Fotoğraftaki Gizem "Nevzat Kuraloğlu" | Karamandan.com - | Karaman Haber

Fotoğraftaki Gizem "Nevzat Kuraloğlu" | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Ekim 2019 Çarşamba
Fotoğraftaki Gizem "Nevzat Kuraloğlu"

Fotoğraftaki Gizem
1940 - 1998.

47. senenin anısına Karaman Lisesi 1971-1972 mezunları 6-7-8 Eylül 2019 günü Karaman’da toplandık. O günden bu güne görüşmediğimiz gönül dostlarımla kucaklaşma gerçekten görülmeye değerdi.

Grup fotoğrafları; birçok kişi bir arada bulunarak daha ziyade hatıra amaçlı çekilen fotoğraflardır.

Dikkat edilecek hususlar genel husus olup eğer grup içerisinde önemli bir kişi varsa fotoğrafı çeken kişinin bunu bilerek ilgi alanı ve ana konu olacak o kişiyi belirginleştirmesi gerekir.

Önemli kişinin ortaya alınması ve birkaç kişinin de on yöne bakması en basit yöntemdir. Ayrıca öğle güneşi ışığında iyi fotoğraf almak olanaksızdır.

Fotoğrafı çeken kişinin gölgesinin (Aptal gölgesi) kareye girmemesi, kişilerin baş ve ayaklarının kesilmemesi, bir sanat yapıtı veya anıtın önünde fotoğraf çekmekten kaçınılması gerekir. Çünkü aynı yere iki değeri sığdırmak güçtür. Yitik alanlardan kaçınmak, uygunsuz duruş ve bayağılıkları düzeltmekte fotoğrafçının işidir.  

Keza görsel öğelerin ana konuyu desteklemesi ve ona yöneltilmesi, ana konunun belirginleştirilmesinde önemlidir.

Bakış yönü ve bakış açısını değiştirmemekle çok şeyin değişip düzeleceğini deneyle bulmak ve deklanşöre basmadan bu arayışları yapmak gerekir.

Fotoğrafı çekilen kişilerin aktör olmadıklarını da düşünerek gerekli uyarıları yapmak yine fotoğrafçıya düşen bir görevdir.

Karaman İsmet Paşa Caddesinde bir zamanlar “Yeni Sinema” vardı. Şu an yaşı 50 ve üzerinde olanlar çok iyi bilirler; rahmetli “Kerim Kuraloğlu” amcamızı. Sinemanın ortaklarından/işletmecilerinden biri. Hepimiz severiz ve bir o kadar korkardık Kerim amcamızdan.

Evlatları ablamız, abimiz, sınıf arkadaşlarımız idi.

Av. “Nevzat Kuraloğlu” (1940-1998) abimiz benim hafızamda bir başka kalmıştı. Kız kardeşi Süheyla Lise arkadaşım idi. Kardeşi Naci abimiz, benim iki büyük kardeşlerimle Liseden arkadaşları idi. O yıllarda çift dikiş okumak adetten idi.

Sevgili     “Naci Kuraloğlu” abim de bu geleneği bozmayan kişilerden idi. Benimle de Lisede devre arkadaşım oldu. İyi ki olmuş. İşte tam 38 sene sonra Sevgili “Naci Kuraloğu” abim bu sene ki buluşmanın başköşesinde idi.  Diğer dostlarla üç gün yaşımızı saklamaya gerek görmeden hasret giderdik.

Karaman Lisesinden mezuniyetimiz anısına toplanmamız 8 Eylül 2019 akşamüzeri bir sene sonra tekrar buluşmak üzere vedalaşarak ayrıldık.

Naci Kuraloğlu abimi bırakmadım. Çalışmalarımı yaptığım Ermenek Güneyyurt (Gargara) kasabasında ki köy evime getirdim. Bir hafta kadar misafir ettim. İşte “Fotoğraftaki Gizem” burada ortaya çıktı.

Çalışma odamda ki arşivlerim arasından [ “İÇEL MUSİKÎ DERNEĞİ” Yıl:3 Sayı:32 Eylül-Ekim 1998 ] dergisi Naci Kuraloğlu abimizin elerlinde idi. Bu derneğin kurucusu abisi rahmetli Nevzat KURAOĞLU idi. 

Bu derginin 10 ve 11. sayfalarında gözlerim buğulanarak Naci Kuraloğlu abimin sesinden şu şiiri dinledim.

KARAMANNAME 

Binlerce vefa borcum ödenmez Karaman'a
Gönlünce çekilen özlemi kimseler bilmez
Sende gülmek, sende olmak pek güzel ama
Dışta açılmış nasip kapım karşı gelinmez

Sen tıpkı koyu ve yeşil bir gözsün Karaman
Saçların sırma sırma örülmüş kavaklardan
Ne senden geçilirmiş, ne serden ne de yardan
Genç kızda yok caziben, ne hikmettir bilinmez

Fenari' de doğmuşum, arkası Ahiosman
Yeniminare'den çağrılırız günde beş vakit
Hoş bir sedaymış bugün gönülde baki kalan
Seslerinde, renklerinde sırrın çözülmez

Yaz'daki güzelliğin bitmez Sonbahar'da da
Dört mevsim gelir geçer, beşincisi yaşanır
Çocukluğum gezinir hâlâ sokaklarında
Gençliğimse el eder, karşı evden görülmez

Bahar'da sarışınsın, kışın kumral, yazın esmer
Öylesine güzelsin ki, tarife derman yetmez
Senli sensiz, uzak yakın bu aciz belleğimden
Karaman'lım silinirde, Karaman'ım silinmez

Kalemiz hala dimdik, Hesar'ın göbeğinde
Kodaman'dan geçersen, dostlara selam söyle
Şambayat, Demirgöynek, Heççeler, Koçakdede
Kırmahalle'den ötede, ölenlerle ölünmez

Sonbahar'da etlik, un erzak derdi, her evde
Bulgur düğürcük savur, Kalpaklı değirmende
Ya calla, ya batırık, bağlarda bahçelerde
Sereserpe yenilir, peşkir sumat serilmez

Höllük, gatır oynanır, sıra uzuneşekte
Oyunbozanlık olmaz, sonra dayak var evde
Össeet susar çocuklar, öppeliyi görünce
Pötügara örtünmeden, çarşı sokak gezilmez

Şebit ekmek sulanır, gören şemsiye sanır
Erişte kuskus varsa, paluze sıradadır
Gavurga, gavut, kişniş, gecenin ikramıdır
Misafire izzet ikram, hiçbir şeyle ölçülmez

Kışın sıra daveti var, her hafta sonunda
Al gara kuşun yavrusu, yüzük oyunu, tura
Gecenin ortasında, önce hamur, sonra çorba
Arabaşı'dan sonra, başka bir şey yenilmez

Çamur dede düzülür, höykürülür, yıkılır
Yağ bulgur toplar Keloğlan, yağmura çıkılır
Şıhali Sultan'da kısmetsize dilek tutulur
Gazalpa'da çimer gençler, Boklubent'e geçilmez

İki tür bohça olur, Galın ve Hamam için
Sabahı erkeklere, öğleyin kadınlara 
Sekihamam, Süleyman ve Lel hamamına
Peştemalsız gidilirde, turşusuz gidilmez

Esvaplar iki kattır bir gişilik, bir gündelik
Tutumluluk eskidenmiş, müsriflik haram zarar
Erkekler kızadursun, nörür nişler kadınlar
Hazır alınır şimdi, kazak çorap örülmez

Boyacı Halil bembeyaz, Allı güllü Muammer
Elif 0nbaşı'ya kızmış, İrebiş'e küfreder
Topuz Kirli'yi vurmuş, Caski Bottan kıs kıs güler
Davulcu ıslatılır sahurda, kimse görünmez

Altındiş'in otelinde, yataklar çifter çifter
Oturakta kızlar oynar, hop hop eder yürekler
Şiho'nun meyhanede, bulut bulut kadehler
Gelen gelmeyen pişman, sarhoş kahrı çekilmez

Eşsizdir, benzersizdir, suyun, toprağın, havan
Ölmez sende yaşayan, sende doğan sende kalan 
Tanrı'nın lütfusun sen bize, cennet Karaman
Senden uzak yaşayana, yaşıyormuş denilmez

Nevzat KURALOĞLU 1997

Naci Kuraloğlu abimiz şu an Mersin Mezitli’de emekliliğini yaşıyor. Rahmetli abisinin kurduğu “İçel Musiki Derneği” üyesi. Türk Sanat Musikisi uğraşısı içerisinde hayatını sürdürüyor.

Okunma : 1952
Foto galeri