Başarı mı? | Karamandan.com - Karaman Haber

Başarı mı? | Karamandan.com - Karaman Haber

08 Ağustos 2020 Cumartesi
Başarı mı?

Yerel bir TV kanalı.“…” lisesinin mezuniyet töreninden görüntüler var.

Program doğrultusunda konuşmacılar; sunucu, öğretmen, müdür ve devamında dereceye giren öğrenciler.

Dereceye giren öğrencilerden biri konuşmasını yapmak için sahneye davet ediliyor.

Öğrenci sahneye geliyor ama konuşma metninin babasında kaldığını hatırlıyor. Babaya sesleniliyor ve konuşma metni getiriliyor. Bir kağıt ve üç beş satırdan ibaret. İçinde herhangi bir sayısal veri, bir alıntı gibi olduğu şekliyle aktarılması gereken cümleler yok.

“Beni bugünlere getiren aileme, öğretmenlerime, okul müdürümüze teşekkürü bir borç biliyorum. Aynı sınıfı paylaştığım bütün arkadaşlarıma, özellikle Uzun Ahmet’e, Kıvırcık Ayşe’ye, Uzun Ali’ye hayatları boyunca başarılar dilerim. LYS’de umarım herkes dilediği bölüme gidebilecek puanlar alır.”

Salonda alkışlar…

Başarı ölçütümüz; dersler, sınavlar, alınan puanlar, bu puanların sayısal değerleri doğrultusunda değerlendirmelerden ibaret. 

Bu büyük(!) başarıyı yakalıyoruz ama kağıda bakmadan tek kelime dahi konuşamıyoruz. Üstelik bu büyük(!) başarıyı daha önceden yakalamış olan salondaki sunucu, öğretmen ve müdür de üç beş satırdan ibaret metinleri okumadan konuşamıyor.
Başarı kriterlerini tekrar gözden geçirmemiz faydalı olabilir mi, ne dersiniz?


Her karne döneminin ardından söylenen aynı sözler var. Karnedeki sayısal değerler yüzünden kalpleri kırılan öğrenci sayısının her geçen sene daha da azaldığını söylemek mümkün. Aileler bu konuda daha da bilinçlendiler şüphesiz. Öğrencilerin başarısızlıkları üzerinde konuşmak yerine daha başarılı olmak için neler yapabiliriz sorusuna cevaplar arıyorlar. Affınızla ben de tekrarlıyorum.

Okuduğum lisede İngilizce öğretmenim vardı, Opel marka arabasının anahtarlarıyla öğrencilerinin kafasını okşardı(!). Ya bu deveyi güdeceksiniz ya da bu diyardan gideceksiniz diye inanılmaz motive(!) edici bir tutum sergilerdi. 

Ben mi? 

Ne onun devesini güttüm, ne de onun diyarından gittim. Ona rağmen şu anda ailemi de mutlu ettiğimi düşündüğüm bir yerde olduğuma inanıyorum. 

Sözün özü, sayısal verilere gereğinden fazla değer vermeye gerek yok hele hele mevzu çocuklarımız ise.

Fatih Akbay

Düzenleme : 15 Haziran 2015 10:04 Okunma : 4188