Karamandan.com

Karamandan.com

21 Eylül 2020 Pazartesi
Piri Reis kimdir?
Karaman'da mahalle, okul, kültür merkezi, inşaat projeleri, parklar ve yurtlara adı verilen büyük Türk denizcisi Piri Reis Karamanlı bir ailenin çocuğudur.
Kategori : Kim Kimdir
23 Aralık 2019 08:29
 
Piri Reis kimdir?
karaman

Karaman'da mahalle, okul, kültür merkezi, inşaat projeleri, parklar ve yurtlara adı verilen büyük Türk denizcisi Piri Reis Karamanlı bir ailenin çocuğudur.

Karamanlı bir ailenin çocuğu olan Pîri Reis'in ailesi Fatih Sultan Mehmed devrinde padişahın emri ile Karaman'dan İstanbul'a göç ettirilen ailelerdendir. Aile bir süre İstanbul'da yaşamış, sonra Gelibolu'ya göç etmiştir. Türk denizcilik tarihinin önemli isimlerinden olan Piri Reis'in Asıl adı Muhiddin Piri'dir.1465 yılında Gelibolu'da doğmuştur. Pîrî Reis'in babası Karamanlı Hacı Mehmet, amcası ise ünlü denizci Kemal Reis'tir.

Pîrî Reis, denizciliğe amcası Kemal Reis'in yanında başladı. 1486 sene-sinde, Gırnata'da katliama uğrayan Müslümanlar Osmanlı Devleti'nden yardım isteyince o yıllarda deniz aşırı sefere çıkacak donanması bulunmayan Osmanlı Devleti, Kemal Reis'i Osmanlı Bayrağı altında İspanya'ya gönderdi. Pîrî Reis amcasıyla beraber bu sefere katıldı ve müslümanları İspanya'dan Kuzey Afrika'ya taşıdı.

Venedik üzerine sefer hazırlığına girişen II. Beyazid'in çağırması üzerine 1494 senesinde amcası ile birlikte İstanbul'da padişahın huzuruna çıktı ve birlikte donanmanın resmi hizmetine girdiler. Osmanlı Donanması'nın, Venedik Donanması'na karşı sağlamaya çalıştığı deniz kontrolü mücadelesinde Osmanlı donanmasında gemi komutanı olarak yer aldı ve böylece ilk kez savaş kaptanı oldu.

Pîrî Reis'in yaptığı başarılı komutanlık neticesinde Venedikliler barış çağrısında bulundu ve iki devlet arasında bir barış anlaşması yapıldı. Pîrî Reis, birçok deniz muharebesine katıldı. Akdeniz'de yapmış oldu-ğu seferleri, gördüğü yer ve yaşadığı olayları dünyaca ünlü "Kitab-ı Bahriye" isimli kitabında ayrıntılı bir şekilde anlattı. Ayrıca bu kitap, dünya denizciliğinin de ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyan ki-taptır.

1511 senesinde amcasının ölümünden sonra Gelibolu'ya yerleşti. Barbaros Kardeşler'in idaresi altındaki donanma ile Akdeniz'de bazı se-ferlere çıkmışsa da, daha çok Gelibolu'da kalıp haritaları ve kitabı üze-rinde çalıştı.

Bu haritalardan ve kendi gözlemlerinden yararlanarak 1513 tarihli ilk dünya haritasını çizdi.

Atlas Okyanusu, İber Yarımadası, Afrika'nın batısı ile Amerika'nın doğu kıyılarını kapsayan üçte birlik parça, bu haritanın günümüzde elde bulunan bölümüdür. Bu haritayı dünya ölçeğinde önemli kılan özelliği ise, günümüze ulaşmamış olan, Kristof Kolomb'un Amerika haritasındaki bilgileri içeriyor olmasıdır.

Pîrî Reis, 1517 senesinde İstanbul'a geldi. Tekrar Osmanlı Donanması'nın hizmetine girdi ve Derya Beyi (Deniz Albayı) rütbesini aldı. Derya Beyi sıfatıyla "Mısır Seferine" gemi komutanı olarak katıldı. Buradan donanmanın bir bölümüyle Kahire'ye geçti ve burada Nil Irmağı'nı çizme fırsatı buldu.

Pîrî Reis, İskenderiye'nin ele geçirilmesinde büyük bir başarı gösterdi. Bunun üzerine padişahın övgüsünü kazandı ve sefer sırasında harita-sını padişaha sundu.

Pîrî Reis bu önemli seferden sonra, tuttuğu notlardan Bahriye için bir kitap yazmak amacıyla Gelibolu'ya geri döndü. Derlediği denizcilik notlarını bir Denizcilik Kitabı (Seyir Kılavuzu) olan Kitab-ı Bahriye'de bir araya getirdi ve önceden taslak olan kitabını geliştirmeye başladı.

Kanuni Sultan Süleyman döneminde tekrar Osmanlı Donanması'na katıldı. 1524 senesinde Mısır seyrinde kılavuzluğunu yaptığı sadrazam Pargalı Damat İbrahim Paşa'nın takdiri ve desteğini kazanınca, 1525'te gözden geçirdiği Kitab-ı Bahriye'sini İbrahim Paşa aracılığıyla Kanuni'ye sundu.

Pîrî Reis, sonraki yıllarda, güney sularında Osmanlı Devleti için çalıştı. Barbaros'un 1546'da ölümünün ardından Mısır Kaptanlığı (Hint De-nizleri Kaptanlığı da denilirdi) yaptı.

Osmanlı, Kanuni Sultan Süleyman devrinde sürekli Portekiz ile savaş halindeydi. 80 yaşında Aden'deki Arap isyanını bastırdı ve bu başa-rısından sonra yeni bir vazife aldı. Bu vazife, Süveyş'ten donanma ile Basra'ya gidip, buradaki 15.000 askeri ve diğer gemileri de yanına alarak, Hürmüz adasını ele geçirmesiydi. Bu görevi sırasında, adaya giderken mümkün olduğunca Portekizlilere bulaşmaması da ayrıca is-tenmişti.

Hint Okyanusu'na yaklaşık otuz gemi ile açılan Pîrî Reis, kendisinden sayıca fazla Portekiz gemisini burada yenmeyi başardı. Savaştan kur-tulup kaçan bazı Portekizliler Hürmüz adasındaki kaleye sığındı. Kale-nin etrafı sarıldıysa da, buradaki Portekiz birliği hazırlıklı olduğu için işgal edilemedi ve kuşatma kaldırıldı. Bazı kaynaklara göre, bölge halkı Portekizlilere yardım edince sinirlenen Pîrî Reis, bölgeyi yağmaladı. Bu yağmalama onun idam sürecini başlatan olaydır.

Basra valisi Ramazanoğlu Kubad Paşa'dan yardım istediyse de vali onu bu yağmadan dolayı tutuklamak ve mallarına el koymak istedi. Portekiz donanmasının geniş bir kuvvetle Basra körfezini kapatmak üzere yola çıktığını haber aldılar. Pîrî Reis'in donanması ise bakım ve onarım yaptırıyordu. Portekizlilerin ablukasına maruz kalmamak için askerlerini bırakarak 3 gemi ganimet ile Süveyş'teki donanma merkez tersanesine geri döndüğü söylenir.

Basra valisinin şikayeti Mısır valisine ulaştı ve Pîrî Reis tutuklandı. Mısır valisinden divana iletilen konuda Pîrî Reis kuşatmayı kaldırmak ve donanmayı bırakmak suçlarından yargılandı. Kanuni Sultan Süleyman'ın fermanı üzerine 1554 senesinde Kahire'de boynu vurularak idam edildi. Pîrî Reis'in eserleri çeşitli dillere çevrilerek basılmış ve onun şöhreti bilhassa 20. asırda dünyâya yayılmıştır.

Türk denizcileri arasında başarılı bir kaptan-ı deryâ olan Pîrî Reis, aynı zamanda bir ilim adamı olarak bıraktığı eserlerle târihin sayfalarında unutulmazlar arasına girmiştir.

Pirî Reis Haritası

İstanbul'da misafir bulunan Alman müsteşriklerinden Prof. Kahle ile birlikte tetkik etti ve Prof. Kahle bu tetkiklerin neticesini 1931 senesi Eylülünde Layden'de in'ikat eden XVIII inci Müsteşrikler Kongresine bildirdi. Muhterem Türk ve Alman âlimlerinin bu keşfi ilim âleminin nazarı dikkatini celbetti ve Prof. Kahle'nin maruzası İtalyan ve İspanyol dillerine tercüme olunup, tabı ve neşredildi; Viyana Üniversitesi Coğrafya Profesörü Oberhummer tarafından da 1931 senesi kânunuev-velinde, Viyana Akademisine bu keşfe dair izahat verildi.

Bazı Türk ve ecnebi gazeteler de Kristof Kolomb'un haritası unvanile mevzubahsimiz olan haritadan, noksan ve hatalı bir surette bahse gi-rişmiş olduklarından, Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti, bu hataların tashihi maksadıyla Londra'da çıkan "The Illustrated London News" adlı re-simli mecmuaya bir makale ile haritadan ve Piri Reisin "Bahriye" adlı kitabındaki resimlerden fotoğraflar çıkartıp gönderdi; bu makale ve resimler ingilizce mecmuanın 23 temmuz 1932 tarihli nüshasında intişar etti.

Profesör Kahle "Forschungen und Fortschritte" (" Forşungen unt Fortş-ritte" = Tetkik ve terakkiler) mecmuasının Temmuz 1932 tarihli nüshasında bu mevzua dair bir makale neşretti. Profesör A. Deissmann dahi 1933 senesi, Berlinde tab'olunmuş "Forschungen und Funde im Serai" ( "Forşungen unt Funde im Seray = Saraydaki tetkik ve keşifler) adlı bir tetkiknamesinde, Piri Reis haritasından bahsetti.

Nihayet Profesör Kahle, " Die verschollene Columbus - Karte von 1498 in einer türkischen Weltkarte von 1513" ("Di ferşollene Kolumbus Karte fon 1498 in ayner türkişen Veltkarte fon 1513 " = 1513 tarihli Türkçe bir dünya haritasında kaybolmuş 1498 tarihli Kolombos haritası) adlı bir risale yazıp 1933 senesinde neşretti. Bu risale Piri Reis haritasına dair hayli malûmatı ve haritanın iki fotoğrafisini ihtiva etmektedir [2].
Yukarda yazılan kısa bibliografya gösteriyor ki Piri Reis haritası, coğ-rafya âlimlerini alâkadar etmiş ve az zamanda bunun üzerine epey ça-lışılmıştır.

Millî tarih meselelerine derin vukufla verdikleri büyük ehemmiyet malûm olan Türkiye Cumhuriyeti Reisi Kamâl Atatürk, Piri Reis ha-ritasını, Ankara'ya getirterek bizzat tetkik buyurdukları gibi, Devlet Matbaasında faksimile usulile teksirini de emreylediler. Cumhuriyet Hükümetinin itina ve himmeti sayesinde en mükemmel matbaalar seviyesine ermiş olan Devlet Matbaası, bu haritayı aslından farksız dene-bilecek bir surette tab'a muvaffak oldu.

Bu haritayı vücuda getiren Piri Reis, XV inci asrın son rub'unda Türk-lerin Akdeniz Amirallerinden bulunan meşhur Kemal Reisin kardeşi oğludur. Tarih, Piri Beyin en son resmî vazifesi olarak, Kızıl Deniz ve Umman Denizi donanmalarının Amirallığını tesbit eder.

Piri Reis donanma kumandanlığı vazifesini ifa ettiği gibi, o zamanın denizcilik ilimlerile de meşgul olmuştur. Reisin denizcilik nazariya-tındaki kudret ve meharetini, mevzubahsimiz harita ile "Bahriye" adlı kitabı açık göstermektedir. "Bahriye" Akdenizle o zamanlar Akdeniz kıyılarında bulunan şehir ve memleketleri tarif ve tersim ettiği gibi, denizciliğe, gemiciliğe dair de mühim malûmat verir [3]. Piri Reis, haritasını 1513 senesi Gelibolu şehrinde inşa ve tersim etmiş¬tir ; ve bu tarihten dört sene sonra, yani 1517 de, Mısır Fatihi Sultan Selim I e, Mısırda bulunduğu sıralarda bizzat takdim eylemiştir.

Harita, parşömen üzerine, renkli olarak, itina ile yapılmıştır.

Piri Reis haritasının elde mevcut kısmı, büyük kıt'ada bir dünya haritasının bir parçasıdır. Haritaya dikkatle bakanlar, şark tarafı kenarların-daki haşiyelerin yarı yarıya kesilmiş olduğunu göreceklerdir. Bundan da istihraç olunabilir ki tekmil harita dünyanın o zamanlar malûm olan kısımlarını, yani Avrupa, Asya ve Afrika ile Amerika'nın keşfedilmiş parçalarını göstermekte idi.

Müellif, haritasının bir haşiyesinde, haritayı telif ederken görmüş ve tetkik etmiş olduğu haritaları tafsil ile beyan eder; Antil kıyılarını tarif eden haşiyede işbu sahiller ve adalar için Kristof Kolomb'un haritasından istifade ettiğini söyler; amcası veya dayısı Kemal Reis'in yanında esir olarak bulunan ve Kristof Kolomp ile üç defa Amerika'ya gittiğini ifade eden bir İspanyol'un sefer hakkındaki rivayetlerini tespit eder; Cenubî Amerika sahillerine ait haşiyelerde dört Portekiz'in yeni telif olunmuş haritalarını da gördüğünü beyan eyler. Kristof Kolomb'un haritasından istifade ettiğini şu satırlarla anlatır [4]:

"Bu isimler ki mezbur Cezayir'de ve kenarlarında kim vardır, Kolonbo komuştur ki anınla malûm oluna.... bu kenarlar ve Cezirelerde kim vardır, Kolonbonun hartisinden yazılmıştır [5]. "

Eser büyük bir dünya haritası olduğu için eski dünyayı gösteren birtakım haritaları da tetkik eylemiş, bilhassa kendi ifadesîne göre "İskender zamanında" telif edilen haritaları ve "Mappamondo" ları ve Müs-lümanlar [6] tarafından vücuda getirilen sekiz kıt'a haritayı tetkik ve mütalea etmiştir.

Bizzat Piri Reis, haritasının ne yolda telif olunduğunu, harita haşiyele-rinden birisinde sarahatle anlatmaktadır:

"Bu fasıl işbu hartinin ne tarikle telif olunduğunu beyan eder. İşbu har-ti misalinde harti asır içinde kimesnede yoktur. Bu fakirin elinde telif olup şimdi bünyat oldu. Hususan yirmi miktar hartiler ve Yappamon-dolar (Mappa Mondo) dan - yani İskenderi Zülkarneyn zamanında te¬lif olmuş hartidir ki rubu meskûn anın içinde malûmdur; Arap taifesi ol hartiye Caferiye derler-anın gibi sekiz Caferiyeden ve bir arabî Hint hartisinden ve dört Portukalın şimdi telif olmuş hartilerinden kim Sint ve Hint ve Çin diyarları hendese tariki üzerine ol hartilerin içinde mes¬turdur, ve bir dahi Kolonbo'nun Garp tarafında yazdığı hartiden bir kıyas üzerine istihraç edip bu şekil hâsıl oldu; şöyle ki bu diyarın arti-sih bahriler içinde nice sahih ve muteber ise, mezbnr harti de dahi yedi derya ile sahih ve muteberdir."

Piri Reis haritasında asrın beynelmilel sayılan harita an'anelerine riayet ettiğini "Bahriye" sinde hususî bir fasıl içinde zikretmektedir : şehirler ve kaleler kızıl hatlarla, ıssız mahaller kara hatlarla, döküntüler, taşlıklar siyah noktalarla, sığlık ve kumluk yerler kızıl noktalarla, gizli kaya¬lar ıstavroz işaretiyle gösterilmiştir. Piri Reis haritasında dikkate şayan noktalardan birisi, Afrika'nın Muhiti Atlasi sahilindeki mevkilere ve¬rilen adlardır. Babadağı, Akburun, Yeşilburun, Kızılburun, Kozlukbu-run, Altınırmak, Güzel körfez.. gibi ki bunların hepsi öz Türkçe'dir.
İkinci bir nokta da haritanın bir kopya olmayıp, muhtelif haritalardan ve Reis'in ve dostlarının müşahedelerinden istifade suretile yapılmış orijinal bir eser olmasıdır.

Teessüf olunur ki elimizdeki bu pek mühim harita, ancak bir parçadır ; başka parçaları kopup kaybolmamış olsa idi, 1513 senesinde yapılarak eski ve yeni dünyayı bir arada gösteren Türkçe mükemmel bir harita elimizde bulunmuş olurdu. Kristof Kolomb'un seyahatleri XV inci as-rın son ve XVI ıncı asrın ilk senelerinde (Kolomp dördüncü seferinden 1504 te dönmüştür) olduğuna göre yeni keşiflerden pek az zaman son-ra yapılan böyle bir harita, bütün dünya kıt'alarını bir arada gösteren ilk haritalardan biri demektir.

Hasılı, XVI ıncı asrın başlarında tersim edilen bu harita muhtelif noktai nazarlardan çok kıymetli bir Türk eseridir.

Okunma : 4404
Foto galeri
EKSPERTİZ
karaman


guney sigorta
Gündem haberleri
SON DAKİKA: ŞEHİDİMİZ VAR
18 Eylül 2020 Okunma: 16138 Gündem
Karaman'da pancar üreticilerinin sorunları masaya yatırıldı
17 Eylül 2020 Okunma: 15211 Tarım
Son dakika: Karaman sallandı
20 Eylül 2020 Okunma: 11771 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın