1818’de Karaman Tartanzade Ailesi Miras Davası | Karamandan.com - | Karaman Haber

1818’de Karaman Tartanzade Ailesi Miras Davası | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Ocak 2019 Çarşamba
1818’de Karaman Tartanzade Ailesi Miras Davası

16 Eylül 1818 tarihinde Karaman Şer’i Şerif Meclisinde ilginç bir dava görülüyor.

Tartanzade Mustafa oğlu Seyit Hacı Süleyman’ın mirasından 15 bin kuruşluk bir davasıdır bu!

1818 yılında hayatta olan Tartanzade ailesinin bütün fertlerine bu belgede ulaşılabiliyor.

11 sene sustuğu bir konuyu gündeme getiren kişinin iddiasının dikkate alınmayacağı fetvası.

1818 yılındaki Karaman müftüsü, Nakibü’l-eşrafı ve Tartanzade ailesinin reisi.

Aşağıda belgenin bugünün diline çevrilmiş halini ve Osmanlıca aslını okuyabilirsiniz.

“Larende şehrinde (Karaman) Topucak mahallesinde oturan ve bu tarihten 19 yıl önce vefat eden Tartan Zade Mustafa oğlu Seyit Hacı Süleyman adlı kişinin mirası karısı Mehmet Ağa kızı Şerife isimli kadın ile öz büyük oğulları: Seyit Hacı Ali Molla, Seyit Hacı Mustafa Ağa, Seyit Hacı Halil Ağa ve Seyit Mahmut Ağa adılı kişilerle, öz küçük oğulları: Seyit Hacı Ömer Ağa ile Seyit Hasan Efendi adlı çocuklara ve öz büyük kızı Emine ve öz küçük kızı Emetullah adlı kızlarına kaldığı anlaşılmıştır.

Bu varislerden Seyit Mahmut Ağa adlı kişi nurlu şer’i şerif mahkemesi oturumuna gelerek elindeki dilekçeyi getiren, baba bir erkek kardeşlerinden ve adı geçen varislerden ölmüş Hacı Mustafa Ağa adlı kimsenin karısı Ayşe Hanım ile öz büyük oğlu Hacı Baba Süleyman adlı kimseye, öz küçük oğlu Ahmet adlı kişinin şer’i bir kanıtla vasisi olan annesi Ayşe Hanım ile öz büyük kızı Şerife Hanım huzurlarında şöyle dava edip ifade vermiştir: 

Merhum adı geçen Babam Süleyman Ağadan bana şer’an miras olarak intikal eden ve düşen, Kassam defterine göre tamamen hakkımı ve hisselerimi almış olsam da kardeşim merhum Hacı Mustafa Ağa merhum babamın miras bıraktığı her şeye el koymuş olduğundan zimmetinde Şeriat ceridesinde kayıtlı bulunan defter de şahittir ki Kassam defterinden dışarıda tutulan 15000 kuruşluk eşyadan bana düşen payımı vermemiştir, alı verilmesini istiyorum.

Deyince soruşturma ve ifadelerin alınmasından ve bu hususu davalıların inkârından sonra cevaplarında şöyle dediler;

Vasi ve asil olarak adı geçen Seyit Mahmut Ağa ile miras bırakan merhum Hacı Mustafa Ağa 11 sene Karamanda ikamet ederken bu husus hakkında özrü bile olmadan susup dava etmemişken şimdi bizlere açtığı dava dikkate alınmaz, diyen, adı geçen davalı varisler bir kıta fetva ortaya koyarlar:

Yasa ve durum ortadayken, hiçbir özrü de yokken her türlü iddiaya ve husumete gücü yettiği halde 11 sene susup şimdi: Zeyd, Amr’ın mirasçılarından birisiyle olan mirasla alakalı iddiasını terk edip uzun yıllar sonra bu husustaki davası dikkate alınır mı?

El-cavap: kabul olmaz diye yazan, ellerindeki fetvayı gösterdiklerinde fetva gereği davacı Seyit Mahmut Ağanın bu davasına iltifat olunmayıp dikkate alınmayarak bundan sonra miras taksimine karşı çıkmaktan men edildiği şer’an durum tasdik edildikten sonra karar verildi ve istek üzerine yazılarak mirasçılara verildi.

15 Zilkade 1233 / 16 Eylül 1818 

Mahkeme heyeti ve şahitler:

Fetva yetkilisi: Hoca Zade Seyit Abdurrahman Efendi oğlu Seyit Hacı Mehmet Efendi
Bursa müderrislerinden Müftü Zade Hacı Mehmet İlmi Efendi
Halen Larende Nakibü’l-eşrafı Seyit Hacı İsa Efendi
Tartanzade Seyit Hacı Halil Ağa”

(Kaynak: Karaman Şer’iyye Sicilleri -  6106-008/Ankara Milli Kütüphane)

Mükremin Kızılca
Tarihçi Yazar

Not: (Osmanlı Devletinde kuruluştan itibarek kullanılan Akça (Akçe), zaman zaman mangır, Şâhî ve Sultânî gibi paralar kullanımda olsa da, 1691 yılından itibaren Osmanlı'nın sonuna kadar kuruş kullanılmıştır. Makalede geçen dönemlerde bir evin fiyatı 50 kuruş civarındaydı)
 

Düzenleme : 06 Ocak 2019 21:26 Okunma : 5250
Foto galeri