Dedeler ve Torunlar | Karamandan.com - Karaman Haber

Dedeler ve Torunlar | Karamandan.com - Karaman Haber

08 Ağustos 2020 Cumartesi
Dedeler ve Torunlar

“Şimdiki çocuklar çok şanslı” dedi, torununa sımsıkı sarılan. “Bizler; bırak dedeyi görmeyi, çoğumuz yetim büyüdük” dedi, torununun gurbetten gelişini dört gözle bekleyen.

Hayata yeni atılıp, yuva kuran insanlar; eskiden yokluk içinde sıfırdan başlarlardı hayata. Yokluk içinde varlık yaşayan insanlardı onlar. Şimdi ise değişen adetler, maddecilik ve gösteriş gibi şeytani düşüncelerle insanlar sıfırdan değil, eksiden başlıyorlar hayata. Bunlar da varlık içinde yokluk yaşayan insanlar.

Borç batağı ile evliliklerinin ve ebeveynliklerinin en tatlı zamanlarını maddi sıkıntılar içinde geçiren insanlar illâ ki bir şeyleri ihmal ediyorlar, illâ ki bir şeylerden mahrum kalıyorlar ve mahrum ediyorlar aile bireylerini. Maddi sıkıntılar önemli değil de; geçen günler de geri gelmiyor ki! Yaşanan bu sıkıntılara sebep kendi ellerimizle yaptıklarımız olması ise acınacak durumda oluşumuzu en iyi şekilde gösteriyor. 

Maddi sıkıntılar yuvaya sadece ihtiyaçları erteleme durumu vermiyor. Yer yer huzursuzluk da veriyor eşlere ve bu durumdan etkilenen çocuklara.

Babalar için geri gelmesi mümkün olmayan bu günlerin tek telafisi ise tabi ki de torunlarıdır. Torunda istek, dede de karşılama; torunda şımarıklık, dede de sabır; torunda başarı, dede de sevinç; torun ağlar, dede ise kahrolur…

İmkânsızlıklardan dolayı evladının isteklerini karşılayamamanın, yoğunluktan dolayı evladıyla ilgilenemediği her anın acısını çıkarır dedeler; torunları vasıtasıyla. 

Dedeler…

Yanlarında oldukları zaman ebeveynlerine karşı dokunulmazlık kazanan çocukların koruyucuları…

Yanlarındayken torunlarının afacanlıkta yeni metotlar geliştirmesine ilham sağlayanlar ihtiyarlar.

Onlara güvenerek yeni şımarıklıklar icad edip ana-babalarının şaşırmasına sebep olan aksakallılar. 

Torunlarına karşı tahammül ve şefkat sınırlarının azami haddi kendilerinde tecelli eden pir-i faniler.

Torunlar…

Babayken gençliğinin ve cahilliğinin neticesinde evladına attığı her tokat, torununa sonsuz sabır olarak geri döner. 

İmkânsızlıktan dolayı evladına bayramlık alamayan baba, dede olunca bunun acısını torununa çifter çifter bayramlık alarak çıkarır.

Evdeki otoriteyi sağlamak için evladına gereken yüzü vermeyen babalar; içindeki ukdeyi torunlarına aşırı müsamaha göstererek atarlar.

Dedeler torunlarına ne yaparsa aslında zamanında mecburi olarak ihmal ettiği evladına yapar, torununa ne alırsa zamanında imkânsızlıktan dolayı alamadığı evladına alır.

Dedeler, evladına zamanında yapamadıklarını böyle yapar evladına, torunları vasıtasıyla.

Dedeler ve torunlar…

Bir taraftan evladına karşı görevlerini yerine getirme çabası, bir taraftan geri gelmeyen günleri geri getirme arayışı… 

Birde şöyle düşünün! “Anaokulu öğretmeleri dedelerinin yanında çok vakit geçiren çocukları nasıl anlarlar?”

Dedeleri tarafından şımartılan çocuklar da var. Ana-babasını küçük yaşta kaybedip şımarıklığın ne olduğunu bilmeyen çocuklar da var. 

“Dedeliğe aday babalar iyi ki çileler çekti” dedi, meczup ve şöyle devam etti: “Çilesi çekilmeyenler bizim değildir!”

Okunma : 1645