Çok insan anlayamaz eski mûsikîmizden | Karamandan.com - | Karaman Haber

Çok insan anlayamaz eski mûsikîmizden | Karamandan.com - | Karaman Haber

22 Ağustos 2019 Perşembe
Çok insan anlayamaz eski mûsikîmizden

“Çok insan anlayamaz eski mûsikîmizden ve ondan anlayamayan bir şey anlamaz bizden.”

Şanslıyız! Yahya Kemal, bu dizeleri karalarken şuanki durumu görse tarihe daha ağır beyitler dökerek bize rezil ve rüsvayı oynatabilirdi. Keşke o münevverlerin zamanında bu kadar yozlaşsaydık da, sizler benim kalemime kalmasaydınız ve ağızınız payını bi’ tamam onlardan alsaydınız! Görürdünüz o zaman pabuç ne kadar pahalı!

Bugün şu durumdayız ahâli: “Abi ben kazanda bi’ dil yozlaştırırım, mmm… olmayan aklını peynir ekmekle yersin!” 

-Aha! Helal be! Deyimi Türkçesizleştirmeden tamamladın, adamsın!

*****

Karaman’ı biraz kenara çekip memleketin son dil görünümüne baktığımızda; yüzyılın en sık kullanılan mecralarında ağzını yaya yaya değişik bir Türkçe konuşan gençler, her üç cümlede bir Türkçenin içine bir yabancı kelime kaynatan konuşmacılar ve ecnebinin kültürünü benimseyip; o kültürü Türkçe kelimelerle icraya soyunup, Türkçeden çok yabancı (onlara göre), sert kelimelerle yinelemeye çalışan özenti tipler…

*****

Bu çocuklara, gençlere; devlet televizyonunun kanallarında Türkçeyi berbat eden, güya o işin üstatlarına kızdığımız kadar kızmamız lazım ki, onlara hiç kızmıyoruz nedense; yahu biriniz de, bilmem hangi kurumda hakkınız yendiği için şikayet ettiğiniz CİMER vs. gibi mercilere, “Bakın bunlar Türkçeyi bitiriyor!” diye bir yazı yazın, şikayette bulunun be kardeşim.
Yok di’mi? Evet yok!

*****

Tamam kardeşim, evrensel kültürün öne çıkan, sana hitap eden unsurlarını kendine yakın bulabilirsin ki, burda -rap, hip hop- gibi ecnebi sanatlarından bahsediyorum. Bunlar ecnebilerin kendine has sanatıdır ve sen de şu çağda kendi duygusal dünyanda bunları kendine yakın hissedebilirsin. Bu doğal, seni hiç kimse engellemiyor. Sen o kültürü içselleştirmişsen zaten kimse sana bir şey diyemez. Fakat iş o ki, bu içselleştirdiğin şeyi ya tamamen Türkçe, ya da tamamen herhangi bir dilde yap! Kendi anadilin olan Türkçenin içine etme, yani tertemiz onlarca Türkçe kelime varken sırf hava uğruna diline saldırıp farkında olmadan çökertmeye çalışma!
Ben bizim milletin dil hususunda, işin ciddiliğini yeterince anladığı kanaatinde değilim.

-Hee.. evet!- deyip geçiştiriyoruz.

*****

Ülke olarak hiçbir zaman önemsemediğimiz işleri, yani ayın 15’inden ertesi ayki aynı günü beklediğimiz günler arasında yaptığımız işleri bir kenara bırakıp; güya Türk olan rap, hip hop sanatçılarının (?) atışmalarına odaklandık! Afedersiniz, atışma diyerek Türkçe bir kelime kullandım, “diss” demem gerekirdi (!)

“Diss, rap müziğinde rapçilerin birbirlerini yermek için söyledikleri parçalar. Hicvin hip hop kültüründeki benzeri. Genellikle küfür içerikli olur. Fakat gerçek anlamıyla "Diss" karşı tarafı sözcüklerin ve kaleminin gücüyle yenmektir.”

Oğlum, kızım, bacım, hemşerim, bi’ tanem; senin ataların o “diss”in babasını Türk kültürüne nakış nakış işledi! Hem de içine küfür karıştırmadan, Fransızların “ironisi”nin bi’ tamam hakkını vererek Türkçe Türkçe birbirlerine dokundurdular. Günümüz insanları küfür ederek kendini yüce; o küfürü dinleyenler de “vay be, ne açık sözlü insan!” diye birbirlerinin dangalaklıklarını görmezden gele gele kendi kültürüne ait o küfürsüz ve çok sert olan hicvi unutup gittiler.

*****

Gündemimiz bu: 
“-Abi diss yersin dikkat et!
Yok ben tokum sağol!
-O ne ki?
Oooo shit! Kanku sen bunu nasıl bilmezsin ya!”

*****

Siz istediğiniz kadar kendinizi önemli sandığınız mecralarda fotoğraflarınızı Türk bayraklarıyla donatıp Atalarınızı ve silah arkadaşlarınızı anmakla milli günlerinizi geçiştirmeye devam edin!

*****

“Ben bu memleketin bir karış toprağı uğruna canımı bile veririm be! Sen ne yazıyorsun?” deyin. 

*****

Aklınızdan çıkardığınız ve gidişat odur ki hiçbir zaman farkına varamayacağınız nokta şu: düşman çoktan kazandı ve; siz, biz, bizim çocuklar onların kültürünü severek kabul edip kendi kültürünü çoktan allak bullak etti. O iş bitti, geçmiş olsun!

*****

Gelelim yazının başlığına!

Yaklaşık 1500 yıllık bir geçmişe sahip olan; türküsü, şarkısı, peşrevi, sazsemâîsi, ağırsemâîsi, yürüksemâîsi, dini mûsikîsi gibi zengin türlerle donatılmış bir kültüre sahip olan bu milletin, şu sıralarda bu az önce yazdıklarımdan mahrum kalması, yolda duysa tanımaması ve duyunca da “Bu ne ya!” demesi düşmanların kazandığını gösteriyor. Maalesef demiyorum, çünkü adamlar savaş meydanlarında yapamadığını son olarak elinize birer cihaz vererek başardı. Helal olsun (!) Siz ancak milli günlerde böbürlenip, vatan evlatları hain kurşunlarla canını verirken vatanseverliğinizi hatırlayın! 

Özellikle lise çağlarındaki gençlerimizi bizzat görmüş, bir nebze de olsa naçizane eğitmeye çalışmış biri olarak kesin kez söylüyorum ki; hiçbir evladımız kendi müziğinin, kendi dilinin zenginliğinden ve o yoğun duygu membalarının farkında bile değil. Buna ister eğitim zafiyeti deyin, ister aile eğitiminin yetersizliği deyin.

*****

Milletin kendisini fiilen gösterdiği yegâne ortam kültürdür; oy vermesi, sandığa gitmesi değil! Çünkü kültürü zenginleştiren bizatihi millettir. Milletimizin maddi yaşama verdiği önemin bir o kadarını maneviyata vermesi gerekiyor. Hadi katresini verin! Naçizane ben, ona da razıyım!

*****

Nihayet, şölenimize geldik!

İçine keşke, halkımızın dinleyince sıkılıp “Bu ne ya?” deyince, “Bu senin kültüründür, vatandaş!” diyebileceğimiz, müzikler ekleseydik! Onlarca dakika gökyüzünü parlatacağımıza, halkımızın kendi kültürünü uyandırabilecek “Hüzzam”lara, “Hicaz”lara, “Şevkefza”lara, “Sultan-i yegâh”lara az da olsa yer verebilseydik.

Mehteran Bölüğü sahnede yerini almaya çalışırken ardında çalan dum tıs dum tıslar yerine, tarihimize olan saygımızı derin sessizlikle verebilseydik keşke.

*****

Uzun lafın kısası:

Dilimiz çoktan istilaya uğradı! -Helal olsun!
Millet, “Vatanını en çok seven, ona en iyi şekilde hizmet edendir”i sallamayıp her daim 9’ar gün tatil, az emekle çok para peşinde…-Afiyet olsun!

Ama tüm bunları görmezden gelip “Varlığımız, Türk varlığına armağan olsun”(!) demek!

Yok öyle bedavadan ben “Türk”üm! Demek.

Çalışacaksınız, dilinizi koruyacaksınız!

Bırakın şöleni, muasır medeniyetlerin üstüne çıkıp “Biz işte böyle Türk’üz!” diyebilecek olan ve eminim ki bunu başaracak olan gelecek nesillerimiz yapsın!

Bize şuanda bunun hayali bile yeter!

Dilimiz işte böyle zengin bir dil demeye basit bir örnek, “Kesin bilgidir, yayalım(!)”

Okunma : 754