak veya şiddet davranışlarının olumsuz sonuçlarını engellemeye çalışmak yeterli değildir. Burada üzerinde durulması gereken en önemli noktalardan biri olumlu bir okul ikliminin oluşturulmasıdır (Çalık, Özbay, Özer ve diğ., 2009). 

Okulun sağlıklı ve açık bir iklime sahip olmasıyla okulun güvenliği arasında doğrusal bir ilişki olduğunu kabul edilmektedir. Buna göre, bir okul ne kadar sağlıklı ve açık bir iklime sahipse o derece güvenli bir okuldur. Bir okulda olumsuz bir iklim varsa, o okulun güvenliği de zayıf olacaktır. Okul iklimi okuldan okula farklılaşan bir özelliktir (Hoy, 2010). Bu anlamda öğrenci ve öğretmenlerin destekleyici olmaları, başarı odaklı olmaları, okul kurallarının ortak olarak belirlenmesi, kuralların açıklığı ve adil bir şekilde uygulanması ve işbirliği ve yardımlaşma gibi konularda okulların birbirinden farklılaştığı ifade edilebilir.
 
Öğrencilerin olumsuz davranışları ve okun güvenli olarak algılanma düzeyi de farklılaşmaktadır. Bazı okullarda sorun düşük düzeyde iken, bazı okullarda eğitim-öğretimi engelleyecek kadar yüksek olabilir (Welsh, 2000). İşte bu noktada okul iklimi daha olumlu olan okulların daha güvenli okullar olduğu birçok araştırma sonucunda ortaya konmuştur. Olumlu bir okul iklimi insanların kendilerini değerli hissetmelerini ve okul için işbirliği yaparak çalışmalarını sağlar. Öğrencilerin prososyal davranışlarının ödüllendirilmesi ve öğrencilerin prososyal davranışlarda bulunan akranlarla ilişkide bulunmaları, onları şiddete karşı koruyucu olmaktadır. Olumlu bir okul iklimi öğrencilerin davranışsal ve duygusal sorunların daha az yaşamasına neden olmaktadır. Yapılan literatür incelemesinde ortaya konan bulgulara dayalı olarak, okullarda zorbalık başta olmak üzere öğrencilerin saldırgan davranışlarının önlenmesinde ve güvenli bir okul ortamının oluşturulmasında izlenebilecek yolların belirlenmesi açısından önemli ipuçları ortaya çıkarıldığı söylenebilir. Güvenli bir okul ortamı öğrencilerin temel psikolojik ihtiyaçlarının karşılandığı olumlu bir iklime sahip bir okuldur. 

Olumlu okul ikliminin oluşturulması için ise, öğrencilerin öğretmen ve okul yöneticileri tarafından desteklenmesi, öğrencilerin okulda kendilerini güvende hissetmesi, karar süreçlerine katılımı, öğrencilerin ve öğretmenlerin başarı yönelimli olmaları, okul kurallarının açık, tutarlı ve tarafsız bir şekilde belirlenmesi ve uygulanması; öğretmenlerin yeni ve çeşitli öğretim yöntemleri kullanmaları ile mümkündür. Buna göre, okul ikliminin olumlulaştırılmasının, okulun güvenli bir ortama dönüştürülmesinde etkili yollardan biri olduğunu söylemek mümkündür. Hernandez ve Seem’in (2004) işaret ettiği gibi, okulda şiddet sistemik bir sorun olduğu için, okul güvenliğine ilişkin çabaların da sistematik olması gereklidir. 

Etkili bir okulda şiddeti önleme stratejisi, okuldaki değerler, inançlar ve bireylerin davranışları dahil okulun tamamını bütünsel olarak ele alan yaklaşımlar olmak zorundadır. Bu nedenle, okulda şiddeti önlemenin yaratmanın bir yolu güvenli bir okul iklimi oluşturmaktır. Güvenli okul ortamının oluşturulmasında okul ikliminin bazı sınırlılıklarının olduğunu kabul etmek gerekir. Okulların şiddet veya güvenlik sorunu sadece okulla ilgili bir sorun değildir. Bu anlamda sadece okulda alınan önlemler veya yapılan çalışmalarla sorunun tamamen üstesinde gelmek mümkün değildir. Nitekim yapılan bazı çalışmalarda toplumsal yapının okulun özelliklerinden daha güçlü bir şekilde okulda şiddeti yordadığı ortaya çıkmıştır (Hellman ve Beaton, 1986). Okulun özelliklerine ek olarak, okulu çevreleyen toplumdaki yüksek suç düzeyi, yoksulluk ve işsizlik, okulda yüksek düzeyde şiddet mağduriyeti ile ilişkilidir. Özellikle yerel düzeyde yoksulluğun öğrencilerin olumsuz davranışlarıyla yüksek düzeyde ilişkili olduğu vurgulanmaktadır (Welsh, 2000). Ancak, bu sınırlılığın sadece okuldaki şiddet veya güvenli okul ortamının oluşturulmasıyla değil, benzer müdahale çalışmalarının tamamı ve hatta sosyal bilimler alanındaki tüm çalışmalar için geçerli olduğu söylenebilir. Bu anlamda güvenli okul ortamını oluşturmak için sorunun tüm yönleriyle ele alınması gereklidir. Galloway ve Roland (2004) (Akt. Debarbieux, 2009) okullarda şiddetin önlenmesi ve güvenli okulun oluşturulması amacıyla yapılacak Temel ÇALIK, Türker KURT & Cemal ÇALIK Pegem Eğitim ve Öğretim Dergisi / 2011 Cilt: 1, Sayı: 4 82 çalışmaların başarılı olması için bütüncül (holistic) bir yaklaşımın gerekli olduğunu ifade etmekte.

 Burada asıl vurgulanmakta istenen okul güvenliği sorunun okul içindeki bazı konulara odaklanarak, sadece okul ile ilgili bir sorunmuş gibi görülmemesidir. Sorunun okul dışında ve okulun etki alanını aşan çok çeşitli ve kapsamlı kaynakları vardır. Sorunun belki de asıl ve gizli kalmış kaynaklarını göz ardı edip, sorunu sadece okulun veya öğretmenlerin çözebileceğinin beklenmesi de doğru bir yaklaşım değildir. 

Nitekim Furlong ve diğerleri (2005) okulların destek almadan kendi şiddet önleme ve güvenli okul planlarını geliştirmelerinin, denetlemelerinin ve değiştirmelerinin mümkün olamayacağına dikkat çekmektedir. 

Diğer yandan olaya okul kapsamında bakıldığında sorunun okul yönetimi ve öğretmen davranışları ile ilgili birçok boyutu vardır. Güvenli okul veya okullarda şiddet sorununa ilişkin olarak okulu çevreleyen toplumdaki suç oranı veya yoksulluk gibi etmenler kesinlikle önemlidir ama Debarbieux (2009) okulda şiddet sorununun okul örgütlenmesinden, yönetiminden ve sınıftaki eğitimin kalitesinden bağımsız olmadığına vurgu yapmaktadır. Okullarda şiddetin önlenmesinde her öğrenci için ya da her durumda geçerli bir strateji olmadığı bilinmelidir. Ancak bu, bir programın işleyebilmesi için ortak koşullar olmadığı anlamına gelmemektedir. Burada vurgulanan diğer bir nokta hangi program olursa olsun, okulda uygulanma biçiminin de en az içeriği kadar önemli olduğudur. Güvenli okul ortamının geliştirilmesine gerekli özen ve hassasiyet gösterilmezse ve programlar gerekli sürelerde devam ettirilmezse bu tür çalışmalardan olumlu sonuç almak zordur.

Düzenleme : 27 Ocak 2016 23:22 Okunma : 2394