Karamandan.com

Karamandan.com

30 Ekim 2020 Cuma
Amsterdam’ın Turistleri 4. Bölüm: Konfeksiyon Mahkûmları
Karamandancom'un gurbetçi yazarı Abdullah Konuksever'in gurbetçilerin yaşamına dair ele aldığı "Amsterdam Turistleri" romanının dördüncü bölümü.
Kategori : Köşe Yazıları
25 Eylül 2020 09:32
 
Amsterdam’ın Turistleri 4. Bölüm: Konfeksiyon Mahkûmları
karaman

Karamandancom'un gurbetçi yazarı Abdullah Konuksever'in gurbetçilerin yaşamına dair ele aldığı "Amsterdam Turistleri" romanının dördüncü bölümü. Romanın bölümleri sırasıyla yazarımızın Karamandancom üzerindeki sayfasında yayınlanacaktır.

Hem işyeri hem de ev olan yere geldiler. Erol Özkurt, gençlerin çalışacağı ve yatacağı yeri gösterdi. Ramazan Bulut ve Mehmet Kısa için Amsterdam’da yeni hayat başladı.

- Gençler, kalkın artık!

Erol yanında başka bir gençle yukarı gelip Ramazan ve Mehmet’i kaldırdı. Diğer genç, patronun yeğeni Metin idi. Metin hem sağır hem de tat idi ve oda turistik vizeyle gelmiş Erol’ un atölyede parça başı çalışıyordu.  Aşağıya indiler, Metin herkese birer kahve yaptı. Ramazan memleketten getirdiği pastayı ikram etti. Kısaca hoş beş sohbetten sonra, patron ciddileşip nutuk atarcasına konuşmaya başladı.

- Gençler, şimdi sadede gelelim. Burası kesimhane, burada kesilen elbiseler ev terzilerine dağıtılır. Onlar evde dikip getirirler. Yeğenim Metin, aşağıda bir nevi ev terziliği yapar. İlk önce yeni gelen işin bir kaç modelini çıkarır. Bu model ev terzilerine işle beraber verilir. Sizin yapacağınız, evlerden gelen işleri teker teker kontrol etmek. Daha sonra askıya asıp lazım olduğunda ilik açıp düğme dikmektir. Son iş ütüdür. Bu işlerin yanı sıra Metin’e de yardım edeceksiniz. Bilmediklerinizi Metin’ e sorun. Sabah 10’ da başlayıp gece 12’ de bırakıyoruz. Bazen iş bitmezse, bir kaç saat mesai yaparsınız. Pazar günü ikindi vakti işe başlanır.

Haftalığınız 150 Gülden, daha sonra işi ilerlettikçe zam yaparım. Burada kaldığınız için aylık 150 Gülden kira ödeyeceksiniz ama erzakınız benden. Bir de erzakla filan uğraşmayın.

Son günlerde konfeksiyonlara çok baskın var, çok turist yakalanıyor. Aman dışarı çıkıp dikkat çekmeyin, hem kendinizi hem de beni yakarsınız. Eğer atölyeye baskın olursa, şu karşıdaki dolabın sol tarafında küçük bir kapı var, oradan kaçarsınız. Dışarı çıktınız mı içeri giremezsiniz, sakın dışarı çıkmayın ha! Çıksanız bile göreceğiniz bir şey yok, atölye sanayi bölgesindedir.  Gençler, konfeksiyon işi sezonluktur. Bazen bir yıl boyu durmadan çalışırsınız, bazen de 6 ay hiç iş olmaz. Şimdi iş çok, çalışın kazının! Yoksa aç kalırsınız.  Ramazan sen ütüyü yap, Mehmet sen de Metin’e yardım et. Bir hafta sonra değişirsiniz.

Patron, talimatı verdikten sonra çıkıp gitti.

Kesimhane çok büyük bir salondu, ortada kocaman bir kesim masası vardı. Salonun sonunda küçük bir odada iki adet sanayi ütü ve çok sayıda askılık vardı. Salonun sol tarafındaki duvarda top top kumaşlar vardı. Kumaşların yanında koca bir dolap iplerle doluydu. İkinci bir dolapta ise çok sayıda makas vesaire bulunuyordu.  Salonun ön tarafında masa ve bir kaç sandalye vardı.  Ön taraftan hem yukarı hem de aşağı için dar bir merdiven vardı.   Aşağı, iki bölümden ibaretti.  Aşağıdaki salon Metinin çalışma yeriydi. Dikiş, lok, ilik açma ve düğme dikme makineleri vardı. İkinci bölüm ise kumaş deposuydu. 

Yukarı katta ise patronun yazıhanesi, Ramazan ve Mehmet kalacakları küçük bir oda, tuvalet, banyo ve çok küçük bir mutfak vardı.

Turistler, ilk hafta çok zorlandılar. Çoğu zaman pijama bile giymeden yatağa uzanıp dakikaya kalmadan uyudular.  İkinci hafta ikisi de işi öğrenmişlerdi ama yine de yeni hayata alışmanın zorluğunu çekiyorlardı. Akşamları ev terzileri işleri getiriyorlardı. İşi teslim edip, kendilerine ayrılan işi alıp aceleyle çıkıp gidiyorlardı. Gençlerle pek ilgilenen yoktu. Her gün akşama kadar çok sayıda insanla karşılamış, muhatap olmuş olan Ramazan atölyede çok sıkılıyordu. Ayrıca, Melahat ve çocukları burnunda tütüyorlardı. Hele kızı Şirin, gözünün önüne gelince bazen gözü yaşarıyordu. Daha ilk hafta geldiğine pişman olmuştu ama belli etmiyordu. Güdük ise anasını özlüyordu, zaten başka özleyecek kimsesi yoktu.

- Güdük, farkında mısın üç haftadır hiç dışarı çıkmadık!

- Abi, haklısın. Sahi biz Avrupa’ya mı geldik yoksa hapishaneye mi? Niye hiç dışarı çıkmıyoruz?  Hani gezip tozup eğlenecektik?

Abdullah Konuksever

Okunma : 978
REKLAM
Yavuzlar iplik
EKSPERTİZ
karaman


guney sigorta
Gündem haberleri
Merhum kefeninin arasında not bıraktı
28 Ekim 2020 Okunma: 41080 Yaşam
Karaman Selçuklu Hastanesinde hayrete düşüren ameliyat
27 Ekim 2020 Okunma: 8955 Sağlık
Hizmet, Karaman çiftçisinin ayağına getirildi
28 Ekim 2020 Okunma: 7023 Tarım
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın