Dişi Görünmek Kolay Peki Ya Kadın Olmak? | Karamandan.com - | Karaman Haber

Dişi Görünmek Kolay Peki Ya Kadın Olmak? | Karamandan.com - | Karaman Haber

15 Kasım 2019 Cuma
Dişi Görünmek Kolay Peki Ya Kadın Olmak?

Son zamanlarda ülkemizde berbat bir suistimal var. Eften püften şeyleri 'kadına şiddet'le ilişkilendirmek.

Özellikle Ulusal Medya dediğimiz görsel ve yazılı basın bu tür basit konuların üzerine mal bulmuş bedevi gibi gidip köpürtüyor.

Özellikle medyaya 'mal' olmuş kimselerin her olan biteni kadına şiddet konusuna bağlaması, milletin duyarlı olmak adına çaba gösterdiği konuyu, haklı göstermek için millete karşı kullanması insanımızı adeta daha da etkiliyor ve şiddete yönlendiriyor gibi.

Örneğin, filânca oturumda, yayın esnasında oturumdan çekilen bir hanımın, "proğramda sözünün sürekli kesildiği, fikirlerini istediği gibi ifade edemediğini" bahane olarak sunması ve açıklamasının sonuna; "bu kadına şiddettir, zulümdür!" demesi gibi. 

Tabi bu açıklama yapılırken o toplantıdaki diyalog anı defalarca ekrana geliyor ve bir izleyici olarak O görüntülerden yola çıkıp; "oha lan ne alaka!" moduna girebiliyorsun.

Elbette bu sadece o program, oturum veya rutin diyalog için geçerli değil. Hayatın her safhasında bir kadın ve erkek arasında geçen birçok diyalogda bu tür sahnelerle karşılaşmak mümkün.

Aslında mevzunun kadın olan tarafı bu tür olaylara verdikleri tepkilerle kadınlığı güçsüzlestiriyor, küçümsetiyor.

Biri sizi sevmeyebilir, fikirlerinize ve düşüncelerinize katılmayabilir. Sosyal bir canlı olarak herkes gibi başkalarıyla sorunlar yaşayabilirsiniz, düşünceleriniz çok farklı olabilir, o diyalogda moraliniz bozulabilir, hatta karşınızdaki tip, tipinize bile gıcık olabilir.

Hiç mi tecrübeniz yok sosyal ilişkiler üzerine? Her sosyal varlığın karşılaşmasının normal olduğu bu sahneleri anında kadın olmaya bağlamak, bir şekilde kadının güçsüzlüğünü kabullenmek değil mi?

"Yaa... işte böyleyken böyle. Ben kadınım ya! Kadın olmak güçsüzlük olarak görülüyor, ikinci sınıf vatandaşlık olarak kabul ediliyor. Bu sebeple de biz kadınların başına hep bunlar geliyor." 

Ee sonra? Elinde renkli bir telefon, kulağında kulaklık, yürürken ayağın taşa takılsın, yere yapış; "yaaa bu kadına şiddettir"mi?

Yolda yürürken bir erkeğe çarptın, belki biraz canın yandı, çantan elinden düştü, erkek umarsız bir şekilde yürüdü gitti; "Ne kadar anti feminist bir adam"mı?

Muhatap olduğun erkek seninle aynı fikirde değil, seni eleştiriyor. Nedir yani bu adam kadın düşmanı mı şimdi? Emin ol ki o erkeğin senin kadın olmanla bir sorunu yok, insani ilişkiler başından beri böyle devam eder.

Elbette sözünüzü kesmesi, yolda giderken size kazaen çarpıp özür dilememesi, sizi biraz küstahça eleştirmesi saygısızlıktır, bu şekilde dile getirirseniz anlarım. "O erkek, ben kadınım. Bu nedenle beni önemsemedi dersen ve buna sos olarak bir de feminist duygularını katarsan, ben gülüp geçerim her erkek gibi.

Dahası, bu tür basit şeylerle 'kadına şiddet' cümlesini kurarak kadına uygulanan 'asli şiddet'i de önemsizleştiriyorsunuz. Üstelik, kadını eften püften esinlenilen güçsüzlük ve zavallılık algısıyla sağa sola laf saydıran bir canlı olarak temsil edip haklı seslenişlerin duyulmazdan gelmesine sebep oluyorsunuz.

Aklı başında, sözüne değer verilen, saygı duyulan ve kadın olmasıyla gurur duyan bir kadın, bu tür saçmalıkları kadınlığına bağlamaz.

Madem bu konuya girdik, şu medyanın kendine 'mal' etmeye çalıştığı kadınlar hakkında yaptığı  ayrımcılığı da yazmadan geçmeyeyim.

"Kadın bankacı zimmetine para geçirdi.", "Kadın sürücü fren yerine gaza bastı.", "Kadın doktor ortalığı birbirine kattı.", "Kadın işveren işçisini dövdü." gibi haberler şöyle dursun.

Kadınlarla ilgili bir resmi kurum yetkilisinin bir açıklama yaparken en az on kere 'bayan' kelimesini kullanması da kenarda dursun.

Alnı bir kez secdeye gelmeyen bir erkeğin din adına kadınları eleştirirken kadını sadece 'bayan' bir hizmet elemanı olarak görmesi, 'namus' deyince sadece kadınları aklına getirmesi de şöyle dursun.

Tüm bu ve buna benzer şeylerin toplamında gereksiz tepkileriniz ve davranışlarınız nedeniyle 'bayan değil, kadın evresinde bile kalabilecek kadar iyi durumda olmadığınızı' görmeniz gerekir.

Son olarak şunu da eklemek istiyorum. Kadının temsilinden kadın sorumludur. Kadın temsilinin en büyük düşmanı da yine kadındır.

Bence ilk olarak söylemlerinize, alınganlıklarınıza, neyi ne için yaparken nasıl algılandığınıza, kendinizin nasıl olduğunuza bakın. O zaman toplumun aynası değil de vizyonu olma evresine ulaşmış olursunuz.

Hayra doğru İnşaallah.

Okunma : 976