Bisküvinin İzi | Karamandan.com - | Karaman Haber

Bisküvinin İzi | Karamandan.com - | Karaman Haber

15 Kasım 2019 Cuma
Bisküvinin İzi

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ.

Gelir getirici güç. Onu ilk depoda bisküvi üretiminden fabrikasının açıldığı yıllara kadar izini süren bir Karamanlıya sormalı. Aradan 60 yıl geçmiş ve ona hala Kel Osman’ın oğlu mu? Diyebilen ondan hala eski ismi ile samimi bir şekilde söz eden.

Eski günleri de anlatırken duyduğu heyecan, bu günün meraklılarına büyük bir canlı hazine, eşsiz bir kaynak, kitaplarda yazmayan, insanlar tarafından yaşanmış anlatılan.

Yine eskilerin anlattığına göre herkes evlerinin önlerinde güneşin ısıttığı taşlar üzerinde gruplar halinde oturmaktaymış. Hiç biri de yeni çıkan bisküvi hakkında bir şey bilmemekteymiş. ‘’Bütün bir ay çalış, ay sonunda maaş al,’’ onu bile bilmiyorlarmış. Nefis bir yemeğe, pastaya çöreğe benzeyen bisküvinin adını duyunca bir hayli heyecanlanmışlar onu yemenin açlığını hissetmişler. Beklemişler, umut etmişler. Finger mi? Petibör mü? Gofret mi? Aralarında en çok sevdikleri tadı tartışmışlar. Aslına bakarsan Karaman’da bisküvi fabrikası kurulmasına böyle bir girişime, tatlı işine çok sevinmişler. Mecburen. Durumlarının düzelmesine düzeleceğini ummuşlar.

Çünkü iş sayesinde gelir getirici bir güç varsa işin yardımı ile kendi işlerini de yoluna koyacaklar, kendilerine yol açacaklar. Oysa onlar hep beklemedelerdi. Şimdi beklemek yerine olayları problemleri çözücü gibi biri gelecek onlara yürümeyi koşmayı öğretecek, onlara iş verecek. Arabaya binmeyenin bile arabası olacak. Olacak şey değil beklemekle de olmaz girip çalışılacak. Hepsi birlikte yaşlısı genci çocukları hep birlikte, üstelik düzenli aylık gelir getirici bir güçle, iki adımlık şehrin girişinde, onlarda bisküvi toplamaya koşuyorlar. Sırf kendilerine daha rahat ve konforlu bir yaşamı satın alabilmek için. Ve daha köşeyi dönmeden evlerine varmadan bütün mahalleyi bisküvi kokusu sarıyor.

Biri diğerinin elinden tutarken, diğerinin eli yanı başındakinin omuzunda iken gözleri de yüzleri de gülüyor sesleri yükselmiş bir kısmı da yüksek sesle konuşuyor, bir kısmı da iyi niyetli sevinçli yürekleri, ay sonunda karısına çocuklarına alacağı çiçekli fistanları yiyecekleri düşünüyor. Bir diğeri de bu kokuyu evlerine ve dahi diğerlerine yetiştirebilmek için var gücüyle tabana kuvvet koşuyor o kokuyu rüzgâra veriyor.

Burası ilçe ama küçük bir kasaba gibi her şehirden ilçelerden daha ötelerde, ortalarda, gerilerde, evler tek tek dağılmış, şehrin ortasına kurulan mahallede de evler bitişik nizam yan yana dizilmiş kimisinde hayat var kimisinde yok. Kapıların çoğunda kilit yok çat kapı komşu komşunun evine girebiliyor. Yemekler ‘’Komşu da pişer bize de düşer,’’ hesabı sevgi yardımlaşma ve dayanışma, üstelik hepsi de birbirlerini tanıyor. Sebze pazarında kabzımallık yapan Kel Osman’ın oğlunu da herkes tanıyor. Bu yüzden onu da çok sevmişler onun giriştiği bu işi de sevmişler sahiplenmişler öyle ki Bifa adını kendi adları gibi de sevip sahiplenmişler. O gün bu gündür hiçbir sanayici fabrika sahibi Yılmaz Babaoğlu kadar tanınmamış bu derece kendilerine yakın görüp sahiplenilmemiştir. Aralarındaki gönül bağı sevgi bağlılık. Bu sevgi zamanla hürmet takdir saygıya da dönüşmüş ama hiç sönmemiştir.

Bisküvinin tadı da damaklarında birden bire patlamış ona karşı olan sevgi ve hürmette hiçbir zaman sönmemiştir. Karaman’ın ismi bu gün tüm dünyada bisküvinin diyarı olarak yankılanmaktadır. Karaman da bisküvide adını altın harflerle yazdırmış bir yıldız gibi parlamaktadır.

Fakirlerin işsizlerin çocukların bile alabileceği ucuzlukta şimdiye kadar yapılan ürünlerin hepsi de tane tane tek tadımlık minik poşetlerde en pahalısı bile en fakir kişinin alabileceği fiyat ve kalitede. Çeşitler hepsi de taze yeni yapılmış yeni fırından çıkmış ürünler zaten hemen dilinizde çevirip damağınıza değdirdiğiniz an anlıyorsunuz. İçinizdeki duygular heyecan o hazzın son vuruşu, coşkunluk, lezzetin son durağı kuşlar gibi cıvıldamaya o tat ki sana tatlı melodiler getirmeye başlıyor. Ah şu mutluluk şen gülüşler o ağızda bıraktığı son tat, çıkarttığı ses. Hımmhımmm. Hiçbir tat bisküvini verdiği bu tadı veremez. Bu tada da bu lezzeti Karaman bisküvi üreticilerinden başkası veremez. Çünkü has halis muhlis Karaman buğdayından ve Karaman’ın suyunda havasında üretiliyor. Bu yüzden Karaman bisküvisi ile bu kadar ün kazanmıştır. Tutkuyla bağlanmak ve yiyenlerin damaklarında ki tadın da en yüksek dereceye ulaşması 

Düşünebiliyor musunuz? ‘’Bisküvi! Çikolata!’’ Diye, çocukların market reyonlarına tırmandıklarını ve o ürünü alıp kaptıklarını sırf o çok sevdikleri tada erişebilmek dillerine damaklarına sürmek için marketlerde bir liralık tat için bile kuyruğa girdiklerini. 

Yıllar içinde bisküviye olan talep artınca Karaman bisküvi fabrikaları da taleplere yetişemeyince çalışma saatleri on iki saate çıkarılmış. Çalışmaya karar veren gençler iş için fabrikalara toplanmış. Sırf işçi toplamak için şehrin altı üstü elenmiş çevre ilçelerden köylerden taşımalı işçi getirilmiş. Arza talep yetişmeyince o büyük talep patlaması (bummm)yaşanınca dağılan Sovyetler Birliği ülkeleri hiç bisküvi görmemişler gibi saldırınca işyerleri çarçabuk daha fazla kadın, yaşlı, hasta, engelli, çocuk işçilerle bile işe koyulmuşlardır.

Kışın soğuğunda yazın sıcağında on iki saat çalışan işçiler neredeyse işyerinde yatıp uyuyacak o hale de gelmişler. Dış dünya sosyal çevre, köy, akraba, eş dost ile irtibatları kesilmiş köylerden anne babaları köy yoğurdu, peynir, zeytin, üzüm, ceviz göndermişlerdir. Bisküvi fabrikalarına akın akın çalışmaya gelen işçilerin ardı arkası da kesilmemiş üretilen ve satılan ürünlerin de ardı arkası kesilmemiştir. Karamanın bozkırında kurulan birinci organize küçük gelmiş yenileri ikinci üçüncü organize devlet tarafından genç girişimcilere yeni yatırımcılara verilmiş yatırım yeri olarak gösterilmiştir.  

Karamanın bu ünü hep devam etmiş etmeye de devam edecektir. Bisküvi de Ülker ve Eti’ yi gölge de bırakmış o iki büyük ismi koca bir şehir tek marka şehir olarak gölgelemiştir. Tüm dünyayı baştanbaşa saracak bir marka haritada yerini bilmeyenler tanımayanlara bile Karaman’ın yerini göstermiştir. Yoldan gelen geçenler tur otobüsleri Karaman’ın içine girerken Karaman bisküvi fabrikalarının levhalarını okuyarak gelmişlerdir.  

Pazarlamacılar distribütörler birbirlerine Karamanın nerede olduğunu soruyorlardı. 
Nurten Kılıç.

 

Düzenleme : 23 Ekim 2019 12:54 Okunma : 3307