Hani Benim Gençliğim | Karamandan.com - Karaman Haber

Hani Benim Gençliğim | Karamandan.com - Karaman Haber

25 Şubat 2020 Salı
Hani Benim Gençliğim

Hani benim sevincim nerde
Bilyelerim topacım
Kiraz ağacında yırtılan gömleğim
Çaldılar çocukluğumu habersiz

Penceresiz kaldım anne
Penceresiz kaldım anne
Uçurtmam tel örgülere takıldı
Hani benim gençliğim anne

"Gücümüz Gençliğimiz" mottosu ile sosyal medyada algı çalışması yapan Gençlik ve Spor Bakanımıza açık mektubumuzdur.

Topraklarımızda yeşeren fidanlar, aynı nakaratta kaldı. Hani benim gençliğim? Özellikle çok partili hayata geçiş sürecinden sonra ülkemiz gençliği üzerinde oynanan oyunlar ayyuka çıkmışken, hep bir umutla yeni şarkılar söylemek istedik. Her on yılda bir yaşadığımız darbelerin fikir fraksiyonları “Fidanlarımıza, uyum sağlayacak mı sağlamayacak mı?” düşünmeden enjekte edilmek istendi. Ama bir türlü gençliğimiz şifa bulmadı. Olgunlaşan gençler ise -dedik ya- “Hani benim gençliğim?” sorusunu bizlere sordular. Bizler ise bu soruya hiçbir zaman cevap bulamadığımız gibi gençlerimizi suçlayarak işin içinden sıyrılmaya çalıştık.

Seksen darbesi sonrasında gençlik çalışmalarına hız veren tüm fikir sahipleri, dört koldan gençlik kitlelerine hükmetmeye çalıştılar. Üzerlerinde farklı deneyler uyguladılar. Sonuç kocaman bir hiç olarak milenyuma girmek oldu. Milenyuma acı içinde girenler, bir umut içersinde yeni bir mekân arayışına girdiler; AK Parti ve Ak Gençlik adıyla dimağlara giren hareket umut olmuştu. Ortaya koyduğu söylemler ve içinde yer alan adalet kavramı birçok fikri söylemin ana omurgasını oluşturuyordu. Bu konuda bir de kitap öneririm. (Siyasetin Öznesi Ak Gençlik, Karma Yay. 2014) Fakat bir türlü gençlik çalışmaları istenilen seviyeye çıkmıyor, gençliğin umudu yine sönmeye başlıyordu.

2011 yılına geldiğimizde ise GENÇLİK adıyla yeni bir bakanlık kuruldu. Tamam, şimdi olacak dedik. Umutlarımız yeniden yeşerdi. Ama 2011 yılında gençliğini yaşayanlar, bu sıralar yine aynı nakaratı söylüyor. "Hani Benim Gençliğim?"

2020 yılının kapısını araladığımız şu zamanda Gençliğin Bakanlığı 4. bakanı ile çalışıyor. Geçen bu dokuz yılda gençlik adına ne mi yapıldı? Cevap vermek oldukça zor. Defalarca teşkilat şemasında oynama yapılan bakanlıkta değişmeyen tek şey, bürokratlar ve unutulan gençlik oldu. Bu kadar sert girmek istemezdim ama canı yanan her vatan evladının söylemi bu olacaktır. Peki, hiç mi güzel şeyler olmuyor? Hızlıca bakalım ardından son notlarımızı düşelim.

Bakanlığın adını oluşturan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüklerini kısaca inceleyelim.

Bakanlığın ana gövdesini oluşturan Spor Genel Müdürlüğü; stat yapımından başka akıllara pozitif bir şey getirmiyor. Çünkü il müdürlüklerinde çalışan antrenörlerin sporcu yetiştirme gibi bir dertleri yok. Teşkilat öyle bir makam kaygısına yönelmiş ki kime çözüm için bir soru sorsan önce “ben” diyecek gibi bakıyor. Makamı koruma derdine düşmüş, entelektüel tarafı olmayan il müdürlerinin çözüm önerileri ile bakanlığa bir şeyler söyleyemeyeceği aşikâr. İl müdürlükleri, bünyesinde hangi spor dalı ile uğraşıyorsa o uzvunu geliştirmiş ve aklı oradan çalışıyor. Vah vah vah!

- Ah benim gençliğim.

Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü; (Son dönemdeki ödül törenini bir kenara bırakarak notlar düşeyim buraya. Zira bu, Bakan Bey için tam bir operasyon gibi görünüyor.)

Bu genel müdürlük mü? Tam bir facia. Sayısız proje. Çıktıları ortaya konmadan sona erdirilen nice çalışmalar. Ve durmadan başlayan yeni projeler… Taşrayı hiç düşünmeden gençlere yaptırılmaya çalışılan organizasyonlar. Gençleri sayısal veri olarak gören bürokratlar (Devlet nedir? Sorusuna cevap veremeyecek kadar!!! ). Ha bir de belirli gün ve haftaları kutlamak. Bu sayede üretimi desteklemeyen tüketimi amaç edinen çalışmalar... Bakanlık yöneticileri ne yazık ki yaptıklarının sonucunun gençler üzerinde etkisinin ne olacağını hesap etmiyorlar. İyi bir şey mi söylememi istiyorsunuz? Çatısı akan ya da altından su çıkan birçok Gençlik Merkezi yapımı… En azından suyu akıyor diyebilirsiniz.

Sayın Bakanım, zor bir dönemde göreve geldiniz. Elinizde güçlü atraksiyonlar yapacak bürokratik kadrolarınız yok belki ama " Gücümüz Gençliğimiz" sloganını gerçekleştirmek için;

1. Belli kesimleri memnun etmeye çalışan projelerden vazgeçin.

2. Artık bina yapmaktan vazgeçin.

3. Bakanlığınız üzerindeki "torpil merkezi oldu" algısını değiştirin.

4. Bakanlığın kurumsal kimliğini en acil şekilde sağlayın.

5. Teşkilat şemanızı oluşturun. Taşradaki makam kavgalarını sonlandırın.

6. Gençliğe dokunun. En önemlisi de bu olsa gerek; lütfen gençleri sayısal veri olarak görmeyin

7. Sayısal olarak az iş yapın ama taşradaki tüm teşkilatlarınızın her birini en az bir alanda uzmanlaşmaya sevk edin. Bırakın Edirne’de gerçekleştirdiğiniz projenin aynısını Ardahan yapmasın. Biz memleket olarak dört mevsimiyle, her iklimiyle ve kendine has dokusuyla güzeliz. Bizi güzelleştirin Sayın Bakanım.

8. Genç dimağların sesi olun

            Sesi olun ki;    

Duvarlar konuşmuyor anne
Açık kalmıyor hiç bir kapı
Hani benim gençliğim nerde
Yağmurları biriktir anne
Yağmurları biriktir anne
Çağ yangınında tutuştum
Hani benim gençliğim anne

Mısralarını artık şarkı sözlerinde bırakalım. Dediğiniz gibi ‘gücümüz gençliğimiz’ olsun.

Saygılarımla.

Feylesof Rıza

 

Okunma : 810