Bir Düşünün Bakalım | Karamandan.com - | Karaman Haber

Bir Düşünün Bakalım | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Ocak 2018 Salı
Bir Düşünün Bakalım

Yaşamdan kâr saydığımız dakikalar nelerdir? Neleri yaşadığımda bugün çok kârlı geçti demeliyim?... 

Bu soruya farklı insanlar; ayrı ayrı cevaplar verecektir. Bu çok doğal. Garip olan, yıllar geçtikçe bu soruya kendi kendime verdiğim cevapların sürekli değişim içinde olması.

Kendimi bilir bilmez dedim ki “yaşamak, annemin elini tutabilmektir.” Onun kollarında olmak, gerçek ve en saf mutluluktu. Annemle ne kadar zaman geçirirsem hayattan o kadar kazanç elde etmiştim, demekti.

Yıllar geçti ve ben dedim ki; babamla ne kadar zaman geçirirsem, onunla ne kadar oyun oynarsam o kadar kârlıyım. Babamı işten gelip; evden gitmediği süre zarfında yakalayıp, onunla oynamak için çaba sarf ettim. Yaşamın kârı, babanızla eğlenebilmekti.

Ne kadar da yanılmışım; hayat, arkadaşlarımla oyun oynamak demekmiş. Çocukluk işte. Anne ve babanız her zaman yanınızdadır zaten; önemli olan sınırlı sürede göreceğiniz arkadaşlarınızla eğlenmektir. Ne kadar oyun oynarsam arkadaşlarımla, o kadar kârlıymışım aslında. Bunu da geç anlamışım, okul hayatına başladığımda her şey bitmişti.

Okulda ne kadar eğlenirseniz o kadar kârlıymışsınız meğer. Dersten kaçıp arkadaşlarınızla oynamak, sıkıcı saatlerin arasındaki o eğlenceli zamanları bulup hiç durmamak. Ödevlerden kurtulup oyuna kaçmak, dersi dinlemeyip hayale dalmak. İşte yaşamın gerçek keyfi!

Hayat meğer ders çalışmak demekmiş, çok acı anladım. Çalışmadığınız için size azap olan yıllar. Az çalıştığınız için küsurat puanlarla uçup giden hayaller. Oyunu, arkadaşları, ailenizi bırakıp, ders çalışmakmış meğer hayatın kazancı. Ne kadar öğrenirseniz o kadar mutluymuşsunuz gelecekte.

Arkadaşlık, oyun, aile, ders. Ne kadar boş kazançlar elde etmenin peşindeymişim. Bir çift göz bana her şeyi anlattı. Hayatımdaki her şey bir yalandan ibaretmiş. Yârin kokusunu alabilmek, gözlerine bakabilmek, sesini işitip mutluluğa erişebilmekmiş yaşamın tek kazancı. 

Hayatta aşktan daha büyük ne kazanç olabilir ki! Ne kadar da aptalmışım.

Hayatın en büyük yalanını öğrenmem çok fazla zamanımı almadı. Fazla zamanımı almasa da beni benden aldı. Aşkın gerçekliğine inanacak kadar saf, sevginin karşılıklı sürebileceğini hayal edecek kadar zavallıymışım ben. Her aşkın sonu pişmanlıkmış. Hayatta her şey bir yalanmış meğer. Anılarla savaşmak, bugüne kadar kötü dediğim her şeyi yapmaktan geçermiş. Şişelere sarılmak, zevk-i sefaya dalmak, unutabildiğin kadar unutabilmekmiş hayatın tek zaferi.

İnsanlar tarafından kullanabilecek her türlü olumlu unvanı alabilmekmiş meğer hayatın kazancı. Beyefendi, hanımefendi, başkanım, müdürüm, sayın. Ne kadar saygı duyulursam o kadar kazançlıyım demekmiş. Başarı, mutluluğun anahtarıymış. Aşkın beni yıprattığı yılları silmek, kariyerimi arttırmaktan geçermiş.

Hayatın kazancı, yaşamın kârı mutlu olabildiğiniz kadar mıdır? Yoksa hayatın kazancını sorgulamak, mutluluğu sorgulamak, esas kârı getirecek olan bu mudur? Her şeyi sorgulamaktan geçermiş hayatın kazancı.

Sorgulamayla geçen yılların ardından daha doğar doğmaz bulduğum fikirmiş meğer en doğru olan. Anne ve babanız sizin tek ve gerçek mutluluğunuzmuş ey insanlık. Benim gibi sonradan pişman olmayın. Anne ve babanızın, kardeşlerinizin, akrabalarınızın elinden sakın bırakmayın. Uçurumdan düşmemenizi sadece onlar sağlarmış meğer. İnsan her şeyin kıymetini kaybedince anlarmış, yaşayınca anladım.
Hayattan her şeyiyle yitip giderken; taptaze bir heyecan sizi tutarmış birden. 

Hayatın kârı, yepyeni bir insan yetiştirmekmiş meğer. Elinden tutup hayatı, yaşamı, insanları öğretmek ona. Sizin yaptığınız hataları onun yapmamasını sağlamak, elinden asla bırakmamak. Gerçek bir ebeveyn olmakmış meğer hayatın zaferi.

Her filmin süresi bellidir, sonunu kestirebilirsiniz. Peki ya hayatımızın süresi? Yaşamınızın dakikası hiç belli değildir. Sizin filminizde bir dakika sonra SON yazısı çıkabilir. İşte gerçek aşk düşer yüreğinize. Ne kadar uyarılmışsınızdır oysa daha önceden öyle değil mi? Gerçek aşkın, gerçek sevginin ilahi aşk olduğunu anlamak bu kadar zor mu olmalıydı? 

Sevmek, eğlenmek, öğrenmek, âşık olmak, unutmak, saygı duyulmak, huzur bulmak, mutlu olmak. Yaşadığınız anın kârını nasıl elde edeceksiniz? Her insanın cevabı farklı, insanın her dakika verdiği cevap da birbirinden farklı. Benim size diyeceğim: Nasıl veya ne yaşarsanız yaşayın; yaşamın keyfini her dakika çıkarmaya çalışın.

Düzenleme : 04 Ocak 2018 16:15 Okunma : 528