Karamandan.com

Karamandan.com

22 Eylül 2019 Pazar
Tahsin Ünal Kimdir?
Karamanlı olması hasebiyle, Karaman'ın hem mahallî tarihine, kültürel ve tarihi değerlerine hem de Karamanoğulları tarihine ilgi duymuş ve "Karamanoğulları Tarihi" isimli eseri kaleme almıştır.
Kategori : Kim Kimdir
13 Mart 2019 09:03
 
Tahsin Ünal Kimdir?

Karamanlı olması hasebiyle, Karaman'ın hem mahallî tarihine, kültürel ve tarihi değerlerine hem de Karamanoğulları tarihine ilgi duymuş ve "Karamanoğulları Tarihi" isimli eseri kaleme almıştır.

Karamanlı Yazar 1920 yılında Akçaşehir Köyü'nde doğru.

Liseyi Konya'da bitirdikten sonra, yüksek öğrenimini Silahlı Kuvvetler adına yaparak askeri öğretmen oldu. Kuleli Askeri Lisesi'nde tarih, Harp Okulu'nda on iki yıl siyasi tarih öğretmenliği yaptı. Tahsin Ünal hac vazifesini yaparken vefat etti ve Mekke'de toprağa verildi.

Dr. Tahsin Ünal, Karamanlı olması hasebiyle, Karaman'ın hem mahallî tarihine, kültürel ve tarihi değerlerine hem de Karamanoğulları tarihine ilgi duymuştur. Karaman'ın sosyal, siyasi, kültürel durumunu ortaya koyan ve Karaman ve çevresinde yetişen büyük insanların özgeçmişlerini içeren eser ve makaleler yayınlamıştır.

Bu anlamda üzerinde durulması gereken en önemli eseri şüphesizdir ki "Karamanoğulları Tarihi" isimli eseridir. Bu konuda yapılmış en derli toplu ve ilmî çalışma diyebileceğimiz eserinde Tahsin Ünal, Karamanoğulları'nın menşeinden başlayarak sonuna kadar siyasini tarihini; Karamanoğulları dönemindeki Türk kültür ve medeniyetini birinci elden kaynaklara istinaden ortaya koymuştur.

Doğumu ve Ailesi

Tahsin Ünal, 25 Nisan 1920'de Karaman'ın Akçaşehir beldesinde dün-yaya geldi. Karaman ili merkez ilçeye bağlı olan Akçaşehir kasabası, adını buraya yerleşen Avşar Türklerinden almıştır. Kasabanın adı "Av-şar şehri" anlamına gelen "Avceşar" iken zamanla "Ağdışar, Akçeşar ve nihayet Akçaşehir" olmuştur.

Dr. Tahsin Ünal'ın babası Yahya, Annesi Hanım (Hanımaba) Ünal'dır. Behçet ve Hacı Kâmil isminde iki kardeşi vardır. Ünal ailesi Karaman'ın köklü ailelerinden biri olup, Akçaşehir'de çiftçilik ile iştigal eden bir ailedir.

Öğrenimi

İlk ve ortaokulu Karaman'da okuyan T. Ünal, 1936'da ortaokul eğitimini tamamlayarak lise öğrenimi için Konya'ya gitti. Konya Lisesi Edebi-yat Kolundan 1939'da mezun oldu. Lise eğitiminin ardından Konya Cihanbeyli Merkez İlkokulunda bir süre "vekil öğretmen" olarak çalışan Ünal (1940), ileride âdeta bir aşkla bağlı olarak yürüteceği öğretmenlik mesleğine ilk adımı atmış ve "eğitimci" kişiliğinin ilk deneyimlerini de burada kazanmıştır. Nüfus cüzdanındaki bilgilere göre Tahsin Ünal, ilk "askerlik yoklamasını" da buradayken yaptırmıştır.

Tahsin Ünal, 03 Eylül 1940'ta o zamanlar Beyazıt'ta bulunan İstanbul Askerî Tıbbiye (sonradan İstanbul Fakülte ve Yüksekokullar Askerî Öğrenci Komutanlığı) bünyesinde askerî öğrenci olarak İstanbul Üni-versitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde tarih eğitimine başladı. Aralık 1943'e kadar burada süren tarih eğitimi, fakültedeki bütün as-kerî öğrencilerin "nakli" sebebiyle bundan sonra Ankara'da devam edecektir. Bu nakillerin sebebi İkinci Dünya Harbi'dir. Bilindiği gibi o dönemde Askerî Tıbbiye Ankara'ya, Kuleli Askerî Lisesi Konya'ya, Maltepe Askerî Lisesi Akşehir (Konya)'e geçici bir süre için nakledilmişlerdir.

Tahsin Ünal, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde esas zümre olarak tarih, yardımcı zümre olarak da felsefe okumuştur. 1944 yılının Mayıs ayında çok sevdiği tarih eğitimini pekiyi derece ile başarılı bir şekilde tamamladı. 05. 06. 1944 tarih ve 466 numaralı lisans diplomasında Rektör Prof. Dr. Şevket Aziz Kansu, Dekan olarak Prof. Dr. Enver Ziya Karal'ın imzası bulunmaktadır.

Yükseköğrenimini başarılı bir şekilde bitiren Tahsin Ünal, 1944 yılında Yedek Subay Okulu Komutanlığı Piyade sınıfında 21. Devre olarak kıta kursunu tamamlamıştır.

Evliliği

Tahsin Ünal Karaman'ın tanınmış müderrislerinden merhum Mah¬mut Fevzi Erdoğdu Hoca'nın kızı Fatma Kevser Erdoğdu ile yaklaşık üç seneye yakın bir zaman süren nişanlılık döneminden sonra 4 Ocak 1945'te evlendi. Bahadır isminde bir erkek ve Mukadder, Mükerrer ile Fevziye isminde üç kızları oldu.

Tahsin Ünal Hoca, nişanlılık döneminde yazdığı mektuplara yansıyan duygu ve düşüncelerinden de anlaşılacağı gibi, eşi merhum Kevser Ünal Hanım'a derin bir muhabbet ve saygı ile bağlı idi. "Her başarılı erkeğin arkasında fedakâr bir kadın vardır" düsturu gereği eşinin desteğini, fedakârlıklarını hep gurur ve övgüyle dile getirmiştir. Şehitler ve Gaziler isimli eserinin ikinci baskısını çok sevdiği eşine ithaf etmiştir.

Görevleri

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesindeki yükseköğ-renimini pekiyi derece ile bitiren Tahsin Hoca, askerî öğretmen olarak Silahlı Kuvvetler saflarında göreve başladı. İlk görev yeri, o zamanlar geçici bir süre için (1941-1947) İstanbul'dan Akşehir (Konya)'e taşınmış olan Maltepe Askerî Lisesi idi. Okulun taşınması İkinci Dünya Harbi içinde İstanbul'un bombalanması ihtimaline karşı alınmış bir tedbir idi. Nişanlılığının son dönemi burada geçmiş ve evliliği burada gerçekleşmiştir.

1947'de savaş sonrasında askerî liseler tekrar İstanbul'a taşınınca Tahsin Ünal ve ailesi de tekrar İstanbul'a geldi. Kuleli Askerî Lisesi'nde tarih öğretmenliğine atanan Tahsin Ünal, Ankara Kara Harp Okulu'na tayini çıkıncaya kadar (1952) burada görev yaptı.

Dr. Tahsin Ünal, 1952'den itibaren Ankara Kara Harp Okulundadır. Burada hem Cumhuriyet tarihi, hem de Siyasi tarih derslerine girmiş, kamuoyumuz tarafından yakından bilinen "Türk Siyasi Tarihi" kitabı uzun seneler Harp Okulunda ders kitabı olarak okutulmuştur.

Altmışlı yılların başlarında bir süre Erzincan Askerî Lisesi'nde görev yapan Tahsin Ünal, tekrar Kara Harp Okuluna döndü. Buradan son olarak atandığı 4. Kolordu Komutanlığı Karargâh ve Eğitim Şubesi'nde Kütüphane Müdürlüğü görevinde iken 2 Eylül 1974'te öğretmen albay rütbesinde emekli oldu.

Mezun olduğu fakültede yüksek lisans ve doktora eğitimini bitirerek tarih doktoru olan Tahsin Ünal, Silahlı Kuvvetlerden ayrıldıktan sonra bazı yüksekokullarda Atatürkçülük ve Cumhuriyet tarihi ile siyasi ta-rih derslerine girdi. (Mesela Ticaret ve Turizm Yüksekokulu gibi). Doktora tezini Erzincan Askerî Lisesi'nde görevli iken bitirmiştir. Tezi, "IV. Murat ve Bağdat Seferi" konusunda idi. Tezi, Hocası Prof. Dr. Bekir Sıtkı Baykal ile birlikte hazırlamıştır.

Siyasi Hayatı

Dr. Tahsin Ünal, 1974 yılında Millîyetçi Hareket Partisi'nde siyasete atıldı. MHP'de 1975-1980 yılları arasında Genel İdare Kurulu Üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. 12 Eylül 1980'deki darbe üzerine açılan MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda yargılanan Dr. Tahsin Ünal, 14 Nisan 1987 günü verilen kararla bu davadan beraat etti. Referandumla siyasi yasakların kaldırılması üzerine 20 Eylül 1987'de Millîyetçi Çalışma Partisi saflarında yeniden siyasete dönen Tahsin Ünal, MÇP'de de Genel İdare Kurulu Üyeliği ve Ekim 1987'de seçildiği Genel Başkan Yardımcılığı görevlerini yapmıştır.

12 Eylül'de Alpaslan Türkeş ile tutuklananlar arasında bulunan Dr. Tahsin Ünal, önce Dil Okulunda tutuldu. Daha sonra milletvekili olma¬yan yöneticilerle birlikte Mamak Askerî Cezaevi'ne gönderildi. Burada bir süre kalan Dr. Tahsin Ünal'a, Harp Okulunda öğretmenliğini yaptığı subaylar tarafından "Kafes'te" akıl almaz işkenceler ve hakaretler edildi. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nın görüldüğü mahkemede, sorgusu sırasında mahkeme heyetine hitaben; "Bugün burada faşist devlet kurmaktan yargılanıyorum ve utanıyorum. Çünkü ben şerefli bir Türk subayıyım. Harp Okulu'nda yıllarca öğretmenlik yaptım. Siz¬ler de dâhil binlerce subay yetiştirdim. Evlatlarım ben hanginize faşist¬liği övdüm veya öğrettim." şeklinde çok duygulu bir konuşma yapmış ve gözyaşlarını tutamamıştır.

Vefatı

1988 yılında eşiyle birlikte Hacca giden Dr. Tahsin Ünal, 17 Temmuz günü hac görevini ifa ederken, Mekke/Cervel'de ikamet ettiği evde bir kalp krizi geçirdi. Hastaneye götürülürken yolda vefat etti. Naşı kutsal topraklarda defnedildi. Merhum Tahsin Ünal'ın ölümü resmen Ankara Valiliği İl Müftülüğü'nün 28 Temmuz 1988 tarih, 06/10 5603 sayılı Yazısı ile Ankara Müftüsü Hasan Şakir Sancaktar tarafından ailesine resmen bildirilmiştir.

Tahsin Ünal ve eşi Kevser Ünal'ı hac yolculuğuna uğurlayan çocuk¬ları ve yakınları esasında bazı rahatsızlıklarından dolayı Kevser Hanım'dan endişe etmekte idiler. Oğulları Bahadır Ünal, otobüste veda¬laşırken, babasına "Anneme iyi bak baba." dedi. Tahsin Hoca oğluna, "Oğlum annene bir şey olmaz, fakat ben orada kalırım." dedi.

Öyle anlaşılıyor ki, sapa sağlam bir şekilde hac yolculuğuna çıkan merhum Tahsin Ünal Hoca'ya orada vefat edeceği malum olmuş, sanki o mübarek ölüm içine doğmuştu. Tahsin Hoca, bu kutlu yolculuğu, kutlu bir ölümle sonuçlandırmıştı.

 

Okunma : 2824
seç
EKSPERTİZ
maboto
guney sigorta
Gündem haberleri
Karaman'da sokak ortasında adam vurdular
20 Eylül 2019 Okunma: 21862 Asayiş
Gece Ağıla Giren Kurtlar Koyunları Telef Etti
18 Eylül 2019 Okunma: 12913 Gündem
Feci kaza ağır yaralılar var
20 Eylül 2019 Okunma: 11687 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın