Karamandan.com

Karamandan.com

01 Nisan 2020 Çarşamba
Karamanlı Yazar İbrahim Şahin Kısa Öykü Yarışmasında 1. oldu
Karamanlı şair-yazar İbrahim Şahin Gencal Edebiyat Ödülleri 2020 Kısa Öykü Yarışması'nda 1.
Kategori : Gündem
26 Şubat 2020 18:10
 
Karamanlı Yazar İbrahim Şahin Kısa Öykü Yarışmasında 1. oldu

Karamanlı şair-yazar İbrahim Şahin Gencal Edebiyat Ödülleri 2020 Kısa Öykü Yarışması'nda 1. oldu.

İŞTE O HİKÂYE

İlk Arkadaşım

Babam iş bulmuştu. Ben üzülmüştüm. İnsan sevinmez mi babasının iş bulmasına? Ben sevinememiştim.

Babamın iş bulmasına sevinememiştim. Sevinememiştim, şehre taşınacaktım.

Oyun oynadığım sokaklar boş kalacaktı bensiz.

Bir bir ellerimle yarattığım oyuncaklarım öksüz kalacaktı. Çeliklerim, çomaklarım, çizgi taşlarım.

Babam ‘’ Üzülme, sana yeni oyuncaklar alırım.’’ diyordu. Biliyordum babamın bana oyuncaklar alacağını çünkü babam iş bulmuştu. Bir de babamın aldığı oyuncakların oyuncaklarımın yerini tutmayacağını biliyordum. Hiç biri sevincimi paylaşmayacaktı, üzüntümü paylaşmayacaktı. Paylaşsalar da paylaşacakları saman alevi olacaktı. Samanı bilmeyen bilmez saman alevini.

Taşınmıştık şehre. Başlamıştım yeni sınıfıma.

Bana arkadaş edineceklerim garip geliyordu ben onlara. Ben onlara bakıyordum garip garip, onlar bana…

Benim suskunluğum garip geliyordu onlara. Onlarınsa her hareketi, ağızlarından çıkan her söz garip geliyordu bana. ‘’ Öğretmenim, arkadaşım kalemimi aldı. Öğretmenim arkadaşım beni yere düşürdü…’’ Biz arkadaşımızın kalemini almadan kalemimiz yoksa arkadaşımız verirdi. Kalemi yoksa verecek kalemi ikiye bölerdi, silgiyi ikiye bölerdi. Oynadığımız oyunlarda yere düşen arkadaşımızı en yakın olan kaldırırdı. En uzak olan yarışırdı yarasını sarmaya. O bakışlar… 0 bakışlar unuttururdu düşen arkadaşımıza acısını. Sargı sonrası yüzlere yansıyan gülücükler parayla pulla alınıp satılmazdı.

Bir hafta geçmeden anlamıştım babamın ‘’ İnsan iki arkadaşını unutmaz: bir ilkokul arkadaşını, bir askerlik arkadaşını.’’ Sözündeki unutulmayan ilkokul arkadaşlığındaki bağı oynanan oyunların oluşturduğunu. Bakıyorum oynanan oyunlarda arkadaş yok vampirler var, silahşörler var. Sevinçler, üzüntüler paylaşımsız. Sevinçleri ya masaya atılan bir yumruk sesi paylaşıyor ya da ağızdan dökülen bir haykırış.
Bir hafta geçmeden sevdiğim ilk şarkı Barış Manço’nun  ‘’ Arkadaşım Eşek’’ şarkısı oldu.

Arkadaşım yoktu söyleyecek bir şarkım vardı hep ‘’ Arkadaşım Eşek’’

‘’ Arkadaşım Eşek’’
‘’ Arkadaşım Eşek’’
..
Öğretmenimiz bir ödev verdi en sevdiğiniz oyunu yazınız diye.
Ben ‘’ Yağ Satarım Bal satarım’’ oyununu yazdım.
Ödevlerimizi okuyacağımız gün, bir benim parmak hariç sınıfın parmakları yarıştı.
 ‘’Öğretmenim, ben ARTHUR’u yazım.’’
‘’Öğretmenim, ben HOBBİT’i yazdım.’’
‘’Öğretmenim, ben DİVİNİTY’i yazdım’’
‘’Öğretmenim, ben CALL-DİTY GHOTS’i yazdım.’’
‘’Öğretmenim, ben GUITAR HERO’yu yazdım
‘’Öğretmenim, ben VAMPİR’i yazdım.’’
‘’Öğretmenim, ben TAMPİR’i yazdım.’’
‘’Öğretmenim, ben ZIMPİR’i yazdım.’’
‘’Öğretmenim, ben TRİLEYT’i yazdım.’’
‘’Öğretmenim, ben ZIRT-PIRT’ı yazdım

Her okunan oyunda silah sesi. Her okuyan arkadaş silah sesini çıkartabilmek için insanlıktan çıkıyor. Her dinleyen arkadaş hayran hayran dinliyor.  Ben hariç.

Her okuyan arkadaşta ben ürperiyorum. Her silah sesinde kulaklarımı tıkıyorum.

Her okuyan arkadaş kahraman. Alkış kıyamet. Ben şaşkın…

Her okunan oyunda bırakın oynamayı dinlemesi bile kafayı zırtlatan cinsten.

Galiba anlamaya başlamıştım sınıfta her arkadaşın kendini kaplan, arkadaşını fare görmesinin sırrını.

Oysa bizim oynadığımız oyunda herkes eşit haklara sahipti. Hiçbir oyunun kaybedeni kazananı yoktu. Daha doğrusu kazananı hep bizdik. Eğlenmeyi öğreniyorduk, paylaşmayı öğreniyorduk, saygıyı, sevgiyi öğreniyorduk. Dayanışmayı öğreniyorduk. En önemlisi arkadaşlığı öğreniyorduk.

Okuma sırası bana geldiğinde sanki sınıf değişikliği olmuş gibi. Okuyanı hayran hayran dinleyenler gitmiş her sözcüğe atılan kaplanlar gelmişti.

Ben ‘’ Yağ satarım’’’ demeden ‘’ Kaça?’’ diyenler, ‘’ Ekmek yok mu ekmek, ekmeğe sürelim.’’ diyenler, kahkaha atıp gülenler…

Oynarken biz de gülerdik. Bizim gülüşümüz; sevgi içeririrdi. Her gülüşümüz okşardı gönülleri.

Onların gülüşü bir silahtı. Aşağılayıcı idi, alaycı idi.

Yazdıklarıma bir öğretmenim gülmemişti, dinlemişti can kulağıyla. Hayran hayran bakmıştı bana. Bakışları gönlümü okşamıştı. Sanırım ilk arkadaşım öğretmenim olmuştu.

Çok geçmeden öğretmenlerimle birlikte sınıfa oynatmıştık aynı oyunu.

Arkadaşlarım da öğrenmişti gülmeyi.

Arkadaşlarım da öğrenmişti beni aralarına almayı.

İbrahim ŞAHİN
 

Okunma : 1486
EKSPERTİZ
guney sigorta
atsepete
seç
maboto
Gündem haberleri
Karaman Konya yolunda trafik kazası 4 ölü var
28 Mart 2020 Okunma: 51373 Asayiş
6 Otobüs Karantina İçin Karaman'a Geliyor
28 Mart 2020 Okunma: 12982 Gündem
Şehirlerarası dolaşım yasağı kapsamı nedir?
28 Mart 2020 Okunma: 12768 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın