Karamandan.com

Karamandan.com

23 Ocak 2018 Salı
Röportaj: Mustafa Turani
Karamandan.
Kategori : Karaman Resimleri
01 Ocak 2018 17:50
 
Röportaj: Mustafa Turani

Karamandan.com’da her gün aşina olduğunuz şehirden haberlerin yanı sıra vitrinimizi daha renkli konularla güzelleştirmeye çalışıyor ve şehrin değerleri ile röportajlarımıza devam ediyoruz. 

Onlardan bir tanesi de Mustafa Turani. “Turani” namı ile tanınan şehrimizin edebi kişileri arasında edep ve mütevazı kişiliği ile ön plana çıkmış değerli ağabeyimiz ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Neden Turani?

Çünkü her şiir yazan şair olmuyor, fakat benim tanıdığım Turani şehirde eksikliğini hissettiğimiz şiiri yazan, şiiri yaşayan, şiirden anlayan bir zat-ı muhterem. İtiraf etmek gerekirse şiir yazan yüzlerce kişi arasında nadir şairlerden biridir. Bu anlamda tanınması tanıtılması tanışılması gereken bir kişilik olarak kayda değer görüyoruz.

Lafı çok uzatmadan söyleşimize geçelim…

ÂDEM KOCATÜRK: Muhterem Hocam Karamandan.com okurları için söyleşi yapma teklifimizi kabul ettiğiniz için evvela teşekkür ederim

MUSTAFA TURANİ: Duygu ve düşüncelerimizi insanımızla paylaşmamıza vesile olduğunuz için ben size teşekkür ederim.

ÂDEM KOCATÜRK: Sizinle şiir dolu, edep ve edebiyat dolu uzun sohbetlerimiz oldu ve ben her defasında büyük keyif aldım ve bunu okurlarımızla da paylaşmak niyetindeyim, daha ötesinde şair vasfının haricinde bireysel olarak gerçek kimliğinize dair sohbet etmek arzusundayım, ne dersiniz?

MUSTAFA TURANİ: Büyük bir mutluluk ve memnuniyet duyarız. İnşaallah istifade edilebilir bir sohbetin hizmetkârı oluruz. Sohbetimizi şiirlerle harmanlayıp öyle ikram edelim istiyorum.

ÂDEM KOCATÜRK: O zaman şöyle başlayalım; kaç yaşındasınız, memleketin neresinde, hangi şartlarda doğup büyüdünüz, kısa bir yaşam öyküsü dinlemek isteriz sizden?

MUSTAFA TURANİ: 51 yaşındayım. 1966 yılında Karabük’te dünyaya gelmişim. Aslen Karaman merkez Yukarı Kızılca köyündenim. Babam, köy eşrafından Hafız Hüseyin DOĞANER ( Kuş Hafız ),annem Lütfiye hatundur. Biz yedi kardeşiz, ben yedi kardeşin yaşça en büyükleriyim. Çocukluğum ve gençliğim köyümde geçti. Çileli ama güzel yıllardı.

Kimliğimizin şekillenmesinde en kutlu iz düşümü, rahmetli babamın bize, insanı insan-ı kâmil eden erdemler manzumesi noktasında, aziz ve asil bir rol model oluşun iz düşümüdür. Baba ocağımız, bizi biz eden medeniyet hamuruyla yoğrulduğumuz, edep ve irfanla doğrulduğumuz, seviye ve seciye medresemizdi. 

Bu vesileyle Rahmetli babamı ve annemi dualarla yâd ediyorum. Rabbim ruhlarını şad mekânlarını cennet eylesin. Onları, rızasıyla ve kulluğuyla ödüllendirsin. Resulüne komşu kılsın. Âmin 

Baba Ocağı 

Bugünde yine sen düştün yâdıma,
Bilmem ki ne desem baba ocağım.
Yalnızım yetişen yok imdadıma,
Sendin kimim kimsem baba ocağım.

Hasretimi şaha kaldıran lafız,
Varlığıma nüfuz ettikçe nüfuz,
Yukarı Kızılca köyü, Kuş Hafız,
Değişmez adresem baba ocağım.

Seyrine dalsam dağların başından,
Haber alsam toprağından taşından,
Şükür sofrasının ekmek aşından,
Bir lokmacık yesem baba ocağım.

Dilediğim yuvam dilendiğim yer,
Şefkat beşiğine belendiğim yer,
İnsanlık ilmini öğrendiğim yer,
Okulum, medresem baba ocağım.

Yad ellerde yaran yar bulamadım,
Kazanç bulamadım, kâr bulamadım,
Senden daha tatlı yer bulamadım,
Kasem olsun kasem baba ocağım.

Turani'yim yanar yanar özlerim,
Baba der, ana der anar özlerim,
Açık gider açık gider gözlerim,
Eğer sensiz ölür isem baba ocağım.

 

ADEM KOCATÜRK: Yaşamın sizi sürüklediği bu noktada edebiyat dışında nelerden keyif alırsınız, ne yapmak sizi mutlu eder?

MUSTAFA TURANİ: Eyvallah. Yalnızlık ve muhabbet... 

Sevgili hocam! Yığınların arasında, yalnızlığı iliklerime kadar hissedip yaşayan biriyim. Lağviyat ve malayaniye, o şunu yaptı, bu bunu yaptı gibi insan haysiyet ve vakarını rencide eden şaşı bir hayat tarzına yabancıyım. Eğer, irfan dağarcığımızda birkaç zerrecik zenginliğimiz var ise, onu ehli ile muhabbetimize özellikle de dinlememize borçluyum.

Bu yaşıma kadar konuşmuş olmak için konuşmayı hiç başaramadım ve konuşmuş olmak için konuşanlardan hep uzak kaldım. Bu da beni yalnızlaştırdı. Yalnızlık ve ben iki kadim dost olduk. Yalnızlık, beni hiç bir zaman yalnız bırakmadı. O beni sevdi, ben de onu sevdim. Rahatsızda değilim, çünkü bütün şiirlerimi yalnızlığımda yazdım. Yalnızken yazdım. Yalnızlığıma, hasretime ve çileme yazdım. Bol bol kitap okumayı hep yalnızken yaptım. Değerlendirilir ise yalnızlık bir nimettir niye göre çünkü; gıybetten, dedikodudan ve sıradanlıktan korunma ve arınmanın hazzını yaşıyor insan. Ve birde tezekkür, tefekkür ve kendi varlık dünyanıza seyr-i süluk etme enginliği ve erdemiyle hemdem oluyorsunuz.

Hülasa, bizi mutlu eden ve bize keyif veren iki eşsiz zenginliğimiz var; biri, ehlini bulduğumuz zaman muhabbet, diğeri ise yalnız kalıp kendi gönül dünyamızın hasret ve çile vadisinde yoğrulmak ve yorulmaktır. 

Malumunuz Sevgili Peygamberimiz “Hikmet on cüzdür; dokuzu halktan uzaklaşmada biri ise sükûttadır” buyurur. Ben bu hadis-i şerifi kendime düstur edindim hep, hiç de pişman olmadım. Size garip gelecek belki ama ben bu yalnızlıktan keyif alıyor ve çok mutlu oluyorum.

 

Günlerim gurbete esir gideli,
Güne hasret yaşıyorum odamda.
Eğer ayrılıksa aşkın bedeli,
Ne fark eder sabahta bir akşamda.

Sağım solum hicran her yanım hicran,
Sevinmek mi ne gün hangi bayramda.
Gündüzüm ve gecem her anım hicran,
Hayatın çekilmez derdi yakamda.

Sorunlar içinde zonkluyor beynim,
Dağdan ağır yükler yüklü kafamda.
Benim, benliğimi yiyen kurt benim,
İpin ucu nefis denen yamyam da.

Dardayım yok mudur sesimi duyan,
Gözlerim kapıda gözlerim camda.
Çıkamam dışarı sefil odamdan,
Kuduz çakal sürüleri arkamda.

Razıyım kadere büsbütün razı,
İsyana yer yok-yok gönül dünyamda.
Ömrümün ömrü verenden niyazı,
İnayet buyursun kulu olmamda.

 

ADEM KOCATÜRK: Hocam sizin milli ve yerli bir duruşunuz vardır her zaman. Bu anlamda günümüz insanı bilginin ve medeniyetin kaynağını hep batı pınarlarından su içerek gidermeye çalıştığını görüyorum. Yerli ve milli olarak edebiyat sanat yapılamaz mı?

MUSTAFA TURANİ: Kıymetli hocam bu güzel sualiniz için çok teşekkür ederim. 

Kimilerince bir eksiklik olarak görülebilir belki ama ben bugüne kadar batılı hiç bir edebiyatçının kitabını alıp okumuş değilim ve bunu kendi adıma bir çoraklık olarak da görmüyorum. Kim, bana şimdi: " Hayır sen şair değilsin "diyebilir? 

Bu ülkenin edipleri, kahır ekseriyetle kendi milli köklerine, kendi milli değerleri sahip kalemlerdir. Ve bu köklerini, mazi- ati ufkunda bayraklaştıran insanlardır.

Unutulmamalıdır ki; başkalarını taklit eden kalemler, bu aziz milletin sinesinde yer bulamazlar. Ve yine unutulmamalıdır ki; hiçbir edip, başkalarını taklit ederek, sizin sualinizde de zikrettiğiniz gibi “ batı pınarlarından “ içerek kendi milli irfanına hizmet edemez.

Bu milletin ekmeğini yiyecek, bu milletin suyunu içeceksin, bedenini bu millete ihale edip, benliğini ve beynini edepten, ahlaktan bihaber batının çöplüğüyle dolduracaksın, sonra dönüp, “ Ben bu memleketin edibiyim “ diyeceksin. Yok öyle şey!.. Yanlarında, yandaşları olur belki ama millet asla. Kim Yunus’u, kim Karacaoğlan’ı, kim Veysel’i, kim Reyhani’yi, kim Abdürrahim Karakoç’u, kim Bekir Sıtkı Erdoğan’ı, kim Nurullah Genç’i, kim Adil Erdem Beyazıt’ı, Kim Nevzat Dağlı’yı, kim Mahsuni Şerif’i kim bir Neşet Ertaş’ı yok sayabilir ki? Yok öyle şey... Bu aziz milletin sine-i gülistanı; binlerce, kendi öz köklerine sadık kalmış, kendi öz kültür ve medeniyet pınarından ab-ı edep dolmuş edipleriyle doludur.

Şairin ikramı şiiridir...

Dön sine-i gülistanına gör ki neler var
İnsanlığın ufkuna bahar hazineler var

ÂDEM KOCATÜRK: Bu arada sizden bir şiir kitabı bekliyor edebiyatseverler. Bu konuda bir çalışmanız var mı? 

MUSTAFA TURANİ: Var. İnşaallah önümüzdeki aylar içerisinde iki kitabımız daha çıkacak. Bazı şiirlerimizin dinlenip demlenmesini bekliyoruz. Bu konu da acele etmekten yana değilim.

ÂDEM KOCATÜRK: Bestelenmiş şiirleriniz de var. Hatırlatır mısınız kimler hangi şiirlerinizi besteledi?

MUSTAFA TURANİ: Mustafa DEMİRCİ bey dostumuz “Uslan Gönül” ( Yar gelsin ) şiirimizi. 

Camiler Ağlamasın, Dua, Mevlana, Affet Ya Rab, Ya Rasulallah, Filistin ve Yürüyenler Kurtulur gibi şiirlerimiz de Karamanlı sanatçı kardeşlerimiz tarafından bestelendi.

Daha fazla bestelenmeli miydi kesinlikle evet. Çünkü şiirlerimiz bu yolla binlerce insanımıza ulaşmış oluyor. Söz açılmışken bir şeyi ifade etmek isterim. O da şudur: Ben daha çok şiirim bestelensin diye bestekârlara şirin gözükerek illa benim şiirimi besteler misiniz diyemem. Bugüne kadar kimseye benim şiirimi besteler misiniz demedim. Bundan sonra da demem. Çünkü bu bana ters bir durum. Arzu edenler besteler. Ha bestelenir ise memnun olur muyum- olurum. 

ÂDEM KOCATÜRK: Yazarlık ve iş hayatınızın dışında eşiniz, çocuklarınız ya da akraba ve dostlarınızla nasıl bir ilişkiniz var?

MUSTAFA TURANİ: Elhamdülillah eşim ve çocuklarımla birlikte mutlu olduğum bir ailem var.

Ertuğrul, Zeynep İkbal ve Hüseyin Alper olmak üzere üç evladımız var. Büyük oğlumuz Ertuğrul doktor olarak, kızımız Zeynep İkbal “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni " olarak görev yapmaktadırlar. Küçük oğlumuz Hüseyin Alper ise futbola gönül verdi. Futbolcu olabilmeye çalışıyor yarınlar neyi gösterir bilemem ama futbol çetin bir yolculuk. Rabbim ufkunu ve bahtını açık etsin diye dua ediyoruz. Rabbim utandırmasın. 

Ben, eşime ve çocuklarıma isimleriyle değil de hususen “Hocam” diye hitap ediyorum. Bu hitap şekli size zaman içerisinde sadakat ve muhabbet olarak geri dönüyor. Bu da ailede ki huzur ve mutluluğu artırıyor. Akrabalarım ve dostlarımla da gönül ve muhabbet bağıma halel getirmemeye, sevgimi muhabbetimi ve sadakatimi inkıtaya uğratmamaya hep gayret etmişimdir. Cümlesini çok seviyorum. Sağ olsunlar var olsunlar.

Ailem
Sevincim sürurum,
Övüncüm gururum,
Bilincim şuurum,
Dirliğim ailem.


Sevgiyle el ele,
Ve gönül gönüle,
Yıkılmaz bir kale,
Birliğim ailem.


Üç evlat bir anne,
Turani'm daha ne,
Cihanda yegâne,
Varlığım ailem.

ADEM KOCATÜRK: Şehir size ne anlatır bu bağlamda Karaman nasıl bir şehirdir gözünüzde?

MUSTAFA TURANİ: Bizim şehir tasavvurumuz, noksansız bir medeniyetin hayat bulduğu, bütün güzelliklerin gönülden gönle bu medeniyet gülistanında pörsümez ve solmaz bir iklimin adıdır. 

Bizim gözümüzde Karaman;

Karaman kadim dostlukların kurulduğu, sevginin ve kardeşliğin vücut bulduğu bir tarih ve bir medeniyet şehridir. Yapılan yeni yeni hizmetlerle gün geçtikçe daha da güzelleşen bir Karaman görmekteyiz.

Bu arada Karaman’ımızla ilgili bizi rahatsız eden iki hususa dikkat çekmek isterim. 

Birincisi mimari siluetindeki çarpıklaşmaya doğru gidiştir. Bu beni çok ama çok rahatsız ediyor. İkincisi ise kadim kültürüne hizmetin sönük olmasıdır. Bu alanda gerçekten insan irfanını sızlatan eksiklikler var. Kendi öz değerlerine şaşı bir anlayışı anlayabilmiş değilim. Art niyetli olunduğunu söyleyemem ancak bu böyle gitmemeli. Herkesin bu kadim şehrin kültürüne hizmet etme noktasında fikir ve vefa sancısı çekmesinin gerektiğini haykırıyorum.

Hülasa şairi dile getiren aşktır Karaman
Bir yangın yerine döndü yüreğim,
Bu beni kaçıncı yakış Karaman.
Aşkınla yandıkça yandı yüreğim,
Başladı bir boyun büküş Karaman.

Yunus'la sevgiyle eşledim seni,
Ferman çağlarınla düşledim seni,
Gönlüm gergefinde işledim seni,
İlmek ilmek nakış nakış Karaman.

Çağlara sığmayan söze mi sığar,
Sen de ay başka, gün bir başka doğar,
Bütün bir cihanın seyrine değer,
Sana bir defacık bakış Karaman.

Ey sevgi bayrağım, yer ver gölgende,
Sevgim bayraklaşsın senin sayende,
Sen sevgi şehrisin bu yüzden sende,
Nefretin yolları yokuş Karaman.

Turani'yim sana doymak ne mümkün,
Güzelliklerini saymak ne mümkün,
Diline fermansın Türkoğlu Türk'ün,
Sana övgü, sana alkış Karaman.


ADEM KOCATÜRK: Sizi en çok etkileyen kişi, yazar veya kitaplar hangileri? 

MUSTAFA TURANİ: Çok okuyan bir insanım. Kitap okumaya Ahmet Günbay YILDIZ’ın romanlarıyla başladım. Daha sonra Hekimoğlu İsmail ( Ömer OKÇU ) ve Yavuz BAHADIROĞLU’nun romanlarıyla devam ettim. İlerleyen yıllar içerisinde Çemil MERİÇ’i, Ahmet KABAKLI’yı ve Necip Fazıl KISAKÜREK’i okudum. Şu an aklıma gelen isimler bunlar. Bahçe evimde bile kitaplığım ve kitaplarım var. Şu yazar bu yazar ayrımı yapmaksızın okuma imkânı buldukça ulaşabildiğim bütün eserleri okuma gayreti içerisindeyim. Bu günlerde Nazım'ı okuyorum. Okuduğum yazarlar içerisinde beni en çok etkileyen yazar Necip Fazıl KISAKÜREK ve Cemil MERİÇ olmuştur. Beni en çok etkileyen eserler; Cemil MERİÇ’in “ Bu Ülke ve Kültürden İrfana “ Necip Fazıl KISAKÜREK’in “ İman ve İslam Atlası”dır.

ÂDEM KOCATÜRK: Ya şairler. Sözün ustalarından kimlerle aranız iyidir?

MUSTAFA TURANİ: Yunus Emre, Necip Fazıl, Abdürrahim Karakoç, Nazım Hikmet ve Nurullah Genç gibi isimlerdir. Bu isimlerin fikir ve irfan dünyalarına yolculuk etmeyi çok seviyorum. Zikrettiğim isimlere ilave olarak, Ahmet Tevfik OZAN, Seyit KILIÇ, Ahmet ERGİN, Erol GÜLDİKEN, Ali ERDİNÇ, Ahmet Temel BULUT, Temel ATA, Mustafa Nihat MALKOÇ, Muhammet Fatih KAHRAMAN, Nuray ÇAKMAK, Semanur DİLEK ve Mücella PAKDEMİR gibi isimleri de hayranlıkla takip ettiğimi ifade etmek isterim. Elbette bu kadar değil, şu an aklımıza düşen isimler bunlardı sadece....

ÂDEM KOCATÜRK: Yaşamınız boyunca sizi en çok etkileyen tanıştığınız kişi kimdir?

MUSTAFA TURANİ: İzin verirseniz ben bu soruya üç ismi zikrederek cevap vermek isterim. İlk etkilendiğim kişi, iyi bir İslam alimi olmasının yanında aynı zamanda iyi de bir şair olan rahmetli babam (Kuş Hafız ) dır.

Ve ve 1996 da köyden Karaman’a göçtükten sonra tanıştığım ve etkilendiğim ve her ikisine de kendimi vefaya mahkûm ettiğim Osman Nuri KOÇAK ve Mestan KARABACAK hocalarım olmuştur. 

Vefa, dostluk, irfan ve aşk adına,
Ne tanıdım ise dosttan tanıdım. 
Muhabbet dünyamı sarıp kuşatan, 
Bir Osman Nuri bir Mestan tanıdım. 

ÂDEM KOCATÜRK: En beğendiğiniz gazete, dergi ve TV programı hangisi? 

MUSTAFA TURANİ: Bütün gazetelerin ötekileştiren bir dil kullandığını, bunun da beni rahatsız ettiğini ifade etmek isterim. Gazete okumuyorum. İhtiyacımın olduğunu da düşünmüyorum. TV programlarına gelince özellikle belgesel izler, bir de açık oturumları takip etmeye çalışırım. 

ÂDEM KOCATÜRK: Hangi futbol takımını tutarsınız?

MUSTAFA TURANİ: Futbolla ilgili bir tutkum ve nefretim yok. Milli maçların dışında futbol maçlarını seyretmem. 

ÂDEM KOCATÜRK: En beğendiğiniz söz nedir?

MUSTAFA TURANİ: 

“Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, 
Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl “dır.

Muhabbet; karşılıklı konuşmanın ötesinde bir yoğruluştur. Muhabbet bir araya gelmiş iki insanın veya bir mecliste bir araya gelmiş insanların aynı anlam, aynı sevda, aynı aşk ve aynı ikbal helalesi ışığında menzil alma yolunun, yolculuğunun adıdır. 

Muhabbet; karşılıklı konuşmanın ötesinde bir doğruluştur. Muhabbetin mayasında aşk vardır, sevgi vardır, sevda vardır, vefa ve edep vardır. Sevgi ve saygı duymadığınız insan ve insanlarla sadece konuşursunuz ama muhabbet edemezsiniz. İsteseniz de olmaz. Muhabbet, önyargılardan arınmış duyguların ikamet ve istikamet bulduğu bir inkişafın iz düşümüdür.

ADEM KOCATÜRK: 51 Yaşında biri olarak “Bunca yıllık yaşamımda şunu öğrendim” dediğiniz ne var?

MUSTAFA TURANİ: Şunu öğrendim dediğim o kadar çok şey var ki... İlk başta, gün geçtikçe ne kadar zavallı biri olduğumu öğrendim. Sürekli tekâmül ve terakki içinde olmam gerektiği halde keşkelerle bunalmış ve bunaltılmış sefil bir hayat sürdüğümü öğrendim. İslam’ın ( Müslümanlığın ) sloganlarla yaşanamayacağını, İslam’ın ve imanın ihmale gelmediğini öğrendim. Secdesiz bir ömrün külfet olduğunu, insan olmayı- insan kalmayı başarmadan insan-ı kâmil olunamayacağını öğrendim. Tek kelimeyle özetlemem ve sonlandırmam gerekirse bir hiç olduğumu öğrendim.

ADEM KOCATÜRK: Hayat tecrübenize dayanarak gençlere nasıl tavsiyelerde bulunursunuz? 

MUSTAFA TURANİ: Bir sözümüzde “ Gençliğini ihmal eden bir millet geleceğinin katilidir “ demiştik. Evet öyledir. Bizim buna hakkımızın olmadığını haykırıyorum.

Geleceğimiz olan gençlerimizden isteğim... Kimsenin adamı olmaksızın adamlık yolunda haysiyet ve vakarlarıyla, müstakil kişiliklerini; ilim- irfan, edep ve vefa hamuruyla yoğurup, önceliğim; dinim, dilim, vatanım, milletim, bayrağım ve sonra ben ülküsüyle sarsılmaz bir bütün olmalarıdır. 

Ve diyorum ki:

Unutma her yol yol değil,
Yol dediğin HAK olmalı.
Alın dediğin hep açık,
Yüz dediğin ak olmalı.

Azmini Kur'an’dan dinden,
Alıp koşmalı en önden,
Arınmalı kir ve kinden,
Kul dediğin pak olmalı.

Eğer ermekse merağın,
Yandıkça yansın çerağın,
Vuslata namzet yüreğin,
Hasretliği çok olmalı.

Aç gönlünü rahmete aç,
Rahmet her gönüle ilaç,
Kul odur ki rahmete aç,
Masivaya tok olmalı.

Selam bayrağı tutana,
Uğrunda şehit yatana,
İhanet sinmez vatana,
Soyu sopu yok olmalı.

Vatan ki uğrunda yiğit,
Vatan ki bağrında şehit,
Vatan ki millete ait,
Şan şeref toprak olmalı.

Gönül muhabbetle harman,
Gönül muhabbete liman,
Yiğidin özünde iman,
Elinde bayrak olmalı.

Vatansız yiğit olunmaz,
İmansız şehit olunmaz,
Her cenkte Seyyit olunmaz,
Düşmanın alçak olmalı.

Ufkunca çağlar erisin,
Ufkun göklere yükselsin,
Fatihçe yürümelisin,
Ardın sıra halk olmalı.

Yılma vaz geçme davandan,
Akıbet olsa da urgan,
Yiğide yakışmaz yorgan,
Ömrünce ırak olmalı.

İstikbali bulmalısın,
Gökyüzüdür bilmelisin,
Ufukları delmelisin,
Bakışların ok olmalı


ADEM KOCATÜRK: Kendinizi anlatmanız gerekseydi nasıl tanımlardınız?

MUSTAFA TURANİ: Bir Adam 

BİR ADAM

Bir zamanlar garip bir adam varmış,
Kimsesiz gariban sefil yaşarmış,
Gönlü dağlar, derdi dağlar kadarmış,
Yıpranmış yıkılmış çökmüş bir adam,

Derler bir varmış bir yokmuş bir adam.
Bir zamanlar garip bir adam varmış,
Gülmek nedir bilmez her dem ağlarmış,
Üç günlük ömrünü acılar sarmış,

Çile çekmiş acı çekmiş bir adam,
Derler bir varmış bir yokmuş bir adam.
Bir zamanlar garip bir adam varmış,
Engin ufuklara bakar dalarmış,

Sonra dönüp talihine yanarmış,
Namertlerden bezmiş bıkmış bir adam,
Derler bir varmış bir yokmuş bir adam.
Bir zamanlar garip bir adam varmış,

Yaz günü başına karlar yağarmış,
Namerde eğilmez kafa tutarmış,
Acından ölse de tokmuş bir adam,
Derler bir varmış bir yokmuş bir adam.

Bir zamanlar garip bir bir adam varmış,
Aklınca ufkunca hayal kurarmış,
AL-TAY'ını Altaylarda sularmış,
Diyardan diyara akmış bir adam,

Derler bir varmış bir yokmuş bir adam.
Bir zamanlar garip bir adam varmış,
Ekmeğini tuzlu suya banarmış,
Sonra sessizce bin şükre dalarmış,

Şükrü kısmetinden çokmuş bir adam,
Derler bir varmış bir yokmuş bir adam.
Bir zamanlar garip bir adam varmış,
Bir gün kapısını bir melek çalmış,

Sevincinden beti benzi sararmış,
Gözlerini göğe dikmiş bir adam,
Derler bir varmış bir yokmuş bir adam.
Bir zamanlar garip bir adam varmış,

Varı yoğu bir garipcik mezarmış, 
Beyazlar giyinmiş, çünkü bayrammış,
Huzuru Maksud'a çıkmış bir adam,
Derler bir varmış bir yokmuş bir adam.

x

ÂDEM KOCATÜRK: Değerli Hocam her zamanki gibi keyifli bir sohbet oldu teşekkür ederiz. Karaman’da ve gurbette olan hemşehrilerimize son söz olarak ne söylemek istersiniz? 

MUSTAFA TURANİ: Bütün hücrelerime kadar muhabbetyar ola geldiğim insanımızın her bir ferdini, hasret, sevgi, saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum.

Sevgili hocam! Size de bir kez daha teşekkür ediyorum. 

ÂDEM KOCATÜRK: Sözü şiirle noktalayalım isterim. Bizimle bir şiirinizi daha paylaşır mısınız?

MUSTAFA TURANİ: Memnuniyetle

Beynim zonkluyor beynim, sıkıldım cücelerden,
Tiksindim, sabahımı gasp eden gecelerden.

Gölge adamlar çıktı, lekesiz yollarıma,
Baykuşlar tünettiler, gül kokan dallarıma.

Beynimi kemirdikçe, merhem tutmaz sancılar,
Bendendir bildiklerim, fikrime yabancılar.

Gönlümün iklimine, hoyrat mihrican düştü,
Zafere giden yolda, bahtıma hicran düştü.

Zavallı ben, kimsesiz, içinde yığınların,
Fikir yabancısıyım, fikrince insanların.

Hazmetmem ihaneti, vurdumduymaz değilim,
Edep yahu okudum, edep saymaz değilim.

İkindiler, akşamlar, gün boyu sarhoşluklar,
Aldı başını gitti, başsız başıboşluklar.

Bu özden kopuş niye? Tavır şekil yabancı,
Kirletme izlerimi, yoldan çekil yabancı.

Bana yığınlar değil, çile çekenler lazım,
Kulluğun vadisine, edep ekenler lazım.

Tut elimden ÖZ oğlum,
Bu düğümü ÇÖZ oğlum.

Okunma : 3877
Foto galeri
Aktekke
gultes c6
Göksu Emlak
Gündem haberleri
Ceyda'nın Katili Yakalandı
20 Ocak 2018 Okunma: 19920 Asayiş
DÜDÜKLÜ TENCERE BOMBA GİBİ PATLADI
21 Ocak 2018 Okunma: 17719 Yaşam
CEYDA'NIN KATİLİ TUTUKLANDI
21 Ocak 2018 Okunma: 15982 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın