Karamandan.com

Karamandan.com

21 Ekim 2019 Pazartesi
Dünyanın Müziği Burada
Türkiye’nin yüzü Batı’ya dönük.
Kategori : Köşe Yazıları
20 Eylül 2019 15:12
 
Dünyanın Müziği Burada

Türkiye’nin yüzü Batı’ya dönük.
Bu bir realite.
Böyle olmamız başka yöne bakmamıza engel değil.
Yeter ki bakmasını bilelim, baktığımızı görelim.

Bakmaktan yorulursak, bizi dinle’ndirecek tek şey dinlemektir.

Kapitalizm, küreselleşme veya globalleşme adı altında dünyayı tek bina içine sıkıştırma ve apartman yönetmelikleri benzeri uygulamalarla aynı çatı altında yaşayan insanları tek tipleştirmeye başladı. Dünya artık bir köy.

Her olay her yerden duyuluyor.

Çin’de ağaçtan düşen yaprağın fotoğrafını İskoçya’da bir çiftçi layklıyor. Peru’da lama yününden dokunan kaşkolu Türkiye’de yaşayan biri kullanıyor. Tayland’da üretilen spor ayakkabıları, İspanyol milli takımı oyuncuları giyiyor. Beyaz Saray’ın bornozları Bursa’dan gidiyor. Vietnam’ın balığını, pirincini, meyvesini Avrupa tüketiyor. Türkiye’nin et açığı Arjantin, Brezilya ve Avustralya’dan ithal edilen canlı hayvanlardan sağlanıyor.

Ekonomi, kültürel altyapıyı da belirler. Kapitalist sistemin kültürü, dünyaya egemen kültür haline geliyor.

Çok satan kitaplar, yılın modası kıyafetler, yeni model otomobiller, iletişim aygıtları, fast food (çabuk yemek) menüleri, izlenen sinema filmleri ve televizyon programları ve hit parçalar, Ankara’da, Zürih’te, Paris’te,   Pekin’de, Kuala Lumpur’da, Akra’da, Aşkabat’ta, Beyrut’ta, Cape Town’da veya herhangi bir ülkenin başkentinde birbirinin benzeridir.

Küreselleşme, saltanatını giderek pekiştirmektedir.

Bununla birlikte, küreselleşme karşıtı hareketler de artmaktadır.

Küreselleşme karşıtlığı giderek yayılmakta ve daha çok taraftar bulmaktadır.

Küreselleşme karşıtlığından doğmamış olsa da yerelliğin, otantikliğin zirvelerinden birine Türkiye ev sahipliği yapmaktadır.

Farklı sesler, farklı renkler, farklı uluslardan, farklı giysiler içinde globalleşme girdabına henüz düşmemiş insanlar, 16. kez bir araya geliyor.

Bu buluşma, Türkiye’de ve Konya’da…

Konya Mistik Müzik Festivali, 22 Eylül 2019 Pazar günü başlıyor.

Hazreti Mevlana’nın Doğum Yıldönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenecek olan festival 30 Eylül’e kadar, mistik müzik severleri buluşturacak.

Müslüman coğrafyasından kültürel esinti gelmediğinden yakınmış, ‘hangi kültür?’ sorusuyla sanatsal kuraklığa işaret etmiştim.

Her şeyin istisnası vardır. Konya’daki Mistik Müzik Festivali hem bir istisna, hem Türkiye’nin sanat alanında yüz akıdır.

Şeb-i Arus törenlerinin yapıldığı tarihlerle denk düşen zaman diliminde, 2004 yılında yapılan ilk festivalin izleyicileri arasındaydım. Sanatçıların tamamını izleyecek kadar konforum ve imkanım yoktu.

Küçük bir salonda, çok az dinleyici ile izlediğim konserden çok etkilenmiştim. Festival, 2008 yılından itibaren Şeb-i Arus programlarından çıkarılarak, kapanış gecesi Mevlana’nın doğum günü olan 30 Eylül olacak şekilde değiştirildi.

İsabet oldu. Şeb-i Arus yoğunluğundan kurtarılan Mistik Müzik Festivali, kendi dinleyici kitlesini oluşturdu.

Birkaç yıl, festivale davetli sanatçı ve gruplardan bazılarını dinleme şansına eriştim. Her seferinde Ankara’ya mutlu ve yeni sanatçı isimleri edinmiş olmanın keyfiyle döndüm.

Bu festivali kim önermiş, kim onay vermiş, kimler bugünlere ulaşması için emek vermiş, bilmiyorum.

Bizde fikir üretenler, fikri uygulamaya geçirenler her nedense isimsiz kahramanlardır. Bürokrasinin bir zulmü de bu olmasın?

Büyük köprüler yapılır, havaalanları açılır, mimarlarının adı ağızlara alınmaz. Açılışı hangi devlet adamı yapmışsa, eserin müellifi olarak onu aklımıza getiririz.

Peşin peşin, Konya Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün düzenlediği festivalin mimarlarına, uygulayıcılarına, emekçilerine milyonlarca teşekkür ederim. Ne olur, isimleri hatırlatılsa, her festivalin şeref konukları olarak davet edilseler.

Festivalin amacı, globalleşen dünyada, izlenirliği giderek artan geleneksel müzikleri tanıtmayı, bu müzikleri otantik yapı ve özellikleri korunarak sergilenebilecekleri kültür ortamı yaratmak olarak belirlenmiş.

Bu hedef ilk yıllardan itibaren yakalanmış.  Konya Mistik Müzik Festivali, müzik lobileri ve otoritelerince dünyanın en iyi sekizinci festivali olarak kabul edilmiş.

Konya Kültür ve Turizm Müdürü Abdüssettar Yarar, 2004-2018 yılları arasındaki programlara 45 ülkeden 129 grup ve 785 sanatçının katıldığını, 15 bin 480 dakika (258 Saat) sahne performansı sergilendiğini açıkladı.

Ülkemizin yüzü gittikçe kararan medyasında bu festivale ait ayrıntılı haber bulamayacaksınız.

Müzik, ruhumuzun ilacıdır.
Müzik, huzurun, sakinliğin ve mutluluğun sesidir.
Müzik, inancın, duanın, yakarışın nağmesidir.
Müzik, sevginin, aşkın, hüznün ve sevincin ezgisidir.
Müzik, coşkudur, ritimdir, tempodur, ahenktir.
Müzik, başkaldırının, özgürlük arayışının, hak mücadelesinin çığlığıdır.
Müzik, insanlığın ortak lisanıdır.

2008 yılındaki festivalde dinlediğim Mısırlı Şeyh Ahmet El-Tuni’yi (tıklayın) ve kendisine eşlik eden çocuklarını unutamadım. İlerlemiş yaşına rağmen billur sesi ve ayakta kendine özgü hareketleriyle uzun süre kalmasına hayret ettiğim sanatçıyı çıt çıkmadan dinlemiştik.

Mistik Müzik Festivali’nden geçenlere ve ezgilere bir göz atalım, ne denli büyük bir iş yapıldığına sizler de hak vereceksiniz.

İran, Irak, Mısır, Lübnan, Fas, Cezayir, Tunus, Moritanya,  Mali, Gine, Sudan, Senegal, Tanzanya,  Zimbabve,  Mayotte, Hindistan, Bangladeş, Pakistan, Afganistan, Azerbaycan, Özbekistan, Tacikistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tibet, Bulgaristan, Yunanistan, Bosna-Hersek, Kosova, Makedonya, Çekya, Norveç, Fransa, Gürcistan, Çeçenistan, Dağıstan, Tuva, ABD, Japonya, Endonezya, Tayvan, Güney Kore,  Çin, Moğolistan veBolivya.

Türkiye’den çok önemli gruplar ve sanatçıların katıldığı festivalde, sefarad müziği, Şaman ve Budist ayinleri, Hint ritimleri, Afrika davulları, zikir ve ilahiler, Pamir dağlarından esintiler, Horasan tasavvuf müziği, Fars klasik müziği, Kerkük ezgileri, And ve Altay dağları müzikleri, Sufi söyleyişler, gregoryen ilahiler, mugam, Afro-Amerikan gospel müziği, Bizans müziği,kilise müziği, kora, Flamenko ve Türk Dünyası tasavvuf müzikleri, ney dinletileri ağırlıklı yer aldı.

Tamamı ücretsiz olan konserler  bu yıl yine Mevlana Kültür Merkezi  Sultan Veled Salonu’nda gerçekleştirilecek.  Alireza Ghorbani Konseri ise Selçuklu Kogre Merkezi’nde yapılacak.



İlk konser, ABD ve Kanada’da neyi sevdiren sanatçımız Ömer Faruk Tekbilek’in olacak.  27 Eylül Cuma saat 20.30’da başlayacak olan Yunan Sokratis Sinapoulos ve Derya Türkan ikilisinin kemençe konserini kaçırmamanızı öneririm.

Mistik Müzik Festivali’ne katılan sanatçılar arasında unutamadıklarımdan biri de Grammy Ödüllü Malili kora (Afrika’ya özgü 21 telli saz) sanatçısı Toumani Diabate olmuştur. Bir eserini buradan dinleyebilirsiniz.

Festivalde sadece müzik yok. Bir temaşa var. Otantik çalgılar, ulusal veya yöresel rengarenk giysiler, gözünüze ve zihninize iyi gelecektir.

Bu zenginlik, kültürel yoksunlukta herkese iyi gelecektir.

Başlıkta vurgulamıştım: Türkiye’nin yüz akı…

Müzik, uygarlıktır. İnsanın duygu ifadesinin ilk hali, öz halidir.

İmkanı olana, bu fırsatı kaçırmamalarını öneririm. Konserlerin tamamı ücretsiz.

Mevlana’nın Mesnevi’si ‘Dinle’ diye başlar.

Dinlemek, kulaktan başlar fakat bedensel değil, zihinsel eylemdir.

Dinlenecek öyle hoş ezgiler var ki…

Konya’nın öncülük ettiği bu harika etkinliğin, sanatın her dalında yeşererek, ülkeye yeni bir iklim gelmesi dileğiyle.

Ahmet Tek

Okunma : 584
EKSPERTİZ
seç
maboto
guney sigorta
Gündem haberleri
Elması para etmeyen çiftçinin türkülü isyanı
18 Ekim 2019 Okunma: 10674 Magazin
Komşuları tarafından ölü olarak bulundu
20 Ekim 2019 Okunma: 9056 Asayiş
Karaman'da balık sezonu hareketli başladı
17 Ekim 2019 Okunma: 8527 Ekonomi
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın