Karamandan.com

Karamandan.com

14 Ağustos 2020 Cuma
Bisküvi Üretmek
Burası Karaman Organizesi olağanüstü bir yer bisküvinin üssü gibi.
Kategori : Köşe Yazıları
28 Kasım 2019 12:26
 
Bisküvi Üretmek

Burası Karaman Organizesi olağanüstü bir yer bisküvinin üssü gibi.

Bisküvi fabrikaları Karaman Ereğli yolunun hemen kenarında Karaman Organize Sanayi Bölgesi olarak özel yapılmış bir sahada. Modern tesislerde son model makinalarda bisküvi üretimi görmek artık hiç de şaşırtıcı değil.

Bisküvi fabrikaları sayıca artıyor. Ürün çeşitleri de artıyor. Üretilen ürünlerin büyük bir kısmını Karaman halkının kadınları erkekleri hep birlikte üretiyor. Ekip çalışması içinde kızlar gruplar hâlinde çalışıyor. Kendi başlarına nadiren tek çalışılan bölümleri de var oralarda da kızlar tek tük serpiştirilmiş. Acemi kızlar usta öğretici kızlarla birlikte fabrikadaki işleri çekip çeviriyorlar.  Acemileri eğiten onlara tavsiyeler veren başlarında bir de çavuşları oluyor. Çavuşlar bazen her tarafa yetişemiyor. Çünkü her hattın iş kolları farklı çalışma sistemi de.

Bisküvi fabrikaları da bir dizi makina fırın ve hatlardan oluşuyor. Bölüm sırasıyla; bisküvi, gofret, kek, çikolata, kraker ve şekerlemeler.  Üreticiler yeterli işçiyi sağlayabildikleri takdirde üretim artacak hatlar tam randımanlı çalışacak bunlara yeni bölümler de eklenecek.

‘’Çikolata kaplı kremalı gofret’’, ‘’Çikolatalı üzeri kaplamalı gofret.’’  Ama bir başka kişi; bu bir şey değiştirmiyor ki her ikisi de kaplamalı da diyebilir.

Çikolata kaplamalı ürünlerin yaz kış üretimi yapılabiliyor. Çikolatalı soğuk ürünlerde mevsim sorun değil. Kaplamalı pasta üretimi; Bisküvi hamuru silindir ve kalıplardan geçiyor fırınlarda pişiyor bisküvi oluyor. Çikolata bölümüne taşınıyor. Pasta hattının başına olukçu kızların önüne geliyor. Olukçu kızlar bisküvilerle olukları besliyor. Kaynatılmış şurup, jelatin, glikoz şurubu özel makinadan geçiriliyor.  Marshmollow oluyor. Oluklardan akıp gelen bisküvilerin üzerine tek tek marshmallow köpükleri fışkırtılıyor. Üzeri şelaleden akan çikolatalarla kaplanıyor soğutma tüneline gönderiliyor donmuş vaziyette çıkıyor. Pek çok kadının da evde yapmaya hasret çektiği lezzet ve kıvamda kızlar bu bölümde çalışmaktan ayrıca zevk alıyor. 

Karaman bisküvi fabrikalarının hepsi gelişmeye ve yeniliğe açık. Hepsi de büyük bir girişimcilik başarısı, bisküvi, çikolata, kek, gofret, kraker şekerleme üretiliyor. Oysa bunlara hep birlikte bisküvi fabrikaları deniliyor. Diğer çeşitlerin isimleriyle anılması neredeyse sıfır. Sadece çeşitleri kalıyor akıllarda binlerce çeşit arasında çikolatalı pasta, üzeri Hindistan Cevizli marshmallowlu, meyveli, kakaolu, vanilyalı kekler, muzlu sade, fındıklı gofretler,  petibör, finger kremalı, piknik, bebe, kurabiyeli bisküviler, balık, badem, tuzlu çubuk, susamlı, pizza, peynirli krakerler, jöleli sandviç bisküviler, top şekerler, hediyelik şekerler fındık kaplamalı şekerler. Hepsi çok güzel kaliteli şekilde üretiliyor.

İşyerinde üretim hattının önünden alınıp yenilen ürünlerin tat ve lezzeti dışarıdan alınıp yenilenlerin yanında çok daha lezzetli oluyor.

Karaman bisküvi fabrikalarından bereket fışkırıyor.

Kızlar ve erkekler vardiyalı olarak gece gündüz çalışıyor. İşçiler gecenin on ikisinde işbaşı yapıyor sabah sekizde ayrılıyor işyerinden. Çok azı da on iki saat çalışıyor. Onlar için zaman önemli değil çünkü sabaha da daha çok zaman var. Önlerindeki işlerinin her bir anıda bir heyecan onları uykularından uyandırıyor.

İşçiler ara sıra başka bölümlere kaydırılıyor işçilerin yer ve konumları tam belli değil bu da kısa süreli verimi etkiliyor. İşçi tam alıştığı bölümde elini bedenini hızlandırmış onun orayı terk etmesi isteniyor. Onun yerine gelen de görevi devralıyor ama onun da elini o hıza ve tempoya alıştırması zaman alıyor. O giden işçi de eski bildiği işe gittiğinde de hale hazırda bir ekip, hazırlık yoksa her şey sil baştan yeniden kurularak işe başlatılıyor. İşin en önemlisi her işi yapmakta, her yeri bilmek ustalaşmakta, acemilik çekmemekte. İşi öğrenme deneme süreleri bu işçilerin işi kapma, becerme ve yapma süreleri özgüvenlerini de yükseltiyor. İşçilerin sürekli yerlerini değiştirmektense arada üç beş kişilik usta ara işçi bulundurma fikri önerenler de var. Ne var ki işsizlik var işçiler, makinalara tek tek anca yetiyor. Bisküvi üretici sanayiciler alet edavat makine ve ekipmanları her yerde buluyor en modernlerini en pahalılarını getiriyor işyerlerini kuruyor maalesef işçiyi bulamıyor eğer ki onun da makinasını yapsınlar hemen oracıkta alabilir.

O fabrikada üretim böyle yapılıyor bisküviler şöyle pişiriliyor bu fabrika da böyle pişiriliyor. Tabi her fabrikanın ayrı bir lezzet anlayışı,  lezzet yakalama formülleri var. En güzel tat ve lezzeti yakalayana dek. Bazıları bisküviler çok pişiriyor bazıları az. Bazı fabrikalar renk kıvamı ve rutubet derecesi oluştuğunda daha gevrek olana dek pişiriyor. Kıtır kıtır olana dek, böyle de seviliyor. Ayrıca başka fabrikalar o fabrikanın içine ne kattığını, miktarlarını bilmiyor.

Glikoz şurubu buna en iyi örnek.

Glikoz şurubu pek çok hazır gıdalarda vazgeçilmez bir hammadde olarak kullanılıyor.  Neden? Çünkü glikoz veya früktoz şuruplar şekerden daha tatlı ve ucuz.

Oysa ortalama bir tüketici az bilgisi olan raftaki ürünlere şüpheyle yaklaşır. Onlara göre içeriğine özüne hükmedilmiş özü değiştirilmiş bir madde gerekli yararlılığı sağlamayacak bu sebeple iyice emin olmadığı sürece o ürünü almayabilir. Talep etmeyebilir.

Glikoz şurubu farklı yöntemle işyerlerinde de yapılabiliyor. Şekerpancarından elde edilen şeker su ile belli bir kıvamda koca buharlı kazanlarda kaynatılıp içine bir miktar da limon tuz ilave ediyor üretime hazır hale getiriliyor. Bu şekilde de hiç bir karakterini de kaybetmemiş oluyor. Tadı da tastamam evlerimizde şıralı tatlılara döktüğümüz şerbete benziyor. Bisküvi çikolata ile birlikte tattığınız zaman tadı da aynı oluyor tat farkını da fark edemiyorsunuz.

Bisküvilerin sarımsı bir renk alması ama pişirme hariç ona o rengi verenin glikoz şurubu olduğunu bilmek böyle bir ipucu yakalamak da zor. Bisküvilerde renk farkı var ama bunu da glikozdan kaynaklandığını bile fark edemiyorsunuz.

Üreticiler şimdiye kadar işyerlerinde neden glikoz şurubu yerine normal şurubun kullanılmadığını açıklayabilmiş değiller.  Bazı üreticiler her iki glikoza karşı da özgür bir tavır sergileyip her ikisini de belli ölçüler de kullanmışlar. Çünkü tüketilen hazır gıdalarda ekonomik olması da tüketicinin ilk tercih sırasında.  Siz de hangi şurubu kullanıldığını bilemezsiniz. Ama onlarda ürettikleri mamul üzerinde hangi ürünü kullandıklarını etiketlerinde belirtmek zorunda. Nereden ne aldıklarını belge ve raporlarıyla tüketiciye sunmak zorunda.  Çünkü tüketici de ne yediğini bilmeli.

‘’Gülünü seven dikenine katlanır’’ nadiren bu şekil tatlı yiyeceklerin içinde bu tip yiyeceklerin karışması yenilebilir olduğuna kanaat getirilmesi. Son söz tüketicilerin tercihine kalmıştır.

Nurten Kılıç

 

Okunma : 5697
karaman


guney sigorta
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
Düğün kavgası mahalleyi ayağa kaldırdı
12 Ağustos 2020 Okunma: 16354 Asayiş
Müjdeli Corona haberi geldi
10 Ağustos 2020 Okunma: 9497 Sağlık
Polonyalı gençler Karaman’da faaliyete başladı
10 Ağustos 2020 Okunma: 9290 Eğitim
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın