Afrin, Muhalefet ve İhanet | Karamandan.com - | Karaman Haber

Afrin, Muhalefet ve İhanet | Karamandan.com - | Karaman Haber

14 Aralık 2018 Cuma
Afrin, Muhalefet ve İhanet

Sırf AK Parti Hükümeti ve Recep Tayyip Erdoğan tarafından Afrin operasyonu başlatıldığı için hık mık edenlere yarım ağızla destek verirmiş gibi görünüp , tarafını belli etmeyen ya da edemeyen siyasi düşünen bir güruh mevcut onlara âh olsun.

Mehmetçik ve ÖSO sınırötesinde yedi başlı yılanın kuyruğuna bastıkça "tısss" sesi ülkemizdeki birtakım ağızlardan çıkıyor. Ahh ki ne ah!  

Birde Erbakan hoca'yı zerre kadar anladıklarına inanmadığım sözüm ona kendilerine Milli Görüşçü diyen bir takım kimselerin yaptıklarıysa artık utanç verici mahiyette, neredeyse operasyonun başarısız olmasını ve biz demiştik demek için kollarını bağlayıp bekliyor gibiler. Size de yazıklar olsun .

Erdoğan'a karşı olduğunuz için Marksist, Leninist , Ateist bir örgüte bile bel baglayan sizlere veyl olsun öfkeniz gözünüzü kör etmiş.

Söz konusu olan vatanımız ve devletimizin bekâsıdır.

Bu şartlarda siyasi görüşü ne olursa olsun bize düşen koşulsuz şartsız siyaset üstü destek vermektir, mesele siyaset değil memleket meselesidir. Şartlar bu noktaya kadar gelmişken; "Savaşa Hayır!" nameleri düzmek tam anlamıyla nankörlük ve bin yıllık  Türk Tarihine, Bayrağa ve vatana ihanettir!

Sevdiğim bir hikâye vardır: Erenlerden biri, müridiyle giderken bir köyün yanından geçmişler. 

Şeyh demiş ki: “Evladım. Ben şu incir ağacının altında biraz nefesleneyim, sen de al şu testiyi, git köyün çeşmesinden dolduruver bir zahmet."

Mürid gitmiş çeşmeye. Bir de ne görsün çeşmenin yanında dünya güzeli bir kız testisini dolduruyor. Takılmış peşine. Yolda aşkını ilan edivermiş. Kız da ondan hoşlanmış ve “Babamdan iste beni" demiş. Delikanlı da gidip babasından Allahın emriyle, Peygamberin kavliyle kızı istemiş. Adamın gözü delikanlıyı tutmuş, “verdim gitti" demiş. 

Derken çocukları olmuş, aradan yıllar geçmiş, çocuklar büyümüş, hatta en son gelip babalarına demişler ki: "Baba bize destur ver de gidip rızkımızı arayalım."

Çocuklar gitmişler, derken bizimki iyice yaşlanmış. Bu sırada kayınpederi vefat etmiş, çok geçmeden hanımını da kaybetmiş ve öylece yalnız, tek başına kalmış. 

Birdenbire incir ağacının altında unuttuğu Mübareği hatırlayıp “Eyvah!" demiş, “Ben ne yaptım?" Hemen koşup bir testi almış ve çeşmeye gidip testiyi doldurduktan sonra koşa koşa incir ağacının yanına gitmiş.

Bir bakmış ki Mübarek hâlâ ağacın altında ayaklarını uzatmış oturmakta. Mübarek  tebessüm ederek şöyle demiş bizim delikanlıya: Evladım, nerede kaldın? Az kalsın ben de gidecektim!

Kıssadan Hisse: 

Hepimizin unuttuğu birşeyler vardır bunca vaveyla içinde.  Unuttuğumuz aslında kendimizdir, kendimizi özümüzü, unuturuz bu acımasız hayatın vaveylası içinde. 

Dış dünyadaki gaileleri bahane ederek aslında hep kendimizden kaçarız ve ceza olarak da sonunda kendimizi kaybederiz. Bütün mücadelemiz kendimizi aramaktır, kendimizi aramakladır. Kendini bulamayanlar, kendini bilemeyenler, kendine kavuşamayanlar ne yazık ki böyle Türkün ekmeğini yer, gâvurun ağzıyla konuşur.

Düzenleme : 24 Ocak 2018 01:26 Okunma : 3064