10 Kasım | Bir Türk Gencinin Anıları… | Karamandan.com - | Karaman Haber

10 Kasım | Bir Türk Gencinin Anıları… | Karamandan.com - | Karaman Haber

22 Kasım 2019 Cuma
10 Kasım | Bir Türk Gencinin Anıları…

Bir 10 Kasım günü daha ve Nutuk’tan, Cumhuriyet görgüsünden, Türk mûsîkisi zevkinden, gençliğe bıraktığı aşırı sorumluluk içeren vasiyetten birer düşün içindeyken; hüzün içinde, sizlerle Mustafa Kemal Atatürk ile olan iki anımı paylaşmak istiyorum.

Gazi Mustafa Kemal İlkokulu’nun sınıfı tozdan gri ışıklandırmalı günlerinden birinde, öğretmenimin, beni uyanık tutması için müfredat dergilerinden birinin içinde olan bir hikâyeyi yüksek sesle sınıfa okuttuğunu hatırlıyorum.

Öğretmenimin amacı beni topluma yararlı bir fert yapmaktı fakat ben o yaşlarımda sınıfı, okulu ve mahallemizi yerinden oynatacak zıpırlıklar peşindeydim. Bu hikâyeyi yüksek sesli okuduğum andan itibaren zihnimde yer etmiş ve yıllar yıllar içerisinde, zaman zaman bu hikâyeyi hatırlayarak Atamızın ve Cumhuriyet’in kıymetinin bilinmesini tekrar kendi kendime telkin ederim.
*****

Yıl 1996, ilkokul 4'teyim ve (Özer dergilerinden bir sayıda) sınıfa okuduğum hikaye şöyle:

"Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa'ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kitlesi iskelede etrafını çevirmiş bulunmaktaydı. Bir kadının, elinde bir kâğıtla Atatürk'e yaklaştığı görüldü. Zayıf bir kadındı. Ata'nın yolunu keserek titrek bir sesle:

- Beni tanıdın mı oğul? Dedi... Ben sizin Selanik'te komşunuzdum. Bir oğlum var: Devlet Demir Yolları'na girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış... Ne olur bir kere de siz söyleyiniz.

Atatürk'ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:

- Oğlunu almadılar mı? Dedi. Ben salık verdiğim halde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş... Çok iyi yapmışlar... İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacak...

Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Atatürk adeta kendinden geçercesine dolu bir sesle:

- İşte Cumhuriyetten beklediğimiz sonuç budur... diyordu."

Bu Atamla olan anılarımdan biridir işte. Tabii ben de isterdim; Kurtuluş Savaşı muharebe günlerinden birkaç anı paylaşmayı ama yok tabi. Olsaydı da siz büyük ihtimalle onu, benim kaleme aldığım ve torunumun hatıratlarımdan taratıp İnstagram'a beğeni kasmak için yüklediği gönderisinden görecektiniz.
*****

Diğer bir anım ise 2003 yılından, lise günlerimden…

" Mustafa Kemal'i düşünüyorum "

Bir 10 Kasım sabahıydı. Üzerimdeki armalı üniformaya ev ile okul arasında tüttürülmüş sigaranın hüznü sinmişti. Hüzün ki; o kasım ayının bütün ağıtı ve ağırlığıyla yoğrulmuş bir hüzün... Hüzün ki, kötü kokuları gizleyecek kadar dik duran gururlu bir hüzün...

Müdür yardımcılarından birinin verdiği, törende şiir okuma görevi için bir hayli heyecanlıydım. Sanki, günün anlam ve öneminden aşırı buz kesmiş bir sabahtı. Her desibelinde içimizi titreten sirenin ardından Karaman Endüstri Meslek Lisesi’nin merdivenlerinden müthiş bir intizamla karşımda dizili olan öğrencileri izliyordum. Sol elimde çizgisiz dosya kâğıdına yazılmış bir şiir, sağ elimde sapı buz tutmuş bir mikrofon, karşımda yüzlerce ağlamaya hazır üniformalı bakış, dilimde "Mustafa Kemal' i düşünüyorum" nidalarıyla haykırmaya başladım.
*****

Okuduğum şiirle sanki bir nesli kımıldatmaya çalışıyordum; ömrünü aydın bir topluma sahip olmak, ülkesini daima ileri, gelişmiş ülkelerle aynı seviyeye ulaştırmak için heba etmiş insanın ismini haykırarak.
*****
Bu iki anı ve aldığım eğitimlerin ardından kültür ve sanatın bir ülke toplumunu ne denli geliştirip ne denli yükselteceğinin bilincine, bu minvalde gelecek nesillere aktarılacak birikimlerin, bir sonraki nesli daha da ileriye götürecek nitelikte olması gerekliliğine, bu uğurda ve aydın birer birey olmak için sürekli çalışmanın her Türk gencinin birinci sorumluluğunda olduğuna ve gelişmiş, çağdaş bir ülkenin ferdî olmanın, bu konuda bize miras öğütlerin sürekli deklare edilmesiyle sağlanamayacağına kanaat getirmiştim. Bu bilince kavuşmamıza yol gösteren Atamıza şahsen ben, bir Türk genci olarak şükranlarımı sunuyorum.

Velhasıl,
Çalışıyoruz Atam,
Vazgeçmiyoruz,
Muhtaç olduğumuz kudretin, damarlarımızdaki asil kanda mevcut olduğunu biliyoruz.

Cumhuriyetimizi, bilime, sanata, kadınlarımıza ve demokrasimize önem veriyoruz (!)

Bu ülke bizlere emanet…
Saygı ve hasretle…

Ferdi Şah
 

Okunma : 572