Çöl Aslanı | Karamandan.com - Karaman Haber

Çöl Aslanı | Karamandan.com - Karaman Haber

05 Nisan 2020 Pazar
Çöl Aslanı

    Son günlerde ülkemizde gündem olan Libya hakkında neler yazılabilir diye hafızamı yokladım ve yazılanları biraz inceledim. En yakın geçmişte Libya lideri Muammer Kaddafi’nin devrildiği,  Libya’nın kaos ve kargaşaya sürüklendiği, o tarihten bu yana ülkede istikrar ve güven ortamının sağlanamadığı, silah tacirlerinin kol gezdiği, dünyanın en kaliteli uçak yakıtının üretildiği Libya’yı sömürmek isteyen emperyalist güçlerin, onların uzantısı olan dev şirketlerin, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Fransa’nın,  BM tarafından meşru hükümet olarak tanınan tarafı değil de ayrılıkçı Hafter taraftarlarını destekledikleri, Hafter güçlerinin elinde Amerikan yapımı Fransa’ya ait silahların varlığının ayan beyan yazılıp çizildiğini müşahede ettim. Fakat benim gözüme efsane Mücahit Ömer Muhtar takıldı.  İtalyanlara karşı yaptığı mücadelelerindeki başarıları ve cesaretinden dolayı kendisine Çöl Aslanı ünvanı verilmiştir.

    Ömer Muhtar Libya’da İtalyanlara karşı yürütülen direniş harekâtının önderi. El-Kasr’ daki  Senusi  tarikatının lideridir. İtalyanlara karşı 22 yıl destansı bir mücadele yapan Ömer Muhtar Libya’nın dağlık bölgesi olan Cebel Ahdar’da dünyaya gelmiştir. Eğitimini Senusi hareketi Medreselerinde aldı eğitimindeki başarıları ile dikkat çekem Ömer Muhtar 1899 yılında Çad’da Fransız sömürge ve misyonerlik faaliyetlerine karşı silahlı mücadele verdi.

1911 yılında batılı devletlerin sömürü furyasında geç kalmış olan İtalyanlar Libya’da sömürü ve işgal girişimi başlatarak Trablus ve Bingazi’ye saldırdı, Osmanlı birliklerinin teslim olmasını istedi ancak Osmanlı birlikleri teslim olmadı, Libya yerel savunma birlikleri ile beraber iç kısımlara çekilerek İtalyanlara karşı mücadeleye devam ettiler. Balkan savaşının patlak vermesi ile birlikte, İtalyanlarla yapılan Uşi Anlaşması gereği Osmanlılar burada bulunan askerlerini Balkanların müdafaası için çektiler. Bunun akabinde anlaşmayı ihlal eden İtalyanlar Trablusgarp vilayetine bağlı Trablus, Fizan ve Sirenayka’yı işgal etti…

    Ülkesini ve Coğrafyayı çok iyi tanıyan Ömer Muhtar stratejik savaş taktikleriyle İtalyanların korkulu rüyası haline geldi. Ömer Muhtar ve mücahitlerinin ne zaman nerede nasıl ortaya çıkacaklarını tasavvur bile edemeyen işgalci İtalyan kuvvetleri alışılmadık türdeki bu savaş karşısında çaresiz kaldılar. Ömer Muhtar yanında bulunan az sayıdaki gönüllü mücahitleri, yüzerli ve üç yüzerli birlikler halinde organize ederek ani baskınlarla İtalyan kuvvetlerini şaşkına çeviriyordu. Ellerindeki kıt imkânlara ve zorlu coğrafyaya aldırmadan çok hızlı hareket ediyorlardı. Yerel halkında desteği ile istihbaratta sıkıntı çekmiyor, İtalyan ordusunu kendi istediği alanlarda savaşa çekiyor kurduğu pusularla onları darmadağın ediyordu.

    Fakat İtalya’da yönetim değişikliği olmuş başa geçen faşist lider Benito Mussolini İtalya’da daha sonra Fizan kasabı diye anılacak olan ve kan dökmekten zevk alan General Radolfo Grazian’i görevlendirir, ondan ne pahasına olursa olsun bu savaşı bitirmesini ister. Grazian’i Libya’da ilk iş olarak mücahitlerin Mısırla olan ilişkilerini keser mücahitlerin mısırla olan irtibat yollarını kontrol altına alır. Böylece Ömer Muhtar ve mücahitlerin Mısırdan almış oldukları lojistik yardımları kesilir. Artık Ömer Muhtar ve arkadaşları Libya çöllerinde ve dağlarında yalnızdırlar. Bu yetmiyormuş gibi zalim general çok büyük toplama kampları oluşturarak yerel halkı hapseder. Yerel halktan kamplarda kalmayanlar üzerinde büyük baskı ve zulüm uygulayarak Ömer Muhtar ve adamlarına erzak yardımı yapmalarını engeller. Ömer muhtar ve mücahitleri tüm desteklerini kaybetmiş olmalarına rağmen zorlu coğrafya şartlarında mücadelelerini devam ettirirler.

İtalyan güçleri, yerli işbirlikçileri sayesinde edindikleri istihbaratları sonucunda zaten bir avuç kalmış olan mücahitleri, İtalyan hava güçlerinin desteğiyle Sılanta mevkiinde tespit ederler vadinin her tarafı sarılmıştır. Yapılan zorlu çarpışmalar sonucunda yanındaki mücahitler teker teker şehit edilirler, Ömer Muhtarın atı vurulur yaya kalan Ömer Muhtar, mücadeleye devam eder ne var ki bu defada silah tutan elinden vurulur, İtalyan askerlerinin üzerine çullanmaları ile birlikte yakalanır.

Yakalandıktan sonra onu önce Suse’ye oradan da Bingazi’ye 60 km olan Suluk’a götürülür, Graziani tarafından diğer mücahitlerin teslim olmasını kabul etmesi istenir fakat bunu kabul etmeyen Ömer muhtar, İtalyan sıkıyönetim mahkemesince göstermelik bir yargılama neticesinde idama mahkûm edilir. Diğer kamplardan da getirilen yaklaşık 20 bin Libyalının gözleri önünde idam edilir. Ömer Muhtarın idam edilmeden önceki son sözleri şunlardır, Hüküm ve karar yalnız Allah’ındır. Sizin bu sahte hükmünüzün hiçbir gerçekliliği yoktur. İnna lillah ve inna ileyhi raciun.(Allah’a aitiz ve O’na döneceğiz.)
Ülkenin üzerinde ki karabulutlar yok olsun,

Ruhun şad olsun efsane mücahit.

Abdurrahman Soydoğan

    


 

Düzenleme : 22 Ocak 2020 11:05 Okunma : 1008