Genetiği Değişmiş Organizma (GDO) | Karamandan.com - Karaman Haber

Genetiği Değişmiş Organizma (GDO) | Karamandan.com - Karaman Haber

25 Şubat 2020 Salı
Genetiği Değişmiş Organizma (GDO)

Modern biyoteknoloji kullanılarak elde edilmiş yeni genetik materyal kombinasyonuna sahip olan herhangi bir canlı organizmaya GDO deniyor.

Ülkemizdeki biyolojik zenginlik diğer ülkelere göre çok fazla. Tür sayısı bakımından karşılaştıracak olursak 11 bin bitki türümüzden 2bin kadarı başka ülkede bulunmayan sadece bizim ülkemizde bulunan türlerdir.

GDO'lu türlerin başında mısır, patates, soya, buğday, pamuk, pirinç.ve bazı balık türleri geliyor. Canlının en küçük yapı taşına hücre denir. Hücre içinde genom denilen Kromozomların paketlenmiş hali bulunur. Kromozomların içi DNA dediğimiz sarmaldan oluşur. Genetiği Değişmiş Organizmalar organizmanın gen diziminin değiştirilmesi ya da gen aktarımıyla kendi deposunda olmayan bir özelliği kazandırılmasıyla oluşan yeni ürünlerdir.

Diyelim ki mısır genleri yerine bulunan teknoloji ile patates geni usulune göre lavobatuar şartlarında aktardık. Döllenme dönemi şartlarından geçerek boyu 10 cm olan mısırımız 20-25 cm'ye çıkarıyoruz.

GDO lu ürünlere frenkeştayn ürünleri de deniyor. Faydası yeşil devrim adı altında dünyada bulunan açlığa çare olarak gösteriliyor. Birim alanda daha çok ürün elde etmenin hesapları yapılıyor.

Zararlarına gelince tabiatta bulunan doğal bitki türlerini GDO'lu bitki tohumları tarafından döllendiği için türler yok olmaya başlayacak. GDO'lu ürünlerin sağlığımıza ne gibi etkileri olacağının boyutları henüz tarif edilememiştir. Dışı çilek içi patates olan aroması değişmiş yeni bir ürüne kendinizi hazırlayın. Yaklaşık insanların %10 gıdalara karşı alerjik reaksiyon göstermektedir. Dışı başka içi başka olan ürün farkında olmadan alerjiye yol açabilmektedir.

Gen taşımasında antibiyotiklerin koruyucu olarak kullanılması toksik etki ve antibiyotiklere direnç ortaya koyacaktır. Özellikle GDO'lu besinlerin antibiyotiklere dirençli genetik materyal taşıması insan bağırsağındaki faydalı bakterilere genetik materyalinin geçmesi tehlikeli görünmektedir. Elhasılı tüm müdahaleler orjinalliğin bozulmasına sebep olmaktadır ve kimyasal maddeler kullanılmaktadır. Tüketimi yapılan GDO'lu besinlerde bulunan kimyasal maddeler kanserojen etkileşmeye zemin hazırlamaktadır.

Tarım Bakanlığı yeni yönetmelikte GDO'lu ürünleri önce kontrollü olarak serbest bıraktı. Kamuoyu baskısına dayanamayıp tekrar gözden geçirmek üzere yasakladı. Zaten yönetmeliği çiğneyenlere verilen cezalar hiç caydırıcı değil. Maalesef içtiğimiz süt yediğimiz et bizim için daha tehlikeli olacak. Tarım Bakanlığı neden cocuk mamalarında kullanımı yasaklıyor. Genetiği değiştirilmiş soya ile beslenen fare yavrularının yarısı doğumdan 3 hafta sonra neden ölüyor?

Daha kötüsü besi sığırlarına  büyüme hormonları kulaklarının arkalarına koyulan tablet ile çok kısa bir sürede besi hayvanını büyütüp etlendiriyor. Hormonlu etlerden yiyenleri bekleyen en büyük tehlike ergenlik çağının aşağıya çekilmesi ve çok tüketildiği taktirde cinsel sapmaların oluşmasına sebep olmaktadır. Hormon kullanımı tüm ülkelerde yasak olmasına rağmen maalesef çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Hormonlar insan yapısındaki genlerin yapısını bozmakta meme ve rahim kanserlerini tetiklemektedir.

Nasıl korunmalıyız? Kışın kış sebzesi yazın yaz sebzesi yemeliyiz. Organik ürünleri tüketmemeye özen göstermeliyiz. Büyük baş hayvan eti yerine kuzu koyun ve keçi eti tercih etmeliyiz. Çiftlik balığı yerine deniz balığı köy tavuğu ve köy yumurtası tercih etmeliyiz. Eskiden Allah dostları zikrini işitmediği team ları yemezmiş…  Madenşehrinde tereyağında kavurmalı yumurta… İhsaniye güney yaylasında kuzinede peynirli börek… Çimenkuyu Silifke yaylasında ardıç ağacı közünde çebiç… Berendi'de tuluk peyniri.. Ermenek'te bandırma … Koçaşlı'da, Bozkondak'da pekmez… İlisıra'da koyun yoğurdu…. Biz önce bir kendi değerlerimizi keşfedelim…

Kötününde kötüsü imanı ve itikadi manevi genleri haram lokma ile besleyip şeytan ve nefis güdümüne verip mutasyona uğratmaktır. Kişinin dinden nasibi ahlakı kadardır’’ diyen Peygamber efendimiz şahsiyet ve karakterimizin oluşmasını bize aklımızı irademizi kuvvetlendirip şeytan ve nefis tehlikesine karşı iyi kullanmamızı emir buyurmuştur.

Mutasyona uğrayan imanı ve itikadı tahrif olup kurtuluşu ilahi kurallar dışında arayan şahsiyet maalesef kural ve kanunlara uymayarak potansiyel bir suç makinesine dönüşmektedir. İnsanlara Allah'ın verdiği ömür ne bir nefes azalır ne de bir nefes artar.

Sağlığını koruma kurallarına uyan adam ayakta, uymayanlar ise sürünerek yatakta tamamlar. İnsanoğlu bedenini nasıl besliyorsa ruhunu da beslemeli. GDO'lu ve hormonlu gıdalarla beslenmeye nekadar duyarlıysak  iç dünyamızın manevi gıdalarla besleyip, dizayn ederek mamur hale getirelim. Rabbimizle aramızı düzeltip insanlara kendimizi sevdirelim. Adam gibi adam olalım. İmtihan ve musubetlere sabrederek Rızayı kazanıp hem dünyammızı hem de ahret hayatınımızı cennete dönüştürelim.

Necdet Baştoklu

Okunma : 1366