Karamandan.com

Karamandan.com

20 Ağustos 2019 Salı
Anne
Analar… Toplumumuzun bel kemiği, nesillerimizin terbiyecisi, çocuklarımızın ilk öğretmeni, şefkatin mihengi, yuvanın sıcaklığı, beyinin destekçisi… “Analarımız aynalarımızdır.
Kategori : Köşe Yazıları
12 Mayıs 2019 02:22
 
Anne

Analar…

Toplumumuzun bel kemiği, nesillerimizin terbiyecisi, çocuklarımızın ilk öğretmeni, şefkatin mihengi, yuvanın sıcaklığı, beyinin destekçisi…

“Analarımız aynalarımızdır. Çocuklar ancak sığınacak bir evleri ve onları saracak bir ana kucağı varsa varlıklarını hisseder ve dünyadan bir şey isteyebilirler” dedi, Kemal SAYAR.

“Küçülen elbiselerimiz de olmasa” dedi çocuk ve şöyle devam etti sözüne: “Anneler büyüdüğümüze inanmayacak”.

Yaşın kaç olursa olsun annen hayatta ise hâlâ çocuksun…

Yaşın kaç olursa olsun annen öldüyse işte o zaman olgunsun…

Ergenliğin ya da olgunluğun maddi unsuru fiziksel gelişim iken, manevi unsuru ise annenin vefatıdır. Annesi hayatta olan yetmiş yaşındaki kişi hâlâ bir çocuktur. Annesi ölmüş yedi yaşındaki kişi ise ergen bile olamadan olgun olmuştur. 

“Analarımızın varlığı bize hep bir yaşama direnci verir; bir çocuklaşma temayülü, olmadık zamanlarda şımarabilme imtiyazı… Az şey değildir bu” dedi, Kemal SAYAR.

“Anne olunca anlarsın!” dedi anne, oğluna. “İyi ama fizyolojik olarak anne olmam mümkün değil!” dedi oğlan, annesine. “Susss! Anneye karşı gelinmez. Hem anneler her zaman haklıdır” dedi anne, tekrar oğluna.

Bu muhabbetten sonra hafıza kaybı, sorgulama yeteneğini yitirme, biraz da hüzün hâkim olur; çocukların yüreğine ve bedenine. Allah’tan uzun sürmez bu olumsuz süreç. 

Annemi hiç anlayamadım ve hâlâ anlayamıyorum. Günde kırk defa “çocuğun olsun, o zaman anlarsın” diyen annemi çocuğum olduğu halde hâlâ anlayamadım. Ama böyle sözler hiç söylemeyen babamı, oğlumu kucağıma aldığım an anladım. Belki de ben kısır düşünüyorum ya da acele ediyorum. Anneler daha ileriki zaman diliminde anlaşılabilinir. Nerden bileceğiz!

“Ah anneler! Yavrularından hiçbir zaman umudu kesmeyen, hep veren ama hiç karşılık beklemeyen kanatsız melekler!” dedi, Üstad Ömer SEVİNÇGÜL.

Şu zamanda çocuk olmak zor… Anne olmak da zor… 

Modern dünyanın sahte değerleri peşinde koşarken, geçmiş ile bağı koparıp çürük iplere tutunurken, kendimizi yükseltme kaygısı güdüp neslimizin geleceğini alçaltırken bu bozuk yolda ilk anne adayları cepheye sürülmüştür.  

“Modern dünyada anneliğin de tenzil-i rütbeye uğratıldığını görüyoruz. Annelik artık bıkkın, özgüveni düşük ev kadınlarının mesleğidir. Çocuk çok fazla zaman ve adanmışlık istiyor, ona verilecek zamanın maliyeti kariyer yürüyüşünde uzun bir duraklama olacaksa, kadın annelik konusunda mütereddit kalıyor. Kimse size iyi bir anne olduğunuz için aferin demez, ama iyi yazarlar, iyi doktor veya iyi öğretmenler aferin alır” dedi, Kemal SAYAR.

İnsanlık tarihi bir nevi sürgünler tarihidir. Cennetten dünyaya sürgün ile başlayan bu süreç dünyanın coğrafyaları arasında devam etmiştir. Bazı sürgünler bedenlere olurken bazı sürgünler de ruhlara olmaktadır. Kimi insanlar beden sürgünü yaşarken, kimi insanlar da gönül sürgünü yaşamaktadır. 

Sürgün bedenlere ve sürgün gönüllere kimi zaman cefa hâkim olur, kimi zaman sefa; kimi zaman ikaz hâkim olur, kimi zaman da ikram…

Cennetten dünyaya sürgün edilen insanlara, aslında kadınlara Allah’ın büyük bir ikramı olmuştur; son Nebi’nin (sav) beyanıyla…

Dedi ki; son Nebi: “Cennet anaların ayakları altındadır.”

“Cennet; yasağı ihlâl etmesi sonucu erkeğiyle birlikte sürgün edildiği dünyada, anne olmasıyla birlikte kadının ayağının altına serildiği yerdir” dedi, hadis-i şerif’in gönüllerde anlam bulması için şerh etmeye çalışan.

Anneler ne kadar çok ve sesli sevse de babalar içten sever. “Sessizlik sır saklamaz” dedi, Uriah HEEP.

Sevgimizden kaynaklı aşırı ilgiden dolayı çocuğumuzun kendini geliştirmesine, hayatta karşılaştığı sorunlarla savaşmasına, yeni şeyler keşfetmesine, daha farklı düşünebilmesine mani olmamalıyız.

Bir de şöyle düşünün! Düşersin diye annesi tarafından uçmasına izin verilmeyen kuş ne hisseder?

Annesi hayatta iken büyüyemeyen insanlar da var. 

Annesi ölünce dünyanın yükünü omuzlarına alıp anında büyüyen çocuklar da var.

Yazımızı Cenab ŞEHABETTİN’in bir sözüyle ve Üstad Sezai KARAKOÇ’un şiiriyle bitirelim.

“Her kavgada kocasına galebe edemeyen kadın hakkıyla kadın değildir” dedi, Cenab ŞEHABETTİN.

Şadan Sezgin

Anneler ve Çocuklar

Anne öldü mü çocuk,
Bahçenin en yalnız köşesinde.
Elinde siyah bir çubuk,
Ağzında küçük bir leke.

Çocuk öldü mü güneş,
Simsiyah görünüyor gözüne.
Elinde bir ip nereye,
Bilmez bağlayacağını anne.

Kaçar herkesten,
Durmaz bir yerde.
Anne ölünce çocuk,
Çocuk ölünce anne.

Sezai KARAKOÇ

Okunma : 1198
guney sigorta
maboto
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
Youtube video ücretsiz nasıl indirilir? instatakipci indirme
19 Ağustos 2019 Okunma: 39883 Eğitim
Karaman’da namaz sırasında cami tavanı çöktü
16 Ağustos 2019 Okunma: 13207 Gündem
Karaman'da işçi servisi devrildi: 16 yaralı
19 Ağustos 2019 Okunma: 10452 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın