Seçim ve Beklentilerimiz | Karamandan.com - | Karaman Haber

Seçim ve Beklentilerimiz | Karamandan.com - | Karaman Haber

20 Mayıs 2019 Pazartesi
Seçim ve Beklentilerimiz

Palavracının biri başına topladığı üç-beş kişiye karşı övünüp duruyormuş: "İşte ben güçlü ve maharetli bir adamım. Evet ben Halep te bulunduğum sıralarda altmış arşın uzağa atlamış bir kimseyim!"

Nasreddin Hoca da bu sırada oradan geçiyormuş. Palavracının yanına yaklaşıp: "Yaa!" demiş, "demek sen altmış arşın atlarsın. Haydi atla da görelim."

Adam hık mık etmiş.

"Ama" demiş, "ben Halep'te atladım."

Hoca kızmış: "Canım, Halep oradaysa arşın burada!"

İşte bu günlerde tam da fıkraya konu olan bir dönemden geçiyoruz.

Yerel seçim startı parti liderlerinin alanlara inmesiyle birlikte verildi ve bununla birlikte il, ilçe ve köylerdeki adaylar da bir bir sokağa inmeye başladılar.

Çarşı pazarda belediye başkanı adayları yanlarında parti yetkilisi arkadaşları ile esnaf gezileri yaparken, muhtar adayları da sokak sokak gezip hane kapılarını tıklatmaya başladılar.

"Ben mahallemizin muhtar adayıyım, şunun yapılmasında önayak oldum, bunları, bunları da yapacağım!" bitti...

Dikkat ediyorum, gerek başkan adayları, gerekse muhtar adayları politikalarının ve projelerinin ne olduğundan, neleri kapsadığından hiç bahsetmiyorlar. 

Başkan adayları da üç aşağı beş yukarı muhtar adaylarıyla aynı şeylerden bahsediyorlar, tek fark başkan adaylarının bir parti adına yola çıkmış olmaları.

Oysa tüm adaylar seçmenleri olacak insanlara neler yapmak istediklerini anlatmalı. Seçim yarışına bir heyecan, bir coşku katmalı, kitleleri harekete geçirebilmeli. 

Tıpkı eskiden olduğu gibi. Eskiden, seçmenin kapısını sadece adaylar değil, konu komşusu, eşi dostu da çalıp hangi adaya oy vereceği konusunda görüş alışverişi yapar ve kendi gönlündeki adayın niteliklerinden bahsederdi.

Ama bugün vatandaşta bu heyecan ve coşku yok. 

Çünkü benim o 'eskiden' diye nitelendirdiğim devirlerdeki uğruna ölünesi davalar ve dahası  siyasete, siyasetçiye güven yok.

Bugün kime hangi partiye oy vereceğini sorsanız, ekserisi size aynı şeyi söyleyeceklerdir: "Hepsi aynı be birader. Hepsi kendi kesesini düşünüyor. Seçimden sonra ara ki bulasın!"

Siyasete ve siyasetçiye güvenin sıfır olduğu bir dönemde oy vermeye gidiyoruz ve hiç kimse seçim sonrası verdiği oyun hesabını sorma hakkına sahip olamayacak.

Bu nedenle en başta bir başkan adayı veya muhtar adayı öncelikle  parti veya muhtarlık konusunda politikalarını ve ardından projelerini pazarlamalı. Bunu yaparken de güven vermeli muhatap aldığı seçmene. Sizi bilemiyorum fakat şahsen ben, bekledigim o elektiriği bir türlü alamıyorum adayların hiçbirinden. 

Çünkü millet olarak siyasi açıdan o kadar çok istismar edilip kutuplaştırıldık ki, artık ne seçtiklerimizi, ne de meydana gelen bu kutuplaşmadan dolayı arkadaşlarımızı tanır olduk. 

Yani bir örnek verecek olursak; yıllarca komşumuz olan ve laikliği savunan, A partisine oy verecek olan, beş vakit namazındaki hayırsever hacı abinin, oy vereceği A partisinden dolayı "tu kaka" ilan edilmesini ve dindarlığın sadece B partisine has bir kültür olabileceğini havsalam almıyor. 

Çünkü bu kutuplaştırmayı yapanların ve savunanların aksine benim evladım evlenirken yanımda o hacı abi vardı. Annem vefat ettiğinde ilk o hacı abi koşup geldi başsağlığına, dara düşüp şaştığımda o hacı abi gelip sırtımı sıvazlayıp; "Bir ihtiyacın olur da haber vermezsen vebali boynuna!" dedi. O zaman da farklı partilere oy veriyorduk, bugün de öyle.

Neyse konuya dönelim.

Örneğin benim evime gelip oy isteyen hiçbir muhtar adayı bana mahallenin sorunları ve eksikleri konusunda bir şey sormadı; "senin bir şikayetin, önerin var mı?" diye sormadı. Yaşadığım mahallede elbette benim de eksik olduğunu düşündüğüm birçok şey var. O muhtar adayları eğer benim fikrime önem vermiyor ise nerede kaldı 'birlikte yönetim' vaadleri?

Oysa ki belediye başkanı adayları ve mahalle muhtarı adayları yüzlerinde kocaman bir tebessüm ile tokalaşma ve oy isteme dışında seçmenini dinlemeli. Onların gönlüne dokunmalı.

Seçmenine, onun sosyal durumuna düşüncelerine önem vererek yaklaşmalı.

Mesela bir muhtar adayı, seçmen ziyaretinden önce, seçmen bölgesinde yaşayan insanlar hakkında bilgi sahibi olmalı.

Hangi aile yoksul ve ihtiyaç sahibi, 

Hangi ailenin hastası var, 

Hangi ailenin oğlu askerde ve durumları nasıl, 

Hangi ailenin oğlu/kızı evlenecek, 

Hangi ailenin evinde yaşlı ve bakıma muhtaç biri var, bunlardan haberdar olmalı. 
Değil mi?

Şundan eminim ki şu yukarıda kısım kısım saydığım ailelerin durumlarından ne belediye başkanı adayları, ne muhtar adayları biz seçmenler  kadar bilgi sahibi değildir. Kaldı ki ben basit bir inşaat işçisiyim.

Neyse.

Tüm bunların toplamında merak ettiğim, o başkan ve muhtar adaylarının her bir ailenin durumu için ne gibi bir çözüm önerisi ve vaadi var. Tamam adı ister 'Sosyal Belediyecilik' olsun, ister 'Gönül Belediyeciliği' olsun vatandaş duymak ister kendisi için ne tür yaşam konforları sunulacağını. 

Bilmiyorum siz okuyucular için bunun bir önemi var mı, ama olması gerektiğini düşündüğüm hassas konular bunlar.
Yerel seçim süreci, temennilerimizin, şikâyetlerimizin, isteklerimizin, hayallerimizin dile getirilmesi bakımından çok önemli.

Parti siyasetine pek girmek istemiyorum. Çünkü yazdıklarım nedeniyle site yöneticisine bazı siyasi partilerden tepki geliyormuş. Bu da bizim partilerimizin sığ demokrasi anlayışlarından kaynaklanıyor olmalı ama partilerimizin ve adaylarımızın seçim çalışmaları, vatandaşın hoşnutluğuna göre şekillenmeli.

Belediye Başkan adaylarımız, muhtar adaylarımız Karamanlıların beklentilerini, isteklerini dikkate alarak söylemlerini gerçekleştirmeliler.

Hayallerindeki Karaman'ı anlatmalılar.

Gerçekçi olmalılar, öyle 80 proje, 150 proje ile havada uçmamalılar. Biz ayağı yere basan sağlam dürüst 8-10 proje ve politikalara da razıyız.

Ne yapacaklarsa yerini, zamanını ve kaynağını da belirtmeliler örneğin.

Sınırlı kaynaklarımızla, sınırsız vaatler vermek bence boş siyasettir, en büyük projeleri insana yatırım olmalıdır. 

Bütün plan, proje ve uygulamalarının odağına insanı almalıdırlar, 'önce insan ve onuru' demelidirler.

Bakın bu çok önemli.
Daha önce de yazdım yine yazıyorum, siyaset yapanlar için siyasette tek bir hedef olmalı; toplumu mutlu kılmak, siyasetin temeline insanı koymak. 

Siyaset eger halk için varsa, insanların mutlu olması için yapılmalı.

Bunu belediyecilik veya muhtarlık anlayışınıza yansıttığınızda, hizmetlerinizi insan odaklı planladığınızda hem kendinizi hem yaşadığınız şehri, hem mahallenizi mutlu edersiniz.

Belediyeler, kamu hizmeti yapan, kaynakları halk tarafından oluşturulan bir kurum. O yüzden bu görev, öncelikle halka karşı sorumlulukları olan bir görev.

Belediye halkındır, muhtarlık halkın kendisini temsil etmesi için meydana getirilen bir kurumdur. O makamlar kimsenin malı değil, bizimdir.

Belediye başkanı ve muhtar da birer patron değil, halkına hizmet eden bir kamu görevlisidir.

Biz, kim seçilirse seçilsin bu şehirde yaşayan her kişiye, her sese sahip çıkılacağından, en faydalı hizmetleri sunmak için ellerinden gelenin yapılacağından emin olmak istiyoruz. 

Çünkü bu makamlar her devirde bizlerin aşağıdan baktığımız, onların yukarıdan baktığı ulaşılmaz makamlar oldu, tıpkı bu günkü vekillerin ulaşılmaz olduğu gibi.

Ayrıca biz bu makamlarda kişisel tercihlerle 
değil, toplumsal isteklerle hareket edileceğine de  inanmak istiyoruz.

"Ben yaptım oldu." mantığıyla hareket edilmesin istiyoruz.

Geleceği birlikte düşünelim istiyoruz.

Kazanmak için her yolu mübah sayıp elindeki malı müşteriye kakalamaya uğraşarak günü geçirmeye çalışan bir kısım uyanık esnaf gibi değil, sevgiyle, saygıyla, samimiyetle, aldatılmadan birbirimize yaklaşalım istiyoruz.

Önceki gelenler gibi seçilenler bizi  ötekileştirmesin istiyoruz.

Kimse kimseye 'senin adamın, benim adamım' tarzı yaklaşımlarda bulunmasın istiyoruz.

Bizler bu şehirde yaşıyoruz, Karaman'ı seviyoruz. Bu şehir hepimizin.

Biz artık siyasetçilerle aramızda bir kardeşlik bağı olsun, barış olsun istiyoruz. Varlıklı bir işinsanına nasıl bir yaklaşım sergiliyorlarsa, normal bir vatandaşa da bu şekilde yaklaşmalarını istiyoruz.

Ve hepimizin tek bir amacı olsun. O da daha güzel bir Karaman olsun istiyoruz.

Düzenleme : 17 Şubat 2019 17:05 Okunma : 2011
Foto galeri