Duy Sesimi/Sesimizi Reis! | Karamandan.com - | Karaman Haber

Duy Sesimi/Sesimizi Reis! | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Mayıs 2019 Perşembe
Duy Sesimi/Sesimizi Reis!

Rabia Naz VATAN bu çocuk kimdir biliyor musunuz? Ki muhtemelen çoğunuz çok yakından özellikle sosyal medyadan tanıyorsunuz. 12 Nisan 2018 Giresun'un Eynesil ilçesinde sokakta ağır yaralı olarak bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 11 yaşındaki yavrucak.

İntihar süsü verilen bu olay o gün raporlara ya da kayıtlara şüpheli ölüm olarak geçiyor ama hala soruşturma tamamlanmış değil.

Baba Şaban VATAN bu olayın peşini bırakmıyor ve hukuk mücadelesine devam ediyor bir baba olarak 11 yaşındaki kızının intihar edeceğine inanmıyor ve bunun bir kaza ya da öldürme olduğu düşüncesiyle olayı araştırmaya devam ediyor ve mücadelenin sonunda baba Şaban VATAN akıl sağlığının yerinde olmadığı öne sürülerek akıl hastanesine kaldırılıyor. Akıl hastanesine kaldırılmasının tek sebebi; sadece hukuki olarak çocuğunun intihar etmediğinin mücadelesini vermek...

Adalet sistemi maalesef memleketimde düzgün yürümüyor. Daha doğrusu işlemesi gerektiği gibi maalesef işlemiyor ve biz biliyoruz ki geç gelen adalet, hiçbir zaman adalet olmuyor.

Bu konu da sosyal medyada çok değişik söylentiler ya da rivayetler var bu rivayetlerin veya söylentilerin doğru olmadığını olmamasını temenni ediyoruz. Ancak bu tür söylentilerin sosyal medyaya olsa bile bu şekilde düşmesi geçmişte eleştirilen bazı alışkanlıkların tekrar gündeme geldiğini ve yıllarca bu düzenin değişmesi için mücadele eden insanların bu düzene ayak uydurması, hatta savunur hale gelmesi çok ilginç. Bunun kamuoyunun aklıyla alay edercesine yapılması gerçekten düşündürücü.

Filmlerde gördüğümüz bu tür olaylar maalesef gerçek hayatta da karşımıza çıkabilmektedir. Zenginlerin para ile kaza yapan çocukları veya adam öldüren yakınları veya uyuşturucudan yakalanan yakınlarının yerine bir işçisini veya şoförünü her neyse suçu kabul edecek birilerini bulup, yıllarca hapishanelerde yatırması veya siyasi bir nüfusa sahip olan herhangi bir siyasetçinin bu gücünü kullanarak aynı şekilde yakınlarının işlediği herhangi bir suçtan dolayı onun yerine başkalarının cezasını çekmesi veya olayların üzerinin kapatılarak farklı bir şekilde kamuoyuna yansıtılması gerçekten çok üzücü.

Rabia Naz olayında da sosyal medyadaki paylaşımlar maalesef böyle bir durumla karşı karşıya kalındığı hususunda şüpheye düşürmektedir.
Adaleti kaybeden her toplum, her oluşum, her medeniyet mutlaka yok oluşa doğru yol almaktadır. Bizler; 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra Türkiye'de bazı şeylerin değişeceğine inanmıştık. Nitekim çok güzel bazı gelişmeler de olmadı değil. Eski Türkiye ve Yeni Türkiye diye iki kavram gelişti ve değişimi ifade etti bu kavramlar.  Ancak son yıllarda güç zehirlenmesi olarak adlandırılan bir durumla karşı karşıya kalınmış gibi. Adalet ve Kalkınma Partisi ismi ile müsemma olamamakta ve her geçen gün bu sınavı kaybetme yolunda ilerlemektedir. 

Temennimiz odur ki yıllarca zulüm üzerine kurulu bir düzenin tekrar geri gelmemesi ve adaletin olaylar deliller ve şahitler üzerinden hak olan için tecelli etmesidir. Yeni Türkiye; haksızlıkların son bulduğu, millet ve devletin bir bütün olduğu ve Mehmet Akif merhumun şu sözü üzere olmalı.”   Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem… …Adam aldırmadan geç git, diyemem aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! Zalimin hasmıyım amma mazlumu severim…”

Rabia Naz olayında da delillerin ve gerçeklerin üzerinden soruşturmanın hak üzere gerçeği ortaya çıkaracak şekilde yürütülerek suçluların cezalandırılması ve adaletin yerini bulması temennimizdir.

Bir yerde Adalet yoksa zulümat vardır. Bizler; müslümanlar olarak zulmün ve zalimin yanında olamayız. Hak ve adaletin yanında olmak zorundayız…

Bu ülkede AK Parti iktidarı döneminde çok iyi yatırım ve hizmetler yapıldı ama 31 Mart seçimlerinde alınan sonuç kamuoyunda bu yatırım ve hizmetlerin ne kadar karşılık bulduğudur. 

Karşılık bulmadı ve böyle devam edilirse de bulmayacak. Bu günlere 28 Şubat sürecinde mücadele eden ve bir çok sıkıntıya uğrayan ve bu sıkıntılara sadece Allah rızası gözeterek katlanan insanların çaba ve gayretleri ile gelinmişti. Ak Parti bu ruhu kaybettiği için 31 Mart seçimlerinde yenilgiye uğradı. Islami mücadele veren kişilerin destek verdikleri yapının hak ve adaletten ayrıldığını ve yerine menfaat ve hırsa dayalı bir anlayışın geçtiğini görmesi, Hak için mücadele veren insanların ister istemez desteğini çekmesine ve halkında adaletsizlikler karşısında sessiz kalmamasına neden olmaktadır. Tepkisini bu şekilde vermektedir halk.

Teşkilat yapılanmaları, milletvekilleri ve tüm çalışma programları yeniden gözden geçirilmeli ve 2023 vizyonu bu na göre yeniden gözden geçirilmelidir. Eğitim sistemi en baştan ele alınmalı ve daha çok para kazanma yerine daha iyi, daha kaliteli insan olma paradigması üzerinde yoğunlaşılmalıdır. 

Bizler; ahlak, adalet, erdem, şahsiyet sahibi cins kafalara sahip insanlar yetiştirdiğimiz zaman başarı, bi iznillah kendiliğinden gelecektir.
    
 

Okunma : 1112