Değişim ve Değişim! | Karamandan.com - Karaman Haber

Değişim ve Değişim! | Karamandan.com - Karaman Haber

08 Ağustos 2020 Cumartesi
Değişim ve Değişim!

Şah Fırat Operasyonu gündemdeki sıcaklığını korumaya devam ederken, Özgecan, Fırat ve dün Marmara Üniversitesinde olan olaylar biraz gündemden düşmeye başladı sanırım.

Aslında bu yazımı Özgecan ARSLAN  olayı ve olaya ilk tepki gösteren klik, ekol, parti ve siyasal hareketler üzerine yazmayı planlamıştım. Bazı gelişmeler bundan vazgeçmem gerektiğini ve farklı bir konuya, hem Türkiye’yi hem de Karaman’ı ilgilendiren bir konuya dikkat çekmem gerektiğini gösterdi.

1700’lü yıllar ve sonrasında dünyada meydana gelen değişikliklerden Osmanlıda kuşkusuz nasibini aldı. “CAHİLİYE” alışkanlıkları içerisinde bulunan ve keyfe keder hareket ederek, kursaklarında taşıdıkları bir takım heveslerini sanki kusarcasına sadece dünyalık menfaatler peşinde koşan bir güruh koskoca Osmanlıyı Anadolu topraklarına mahkum ettiler. 

Ve bir nesil yaratmak fikri-düşüncesiyle çıktıkları bu yolda; nice Özgecanların yok edilmesine, birilerine peşkeş çekilmesine ve hatta kahramanlık saikleri ile olmadık, akla hayale gelmedik zulümlere mazhar olmalarına sebep olan-isteyen, ol fikri yapının savunucularının Mersin deki aşağılık ve ahlaki her türlü sahip olunacak özelliklerden mahrum davranış için sokaklarda boy boy endam gösterip özgürlük isteriz diye naralar atmalarını bir türlü hafsalam anlayamadı nedense.

Yukarıda da değindiğim üzere asıl gündem edeceğim konu bundan ziyade Türkiye Tarımında yapılan ve yapılmaya çalışılan yenilikler ile bunların Anadolu’ya yansımalarının nasıl olacağı ve bu yeniliği göğüsleyip karşılayabilecek tarıma gönül vermiş idari mekanizmalarda yer alan arkadaşlarımızın yeterliliği.

Bakanlıkça  son yıllarda AB uyum yasaları çerçevesinde ve  Tarım ve Kırsal Kalkınma Müktesebatı çerçevesinde ciddi atılımlar, çalışmalar yapılmakta ve  tarımsal politikalar geliştirilmektedir. Teşkilatlanma ve görev dağılımı konusunda bazı sıkıntılar olsa da ortaya konulmak istenen irade takdir edilmeye değer.  Özellikle iki yıldır üzerinde çalışılan Tarımsal Veri-Bilgi Sistemi bir çok yeniliğin ve reel çalışmanın da önünü açacak mahiyette görünüyor. CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi), Tapu ve Nüfus Müdürlükleri ile organizeli çalışan sistemin birde e-devlet bağlantısı sağlanabilirse daha da güzel ve işlevsel olacağı kaçınılmaz olacaktır. 

Bu konu hakkında acizane dikkat çekmek istediğim 2 husus olacak. 

Bakanlık Merkezi bu şekilde yoğun çalışmanın içerisinde bulunurken yapılan plan ve programların taşra gerçeklerini karşılama konusunda biraz yetersiz kalması. Yanlış anlaşılmaması için biraz açmak gerekirse; taşrada yapılan ve pratiğe yönelik olan çalışmalar elektronik ortam-online ortamlarda hazırlanan programlar ile uyuşma sorunu yaşamaktadır. Tek tuşla veya komutla yapılabilmesi mümkün olan programların belki 5-10 tuşla-komutla gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır. Böyle bir çalışma ise hem zamandan hem de enerjiden israf anlamına geldiği gibi belirli bir zaman aralığında yetiştirilmesi gereken işlerin yetişmemesi veya bazı programlar-sistemler için güncel doğru veri alınmasını engellemektedir.  

Bakanlık nezdinde bu programların hazırlanması ve yazılması aşamasında görev alan arkadaşlarımızın veya şayet hizmet satın alınıyorsa hizmet sağlayıcı firmanın, program yazılan işin mantığının ve uygulama aşamasında taşrada karşılaşılabilecek sorunlar hakkında bilgilendirilmesi faydalı olacaktır.

 Hazırlanan programlar yada bilgi sistemleri sadece data üretme veya biriktirme merkezi olmanın ötesinde bir anlam taşımalıdır. Bu aşamada Bakanlık nezdinde ki karşılığından ziyade bu işin özellikle İl Müdürlüklerinde nasıl karşılık bulacağı ve buralarda görev alan gerek çalışan gerekse idareci arkadaşlarımızın bu sistemleri nasıl kullanacak/değerlendirecekleridir. 

Proje ve projelendirme kavramlarının gittikçe hayatımızın her alanına girmesi nedeniyle nasıl projeler üretecekleridir. Teşkilatın son yıllarda içerisinde bulunduğu evrak yükü çıkmazından nasıl çıkacakları ve Teknik konularda yetişmiş elemanların birikiminden sahada nasıl istifade edecekleri hususunda ortaya koyacakları iradenin nasıllığı? Olacaktır. 

Bu konuda çalışma yapan belki birçok İl Müdürü arkadaşımız olabilir. Ancak ben bir çok yerde bu anlamda bir çalışmanın var olduğu kanısında değilim. Bu yönde çalışma yapan illerimizi takdir etmekve çalışmalarını geliştirmelerini teşvik etmek gerekir. Her hangi bir çalışma içerisinde olmayan yerlerde ise bir an önce bu çalışmaların hayat bulması için düğmeye basılması gerektiğini düşünüyorum.

Yukarıda belirttiğim olumsuz kanı genel olarak bütün devlet dairelerinde sahip olunan “devlet memuru mantığı” nedeniyledir. 
Bu toplum için  Dead Poets Society (Ölü Ozanlar Derneği), Peter Weir’ın  yönetmenliğini yaptığı John Keating (Robin Williams) adlı çok başarılı ve bir o kadar da farklı olan edebiyat öğretmeni gibi olaylara farklı pencerelerden bakabilen uçuk(!) yönetici ve çalışanlara ihtiyacı var. 

Sahip olduğu enerji ve birikimin farkına varan çalışan ve bunu getiriye dönüştürme kabiliyetinde olan idareciler artık tarihin karanlık sahifelerinden çıkarak pratik hayatımızda yerini almalıdır.

Bu konuda ciddi kafa yorulması gerektiği, her çağ ve demde söyleyecek sözü yapacağı işi olan bir idari kafa temennilerimle… 

Okunma : 3211