Artık Devlette Allah ve Ahlaktan Bahsetmek Yasaktır | Karamandan.com - | Karaman Haber

Artık Devlette Allah ve Ahlaktan Bahsetmek Yasaktır | Karamandan.com - | Karaman Haber

17 Haziran 2019 Pazartesi
Artık Devlette Allah ve Ahlaktan Bahsetmek Yasaktır

“Devletin malı deniz yemeyen keriz.” Felsefesini en dibine kadar görebileceğimiz örneklerle doludur, son iki yüzyıl. Devletin her yerini sarmış leş yiyiciler, her yerdeler.

Üzülerek söylemek gerekir ki, toplumun her kesiminden insan, artık bu cümleyi kullanır hale gelmiştir. Bu nedenledir ki halkımız bu leş yiyicilerden kurtulmak için devlet yönetimini  (bu kelimeleyi sevmesem de kullanmak zorunda kalacağım) muhafazakar iktidarlara teslim etmiştir.

Neydi muhafazakar,

Türkçe sözlüğümüzde “tutucu” anlamına geliyor. Toplumun beklentisi de,  yeniden değer yargılarını ön planda tutarak, devletimizi leş kargalarından kurtarmaktı. Galiba tutmak kelimesi muhafazakar kesimde yanlış anlaşıldı ve şöyle bir anlama kavuştu:

Her  şeyi mübah görerek  ya da şer’ileştirerek şahsının ya da etrafındakilerin önünü açmak.

Bunu en güzel anlatan, çıkarılan kanunlar olsa gerek. Bu nedenledir ki artık toplumun muhafazakar alana ve devlete güveni tamamen sarsıldı.  Beka kelimesi üzerinden, devleti unutmadık deseler de artık karşılık bulmuyor.

Peki,iktidar günü kurtarmak ve ayakta kalmak için neler yapıyor. Üzülerek söylemek gerekiyor ki, devlet mekanizmalarını yeniden harekete geçirebilmek için, ani bir refleksle geçmişten günümüze eleştirdikleri ve son dönemde fazlasıyla ötekileştirdikleri kesimlere yöneldiler. Muktedir olamayan iktidar, devlet içinde  yeni bir karmaşa ve kavgaya zemin hazırlıyor. Bu, Roma’nın paganizmle tek tanrıcılık arasındaki kavgasına benziyor. Roma bu kavgada batı kanadını kaybetti ama doğu kanadı 1000 yıl daha ayakta kalmayı başardı.

Roma paganizmi, tek tanrı ile kavgasında bürokraside şu cümleyi çok sık kullanmıştı.

“Artık devlette Allah ve ahlaktan bahsetmek yasaktır.”

Bu cümle muhafazakar kesim için kavganın enerjisiydi. Fakat gelinen noktada cümle tek tanrıcılar için bir kapak hüviyetindedir. Zira onlar bu cümleyle savaşıp, Allah ve ahlakı devlette daim kılmak için yola çıkmışlardı.

Gelinen nokta şu ki, muhafazakarlar;  modernitenin , seküler yaşam tarzı ve zihniyetinin hızlı bir şekilde kölesi durumuna gelmişlerdir. Hatta Allah, ahlak kavramları yanında, onlar için en önemli mefhum olan dostluk, arkadaşlık ve onların alt kavramlarını hızlı bir şekilde tüketmişlerdir. O kadar ki Ankara ve Anadolu’nun her yerinde çakalların önünde yem olmuşlardır dostları. Hem de aliminden, cahiline; kadınından, erkeğine Roma’da olduğu gibi (teşbihte hata olmaz)ırzlarına geçerek cellatların önüne atmışlardır. Artık ortalık kan gölüdür.

Üzülmek mi dediniz, onu çoktan unuttuk çünkü yeni dostları ile kadeh kaldırararak kutlamaya geçtiler. Artık paganistten çok pagancı olmuşlardı ve sevinç nidaları her  yeri sarmıştı.

Tanrı öldü. Tanrı öldü. Tanrı öldü.

Naçizane buradan bir teklifte bulunayım. Devlet ebed müddet için,

Yeniden İNANMAK,

Yeniden AŞK,

Yeniden ADALET,

Yeniden ÖLÇÜLÜLÜK,

Yeniden İNSAN,

Yeniden CESAREEEET,

ve sonuç,

ERDEMLİ toplum ve devlet.

Faylesof Rıza

Düzenleme : 10 Haziran 2019 12:16 Okunma : 648