Karamandan.com

Karamandan.com

18 Şubat 2020 Salı
Cumhuriyetimizin 100. Yılına Doğru Türkçe...
Doç.
Kategori : Köşe Yazıları
31 Ekim 2017 14:39
 
Cumhuriyetimizin 100. Yılına Doğru Türkçe...

Doç. Dr. İdris Nebi UYSAL*

20. yüzyılın ilk çeyreği, cihan devleti Osmanlı ile onun tarihî, siyasi ve kültürel mirası üzerine bina edilen Türkiye Cumhuriyeti için çok önemli gelişmelere sahne olmuştur. Önceki asırlarda Osmanlı’nın farklı coğrafyalarında neşvünema bulan milliyetçilik cereyanları, devleti, ahir ömründe yıkımla neticelenen büyük savaşların içine sürüklemiş; bu topraklarda, birbiri ardınca yaşanan harpler sonunda yeni bir Türk devleti daha kurulmuştur: Türkiye Cumhuriyeti. Resmî kuruluşu 29 Ekim 1923 tarihine rastlayan devletimiz, bugün 94 yaşında. Bir insanın ortalama yaşam süresinden biraz fazla olan bu süre, bir devlet için uzun değil elbet. Ancak bir asra yakın olan bu sürenin arkasında uzun ve köklü bir geçmişin varlığı unutulmamalı. Devletimiz, tarihinden ve tarih yazan milletinden aldığı güçle 100 yaşını kutlayacağı 2023 yılına emin ve kararlı adımlarla ilerliyor.     

Türkçe, bilimsel ifadesiyle Türkiye Türkçesi, devletimizin resmî dilidir. Bu husus, Anayasa’nın (1982) 3. maddesinde “Devletin Bütünlüğü, Resmî Dili, Bayrağı, Millî Marşı ve Başkenti” başlığı altında iki kelimelik, açık ve net bir cümle ile zikredilir: Dili Türkçedir. Dilin; devletin temel yasasında bayrak, millî marş gibi birleştirici bütünleştirici sembollerle birlikte sayılması anlamlıdır. Hâlen, ülkemizde konuşulduğu tespit edilen kırka yakın dil var[1]. Bunlar, kalabalık veya dar bir kesim tarafından günlük hayatta, aile ve/ya iş ortamlarında kullanılmak suretiyle mevcudiyetini devam ettiriyor. Bununla birlikte Türkçe, Martin Heidegger’in de ifade ettiği gibi, bu coğrafyada varlığın (milletin) evi olma işlevini sürdürüyor. Türkçenin resmî dil hüviyetiyle devletin temel yasasına girişi, hukuk tarihimizde 1876 yılına kadar uzanır. Türkçe, Osmanlı Devleti’nin ilk ve son anayasası durumundaki Kanunuesasi’de “devletin resmî dili olarak” takdim edilir ve Osmanlı tebaasından kamuda istihdam olunacaklarda devletin lisan-ı resmîsi olan Türkçeyi bilmeleri şartı aranır[2]. Arapça ve Farsça, Osmanlılar döneminde bilim ve edebiyat çevrelerinde yaygın olarak kullanılmışsa da devlet dili daima Türkçe olmuştur.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti; nüfusu, köklü devlet geleneği, stratejik konumu ve siyasi gücü itibariyle gerek dünyada gerekse bağımsız Türk devletleri arasında özel bir yere sahip. Nüfus kayıtları, devletimizin yaşını 94 gösterse de varisi olduğu diğer siyasi oluşumlar da dikkate alındığında, bu tarihi hayli gerilere götürmek icap eder. Türkçe de öyledir. Yaşayan binlerce dil içinde yazılı tarihi en eskiye gidebilen tek dildir Türkçe. Tarihî derinliği, konuşur sayısı, kullanım alanı, anlatım gücü ve zenginliği Türkçeyi dünya dilleri arasında özel ve ayrıcalıklı bir konuma yerleştirir. Peki, bugün Türkçenin durumu nedir? Onun güçlü ve zayıf yanları nelerdir? Güçlü tarafları nasıl sürdürülebilir? Zayıflıkları nasıl geliştirilebilir?

Evvela şunu açıkça ve gururla ifade edelim. Türkçe, yaklaşık yüz yıllık cumhuriyet tarihimizde eğitim, bilim ve edebiyat dili olarak en güçlü, en bereketli çağını yaşıyor. Ülke içinde ve dışında her yıl edebiyat, sanat ve bilimin türlü alanlarında kaleme alınan binlerce eser, türü ne olursa olsun belli aralıklarla okurun eline ulaşan yüzlerce dergi, baskı sayısı milyonları aşan günlük yahut haftalık gazeteler, yeni basımları yapılan sözlük ve ansiklopediler, Türkçenin daha önce hiçbir devirde görülmemiş bir işlekliğe ulaştığını gösteriyor. Bu manzara, İngilizcenin bütün diller için bir tehdit unsuru hâline geldiği şu ortamda zihnimizde oluşan endişe bulutlarının dağılmasına vesile oluyor, umudumuzu artırıyor. Dahası, inancımızı pekiştiriyor. Balzac bir yazısında “Millet, edebiyatı olan topluluktur.” der. Bir dille edebiyat yapılmıyorsa, hikâye anlatılmıyorsa, hele şiir yazılmıyorsa o dilin yüksek bir kültür dili olduğu söylenemez. Türkçe şiir yazıldıkça, roman, öykü, deneme, fıkra kaleme alındıkça, şarkı ve türkü söylendikçe, masal anlatıldıkça millet de onun varlık sebebi olan dil de yaşayacaktır. Edebiyat, mukaddes bir yükün taşıyıcısı olarak dili ve milleti geleceğe taşımaya devam edecektir. Bunun için kalemi güçlü, içinden geldiği kültürü iyi tanıyan ozan, şair ve edipler yetiştirmek gerekiyor.

Türkçenin geleceği adına konuşurlarını umutlandıran gelişmelerden biri de bu dilin, Türkiye’de ve dünyanın muhtelif ülkelerinde ikinci dil olarak öğreniminin yaygınlaşmasıdır. İlgili/yetkili kişi ve kurumlar, bu konuda büyük gayret sarf ediyor. Ülkemiz bu uğurda her yıl on binlerce Türkçe gönüllüsünü misafir ediyor. Onlara Türk kültürü tanıtılıyor, Türk tarihi anlatılıyor. Türkçeye duyulan ilginin temelinde, Türkiye’nin artan siyasi, teknik ve ekonomik gücü var. Bir dilin gücünün, o dili konuşan ülkenin siyasi, ekonomik ve bilimsel gücüyle doğrudan ilgili olduğu unutulmamalı. Bilimsel üretimde önde olmak; bilimin yapıldığı dilde, adlandırmada ve terminolojide söz sahibi olmak demek. Üretmeden tüketmek, ekonomik anlamda ne kadar yanlış ve zararlıysa bilim ve dil sahalarında da aynı derecede yıkıcı bir etkiye sahip.

Bir dili geleceğe taşıyacak çabalardan bir diğeri, onu, dilin değişik alanlarında işlemektir. Diller edebiyatın yanı sıra bilimde, tarihte, felsefede işlene işlene gelişir. Dildeki kelimeler bu yollarla başka anlamlar kazanır, yeni kavramlar/terimler türetilir, dillerin kelime kadrosuna yeni üyeler katılır. Dil tarihimiz, Türkçenin, tarihin hemen her döneminde bilim dili olarak kullanılışına tanıklık eden pek çok örneğe sahip. Tıp metinleri, tarihler, sözlük ve gramerler, edebiyat, din, coğrafya başta olmak üzere birçok disiplin için kaleme alınan telif/tercüme eserler, Türkçenin bilim dili olarak gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Türkçe, günümüzde de bilim dilidir. Ancak kabul etmek gerekir ki akademi dili[3], başkaca söylersek uluslararası bilim dili değildir. Dünyada akademinin dili İngilizcedir. Türkçe üzerine kafa yoranların, üzerinde düşünmesi gereken en temel noktalardan biri bu olmalıdır. Kabiliyet ve imkânlarıyla kültür ve medeniyet dili vasıfları kazanmış olan Türkçenin uluslararası bilim dili karakterine sahip olması kolay bir iş değildir elbette. Bunun, kısa sürede gerçekleşmesi de beklenmemelidir. Ancak Türkçeyi akademinin dili kılmak, 21. yüzyıl iddiasını güçlü ve kararlı bir iradeyle ortaya koyan Türkiye’nin hedefleri arasında mutlaka yer almalıdır.

“Türk Dili Yılı” olarak ilan edilen 2017 yılının son çeyreğindeyiz. Yıl kararının ülke genelinde bir uyanışa vesile olduğu muhakkaktır. Fakat geniş ölçekli, kapsamlı ve kitlesel bir perspektif geliştirmediği acı bir gerçektir. Belli kurum ve kuruluşlar dışında sistemli, kurumsal bir eylem planına da dönüşememiştir maalesef. Dünyadaki her dile nasip olmayacak şekilde dilin bütün aşamalarını yaşayan, türlü varyasyonlarına sahip olan Türkçenin uluslararası bilim dili hüviyeti kazanması bir devlet politikası hâline gelmelidir. Bunun yolu da Türkiye’nin her alanda (bilim, sanat, kültür, ekonomi, eğitim ve özellikle politika) güçlü bir ülke olmasından geçmektedir.

Sözü daha açık ve yalın bir ifadeyle tamamlayalım:

Geleceğin dünyasında Türkiye’nin/Türklerin yeri ne olacaksa Türkçenin yeri de o olacaktır.

 


* Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi. (uysal.idrisnebi@gmail.com)

[1] Türkiye’deki diller ve etnik gruplar üzerine birtakım çalışmalar yapılmıştır. Ancak bu konuda en güncel veriler, rakamları 2015 yılına ait olan www.ethnologue.com adlı sitede bulunmaktadır. Site; Türkiye’den, biri yok olmuş 40 dilin listelendiği bilgisini veriyor. Sitenin “konuşuru yok” açıklamasıyla işaretlediği dil, son temsilcisi (Tevfik Esenç) 1992’de ölen “Ubıhça”dır (Ubykh).

[2] Kanunuesasi’nin 18. maddesi şöyledir: Tebaa-i Osmaniye’nin hidemat-ı devlette istihdam olunmak için devletin lisan-ı resmîsi olan Türkçeyi bilmeleri şarttır.

 

[3] Bu terim, Gürer Gülsevin tarafından 21 Ağustos 2017 tarihinde üniversitemizin ev sahipliğinde düzenlenen “Eğitim-Öğretim ve Bilim Dili Türkçe” panelinde teklif edilmişti. Gülsevin, bunu “bilim dili” teriminin üzerinde konumlandırmıştı. 

Okunma : 1717
EKSPERTİZ
YARIŞMA
maboto
guney sigorta
başarı
seç
Gündem haberleri
Karaman'a Büyük Saygısızlık
16 Şubat 2020 Okunma: 16957 Gündem
Karaman'da silahlı magandalar dehşet saçtı
16 Şubat 2020 Okunma: 9920 Asayiş
TEM'de feci kaza! Karamanlı genç hayatını kaybetti
16 Şubat 2020 Okunma: 7991 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın