Düğünler ve Cenazeler | Karamandan.com - | Karaman Haber

Düğünler ve Cenazeler | Karamandan.com - | Karaman Haber

22 Kasım 2019 Cuma
Düğünler ve Cenazeler

Biri sevinç, diğeri hüzün günleri. Biri hayatı yeniden inşa etmenin başlangıcı, diğeri yeni bir hayata başlangıcın habercisi. Biri dünya nimeti , diğeri dünyanın derim mevsimi…

İnsanların belki kısa bir zaman dilimine (1-2 gün) çok şey sığdırdıkları iki farklı olay.

İnsanlar düğünleri nesillerinin devam etmesi için yaparlar. Evlilik müessesesinin asıl amacı neslin devamıdır. Müslümanlar açısından bakıldığında evlilik; kadın ile erkeğin Allah rızası için birleşmesi, tevhid oluşturması yani Allah azze ve cellenin dininin farklı bir şekilde haykırılmasıdır. Bu nedenle evlilik ibadettir. Dini tamamlamaktır. Allah ve Rasul’ünü ve O’nun getirdiği dini tanımak, onlardan doğacak nesillere tanıtmaktır. Allah’u Teala’nın güç ve kudretinin ve Vahid tek oluşunun insan biyolojisi üzerinden ortaya konulması, gösterilmesidir.

Bu cümleden hareketle Müslümanlar için evlilik Allah’ın dinini tamamlamak için yapılan bir ibadettir. İbadetler; kulluk etmenin ya da kul olmanın en iyi ve samimi bir şekilde gösterildiği işlerdir. Nedense günümüz Türkiye’sinde düğünler genel olarak  ibadet anlayışından ziyade şeytanizme doğru bir gidiş ve Allah’tan kaçış, Allah’a rağmen kendi heva ve hevesimiz ekseninde başlıyor. Söz kesme, gelin alma ve güveyi katma dışında toplumda Allah ve dua akla gelmiyor. Ritüel haline gelmiş, törenleşmiş bir adet  karşımıza çıkıyor. Oysaki düğün ve evlilik ibadet olmalıydı. 

Düğünler ve bayramlar sevinç ve neşe günleridir el hak doğrudur ama bunun bir şekli, bir ölçüsü, bir adabı olmalı değil mi? Erkeler kendi arasında, kadınlar kendi arasında eğlenebilir, çalıp oynayabilirler. Yalnız günümüzde olduğu gibi kadınları ve erkeleri aynı salona, aynı sahneye doldurup da vur patlasın çal oynasın dediniz mi her şey çığırından çıkıyor, ölçüsünden taşıyor. Birde düğün sahipleri ve yakınlarının özellikle genç kızlar ve orta yaş kadınlar birde boy, endam gösteri yarışına girdiler mi, ortalık tam bir rezalete dönüşüyor. Rezilet yani kötülük. Yani edep yoksunluğu, yani ahlaki zaafiyet.

Müslümanlar bu ölçüsüz ve dengesiz hareketleri, davranışları bırakıp silkinmeli ve kendilerine gelmeliler. Her nefis ölümü tadacaktır diyor Alemlerin Rabbi. Hepiniz/hepimiz öleceğiz. Ahiret yurdu için hazırlık yapın ve taşkın, ölçüsüz ahlaki ve edebi olmayan düğün merasimlerini terk edin lütfen.

İsraftan kaçının, düğünlerde yapılan israf, gösteriş ve debdebe ile onlarca, yüzlerce belki binlerce aç, susuz, insanın hayata dönmesine vesile olabilirsiniz, beraberinizde birkaç düğünün yapılmasına vesile olabilirsiniz, Afrika da bir ülkenin kurtuluşuna, binlerce Müslümanın Hristiyan olmasının önüne geçebilirsiniz. Bir daha düşünün ve vaz geçin derim.

Memleketimin insanlarının bir diğer sorunu cenazeler. Cenazeler; hüzün hali ve zamanlarıdır insanların genellikle. Üzüntülü olan cenaze sahiplerine destek olmak, onların dertlerine omuz vermek, paylaşmak için orada olmalı dostları, komşuları, akrabaları. 

Günümüzde cenazeler, veya ölüm haberleri, etli ekmek ziyafeti sofrasına veya törenine dönüşüyor. 

Vakti zamanında bir olay anlatmıştı bizim köylü yani Boyalı köyünden Kara Memet lakaplı Mehmet ERGÜN. Müteaahhit Hüseyin ŞAHİN de, Garazor namıyla bilinen Amca da bu adamın komşusu olur. 

Hüseyin ŞAHİN Rahmeti rahmana kavuşunca cenazesine katılır Mehmet ERGÜN. Cenaze kalabalıktır... Tanınmış bir sima cenazenin kalabalık olması normal. Mehmet ERGÜN’ün dikkat çekmek istediği huSuS aslında başka. “ Yeğen cenazeden sonra etli ekmek varya, herkes ordaydı, çünkü etli ekmek var işin içinde! Garazor gariban, parası da yok cenazesini kaldıracak adam zor çıktı, tabii etli ekmekte yok ya cenazeden sonra. Benim gibi birki ihtiyar kaldırdık cenazeyi de defnettik. Etli ekmek olsaydı böyle olmazdı.” Diyor…

Ağlanacak halimize gülüyor, biraz gırgır ve şamata konusu haline getiriyoruz.

Başta Karaman Müftülüğü olmak üzere, Valilik Makamı, Belediye Başkanlığı, hatırı sayılır büyükler, birde STK’ları bu konuda göreve davet ediyorum.

Taziye 3 gündür diyor Allah Rasulü (as). Bu üç gün boyunca cenaze sahibinin ihtiyaçları (yemek, su, misafir ağırlama vs) komşuları tarafından karşılanmalıdır. Bu sünnettir. Bu gün bırakın cenaze sahibinin acısına , hüznüne, ortak olup onu teskin etmeyi, birde üstüne adamlara yük olup, orada yemek, tatlı yenip, çay içiliyor. Bu uygun olmayan geleneğin  ya da bid’atın kaldırılması ve cenaze sahiplerinin daha rahat ve sakin bu günleri atlatması yönünde bir yöntem belirlenerek yeni bir gelenek yani sünnete uygun bir gelenek oluşturulmalıdır.
Toplumda çoğu yerde “Bu etli ekmek kalkmalı, insanlara(cenaze sahiplerine) zulüm oluyor. Elinde olan var, olmayan var”. Serzenişlerini duyuyorum ama kimse kaldırılması için önayak olmuyor. Gittikçe toplumda bir yük ve kanayan bir yara haline dönüşecek olan bu adetin en kısa sürede ortadan kaldırılması uygun olacaktır.

İslam kültürü sünnettir, sünnete uygun yaşadığımız sürece sorun ve sıkıntılarımız daha az olacaktır. Mutlu ve huzurlu yarınlar dileğimle…

 

Okunma : 1250