Karamandan.com

Karamandan.com

17 Aralık 2018 Pazartesi
Bisküvi İşçisi
İşçiler sekiz saatlik işlerine gidiyorlar.
Kategori : Köşe Yazıları
09 Ekim 2018 12:34
 
Bisküvi İşçisi

İşçiler sekiz saatlik işlerine gidiyorlar. İşyerinde çalışma saatleri sekiz saat oldu. Otobüsler büyüklü küçüklü evlerden köylerden işçi topluyor.

Yollar buğday tarlaları gibi işçi dolu çift çift tek tek sıra halinde, şehrin yetiştirdiği ürettiği bisküvi işçileri kendi kendilerini küçük parsellere bölmüş öbekler halinde bekliyorlar. Şehrin en büyük sanayi kuruluşlarına fabrikalara çalışmaya gidiyorlar. Kadınlar kızlar arkadaşlarıyla birlikte hep birlikte servislere doluşuyorlar sonra erkekler de başka serviste toplanıyorlar hepsi birlikte bir ekip oluyorlar.

Otobüs köyden yeşil kırlardan çıkıyor mahallenin yollarından dar sokaklarından, uzaktan alçak yaklaşınca yükselen binaların yanından geçiyor. Ereğli yolu kavşağında uzun direğe bağlı göndere çekili Türk Bayrağını da geçtikten sonra işçiler kendi mekanları olan işyerlerine geliyorlar.

İşyerlerinin etrafı kalın duvarlarla çevrili, binanın girişinde de kapıda da güvenlik görevlileri var. Otobüs girişin yanında durağa yanaşınca işçiler bir bir önlüklerini çekiştire çekiştire iniyorlar. Dökülüyorlar. Hiç kimse iş önlüksüz işe alınmıyor girişte sıralanıp güvenlikçi bayan tarafından bayan işçiler kontrol ediliyor. İşçiler tek tek işyerine yollanıyor. Bayanlara ait dinlenmeleri, soyunup giyinmeleri için uzun ve geniş bir bölme var orada birikiyorlar.  Kıyafet dolaplarının olduğu bir bölüm tuvalet ve lavabo var. Karşılıklı bitişik nizam dolaplarda iş kıyafetleri var ayrıca dolapların duvarlarında kendilerine ait bazı özel resimleri var. İş için lazım olan minik aletler onlar alınıyor ve dolaplara özel eşyalar bırakılıyor.

Hepsi özenle giyinmişler ve yeni bir iş gününe hazırlanıyorlar. Esmer kumral sarışın kızlar, mahmur bakışlı iri gözlü kızlar, masum yüzlü baygın gözlü kızlar, karamsar ortama soğuk bakan kızlar, kalkık dudaklı alacaklı bakışlı kızlar, ama hiç kuşkusuz hepsinde de aynı dilek ve temenni var hayırlısıyla kazasız belasız sabahı edebilmek.

Ayakkabıları terlik o terlik içinde küçük muntazam ayaklar, o ayakları saran kilim desenli patikler oldum olası yorgun ayaklar bazen de gergin bazen de tez heyecanlı telaşlı ayaklar. O adımlar hızlandığında sıklaştığında o kızları birbirine yakınlaştıran önlerinde hazır duran fırınlara bisküvilerle birlikte kızların hikayelerini de sarıp sarmalayan paketleme makinalarına ulaştıran ayaklar.

Çalıştıkları işyerlerinde, işçiyi sıkıntıya sokacak bunaltacak şekilde yığıntılı bir işle de karşılaşmıyorlar iş ve işçi seviyesi de ayarlı makinalar otomatik, kızlar seyrek bir şekilde yayılmışlar bir araya gelemiyorlar. Konuşamıyorlar. Bu otomatik makinalar çok iş çıkartıyorlar ve kızlar arasındaki mesafeyi de onlar açıyorlar.

Gece haftasının son günü bir haftadır gece uykusuz, gözleri uykusuz evlerindeki yatakları boş kalmış işçileri, ertesi gün sabahı kahvaltılarını eder etmez uykuya dalıyorlar. Gündüz uykusu da onları seme tavuk gibi yapıyor sersemletiyor.  Sersemletiyor ama gerekli mecbur o işi gece yapan birileri de mutlaka olacak. O bisküvileri toplayacak o bisküviler tırlara dolacak ertesi gün bir başka kız gelip bayrağı teslim alacak o toplayacak ardı sıra gelen bisküvileri sizin yerinizi o dolduracak ve daha sonra başkaları herkes yerini bir başkasına bırakacak.

İşte o zaman ne gereği vardı ki uykusuz kalmanın da demeyeceksiniz çünkü bir gün sonra siz de aynı gece uyuyanlar gibi olacaksınız kendi yataklarınızday orgunluk ve sessizlik hoştur iş bitimi yaklaşırken o kirece bulanmış suratlar gülümseyerek biraz da pembeleşir.

Senin adını senin hikayen. Daha sen doğmadan burnunun ucun da tüten koku senin işinin adını senin alnına yazdırdı. Zaten sen doğmadan işin de hazırdı zaten senin hiç iş düşünmene gerek kalmadan. Kötü şans mı iyi şans mı bu?

Havada işsizlik kokusu var. Havada bisküvinin mis gibi kokusu var. Karaman nüfusunu ayağa kaldıran yedirip doyuran kasaba ve köylerden akın akın insanları sıcacık yataklarından kaldırıp getirten insanların burunlarına gelen koku ve burunlarının dibinde ki iş, zamanla kendilerine kişilik kazandıran işleri, isimlerinizin başına ileri de daha ileriki zamanlarda bir de unvan eklettirdikleri, fırın ustası, paketleme ustası, bölüm sorumlusu, bölüm şefi, vardiya  çavuşu, vardiya  amiri gibi zamanla bu unvanlar değişebilir.

İş ekmek kavgası olduğu sürece de değişkendir ama kişilikler sergilediğiniz kişilik sizinle adlandırılır. Herkes işyerinde bir sonraki gününü göremeyebilir, o talihli günleri çünkü kimi o görev ve sorumluluğu yarıda bırakıyor. Kimi görevi tam anlamıyla yerine getiriyor mükemmel bir duruş sergiliyor. İşyerinde o mutlu sona erişmek isteyenler, ulaşmak isteyenler. Umarım herkes ulaşır. Allah'tan dilerim herkese nasip eder o mutlu sona ulaşmayı. Ulaşmak istedikleri hedeflerine.

Haydi şimdi yemek zamanı gidelim kazandıklarımızı bir güzel yiyelim. 

Nurten Kılıç

Okunma : 13694
reklam ver
reklam ver
Gündem haberleri
Karamanlı kazazede o anları anlattı
13 Aralık 2018 Okunma: 11000 Asayiş
Cenaze İçin Karaman'a Geldiler
14 Aralık 2018 Okunma: 10131 Gündem
Dinçer'in Cenazesine Yoğun Katılım
14 Aralık 2018 Okunma: 10111 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın