Karamandan.com

Karamandan.com

18 Ekim 2019 Cuma
TÜRK TOPLUMUNDA NEVRUZ
 A.
Kategori : Dünya Gündemi
02 Ağustos 2019 14:57
 

 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -151-

TÜRK TOPLUMUNDA NEVRUZ-II
In the Turkish Society Nauruz-II
 Alaattin
UCA•
lik ve
bera
nahtar Kelimeler: Nevruz, Türk Dünyası, Türk Toplumu
is the
even
eywords: Nauruz, Turkish World, Turkish Society
ığı için
pılanlar ve tutulan dilekler gibi adet ve gelenekler de yaşatılmaktadır.

ÖZET
Nevruz, Türk Dünyasında kutlanan ilk yaz bayramlarından biridir.
Kaynağı çok eskilere dayanır. Bu bayrama Anadolu’da ve Anadolu
dışında Türk halkı büyük ilgi gösterir. Bir çok gelenek ve görenek bu
vesileyle yaşatılır. Dolayısıyla Nevruz, toplumu ayakta tutan, bir
berliği pekiştiren bir olgudur.
A
ABSTRACT
Nauruz is one of the initial summer feasts celebrated in Turkısh
world. The orıgın of thıs feast is based on old tımes. This feast is shown
interest by Turkıs People in Anatolia and other regions, it is kept alive
alot of traditions and customs by means of this feast. Nauruz
t which joins the society firmly and tightly.
K
ürk Dünyası’nda Nevruz kutlamaları esnasında, Kırlara çıkma,
eğlence, şenlik ve oyunlar düzenleme; Yiyecek hazırlama; Temizlik
yapma ve giyim kuşamdaki değişiklikler; Hediyeleşme, akraba ziyâreti ve sosyal
dayanışma; Ad verme; Ateş yakma ve üzerinden atlama gibi adet ve geleneklerin
yanı sıra Hızır Baba inancı; Kabir ziyareti, kurban, dua ve diğer dini motifler;
Bolluk ve bereket gelmesi için yapılanlar; Sağlık, mutluluk, baht açıkl
T
ya
Hızır Baba İnancı
Kaynağını Hristiyan inancından alan ve dünya toplumlarının hemen
hepsinde yılbaşı sembolü olarak bilinen “Noel Baba” figürüne benzer bir figür,
Türk Dünyası’nda, Nevruz kutlamaları esnasında ortaya çıkar ki bu “Hızır Baba”
figürüdür. Şöyle ki, Nevruz akşamı Hızır’ın evleri gezerek bereket dağıttığına,
Hızır’a rastlayanın başına talih kuşu konacağına inanılır. Bu yüzden o gece
evlerin temizliğine daha çok özen gösterilir. Bu inançlardan esinlenilerek, Orta
Asya’nın çoğu yerlerinde, bazı kişiler Nevruz kutlamaları sırasında ak sakal
takıp, yeşil cüppe giyerek ortaya çıkar, çocuklara hediyeler dağıtır ve büyüklere

 Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
TAED 33, 2007, 151-182 
-152- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
de hayır dua ederler. Halk bu sembolik kişilere Hızır Ata, Hızır Baba, Nevruz
Ata, Nevruz Baba, Dihkân-Dehkân Baba gibi isimler takar.1
 Hızır inancı Türk
Dünyası’nda çok yaygındır. Hatta, Azerbaycan’da kutlanan bayramlardan biri
Hıdır Nebi Bayramıdır. Bu bayram her yıl Nevruz’dan önce, Küçük Çilenin
onuncu günü kutlanır.2
 O gün kavurgadan un çekilir ve bir teştle yükün altına
konur. İnanışa göre, gece Hıdır İlyas gelir ve elini bu una sürer. Bu un mukaddes
sayılır. Sabah olunca yükün altındaki un ortaya çıkarılır ve bu undan bir şeyler
pişirilerek yenir. Yine inanışa göre, Hızır/Hıdır, darda kalanların kurtarıcısıdır.
En çok karda kışta yardıma ihtiyacı olanlara yardım eder. Hıdır Nebi Bayramı da
kışın en şiddetli günlerinde kutlanır.3
Azerbaycan’da bu gelenekle ilgili şöyle bir
mani d
am
n
s,
ştığına, bu vakitte nazarı buza düşse
buzu, taşa düşse taşı eriteceğine inanırlar.6

e söylenir:
“Men Hızır’ın kuluy
Boz atının çuluyam
Hızır getti hayınan
Bir kulanca tayına
Tayı palçığa battı
Hızır yanında yattı.
Hızır - Nebi, Hızır – İlyâ
Bitti çiçek, oldu Yaz.”4
Kazak halkı ise Hızır’a, Kızır adını verir. İnanışa göre, Kızır Ata Nevruzda
üç gün boyunca gezer. Her insan hayatında üç defa Kızır’la karşılaşır. Fakat onu
kolay kolay tanıyamaz. Eğer tanırsa, hayatı boyunca mutlu ve şanslı olur. Kızır,
Nevruzda kamasını kaldırdığı zaman, yerdeki karlar erir ve bahar gelir. Yine
Kazaklara göre, büyük veya küçük baş hayvan sürüsünün önünden ya da
arasından geçilmez. Çünkü bunların yayılıp, otladığı yerlerde Kızır gezer.5
Ayrıca Kazaklar, 21 Martı 22 Marta bağlayan gece saat 03.00 sularında Kızır’ın
ihtiyar ve aksakallı bir şahıs kılığında dola
1
 Abdulvahap Kara, “Türk Devlet ve Topluluklarının Ortak Kültürel Bayramı Nevruz’un
III.Binyılda İşlevi ve Konumu”, Bilge, Bahar 2001, C.7, S.28, s.41. 2
 Çile: Azerbaycan Türkleri’nin kışın iki ayına verdikleri addır. Büyük ve Küçük Çile olarak ikiye
ayrılır ve 60 gün sürer. Büyük Çile, Aralık ayının 20.günü başlar. Büyük Çile 40, Küçük Çile 20
gündür. (Seyfettin Altaylı, Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü, İstanbul, 1994, C.1, s.206.) 3
 Ramazan Korkmaz, “Fırat Havzası Folklorunda Hıdırellez Şenlikleri ve Bu Geleneğin Türk
Dünyası İçindeki Yeri”, Belgelerle Türk Tarihi, Şubat 1989, S.48, s.35. 4 İlhan Yardımcı, “Türkler’de Milli Folklor Açısından Bayramlar”, Türk Dünyası Tarih ve Kültür
Dergisi, Aralık 2000, S.168, s.35. 5 İdris Gürsoy, “Nevruz Bayramımız Olmalı”, Zaman, 22.3.2002. 6 İsa Özkan, “Türk Boylarının Edebiyat ve Folklorunda Nevruz Şenlikleri”,s.6; “Nevruz Ulusun
Ulu Günü”, (Aktaran: Süer Eker), Ankara, 1993, s.7, 8; Topsakal, “Kazak İli Navrızı Nasıl
Karşılar?”, s.26.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -153-
Özbekistan’da da Nevruz’un sembolik bir kahramanı vardır. Bu kahraman
“Baba Nevruz”dur. Noel Baba ya da Kar Baba’dan farklı olarak onun kıyafeti
beyaz değil, yeşil renklidir. Çünkü yeşil, baharın işaretidir.7
Türk tefekkürü ateşi, sıcaklığı ve de baharı temsil eden Hızır ile suyu
temsil eden İlyas’ı birleştirerek tabiata can geleceğini düşünmüş ve her gelen
yeni yılın bereketli olması için, “Hızır Nebi’yi Karşılama Törenleri”yapmayı adet
haline getirmiştir.8
Bu adetleri Anadolu dışındaki Türk Dünyası’nda olduğu gibi,
Anadolu’nun muhtelif yerlerinde de görmek mümkündür. Mesela, Hızır’ın
geleceğine inanılan günün birkaç gün öncesinden hazırlıklar başlar. Evler,
anbarlar, kilerler temizlenir. Çünkü inanışa göre, Hızır temiz olmayan yere
girmez.9
Temizlik işi bittikten sonra arpa, buğday ve mısırdan yapılan kavurga el
değirmeninde çekilerek kavut elde edilir. Hızır’ın geleceği akşam bu kavut sütle
ıslatılır, yağ dökülür, öncelikle “Hızır payı”olarak ayrılır ve yükün üzerine konur.
Kalan kısmı da ev halkınca yenir. Ayrıca o akşam boş bir leğen, bir ibrik su,
havlu, ayna ve tarak hazırlanarak yükün yanına bırakılır. Elazığ, Iğdır, Kars,
Kütahya, İzmir yörelerinde olduğu gibi, buğday anbarlarının, süt-yoğurt-pekmezyağ gibi yiyecek maddelerinin üzerleri ve çeyiz sandıkları açık bırakılır. Hızır
gelirse leğeni, havluyu, ibriği, aynayı kullanır. Kamçısını veya atının nalçasını
bereket nişanesi olarak kavut kabına ve kilerdeki unun üzerine dokundurur. Üzeri
açık bırakılan yiyecek maddelerini bereketli kılar. Çeyiz sandığını da kutsayıp
gider. Hızır payı olarak ayrılan kavut, sabahleyin tahta kaşıklarla yenir. Kaşıklar
yıkanmadan ateşe atılır. Hangi kaşık yanmazsa, ona Hızır’ın dokunduğuna
inanılır.10
Ayrıca Anadolu’da “Her vaktini hazır, her geleni Hızır bil”, ya da “Her
geceyi Kadir, her geleni Hızır bil”,11 “Kul sıkışmayınca Hızır Yetişmez”, “Hızır
Gibi Yetişti”, “Hızır Uğramış”, “Hızır’ın Eli Değmiş”, “Hızır Neredesin?”,
“Hızır Yetiş İmdadıma”, Ey Hızır Beni Müşkülden Kurtar” gibi, atasözü ve
deyim haline gelmiş ifadelerin kullanılması ve pek çok hastanede “Hızır Acil
Servis”lerin kuruluyor olması, Hızır inancının güçlenerek yaşatıldığını gösterir.12

7
 Akhmatali Askarov, “Özbekistan’da Nevruz Tekrar Halkın Bayramı Oldu”, Türk Kültüründe
Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni (sempozyumu) Bildirileri, (Yayına Hazırlayan: Sadık Tural),
Ankara, 1995, s.242. 8
 Abdulhalûk Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, Ankara, 1991, s.51; İlhan Yardımcı,
“Türkler’de Milli Folklor Açısından Bayramlar”, Türk Dünyası Tarih ve Kültür Dergisi, Aralık
2000, S.168, s.35. 9
 Ali İmer, “Halkalı’da Hıdırellez”, Türk Folklor Araştırmaları, Temmuz 1957, Yıl.8, C.4, S.96,
s.1523. 10 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.52, 53. 11 Cemal Kurnaz, “Hızır (Edebiyat)”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, İstanbul, 1998,
C.17, s.412. 12 Hayri Başbuğ, “Nevruz”, Türk Dünyası Araştırmaları, Şubat 1985, S.34, s.92 ; Ali, Aksakal,
“Türk Kültüründe Hıdırellez”, Türk Dünyası Tarih Dergisi, Temmuz 1990, Yıl.4, S.43, s.47;
TAED 33, 2007, 151-182 
-154- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
Kabir Ziyareti Kurban Dua ve Diğer Dini Motifler
Nevruz, yüzlerce yıldan beri, Türk Milleti’nin sevinç kaynağı ve yeni bir
yılın umudu olarak görülür. Dolayısıyla Türklerin sosyal hayatında çok önemli
bir yeri vardır. Nevruz günü, eğlencelerle, törenlerle kutlanıp, gelecek için
planlar yapılırken, geçmişe de dönülür ve vefat etmiş büyükler, eş dost ve
tanıdıklar da hatırlanır.13Bu eskiden beri devam eden bir gelenektir. Mesela
Hunlar’da ve Göktürkler’de Nevruz törenleri yüksek tepelere kurulmuş
mezarlıklarda başlatılır ve bu törenlerde ölüler için dualar edilir ve onların
hayrına yiyecek dağıtılırdı.
14
Osmanlı hanedanını çıkarmış olan Kayı Boyu’na mensup Karakeçililer de
eskiden 21 Mart’ta Ertuğrul Gazi’nin türbesi etrafında toplanarak şenlik
yaparlardı.
15 Günümüzde ise bu törenler Eylül ayında yapılır.16Ertuğrul Gazi
Türbesinde eskiden Nevruz kutlamalarının yapılması oldukça anlamlıydı ve Türk
toplumundaki atalar kültü17 anlayışının Nevruz’da yaşatıldığına dair güzel bir
örnek teşkil etmekteydi. Bu gelenek bozulsa da buna benzer pek çok gelenek
Türk Dünyası’nın muhtelif yerlerinde yaşatılır. Hatta bazı yerlerde Nevruz,
“Ölüler Bayramı” olarak adlandırılır. O gün kabirler ziyaret edilir. Atalar
hatırlanır, onlar için dualar edilir, fatihalar okunur ve hayırlar yapılır.18
 Iğdır’da ise Nevruz günü, erkekler ayrı, kadınlar ayrı toplanırlar. Herkes
birbiriyle bayramlaşır. Daha sonra, o yıl içinde yakınları vefat etmiş olan kişileri
evlerinde ziyaret ederler ve başsağlığı dilerler.19Bayramdan bir önceki haftanın

Sermet Muhtar, Alus, “Rûz-u Hızır”, Türk Folklor Araştırmaları, Haziran 1951, Yıl.2, C.1, S.23,
s.354. 13 “Hoş Geldin Nevruz”, Avrasya Dosyası, Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), Mart 2001,
S.140, s.1. 14 Pakize Aytaç, “Nevruz Üzerine Bir Sohbet”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni
(sempozyumu) Bildirileri, (Yayına Hazırlayan: Sadık Tural), Ankara, 1995, s.112; Mustafa,
Turan, “Tarihi Kaynaklar Işığında Nevruz’un Menşei Meselesi”, Millî Folklor, Bahar 1998,
Yıl.10, C.5, S.37, s.96, 97. 15 M.Şakir Ülkütaşır, “Osmanlı Türklerinin İlk Hareket ve Kuvvet Noktası Olan Belde: Söğüt”,
Türk Kültürü, Aralık 1964, Yıl.3, S.26, s.125 ; Bedri Özçelik, “Türk Edebiyatında Nevruz”,
Bilge, Ankara 2000, S.24, s.17. 16 İbrahim Hakkı Konyalı, Söğüt’te Ertuğrul Gazi Türbesi ve İhtifalı, İstanbul, 1959, s.55 ; Mahmut
Tezcan, “Türk Millî Kültüründe Bahar Bayramları Olarak Nevruz ve Hıdırellez”, Anayurttan
Atayurda Türk Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2, S.8, s.4; Ertuğrul Ayran, “Söğüt’te 712 Yıldır
Yaşayan Kültür : Yörük Bayramı”, Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Ocak 1994, Yıl.2, C.2,
S.5, s.123; Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.117. 17 İbrahim Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü, İstanbul, 1988, s.291. 18 Reşat Genç, “Türk Tarihinde ve Kültüründe Nevruz”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası
Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri, Ankara, 1995, s.19. 19 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.94.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -155-
Salı ve Perşembe günleri, yöre sakinleri mezarlıklara giderek, ölülerini fatihalarla
yad ederler. Mezarlıklarda Kuran okurlar. Mezarları tamir ederler. Yeni ölenlere
mezar yaptırırlar.20
İzmir’de yaşayan Naldöken Tahtacı Türkmenleri ise Nevruzu, yaylaya
çıktıkları 22-23 Mart günlerinde kutlarlar. Bunlar, Nevruzu ölülerin yedirilip
içirildiği gün olarak kabul ederler.21 Ölülerin ruhları için kahve ve katmer
pişirirler.22 Burada da eski Türk inanç sisteminin atalar kültü kendini
gösterir.23Tahtacı Türkmenleri, yukarıda belirttiğimiz günlerde sabah erkenden
kalkarlar. Yeni elbiseler giyerek, önceden hazırladıkları yiyecekleri de yanlarına
alıp mezarlığa giderler. Mezarların başında bulunan ocaklarda kahve pişirip,
sohbet ederler. Mezarlar ziyaret edildikten sonra topluca yemek yenir. Bu arada
sazlar çalınır, şarkılar, türküler söylenir. Salıncaklar kurulur. Çocuklar da
“bayrak”adı verilen uçurtmalar uçurtur.24Öğlenden sonra ise kadınlar mezarlıkta
çerez dağıtırlar. Bu işe “hak üleştirme”denir.25Mezarlıktan ayrılırken de mezar
taşları öpülür ve dualar edilir.26
Kars’ta ise Nevruz öncesindeki son Salı günü kabir üstü törenleri yapılır.
Yöre halkı ağır kış şartlarından dolayı aylar sonra ilk defa yapabildikleri kabir
ziyaretini bir tören havası içinde gerçekleştirir. Yörede bu güne “Ahir Tek” ya da
“Son Salı”gibi adlar verilir. Bu günde herkes aile kabristanlarına giderek
temizlik, bakım ve düzenleme yapar. Sabah erkenden mezarlığa giden erkekler,
Fatiha okuyup dönerler. Kadınlar ise önceden hazırlamış oldukları helva, pilav
gibi yemekleri yanlarında götürürler. Kuran-ı Kerim okunup, dualar edildikten
sonra, bu yiyecekleri fakirlere dağıtırlar.27Bu kabir üstü törenleri, köylerde
genelde herkesin katılımı, şehirde ise her ailenin ayrı olarak gerçekleştirdiği bir
gelenektir.28Kars’ın Tuzluca ilçesine bağlı Pirsak Köyü’nde ise bu törene, “Ölü
bayramı” denir ve Nevruz öncesindeki ilk Cuma akşamı (Perşembe günü) yapılır.
Önceden hazırlanan helva ve diğer yiyecekler alınarak topluca mezarlığa gidilir.
Kuran-ı Kerim ve Mevlid okunur. Getirilen yiyecekler fakirlere ve çocuklara

20 İbrahim Bozyel, “Iğdır, Nahçıvan ve Tebriz Üçgeninde Nevruz Gelenekleri”, Nevruz ve Renkler,
s.114. 21 Tuncer Kırhan, “Nevruz-Ergenekon Bayramı”, Azerbaycan, Mart-Nisan 1995, S.302, s.16. 22 Abdurrahman Yılmaz, Tahtacılarda Gelenekler, Ankara, 1948, s.99. 23 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.23. 24 Rıza Yetişen, “Naldöken Tahtacıları Nevruz ve Hıdırellez IV”, Türk Folklor Araştırmaları,
Haziran 1951, Yıl.2, C.1, S.23, s.365 ; Yılmaz, Tahtacılarda Gelenekler, s.99. 25 Ramazan Karaman, “Türkiye’de Nevruz Kutlamaları”, Milli Folklor, Yaz 1999, Yıl.11, C.6,
S.42, s.50. 26 “Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.) 27 Gülali Aydınoğlu, “Kars’ın Pirsak Köyünde Nevruz”, Türk Folklor Araştırmaları, Mayıs 1969,
Yıl.20, C.12, S.238, s.5298; Kırhan, “Nevruz-Ergenekon Bayramı”,s.18. 28 Ali Rıza, Gönüllü, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, Nevruz, (Derleyen: H.Vedat
Demirbaş), Ankara 1998, s.43, 44.
TAED 33, 2007, 151-182 
-156- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
dağıtılır. Artan yiyecekler ise mezarların üzerine dökülür. Daha sonra herkes
kendi yakınlarının mezarını ziyaret ederek fatiha okur. Bu arada dargınlar da
barıştırılır.29Yine Kars yöresinde, 20 Martı 21 Marta bağlayan gece, Nevruz
kutlamalarının önemli anlarından biri yaşanır. Gece ile gündüzün eşit olduğu,
eski yılın bitip yeni yılın başladığı bu ana, yani yılın değişim saatine, “Tahvil
Saati” veya “İl Tahvili”denir. Bu gece bütün aile fertleri bir araya toplanır.
Kuran-ı Kerim okuyarak, dualar ederek bu anı geçirmeye, yani yeni yıla bu
şekilde girmeye gayret ederler. Ertesi gün bayramdır. Sabah erkenden kalkılır.
Aile arasında bayramlaşma yapılır. Daha sonra iki bayram arasında ya da son bir
yıl içinde vefat etmiş olan kişilerin yakınları ziyaret edilerek başsağlığı dilenir.
Yakınları vefat edenlerin yaşadığı bu ilk Nevruz bayramına “Kara bayram”
denir.30Yine Kars’ın bazı yörelerinde, Nevruz gecesi, “İhya gözleme”denilen bir
gelenek daha yaşatılır. Hz. Hüseyin’in Kerbela çölünde şehid edilişi taziye edilir.
Bu iş için, hali vakti yerinde olan birisinin odasında toplanılır. Çeşitli yemekler
pişirilir. Sabaha kadar hiç uyunmadan Kuran-ı Kerim ve Mevlid okunur, dua
edilir ve gözyaşı dökülür. Akşam ve sahur vakti olmak üzere iki öğün yemek
yenir. Sabah olunca herkes bitkin ve üzgün bir biçimde evlerine gider.31
Mersin’in Silifke ilçesinde ise Nevruz günü yaylaya çıkıldığında, sürü
sahipleri tarafından kurban kesilir ve fakirlere ikram edilir.32
Anadolu’nun pek çok yöresinde, Nevruz günü kabir ziyareti, kurban kesme
gibi gelenekler yaşatılırken, yine bu günle ilgili olarak, dini motifler içeren çok
sayıda rivayet de bulunmaktadır. Buna göre: Dünya, gece ile gündüzün eşit
olduğu Nevruz günü yaratılmıştır. Ulu Tanrı, daha önce Koç Burcunda toplu
halde bulunan yıldızlara, feleklerinde dönmelerini bu gün emretmiştir.
Hz.Adem’in yaratıldığı çamur bu gün yoğrulmuştur. Hz.Adem ile Hz.Havva
Cennetten kovulduktan sonra Arafat Dağı’nda bu gün buluşmuşlardır.
Hz.Adem’in tövbesi bugün kabul edilmiştir. Hz.Nuh’un gemisi bu gün karaya
oturmuş ve gemiden bu gün inilmiştir. Hz. Yunus balık tarafından bugün karaya
çıkarılmıştır. Hz. Yusuf bugün kuyuya atılmış, ya da kardeşlerince kuyuya
atıldıktan sonra bir bezirgân tarafından bugün kurtarılmıştır. Hz. Musa bugün
Mısır’dan ayrılmış ve asasıyla Kızıl Denizi yararak tebasını bu gün kurtarmıştır.

29 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.83. 30 Bu geleneğe benzer bir gelenek Erzurum ve çevresinde de yaşatılır. Burada, “Kara bayram”
tabirinin yerini “İlk bayram” tabiri alır ve vefat eden kimsenin yakınlarına başsağlığı, Nevruz
bayramında değil de vefat olayından sonra yaşanan ilk dini bayramda, Ramazan veya Kurban
bayramında dilenir. 31 Ahmet Özmen, “Kars Yöresinde Nevruz Bayramı”, Nevruz, s.46, 47; Aydınoğlu, “Kars’ın Pirsak
Köyünde Nevruz”, s.5298. 32 “Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.)
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -157-
Hz.İbrahim Urfa’da bugün yakılmak istenmiştir. Hz. Muhammed’in nübüvveti
bugün başlamıştır ve Mekke’den Medine’ye bu gün hicret etmiştir. 33
Bunlara benzer, yine dini motifler içeren çeşitli rivayetler Anadolu’nun
muhtelif yerlerinde yaşayan Alevi-Bektaşilerde de görülür. Buna göre: Hz.Ali
Nevruz günü doğmuştur. Hz. Ali ile Hz. Fatma bugün evlenmişlerdir. Hz.
Muhammet Veda Haccı dönüşü, Hz.Aliyi bugün kendisine halife tayin etmiştir.34
Bu rivayetlerde görülen dini motifler Nevruz kutlamalarına da yansır. Nevruz
sabahı en güzel elbiseler giyilir. Maddi durumu iyi olanlar kurbanlarını alarak
dergaha veya yatırlara giderler. Öğlene kadar kurbanlar kesilir. Daha sonra
bayram eğlenceleri başlar. Öğlen yemeği yenildikten sonra dergâh da
toplanılarak Nevruz erkânına geçilir. Bu erkân dört aşamada gerçekleşir. Birinci
bölümde zikir yapılır. Zikirde mürşit, Kuran-ı Kerim den ayetler okuduktan
sonra, Hz.Muhammet başta olmak üzere Hz.Hatice, Hz. Fatma ve On iki İmamın
adları zikredilir. Dualar ehli müminin şehitlerine ve bütün müslümanların
ruhlarına hediye edilir. İkinci bölümde kutlama vardır. Hz. Ali’ye selam ve üç
salâvat okunur. Hz.Ali’nin doğum günü ve Nevruz kutlanır. Nevruz erkânının
üçüncü bölümünü mevlit ve süt dağıtımı teşkil eder. Mürşidin okuduğu duadan
sonra süt içilir. Hz. Ali’nin mevlidi okunur. Daha sonra semah yapılır. Semahtan
sonra sofra açılır. Yemekler yenir. Gün şeker, şerbet ve içeceklerle kutlanır. 35
Görüldüğü gibi, Alevi-Bektaşilerde Nevruzun kutlanışı belli bir erkânla
olur. Dergâhta toplanılarak Cem Ayini yapılır. Hüseyin Hüsnü Erdikut Baba,
Nevruz da yapılan bu kutlamaları şu sözlerle ifade eder:
“Gelin Cümle canlar birlik olalım,
Arz u niyaz edûb dara duralım,
Muhabbet bezminde zevkler bulalım,
Nevruz Bayramına eriştik ya Hû...” 36
Yurt dışında kurulan Alevi-Bektaşi derneklerinde de Nevruz kutlamaları
benzer şekilde yapılır.37

33 Hayri Başbuğ, “Nevruz”, Türk Dünyası Araştırmaları, Şubat 1985, S.34, s.79; Genç, “Türk
Tarihinde ve Kültüründe Nevruz”, s. 22; Abdulkadir Yuvalı, “Nevruz Bayramı ve Çarşamba
Günleri”, s.55; Pakize Aytaç, “Nevruz Üzerine Bir Sohbet”, s.115; Çay, Türk Ergenekon
Bayramı Nevrûz, s.22-23; Uslu, “Türk Kültüründe Nevruz Motifi”, s.24. 34 Abdulbâkî Gölpınarlı, “Kızıl-Baş”, İslam Ansiklopedisi, Eskişehir, 1997, C.6. s.794; Kırhan,
“Nevruz-Ergenekon Bayramı”, s.16; İlker Evrim Binbaş, “Türklerde Nevruz Geleneği”, Avrasya
Etüdleri, yaz 1999, S.15, s.62, 71. 35 Karaman, “Türkiye’de Nevruz Kutlamaları”, s.47, 48; Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz
Kutlamaları”,(www.kultur.gov.tr); Aytaç, “Nevruz Üzerine Bir Sohbet”, s.115; Çay, Türk
Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.23; 36 Zeynelabidin Makas, Türk Millî Kültüründe Nevruz, İstanbul, 1987, s.33; Başbuğ, “Nevruz”,
s.83; Aytaç, “Nevruz Üzerine Bir Sohbet”, s.114, 117. 37 “Köln’de Nevruz kutlaması”, Cem, Mayıs 2000, Yıl.33, S.101, s.21.
TAED 33, 2007, 151-182 
-158- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
Mevleviler de Nevruzu kutlarlar. Selam sözü ile başlayan yedi ayet (Heft
Selam) bir kağıda yazılır. Üzerine su dökülür içilir. İçilmeden evvel: “Ey gece ve
gündüzün tedbircisi, Ey gözleri ve gönülleri başka hale çeviren, Ey kudret ve
halleri değiştiren! Halimi en güzel hale çevir!” diye dua edilir. 38Bu ayetler,
insanların Allah’a yöneliş için yeni bir başlangıç yapabilmesine sebep olan
kimseler ve olayları hatırlatır.39
Bahai inancına mensup kişiler için de Nevruz’un önemi büyüktür. Bahailer
her yıl 2-20 Mart arasında on dokuz gün oruç tutarlar. 21 Mart, yani Nevruz günü
bayram olarak kutlarlar. Bahailiğin yeni yılı da Nevruzdur.40
Orta Anadolu' nun bazı yerlerinde ise 22 Mart sabahı oldukça erken
kalkılır, mezarlar ziyaret edilir, niyet tutulur. Niyetlenen kişi mezarlardan birer
taş alarak kırka tamamlar. Taşları bir noktaya koyup niyet tuttuktan sonra evine
asar ve bir yıl bekler. Niyet kabul olursa taşların kırk bir tane olacağına inanılır.
Bir dahaki Mart Dokuzu’nda niyet kabul olsa da olmasa da taşlar iade edilir. 41
Ayrıca Anadolu’nun muhtelif yerlerinde Nevruz günü bütün varlıkların
Allah’a secde ettiğine inanılır. Bir yıllık rızkın ve mukadderatın bugün tayin
edildiği gibi düşünce ve görüşler yaygındır. 42
Anadolu dışındaki Türk Dünyasında da Nevruz ile ilgili dini motifler
görülür:
Afganistan da Nevruz sabahı halk sabah namazının ardından mukaddes
mekânları ziyaret eder. Ayrıca, Kuran okuyup dua ederek yakınlarının ruhlarının
bağışlanması için niyaz etmek üzere mezarlıklara gidilir. Uluğ Türkistan’ın
Güneyindeki Mezar-ı Şerifte her yıl Nevruz dan 40 gün önce Hz. Ali’nin
türbesine büyük bir Nevruz bayrağı dikilir. Çevredeki bütün şehir ve köylerden
gelen insanlar türbeyi ziyaret edip adak adarlar. Afganistan’ da huzurun
sağlandığı dönemlerde İran, Irak, Pakistan gibi ülkelerden de gelenler olur.
Burası adeta bir dini turizm merkezidir. Kırkıncı gün büyük bir merasim yapılır.
Yüz binlerce insan Mezar-ı Şerifte toplanır. Bu toplantıya Devlet erkânı ve din
adamları da katılır. Herkes gücüne göre hayır işler. 43

38 Aytaç, “Nevruz Üzerine Bir Sohbet”, s. 114.
39 Osman Bilen, “Mitolojik Bilinç Ürünü Olarak Nevruz”, Kubbealtı Akademi Mecmuası, Ekim
1998, S.135, s.66. 40 Orhan Türkdoğan, Etnik Sosyoloji, İstanbul, 1998, s.457. 41 Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.) 42 Aytaç, “Nevruz Üzerine Bir Sohbet”, s. 114.
43“Yaşar Kalafat’ın Değerlendirme Konuşması”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi
Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri, s.334; “Afganistan Maslahatgüzarı Sayed Zaher Shah’ın
Nevruz Konuşması”, Nevruz ve Renkler, s.22, 23; Yaşar Kalafat, Kuzey Afganistan Türkleri ve
Karşılaştırmalı Halk İnançları, İstanbul, 1994, s.53.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -159-
Opal’da bulunan Kaşgarlı Mahmut Türbesi (Hz.Mollam Mezarı)’ne de
Kaşgar civarındaki bölgelerden çok sayıda ziyaretçi gelerek Nevruz bayramını
burada kutlarlar. Burası “Noruz Bulak” adıyla anılır. 44
Azerbaycan’da da Nevruz bayramında mezarlıklar ziyaret edilir. Kuran-ı
Kerim okunur. İki bayram arasında vefat etmiş olanların yakınlarına başsağlığı
dilenir. Cenaze evinde Nevruz şenliği düzenlenmez. 45 Ayrıca Kars da yaşatılan
kabir üstü ve yıl tahvili törenlerine benzer gelenekler Azerbaycan’da da
görülür.46 Nevruz akşamı erken yatılmaz. Ölen kişinin adı söylenerek
“Falancanın adına kazan açtım” denilerek bir kazana pişirilmek üzere et, pirinç
gibi şeyler konur.47
Gagavuzlar, Mart ayının başlarında mezarlıkları ziyaret ederler. Otları
temizler, tamirat yapar, yeni fidanlar dikerek, mezarları süslerler. Bu işler
bittikten sonra mezarın yanı başına bir şişe koyarak mum veya kandiller
yakarlar.48
İran’da yaşayan Türklerde Nevruz kutlamaları genel olarak islâmî bir
görünüme büründürülür. Mesela Nevruz münasebetiyle hazırlanan kartlarda
Kuran-ı Kerim resmi ile semeni bir arada olabilmekte, kutlamalar esnasında ayet
ve hadisler okunmaktadır.49Bazı yörelerde ise Nevruz günü kızlar pınarlardan su
getirip caminin ortasında bir leğenin içine dökerler. Sonra erkeklerden oluşan bir
grup Yasin sûresini kırk kez okuyup suya üflerler. Daha sonra kadınlar ve kızlar
su kaplarını getirip, leğendeki sudan doldurarak evlerine götürürler. Bir kısmını
içme sularına katıp teberrük diye içerler. Bir kısmını da depolarına, evlerine,
hayvanlarına çilerler. Bu törene “Çil Yasin” adı verilir.50
Karaçay-Malkar Türklerinin eski şamanist inançları ile islâmî inançları
Nevruz bayramında birbirine karışır. Nevruz günü halk birbiri içine giren 9-10
halka şeklinde sıralanır. Bu halkaların ortasında köyün yaşlılarından biri eline
boza ya da şıra adı verilen bir tas alıp dua eder. Daha sonra sıbızgı denen kaval
ve davul eşliğinde tempo tutularak oynanır. Bu sırada halka şeklinde sıralanan

44 Mustafa Turan, “Tarihi Kaynaklar Işığında Nevruz’un Menşei Meselesi”, Millî Folklor, Bahar
1998, Yıl.10, C.5, S.37, s.100. 45 C. Karabağlı, “Nevruz ve Ergenekon”, Türk Dünyası Tarih Dergisi, Mart 1997, S.123, s.51;
Bekir Nebiyev, “Nevruz Bayramı Hakkında Etüdler”, Anayurttan Atayurda Türk Dünyası Mart
1995, Yıl.3, C.2, S.8, s.46; Karaman, “Azerbaycan’da Nevruz Kutlamaları”, s.28. 46 Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.); Mehmet Emin
Resulzade, “Nevruz Bayramı”,Azerbaycan, Mart-Nisan 1995, S.302, s.9. 47 Nebiyev, “Azerbaycan’da Nevruz, Nevruz Adetleri ve Nevruz Sofrası”, s.33. 48 Arnaut, “Gagavuzlarda İlk Yaz Bayramı”, s.58,61,62. 49 Yaşar Kalafat, “Türklerde Bereket Motifi”, Türk Dünyası Tarih Dergisi, Kasım 1997, S.131,
s.28. 50 Şehram Rehnimun, “Güney Azerbaycan’da Yıl Bayramının Gelenek ve Görenekleri”, Türk
Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara, 2000, s. 274.
TAED 33, 2007, 151-182 
-160- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
halk sağa sola hareket ederek şarkı söyler. Ayrıca, at yarışı, güreş, güzellik
yarışmaları, tüfek atışı, halat çekme, yağlı ipe tırmanma gibi faaliyetlerde
bulunulur. Ayrıca tarla işleri için dualar edilir. Tanrı Davle’den dilek dilenir.
Nevruz bayramı kutlamaları bitmeden hiç kimse bahar işlerine başlamaz. Tarlayı
ilk sürecek öküzler süslenir ve onlar için dua edilir. 51 Nevruz öncesinde bir
yakınları vefat etmiş aileler ise “çök” adı verilen eski bir adeti yaşatırlar. Evdeki
herkes oturarak ölen yakınları için dua ederler. “ırnas” denilen mısır yada
buğdaydan yapılan bir yemeği yerler. O gece içki içilmez, et yenmez. Gecenin
sonunda “begene”adlı bir içecek sunulur. Yaşlı kadınlar da taşlarla fal bakarlar.52
Kazaklar ise Nevruz günü erkenden yüksek bir tepeye çıkıp güneşi
karşılar. Kazak kadınları eğilerek ve “Nasılsın Güneş Ana” diyerek güneşi
selamlarlar. Ulus günü olarak adlandırılan yılın bu ilk gününde kurban olarak at
veya öküz kesilir. Kurbanların kanları çocukların alınlarına sürülür. Aksakallılar
kurban etinden bir parça yedikten sonra Nevruz duası okurlar. Ayrıca mevlit de
okunur. 53
Nevruz günü evlerdeki bütün odaları tütsüleyen Kırgızlar belalardan, bütün
kötülüklerden korunmak, kurtulmak maksadıyla “Alas duası”nı okurlar.54
Özbekistan da Nevruz günü Ramazan ve Kurban bayramlarında olduğu
gibi bayram namazı kılındığı şeklinde ifadelere rastlanmaktadır. 55 Benzer durum
Iğdır için de söz konusudur. 56 Ayrıca Özbekistanda Nevruz’dan sonraki
Cumartesi veya Pazar günleri herkes yakınlarının mezarlarını ziyaret eder ya da
temizler bu arada Kuran-ı Kerim okunur. 57
Günümüz Uygurlarında ise Nevruz günü yenilen yemekten sonra .Nevruz
ayini yapılır. Ayin bittikten sonra “Yeni yaşın kutlu olsun” diyerek insanlar
birbirlerini tebrik ederler, birlikte yerler içerler, dua ederler, birbirlerine saygı ve
sevgi gösterirler. Bu durum “Nevruz ayinine çıkmak” olarak adlandırılır. Ayrıca

51 Hamit Malkanduyev, “ Karaçay-Malkar Türklerinde Nevruz Bayramı”, Türk Kültüründe Nevruz
Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri.s.189,190,191. 52 İbrahim Şamanov, “Kafkasyalı Karaçay-Malkar Türkleri’nin Halk Takviminde Yeni Yıl
Nevruz”, s.197. 53 “Nevruz Ulusun Ulu Günü”, (Aktaran: Süer Eker), Ankara, 1993, s.14; Şakir İbrayev, “Kazak
Folklorunda Nevruz”, Nevruz, s.15,20; İsa Özkan, “Türk Boylarının Edebiyat ve Folklorunda
Nevruz Şenlikleri”, s.6; Binbaş, “Türklerde Nevruz Geleneği”, s.72; Yurdumuzda ve Orta
Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.) 54 Gülzura Cumakunova, “Nooruz Bayramı: Doğa İle İnsanın Bütünlüğünün Simgesi”, Nevruz,
s.24. 55 Özkan, “Türk Boylarının Edebiyat ve Folklorunda Nevruz Şenlikleri”, s.6. 56 Nizamettin Onk, “Aras Boyu Örf ve Adetleri: Nevruz Bayramı”, Türk Kültürü, Eylül 1972,
Yıl.10, S.119, s.1215; Çay Türk Ergenekon Bayramı Nevruz, s. 94. 57 Askarov, “Özbekistan’da Nevruz Tekrar Halkın Bayramı Oldu”, s.242.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -161-
mezarlıklar ziyaret edilir.58 Buralarda yapılan dualara ise Nevruz duası denir. 59
Ayrıca Uygur, Kazan, Ufa ve Mişer Türkleri bahar geldiği zaman özellikle de
Nevruz günü “Ergenekon Destanı” da okurlar. 60
Bilindiği gibi Türk Dünyasının hemen her köşesinde kutlanan Nevruz
bayramında en çok göze çarpan faaliyetlerden biri de dini motiflerdir.
Dolayısıyla pek çok yerde, İslam’ın prensipleri ile eski geleneklerin bir sentezini
görmek mümkün olmaktadır.
Bolluk ve Bereket Gelmesi İçin Yapılanlar
Nevruz günleri baharın, yazın ve yeni bir yılın başlangıcı olarak
nitelendirildiği için, yeni yıla yönelik üretim, verimlilik ve bereket açısından da
olaya yaklaşılır ve bu yaklaşım adetlere, geleneklere de yansır. Mesela, Bilecik’te
ürünler bereketli olsun diye, Nevruz günü ekin tarlalarının üzerinde
yuvarlanılır.61
Edirne’de ise Nevruz günü karınca yuvalarından alınan toprak, küçük bir
torba içinde kapı arkasına asılarak veya serpilerek eve bereket getirmesi beklenir.
Ayrıca evin erkeği, bereket ve bolluk dilekleri ile akşamdan pişirilmiş lokmaları,
Nevruz günü hayvanlarına yedirir. Daha sonra yine erkekler, Nevruz günü
buğday, arpa, çavdar tarlalarına giderek, bitkileri yukarı doğru çekip çabuk
büyümelerini dilerler. Ekinlerin üzerine bereketli olsun diye su serpilir.62
Kars’ta ise Nevruz öncesinde, yılın son çarşambasında misafir ağırlamanın
eve bolluk ve bereket getireceğine inanılır.63
Kırklareli’de Nevruz günü genç kız ve erkekler kovalar ellerinde
saklanırlar ve kim rastlarsa onu ıslatırlar. Böylece o yılın yağışlı geçeceğine,
bolluk ve bereket olacağına inanırlar. Bu ıslamalar ıslatan ve ıslanana ayrı bir
zevk verir, kimse kimseye kızmaz ve de bu esnada insanların gösterdiği tepkiler
günlerce konuşulur.64
Konya’da aileler Nevruz günü kırlara çıkıp eğlenirken, yeni yılda ürünlerin
bereketli olması için orada haşladıkları bulgur ve nohutu yerler. Yine Konya’nın
bazı yerlerinde, Nevruz’u takip eden hafta içinde mahsulün bereketli, meyvenin

58 N.Erkin H.Ekrem, “Uygurlar’da Nevruz Kutlamaları”, s.162. 59 Dursun Yıldırım, “Türklerin Yılbaşı-Özgürlük Günü Bayramı”, Türk Dünyası Dil ve Edebiyat
Dergisi, (Güz), Ankara, 1997.S.4, s.4,5; Hüseyin, “Uygurlarda Navruz”, s.318. 60 Çay Türk Ergenekon Bayramı Nevruz, s.72. 61 Gönüllü, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, s.8, 9. 62 Emin Kalay, “Edirne’de Nevruz ve Hıdrellez”, Milli Folklor, Bahar / Yaz 1996, Yıl. 8, C.4,
S.29/30, s.7,8,9. 63 Özmen, “Kars Yöresinde Nevruz Bayramı”,s.45. 64 Kırklareli İl Yıllığı 1967, s.238.
TAED 33, 2007, 151-182 
-162- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
bol olması, etinden sütünden yararlanılan hayvanların çoğalması, hastalık ve
kıtlık olmaması için toplu olarak dua edilir.65
Bu hususta da benzer ya da daha farklı gelenekleri Anadolu dışındaki Türk
Dünyası’nda da görmek mümkündür. Mesela, Başkurt Türkleri Nevruz günü
kırlara çıktıklarında, kadınlar bolluk ve bereket gelmesi için halka olarak diz
çökerler ve Tanrı’dan bereket dileyen türküler söyleyerek oynarlar. Bu oyuna
“dönerek Oyunu” adını verirler.66
Kırgızlar Nevruz günü, “arça” denilen yeşil ağaç yakarak bunun kokusu ve
dumanı ile hayvanlarını, evlerini ve eşyalarını tütsülerler. Buna Kırgızcada
“alastamak” denir. Kırgızlar, bu işi yaparken yeni yılda halkın barış ve iyilik
içinde yaşaması ve üretimlerinin bol ve bereketli olmasını dilerler.67
Uygurlarda ise Nevruzdan yirmi beş gün önce, sarayda çiçeklikler yapılır.
Bu çiçekliklere buğday, arpa, pirinç, mısır, susam ve nohut gibi bitkiler ekilir. 21
Mart günü geldiğinde bu mahsuller şarkılar söylenerek toplanır. Saz çalınır ve
dans edilir. Eğer mahsul iyi ise o yılki ekinlerin iyi ve bereketli olacağına
inanılır.68
Eski Yugoslavya Türklerinde ise hayvan besleyen aileler “boz” adı verilen
mürver dalını kopararak süt, yoğurt ve çalkama kabı ile birlikte “yasla” denilen
ve üzerinde hamur açılan geniş bir tablanın altına koyarlar. Nevruz arefesinde
süt, yoğurt geri çekildiği halde mürver dalı gübrelerin ahırdan atılma zamanına
kadar kalır. Bu adetin de bereketle ilgili olduğu sanılmaktadır. Ohri’de de
çocuklar piliç veya civciv olarak nitelendirilen çalı çırpıları toplayarak komşulara
götürürler. Ev sahipleri de çocuklara armağanlar verir. Çalı çırpı ocağa atılarak
“evimizde çok civciv ve bol bereket olsun” temennisinde bulunulur. 69
Nevruz, bolluk ve bereket bayramıdır. Bunun bilincinde olan insanlar, bu
günün bu özelliğinden yararlanmak isterler. Dolayısıyla da bolluk ve bereket
gelmesi, rahata kavuşmak için ellerinden gelen her şeyi bir şenlik ve oyun havası
içinde, neşeyle gerçekleştirirler.
Sağlık Mutluluk Baht Açıklığı İçin Yapılanlar ve Tutulan Dilekler
Bir çok adet ve geleneğin yaşatıldığı Nevruz günleri aynı zamanda ferdi ve
sosyal hayatla ilgili dileklerin yerine gelmesinin istendiği, maddi ve manevi

65 Ali Rıza Gönüllü, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, Nevruz, s.8, 9; Karaman,
“Türkiye’de Nevruz Kutlamaları”, s.46. 66 Ahmet Tacemen, “Bulgaristan Türkleri İnançlarında İlk Yaz Gündönümü”, Anayurttan Atayurda
Türk Dünyası, Eylül 1993, Yıl.1, C.1, S.4, s.29. 67 Kılıçev, “Orta Çağlara Ait Doğu Kaynaklarında Nevruz”, s.147. 68 Abdulkerim Rahman, “Tarihten Günümüze Doğu Türkistan’da Nevruz Kutlamaları”, (Aktaran:
E.Emet, A.Çelikbay), Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2, S.8, s.12;
Turan, “Tarihi Kaynaklar Işığında Nevruz’un Menşei Meselesi”, s.94. 69 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.115.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -163-
hastalıklara çare arandığı günlerdir. 70 Bu yüzdendir ki Şükrü Baba bir şiirinde
Nevruz akşamını dilek gecesi olarak nitelendirir ve şunları söyler:
“Akşamlar aşk olsun bayram gecesi
Bu ayın nurudur sultan-ı Nevrûz
Fazl-ı şahım budur dilek gecesi
Ne mübarek gündür sultan-ı Nevrûz”71
İnsanlar sağlığını, mutluluğunu, kısmetini bu günlerde tutacağı dileklerde
veya gerçekleştireceği adet ve geleneklerde arar. Bütün bunlar Nevruz günlerinin
Türk Toplumunu çok etkilediğini gösterir.
Mesela Ağrı ve çevresinde gençler Nevruz gecesi komşuların kapılarını
dinlerler. İçerde konuşulana göre geleceklerini yada yeni bir yılın nasıl
geçeceğini yorumlarlar. Bunu bilen halk ise evlerinde iyi şeyler konuşmaya özen
gösterirler ki kapıyı dinleyenler iyi yorumlar yapsın. Yörede yine aynı gece bazı
bekâr delikanlılar tuzlu hamurdan yapılmış bir çöreğin yarısını yiyip yatarlar.
İnanışa göre rüyalarında kendilerine su verecek kızla evleneceklerdir. Ertesi gün
çöreğin diğer yarısını evin damına koyarlar. Bu çörek parçasını bir karga alır ve
hangi evin bacasında yerse o evin kızı ile evlenileceğine, karga hiç bir evin
damına konmayıp uzaklaşırsa uzaklardan biriyle evlenileceğine inanılır. 72
Alanya’da Nevruz günü ayva yenirse o yıl yılan görülmeyeceğine inanılır.
Buna benzer bir anlayış eskiden Osmanlılarda da vardı. Nevruz gecesinde,
Nevruziye denilen özel baharatlarla hazırlanmış macun yenildiğinde bir yıl
süreyle o insanı yılan ve akrep sokmayacağına inanılırdı
73. Bu anlayış halen
İstanbul un bazı yörelerinde görülür. Yine Alanya da Nevruz zamanı, Yörüklerin
“deveye su verme vakti” olarak adlandırdıkları dönemde yaylalarda yetişen güzel
kokulu Nevruz çiçeği ilk görüldüğünde bundan şifa için üç tane yutulur. 74
Bilecik’te ise Nevruz sabahı gün doğmadan önce dışardan getirilen su ile
hasta olmamak sağlıklı bir yıl geçirmek dileğiyle banyo yapılır.75
Denizli’de Nevruz günü genç kızlar martıfal denilen eğlence düzenleyip,
maniler eşliğinde çömlekten çekiliş yaparlar ve okunan manileri kendilerine göre
yorumlarlar.76Bu eğlenceye “Gül Bahtiyar Eğlencesi” de denir. Dalından özenle

70 Gönüllü, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, s.9,10. 71 Mahmut Kaşgarlı, “Türk Dünyası’nda Nevruz”, Türk Dünyası Tarih ve Kültür Dergisi, Mart
1999, S.147, s.61. 72 Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.) 73 Ayşegül Demirhan, “Tıp Tarihimizde Nevruziye”, Türk Folklor Araştırmaları, Nisan 1976,
Yıl.27, C.16, S.321, s.7616. 74 Remzi Duran, “Türk Süsleme Sanatlarının Ortak Motifi Nevruz Çiçeği”, s .135; Gönüllü, “Türk
Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, s.10,11,12. 75 Gönüllü, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, s.11. 76 Kemal Güngör, “Bir Bahar Töreni:Mantıfar”, Ülkü, 16 Mayıs 1942, C.2, S.16, s.11.
TAED 33, 2007, 151-182 
-164- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
koparılan bahtiyar gülü bir küpecin içine konur. Eğlenceye katılan kızlar yüzük,
küpe, bilezik, tarak gibi eşyalarından birini küpece atarlar. Küpecin ağzı örtülür.
Eşyaların kime ait olduğunu bilmeyen bir kız çocuğu küpecin başına çağrılır.
Genç kızlardan biri, “Hey bahtiyar bahtiyar
 Bahtiyarın vakti var
 Bir güzelin bir çirkine
 Sarılmaya vakti var” diye üç defa seslenir.
 Bir başka genç kız,
 “Bahtiyarın var olsun
 İçi dolu gül olsun
 Bahtiyar açanların
 Muradı hasıl olsun” diye cevap verir.
Bundan sonra çömlek açılır ve her eşya çıkarıldıkça mani okunur. Okunan
mani eşya sahibinin kısmetidir.77
Edirne ve çevresinde halk yeni yıl ile ilgili adak ve dileklerini Nevruz’da
tutarlar. Genç kızlar Nevruz gecesi kibrit kutusu içine örümcek yerleştirerek bu
kutuyu yastıklarının altına koyarlar böylece rüyalarında sevgililerini veya
evlenecekleri erkeği göreceklerine inanırlar. Yeni yılda eve zararlı hayvanların
girmemesi dileği ile evdeki heybe ve torbalar evin dışında bir yere asılır. Nevruz
gecesi iş yapılmaz ve uyunmaz şayet uyunursa bütün yıl o insanın üzerine
uyuşukluk çökeceğine, eyer iş yapılırsa işlerin ters gideceğine inanılır. Ayrıca
Nevruz sabahı bir önceki yıl meyve vermemiş olan ağaçlar “bu yılda meyve
vermezsen kesileceksin” denilerek korkutulur.78 Yine Nevruz sabahı Edirne ve
çevresinde mavi bir paçavra yakılarak arı kovanları tütsülenir. Böylece arıların
uyanmaları sağlanır. Paçavranın mavi olması arıları nazardan korumak içindir.
Nevruz dan bir gece önce kadınlar ve genç kızlar o yıl buğday taneleri kırmızı
olsun diye ellerine kına yakarlar.79
Erzurum ve çevresinde, Doğu Anadolu’nun diğer bazı yörelerinde olduğu
gibi Nevruz dan birkaç gün önce genellikle de 17 Mart gecesi aile reisi ailedeki
fertlerin sayısı kadar küçük taş toplar ve bu taşları evin damında bir yere koyar.
Taşların kimi temsil ettiğini de belirler. Nevruz sabahı bu taşlar yoklanır. Kimin
taşının altında kırmızı böcek bulunursa o kişinin uğurlu olduğuna ve onun

77 Denizli İl Yıllığı, Ankara, 1968, s.152. 78 Nedim Orta, “Değirmen (Germiyan) Köyünde Hıdrellez”, Türk Folklor Araştırmaları, Mayıs
1960, Yıl.11, C.6,S.130, s.2146. 79 Kalay, “Edirne’de Nevruz ve Hıdrellez”, s.7.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -165-
yüzünden Tanrı’nın kendilerine rızk verdiğine inanılır. 80 Bölgede Nevruz,
“yumurta günü” adıyla da kutlanır.81
Gaziantep ve çevresinde de 22 Mart gününe Sultan Navruz adı verilir.
Halk arasındaki inanışa göre Sultan Navruz güzel bir kızdır ve 21 Mart ı 22 Mart
a bağlayan gece batıdan doğuya doğru göç eder. Bir başka inanışa göre ise kuş
kılığında uçan bir derviştir. Nevruz gecesi Sultan Navruz un geçtiği saatte uyanık
olanların bütün dileklerinin gerçekleşeceğine inanılır. Bu sebeple evlerdeki bütün
kaplara su doldurulur ve sabaha kadar uyunmaz, ibadet edilir. Yöresel olan bu
anlayışa göre, dilekler kabul edilirse kaplardaki sular altına dönüşür.82
Giresun da ise Nevruz biraz daha erken, 14 Mart’ta ve “Mart bozumu” adı
ile kutlanır. O gün sabah erkenden kalkılır. Çevredeki akarsulardan su getirilip
hayvanların üzerine serpilir. O gün ayağı uğurlu sayılan sınanmış kişilerin
dışında misafir kabul edilmez. Bu kişiler geldiğinde sağ ayağını besmele ile içeri
atar ve ev halkına “yeni yılınız hayırlı olsun, martınızı bozuyorum” diye seslenir.
O gün evde mahalli bir yemek olan ısırgan ve poğaça pişirilir. Poğaçalardan
birinin içine konan yeşil boncuk kime çıkarsa onun şanslı olduğuna inanılır. 83
Iğdır da Nevruz öncesindeki son Çarşamba gecesi insanlar çeşitli dilekler
dileyip dere ve arklardaki soğuksuya girerler. En az üç defa vücudun suya
daldırılmasına özen gösterirler. Sonra da dileklerinin yerine gelmesini beklerler.
84 Ayrıca yörede Nevruz günü erkenden kalkılır. Yine sağlık ve mutluluk dileği
ile taze su içirilir ve hayvanlara da içirilir.85 Iğdır’ın Aralık ilçesinde ise Nevruz
haftasının ilk günü sayılan Salı akşamı genç kızlar evlerinden kullanılmamış birer
kumaş parçası ve makas alarak dereye giderler. Burada Nevruzla ilgili maniler
söyleyip atışmalar yaparlar. Yanlarına aldıkları kumaş parçalarına ise kırkar delik
açarlar. Buna “kırk göz” denir. Daha sonra bu kumaş parçalarını gelinler nazar
değmesin diye çocuklarının üzerine asarken; kızlar ise çeyiz sandıklarının
üzerine koyarlar. 86
Kars’ta Nevruz akşamı bir evde toplanan genç kızlar ve erkekler küçük bir
çocuğu su getirmeye gönderirler. Çocuk hiç konuşmadan ve arkasına bakmadan
bir kova su getirir. Kovanın içine orada bulunanları temsilen renkli iplik ve
iğneler atılır. Birbiriyle birleşen iğne ve ipliklerin sahiplerinin birbiriyle

80 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.124. 81 Lütfi Sezen, “İlkyaz Bayramları (Nevruz-Hıdrellez)”, Atatürk Üniversitesi Türkiyat
Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, Erzurum 1999, S.12, s.82. 82 Hurşit Alpaslan, “Ay Hakkında İnanmalar (Gaziantep’te)”, Türk Folklor Araştırmaları, Eylül
1956, Yıl.8, C.4, S.86, s.1392; “Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”,
(www.kultur.gov.tr.) 83 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.134. 84 Gönüllü, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, s.9. 85 “Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.) 86 Gönüllü, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, s.11.
TAED 33, 2007, 151-182 
-166- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
evleneceklerine inanılır.87İnanışa göre, Kars’ta 21 Mart günü şafakla beraber
tanyeri henüz ağarırken bütün akarsular bir saniye durur. Her kim bu suların
durduğu ana isabet ettirerek bir kâse su alabilirse bütün niyetleri gerçekleşir diye
bilinir. İşte o bir anlık zaman için “İltefi” zamanı (eski yılın bitip, yeni yılın
başladığı an)denir.88
Kütahya’da Nevruz günü, çimenler üzerinde gün doğmadan yatıp
yuvarlanmak, sağlık için çok faydalı sayılır. O gün otların şifalı olduğuna
inanılır.Hatta o gün otlarda yuvarlananlar, ertesi gün bol bol süt içerler. Çünkü
inekler Hıdrellez günü, şifalı otları yemişlerdir. Bunlardan oluşan sütler de şifalı
addedilir.89
Mersin in Silifke ilçesinde ise Toros Türkmenleri arasında “Mart ipliği”
adı ile bilinen geleneğe göre, Nevruzda ağaçlara bez bağlanır ve dilek dilenir. 90
Sivas’ta Nevruz günü kadınlar, iki ırmağın birleştiği çat denilen yerde, bir
köprüden suya bakarak dilek dilerler ve o yıl için temennide bulunurken, “senin
demin bana, benim gamım sana”diyerek, üzüntü ve tasalarını suya vermek
isterler.91
Tunceli de ise Nevruz günü su kenarlarına gidilir. Özellikle erkekler
alınlarına kara sürerler ve su kenarlarında bunu temizleyerek dilekte bulunurlar.92
Yozgat da ise Nevruz günü, nişanlı oğlu veya kızı olan aileler dünürleri ile
beraber akarsu veya göl kenarlarına giderler. Buralarda yer içer eğlenirler.
Eğlenceden sonra üç defa İhlas Sûresi, bir defa Ayet-el Kürsî okunur ve dilek
tutularak suya dokuz taş atılarak evlere dönülür. 93
Nevruz günlerinde sağlık, mutluluk ve baht açıklığı için ülkemizde
yaşatılan bu tür geleneklere benzer veya az da olsa farklı pek çok gelenek
Anadolu dışındaki Türk Dünyasında da yaşatılır. Mesela Azerbaycan’da Nevruz
öncesinde hastalıklardan kurtulmak için akarsuda yıkanılır veya akarsuyun
üzerinden atlanılır.94 Ahir Çarşamba olarak adlandırılan Nevruz öncesindeki yılın
son Çarşambasında sabah erken kalkılır. Hemen herkes çeşme başına ya da

87 Hamit Hatemoğlu, “Kars’ın Selim İlçesi Yenice Köyünde (Noyruz) Bayramı”, Milli Folklor,
Bahar / Yaz 1996, Yıl.8, C.4, S.29/30, s.14. 88Adli Egiter, “Lezginka ve Nevruz”, Hayat Tarih Mecmuası, Şubat 1970, S.1, s.84. 89 Halil Kadri Erdem, Kütahya Mesireleri Gezmeler, Oyunlar, Türküler, Kütahya, 1937, s.4, 5.
90 Kerim Yund, “Silifkenin Kültür İklimi”, Türk Folklor Araştırmaları, Haziran 1962, Yıl.13, C.7,
S.155, 2763, 2764; Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.) 91 Müjgân Üçer, “Sivas’ta Mevsimlik Bayram ve Özel Günler:Sultan Navruz, Eğrilce ve Sıçancık”,
Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2, S.8, s.51. 92 “Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.) 93 Gönüllü, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, s.9. 94Karaman, “Azerbaycan’da Nevruz Kutlamaları”, s.27.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -167-
akarsu kenarına gider. Bu gün sulara “Çarşamba suyu” denir. 95 Bu su ile
yıkanmanın faydalı olduğuna, bu suyu içenin muradının gerçekleşeceğine, bu su
ile yapılacak hamurun artımlı olacağına inanılır. İnsanlar bu su ile birbirini ıslatır.
Hastalara sesi kısılanlara, konuşamayan çocuklara bu sudan içirilir. Güney
Azerbaycan’daki “Yekanat” bölgesinde ise, bugün erkenden kalkan delikanlılar
üç defa sudan atlarlar. Sonra mezarlığa gidip taştan yapılmış koç heykeli
şeklindeki mezar taşlarının altından geçerler. Kadınlar ve kızlar da sabah
erkenden kaplara doldurdukları suyu güneş doğmadan evlere getirirler ve su
kaplarını yere koymamaya dikkat ederler.96
Azerbaycan’da Nevruz günü gün doğmadan kızlar su kaynaklarına gider
ellerini ve yüzlerini yıkarlar. Sonra iki ellerinin başparmaklarını iple bağlayarak
suyun üzerinden atlarlar. Daha sonra parmaklarındaki ipi kesip suya atarlar.
Böylece kısmetlerinin açılacağına inanırlar. 97 Ahir Çarşambada subaşına
gidenler kaynağın gözünden yedi küçük taş alarak su kabının içine koyarlar. Bu
taşlar bir dahaki Ahir Çarşambaya kadar kabın içinde kalır. Su kaynaklarından
dönülürken koparılan üç böğürtlen dalı da uğur getirsin diye evin herhangi bir
yerine asılır. 98 Nevruz günü sağlık, selametlik ve mutluluk beklentisi ile
hanımlar küreğin tersine binerek evin bahçesini ve etrafını gezerler. Anneler
kızlarını şakayla evden dışarı atarlar. “Bundan sonra artık baba evinde
kalamazsın” derler. Kız biraz dışarıda durduktan sonra üç defa kapıyı çalar.
Annesi sorar “kimdir”, kız: “bahtımdır, geleceğimdir, saadetimdir” der. Annesi
sevinçle kapıyı açar kızını öper ve dua eder. Çocuklar ve de genç kızlar
yüreklerinde bir dilek tutarak komşularının kapılarına varırlar. İçeriden
duyacakları ilk sözün kaderlerini belirleyeceğine inanırlar. Dolayısı ile herkes
Nevruz günü evinde güzel sözler söyler. Ayrıca genç kız ve erkekler yine niyet
tutarak kapının arkasına saklanır ve kendi evlerindeki konuşmaları da dinler ve
bunlardan anlam çıkarırlar. 99 Buna benzer başka bir adet de şöyledir: Niyet tutan
kişi evin uygun bir odasında bir eline su dolu tas, diğer eline de yedi tane anahtar
alır. Sokaktan gelecek sesleri dinlemeye başlar. Duyduğu ilk kelimenin iyi ya da
kötü oluşuyla ilgili olarak, yeni yıldaki kısmetini hayra ya da şerre yorumlar.100
Samed Vurgun, bir şiirinde, bu geleneği yaşatan gençlerin ruh halini şöyle dile
getirir:

95 Bu geleneğe benzer bir gelenek Erzurum ve çevresinde de yaşatılır. Burada “Çarşamba Suyu”nun
yerini “Arefe” suyu alır. Ramazan ve Kurban Bayramı Arefelerinde suların şifalı olduğuna
inanılır, Bütün aile fertlerinin bu su ile yıkanmalarına özen gösterilir. 96 Rıza Gaffari, “Güney Azerbaycan’da Nevruz”, Bilge, C.7, S.28, s.34,35. 97 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.90. 98 “Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.) 99 Karaman, “Azerbaycan’da Nevruz Kutlamaları”, s.28; Habib İdrisi, “Eski İran ve Azerbaycan
Eyaletinde Nevruz”, s.143. 100 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.88.
TAED 33, 2007, 151-182 
-168- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
Hayâlet başını bir an terk edir,
Heyirhah101 bir haber eşitmek üçün,
Komşu kapısına pusmağa102 gedir,
Gayda103 beledir ki, birinci kere
Heyir104 söz eşitse şâd olacakdır,
Yaman söz eşitse yine gamlara
Gargolup içinde kavrulacaktır.105
Ayrıca, Nevruz bayramı öncesinde kızlar, anneleriyle pazara giderler.Tuz,
ayna, su testisi ve kibrit alırlar. Tuz, bereketi; ayna, mutluluğu; su testisi,
aydınlığı; kibrit ise ışığı sembolize eder. Ayrıca evlenme yaşına gelen kız ve
erkekler, Nevruz günü pınar başlarında rahatlıkla görüşerek, art niyet olmaksızın
konuşurlar ve belki de ömür boyu devam edecek mutlu bir evliliğin ilk adımını
atarlar.106Azerbaycan’da Ahir Çarşamba’nın diğer bir adeti de “suya yüzük
atma” oyunudur. Bu oyun oynanırken, su dolu bir leğen getirilir. Kızlar leğenin
etrafında toplanır ve yüzüklerini içine atarlar. Kızlardan biri, üstünü bezle örttüğü
leğenden yüzükleri teker teker çıkarır. Her yüzük çıkardığında bir mani okur.
Çekilen yüzük kiminse, mani de onundur.107 Ahir Çarşambaya, Güney
Azerbaycan’da “Hatun Çarşamba”da denir. Halk Hatun Çarşambayı güzel bir
kadın olarak tasavvur eder. İnanışa göre, bu güzel kadın su kuyusunda bulunur ve
her şeyden haberi vardır. Geleceğini bilmek isteyen bir kimse, gece yarısı niyet
ederek başını su kuyusuna sokmalıdır. Bunu yapan kişi, birkaç defa Çarşamba
Hatunu çağırdığında kuyunun suyu kaynar ve Çarşamba Hatun şöyle der:
“Saçlarımdan tut ve beni kuyudan çıkar”. Eğer adam korkmayıp onu kuyudan
çıkarırsa tüm dilekleri gerçek olur. 108 Ayrıca Nevruz günü büyükanneler aş
pişirir tadına bakmadan sofraya getirirler. Bu yemeğin lezzetli ve lezzetsiz oluşu
gelecek yılın nasıl geçeceğine işaret olarak yorumlanır. 109 Azerbaycan’da Ahir
Çarşamba günü görülen bir adet daha vardır. O gün bir yumurta, bir miktar

101 Hayırlı. 102 Dinlemeğe. 103 Âdet. 104 Hayırlı. 105 Makas, Türk Millî Kültüründe Nevruz, s.47; Sinan Oğan, “Türklerde Yeni Yıl Nevruz Bayramı
ve Törenleri”, Türk Dünyası Tarih Dergisi, Mart 1973, Yıl.7, S.75, s.35. 106 İdrisi, “Eski İran ve Azerbaycan Eyaletinde Nevruz”, s.143; Karaman, “Azerbaycan’da Nevruz
Kutlamaları”, s.28, 30. 107 “Yurdumuzda ve Orta Asya’da Nevruz Kutlamaları”, (www.kultur.gov.tr.) 108 İdrisi, “Eski İran ve Azerbaycan Eyaletinde Nevruz”, s.143. 109 Kadir Güldiken, “Tarihte Nevruz ve Azerbaycan Folklorunda Olduğu Değeri”, Azerbaycan,
Mart-Nisan 1995, S.302, s.23; Kadir Golkarian, “Tarihte Nevruz ve Azerbaycan Folklorunda
Olduğu Değeri”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri,
s.132. (Aynı Makale Azerbaycan Dergisinde Daha Detaylı Olarak Yayınlanmıştır.Yazarın soyadı
ise farklı şekillerde yazılmıştır.)
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -169-
maden ve kömürle birlikte bir yere gömülür. Niyet tutulur. Bir süre sonra
açıldığında yumurta kömür üzerine yayılmışsa niyet kötü, maden üzerine
yayılmışsa niyet iyi addedilir. Daha sonra bunların hepsi bir erik ağacının altına
gömülür. Görüldüğü gibi Ahir Çarşamba Azerbaycan’da Nevruz kutlamaları için
önemli bir gündür. Kısmet açılması gençlerin birbirine bağlanmasının sağlanması
gibi birçok faaliyet bugünde gerçekleştirilir. Söz kesimi ya da nişanlanma
bugünde yapılırsa hayırlı olur. Bu gün herkesin neşeli olması, iyi sözler
söylemesi, karşılıklı sevgi ve saygı ortamının kurulması herkesin dikkatle uyması
gereken kurallardandır. 110 Bu gün korkak insanların korkularını yenmeleri için
başlarından su dökülür. Gelinlerin başlarıyla, süt veren ineklerin boynuzlarına
kırmızı bez bağlanır. Evden dışarıya bir şey verilmez. Geleceğe yönelik planlar
yapılır.111
Batı Trakya Türkleri ise küçük çocukları çabuk büyüsünler diye Nevruz
günü çimenlerin üzerinde yuvarlarlar. Büyükler de yazın çalışırken belleri
ağrımaması için çimenlerde yuvarlanırlar. Azerbaycan’da olduğu gibi, Batı
Trakya Türkleri de Nevruz günü piknik yaparken yumurta kabukları ile dereden
veya pınardan su içerler. Bundan dolayı boğazlarının ağrımayacağına inanırlar.
Evlerine dönerken de yazın bol yağmur yağması dileğiyle (dereden geçerken)
birbirlerini ıslatırlar. Ayrıca topladıkları menekşeleri evdekilere getirirler. 112
Onlar da koklayıp yüzlerine sürerler. Bunu da sağlıklı olmak için yaparlar.
Gagavuzlar için Nevruz öncesinde yapılan hazırlıklar çok önemlidir. Daha
Mart ayının başlarında kırmızı yün ipliğinden bilezikler örülür. Bunlar küçük
çocukların ve genç kızların kollarına takılır. Evlenme çağına gelen kızlar ise
baharda turnaların gelişini beklerler. Onların yuvalarına yün ipliği bırakarak, “bu
ipliği yuvanıza alın ve doğacak çocuklarımız için Allah’a dua edin” derler.113
Gümrü’de yaşayan Türkler, Nevruz günü, uyumayıp yeni yıla uyanık
olarak girmek isterler. Yılın ilk gününde ise erkenden kalkıp kaynak başlarına
veya su kenarlarına giderek birbirlerini ıslatırlar. Burada önemli olan suyun
kaynak suyu ve yeni yılın ilk suyu olmasıdır. 114
Karapapaklar ise Nevruz’u 19, 20 ve 21 Mart günlerinde kutlarlar. Nevruz
gecesi kızlar ve erkekler ayrı ayrı toplanırlar. Toplanma işi önceden
kararlaştırılır. Kızlar toplandıkları eve yaşlı bir kadın çağırırlar. Bakır bir teştin
içine kum ve su koyarlar. İki iğneye pamuk ipliği takarlar. Teştin üstünü örterler.
Arzularını ve dileklerini niyet olarak tutarlar. Kızlar yaş sırasına göre iğne

110 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.91. 111 Nebiyev, “Azerbaycan’da Nevruz, Nevruz Adetleri ve Nevruz Sofrası”, s.33. 112 Gönüllü, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, s.9,10,11. 113 Yund, “Silifkenin Kültür İklimi”, s.2764 ; Arnaut, “Gagavuzlarda İlk Yaz Bayramı”, s.57,61. 114 Minaveddin Söylemezdi, “Gümrülülerin Nevruz da Sulaşma Geleneği”, Milli Folklor, Bahar
1998, Yıl. 10, C.5, S.37, s.105-106.
TAED 33, 2007, 151-182 
-170- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
ellerinde beklerler. Her kız sırasına göre elindeki iğneyi yaşlı kadına verir. Yaşlı
kadın örtüyü açar ve “şu genç yavrumun niyeti kabul olacak ise, şu iki iğneyi
suya atıp suyu elimle çeviriyorum. Allah ım bu günün hatırına genç kızımın
niyetini kabul eyle” dedikten sonra suyu çalkalar ve iğneleri atar. Su
durulduğunda iğneler eğer birbirine kavuşmuş ise kızın niyeti olacaktır. Niyet
oyunu bu şekilde sabaha kadar devam eder. Delikanlılar da toplandıkları bir evde
çeşitli oyunlar oynar, halay çekerler. Bunların eğlencesi de sabaha kadar devam
eder. Ayrıca bölge halkı gece yarısına doğru bir akarsu veya değirmenin olduğu
yere giderler. Niyetlerini tekrarlayarak suyun üzerinden yedi kere atlarlar. Daha
sonra beraberlerinde getirdikleri bir kapla su doldurarak eve getirirler. Ev halkı
bu su ile ellerini yıkayarak “Allah kabul etsin” derler. Bu adete “ Sudan atlama”
yada “Nav-üstü” denir. 115
Kazak Kadınları da Nevruz günü su kaynaklarına giderler. Kaynaklara,
pınarlara yağ döküp, yeni dikilen ağaçlara ak boya sürerler. 116 Ayrıca Kazaklar
yine Nevruz kutlamaları esnasında kil kapları duvarlara ya da çeşitli eşyalara
vurarak parçalarlar. 117
Kırgızlar ise Nevruz günü evde bulunan ve önceden çeşitli kaplara
doldurulmuş bütün suları dışarı dökerler. İnanışa göre evde bulunan bütün kötü
güçleri suyla beraber dışarı atmış olurlar. 118
Kazaklar da görülen Nevruz da kil kaplar kırma geleneği Türkistan
Türklerinde de vardır. Onlar da bunu yapmakla hem geçen yılın hastalık ve
talihsizliklerinden sıyrıldıklarına, hem de gelecek yıla iyi hazırlandıklarına
inanırlar.119
Türkmenistan’da ise, Nevruz gecelerinde genellikle genç
kızlar,”boncukattı”oyunu ile gönül sıkıntılarını dile getirirler. Sevdiği genç ile
buluşmayı arzulayan her kız ortaya konulan su dolu bir tabağa hoşuna giden bir
boncuğu atar ve böylece şansını dener ya da talihini yoklar. Tabaktan çıkarılan
boncuk kiminse, okunan bent de ona aittir. Türkmenler arasında bu oyuna
“çuvalgız” veya “gaytarma” da denir. Gençler birbirlerine iletemedikleri gönül
arzularını da bu oyun yardımıyla dile getirirler.120

115 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.98,99. 116 İbrayev, “Kazak Folklorunda Nevruz”, s.16. 117 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.70. 118 Cumakunova, “Nooruz Bayramı: Doğa İle İnsanın Bütünlüğünün Simgesi”,s.231. 119 Gönüllü, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, s.12. 120 Kazakbay Annakılıçev, “Bağımsız Türkmenistan’da Nevruz Bayramı”, (Aktaran: Güçmurat
Sultanmurat), Nevruz ve Renkler, s. 103; Amangül Durduyeva, “Türkmen Moncugattıları”,
Bilig, Bahar 1996, S.1, s.82, 83; Durduyeva, “Nevruz Bayramının Türkmen Folklorundaki Yeri
ve Özgünlüğü”, s.104, 105; Gurbandurdı Geldiyev, “Türkmen Halk Yaratıcılığında Nevruz”,
Türk Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara, 2000, s.128;
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -171-
Eski Yugoslavya’da Ohri bölgesinde yaşayan Türkler arasında da Nevruz
kutlamaları sırasında ilginç adetlere rastlanır. Mesela, evlenme yaşına gelmiş kızı
olan evlerde evin dış kapısında bir salıncak kurulur ve kız yüzü sokağa gelecek
şekilde salıncak da üç defa sallanır. Annesi veya akrabalarından birisi bu
sallanma sırasında “kızımız sallanırken dışarı baktığı gibi kısmeti de öyle çıksın”
sözünü üç defa tekrarlar. Bu adet genç kızların kısmetlerinin açılması için yapılır.
Sallanma işi bittikten sonra kızın annesi bir yumurtayı ıslatarak ateş üzerine
koyar, yumurtanın patlaması sırasında çıkaracak sese göre meçhul damat
adayının dul veya bekar olacağı tahmin edilir. Bunun bir benzeri de Nevruz
gecesi yapılır. Şöyle ki ateşe kuru biber atılarak yakılır. Bu sırada kız annesi “bu
biberin yandığı gibi, ergenlerin de yürekleri yansın” temennisinde bulunur. Yine
Nevruz günü tanyeri ağarırken bir akrabası tarafından bekar kızın başına bir
kabak konur. Kabağın bir kenarı dörtgen biçiminde oyulur. Bu işlem yapılırken,
“kabağın açıldığı gibi, kızımızın da kısmeti açılsın” temennisinde bulunulur.
Daha sonra kabak hızla kapıdan dışarı atılır. Yine çıkardığı sese göre damat
adayının nitelikleri hakkında yorum yapılır.121 Ohri bölgesinde yaşayan Türkler
arasında yaşatılan diğer bir adet de “martinka” adını taşımaktadır. Nevruz dan bir
gün önce birisi beyaz-sarı iplikten, diğeri beyaz-kırmızı iplikten martinka denilen
iki çeşit bükme hazırlanır. Sarı renkli bükme çocuğun boynuna, kırmızı bükme
ise arefe gecesi dışarıda bir gül dalına asılır. Bayram sabahı kırmızı martinka gül
dalından alınır. Yerine sarı martinka takılır. Bu adet kötülük timsali sarı rengin
kapı dışarı edilmesi, sağlık ve sıhhat timsali kırmızı rengin ev içine alınması
anlamına gelir. Çoğu zaman da kırmızı martinkaya eski bir gümüş para takılarak
leyleklerin gelişine kadar çocukların boynunda asılı olarak bırakılır. Leyleklerin
gelmesi ile bu martinka tekrar gül dalına asılır. Gümüş paraları annelerine iade
eden çocuklar bunun yerine başka para alarak yoğurt satın alıp yerler. Yoğurt
yenilmesi adeti ile de bütün yıl boyunca çocukların yoğurt gibi saf temiz olmaları
temenni edilmiş olur. 122
Sonuç olarak, bütün bu adetlerden su ile ilgili olanlar eski Türklerdeki su
kültü123, diğer adetler de genellikle atalar kültü, taş kültü, eski Türk Dini ve
Şamanlık kültü ile ilgilidir. 124 Ayrıca örneklerini verdiğimiz adet ve gelenekler

Gülâlek Nurmemmedova, “Moncugatdılarda ve Atasözlerinde Nevruz”, Türk Dünyasında
Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara, 2000, s.239. 121 Sebahat Mahmuti, “Ohri Türkleri Arasındaki Görenekler ve Dolayısıyla Okunan Maniler”,
I.Uluslar arası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, (Gelenek-Görenek ve İnançlar), Ankara, 1976,
C.IV, s.168. 122 Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, s.114, 115. 123 Suların çoğalmasını sağlayan “Suanaları”nın Nevruz günü sudan çıktıkları şeklinde bir inanış da
vardır.(Ali Rıza Yalgın, “Su, Ağaç, Dağ ve Taş”,Türk Folklor Araştırmaları, Ekim 1949, Yıl.1,
S.3, s.59.) 124 Turan, “Tarihi Kaynaklar Işığında Nevruz’un Menşei Meselesi”, s.95, 97.
TAED 33, 2007, 151-182 
-172- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
sadece adı geçen yerlere has olmayıp, tüm Türk Dünyası’nın ortak malı ve
kültürümüzün unsurlarıdır.
KAYNAKLAR

AĞAR, Habib - Güler, Abdulhamit, “Nevruz Coşkusu”, Atatürk İletişim, Nisan
2002, Yıl.1, S.2.
AKA, İsmail, “Timurlular Devleti”, Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi,
İstanbul, C.9.
AKÇORA, Ergünöz, “Kazakistan’da Nevruz Bayramı”, Türk Dünyasında
Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara, 2000.
AKMATALİEV, Amantur, “Kırgız Türklerinde Coşkulu Bir Gün Yeni Gün
(Nevruz) Kutlamaları”, (Aktaran:M.Sancar Mülazimoğlu), Anayurttan
Atayurda Türk Dünyası, Ankara 2000, Yıl.8, S.19.
AKSAKAL, Ali, “Türk Kültüründe Hıdırellez”, Türk Dünyası Tarih Dergisi,
Temmuz 1990, Yıl.4, S.43.
ALANGU, Tahir, “Yozgat’ta Çiğdem Pilavı”, Ülkü, Haziran 1947, C.1, S.6.
ALPARSLAN, İsmet, “Taşlıçayda Koyunun Yüzü ve Kosa Bezeme”, Türk
Folklor Araştırmaları, Temmuz 1978, S.384.
ALPASLAN, Hurşit, “Ay Hakkında İnanmalar (Gaziantep’te)”, Türk Folklor
Araştırmaları, Eylül 1956, Yıl.8, C.4, S.86.
ALPASLAN, Kâzım, “Nevruz – Toprak Bayramı 21 Mart 1943”, Uludağ, S.56-
57.
ALTAYLI, Seyfettin, Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü, İstanbul, 1994, C.1.
ALUS, Sermet Muhtar, “Rûz-u Hızır”, Türk Folklor Araştırmaları, Haziran 1951,
Yıl.2, C.1, S.23.
AND, Metin,“Komşu Kültürlerde Dramatik Köylü Oyunları ve Türk Etkisi”,
Türk Folkloru Araştırmaları Yıllığı 1975, Ankara, 1976.
ANNAKILIÇEV, Kazakbay, “Bağımsız Türkmenistan’da Nevruz Bayramı”,
(Aktaran: Güçmurat Sultanmurat), Nevruz ve Renkler.
ARNAUT, Tudorka, “Gagavuzlar’da İlk Yaz Bayramı”, Nevruz, (Derleyen:
H.Vedat Demirbaş), Ankara, 1998.
ASKAROV, Akhmatali, “Özbekistan’da Nevruz Tekrar Halkın Bayramı Oldu”,
Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu)
Bildirileri, Ankara, 1995.
AŞKUN, Vehbi Cem, Sivas Folkloru, C.II, Sivas, 1943.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -173-
Avrasya Dosyası, Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), Mart 2001, S.140.
AYDINOĞLU, Gülali, “Kars’ın Pirsak Köyünde Nevruz”, Türk Folklor
Araştırmaları, Mayıs 1969, Yıl.20, C.12, S.238.
AYRAN, Ertuğrul, “Söğüt’te 712 Yıldır Yaşayan Kültür : Yörük Bayramı”,
Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Ocak 1994, Yıl.2, C.2, S.5.
AYTAÇ, Pakize, “Nevruz Üzerine Bir Sohbet”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar
arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri, Ankara, 1995.
BAHARLI, Orazpolat Eke, “Eski ve Orta Çağlarda ve Günümüzde Nevruz”,
Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu)
Bildirileri.
BALIKÇI, Gülsen, “Azerbaycan Quba’da Nevruzla İlgili Adet ve İnanmalar”,
Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Ankara 2000, Yıl.8, S.19.
BAŞBUĞ, Hayri, “Nevruz”, Türk Dünyası Araştırmaları, Şubat 1985, S.34.
BAYTANREV, B.A., “Nevrûz Yeni Gün Kaynak ve Adetler”, Tarih ve
Etnografya Açısından Nevruz, (Çevirenler: Yıldız Pekcan-Sevinç
Öztürk), Ankara, 1993.
BİLEN, Osman, “Mitolojik Bilinç Ürünü Olarak Nevruz”, Kubbealtı Akademi
Mecmûası, Ekim 1998, S.135.
BİNBAŞ, İlker Evrim “Türklerde Nevruz Geleneği”, Avrasya Etüdleri, Yaz
1999, S.15.
CAFEROĞLU, Ahmet, Türk Kavimleri, Ankara, 1983.
Cem, Mayıs 2000, Yıl.33, S.101, s.21.
CİNGÖZ, Meltem – ÇEVİK, Doğan, “Gelse Novruz Aleme”, Anayurttan
Atayurda Türk Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2, S.8.
CUMAKUNOVA, Gülzura, “Nooruz Bayramı: Doğa İle İnsanın Bütünlüğünün
Simgesi”, Nevruz, (Derleyen: H.Vedat Demirbaş), Ankara 1998.
Çanakkale İl Yıllığı, 1967.
ÇAY, Abdulhalûk Mehmet, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, Ankara, 1991.
ÇETİN, İsmet, “Alacahan’da Nevruz Kutlamaları”, Millî Folklor, Bahar / Yaz
1996, Yıl.8, C.4, S.29/30.
ÇETİN, İsmet, “Nevruz Kutlamaları ve Oyun”, Türk Dünyasında Nevruz Üçüncü
Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara, 2000.
ÇINAR, Ali Abbas, “Kazak Türklerinde Nevruz”, Türk Dünyasında Nevruz
Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara, 2000.
TAED 33, 2007, 151-182 
-174- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
DAVLETOV, Timur, “Hakas Türklerinde Dinî Bayramlar ve Çılpazı (Yılbaşı)”,
Türk Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri,
Ankara, 2000.
DEDE, Abdürrahim, Batı Trakya Türk Folkloru, Ankara, 1978.
DEMİRHAN, Ayşegül, “Tıp Tarihimizde Nevruziye”, Türk Folklor
Araştırmaları, Nisan 1976, Yıl.27, C.16, S.321.
Denizli İl Yıllığı, Ankara, 1968.
DEVLET, Nadir, “Altın Ordu”, Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi,
İstanbul, C.9.
DOĞAN, Levent, “Kırgızistan’da Nevruz”, Türk Dünyası Tarih Dergisi, Mart
2002, S.183.
DURAN, Remzi, “Türk Süsleme Sanatlarının Ortak Motifi Nevruz Çiçeği”, Türk
Dünyası İncelemeleri Dergisi, İzmir, 1998, S.2.
DURDUYEVA, Amangül, “Nevruz Bayramının Türkmen Folklorundaki Yeri ve
Özgünlüğü”,(Aktaran:Yusuf Akgül), Avrasya Etüdleri, Yaz/Sonbahar
1998, S.14.
DURDUYEVA, Amangül, “Türkmen Moncugattıları”, Bilig, Bahar 1996, S.1.
DÜNDAR, İsa, “Kars’ın Dikme Köyünde Nevruz ve Ayın Ahırı”, Türk Folklor
Araştırmaları, Şubat 1978, Yıl.29, C.18, S.343.
Edirne İl Yıllığı 1967, İstanbul, 1968.
EGİTER, Adli, “Lezginka ve Nevruz”, Hayat Tarih Mecmuası, Şubat 1970, S.1.
EKREM, Mehmet Ali, “Şamanlığın ve Eski Türk Kültürünün Dobruca’daki
Kırım Türkleri Folklorunda İzleri”, I. Uluslar arası Türk Folklor
Kongresi Bildirileri, Ankara, 1976, C.I.
ERDEM, Halil Kadri, Kütahya Mesireleri Gezmeler, Oyunlar, Türküler,
Kütahya, 1937.
ERKİN, Nuraniye - EKREM, H., “Uygurlar’da Nevruz Kutlamaları”, Türk
Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri.
ERSOY, Mehmed Akif, Safahat, (Yayına Hazırlayan:Nebil Fazıl Alsan),
İstanbul, 1987.
FEDÂÎ, Harid, “Kemâl’den Seçmeler”, Türk Kültürü Araştırmaları, Ankara,
1993, Yıl.29, S.1-2.
FIĞLALI,Ethem Ruhi, Geçmişten Günümüze Halk İnançları İtibariyle AlevilikBektaşilik, Ankara, 1994.
GAFFARİ, Rıza, “Güney Azerbaycan’da Nevruz”, Bilge, C.7, S.28.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -175-
Gazi Ahmed Muhtar Paşa, Takvîmü’s-Sinîn, (Hazırlayanlar: Yücel Dağlı, Hamit
Pehlivanlı), Ankara, 1993.
GAZİMİHAL, Mahmut R., “Eski Türkistan’da Halk Oyunları”, Türk Folklor
Araştırmaları, Ağustos 1959, Yıl.11, C.6, S.121.
GELDİYEV, Gurbandurdı, “Türkmen Halk Yaratıcılığında Nevruz”, Türk
Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri,
Ankara, 2000.
GENÇ, Reşat, “Türk Tarihinde ve Kültüründe Nevruz”, Türk Kültüründe Nevruz
Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri, Ankara, 1995.
GENÇ, Reşat, Türk İnanışları ile Milli Geleneklerinde Renkler ve Sarı Kırmızı
Yeşil, Ankara, 1999.
GÖLPINARLI, Abdulbâkî, “Kızıl-Baş”, İslam Ansiklopedisi, Eskişehir, 1997,
C.6.
GÖNÜLLÜ, Ali Rıza, “Türk Halk İnançlarında Nevruz Motifi”, Nevruz,
(Derleyen: H.Vedat Demirbaş), Ankara 1998.
GÜLDİKEN, Kadir, “İran Türk Toplumunda Nevruz Kavramı ve Töreni”, Türk
Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri,
Ankara, 2000.
GÜLDİKEN, Kadir, “Tarihte Nevruz ve Azerbaycan Folklorunda Olduğu
Değeri”, Azerbaycan, Mart-Nisan 1995, S.302.
GÜLER, Abdulhamit, “Bahar Bayramı Kimin”, Atatürk İletişim, Nisan 2002,
Yıl.1, S.2.
GÜNGÖR, Kemal, “Bir Bahar Töreni:Mantıfar”, Ülkü, 16 Mayıs 1942, C.2,
S.16.
GÜNŞEN, Ahmet, “Edirne ve Yöresinde Bahar Bayramı Geleneği ve Nevrûz”,
Erciyes, Mayıs 1995, Yıl.19, S.209.
GÜREL, Zeki, “Nevruz’u Çocuklara Anlatmak”, Türk Dünyasında Nevruz
Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara, 2000.
GÜRSOY, İdris, “Nevruz Bayramımız Olmalı”, Zaman, 22.3.2002.
GÜZEL, Abdurrahman, “XIV-XV.Yüzyıl Edebiyatında Nevruz ve
Nevruziyeler”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni
(Sempozyumu) Bildirileri, (Yayına Hzl: Sadık Tural), Ankara, 1995.
HACİEVA, T.M., “Karaçay-Malkar Türklerinin Eski Folklor Ürünleri”,
(Çeviren:Adilhan Adiloğlu), Bilig, Yaz 1997, S.6.
HATEMOĞLU, Hamit, “Kars’ın Selim İlçesi Yenice Köyünde (Noyruz)
Bayramı”, Millî Folklor, Bahar / Yaz 1996, Yıl.8, C.4, S.29/30.
TAED 33, 2007, 151-182 
-176- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
Hürriyet, 28.03.2002.
HÜSEYİN, Nizamettin, “Uygurlar’da Nevruz”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar
arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri.
HÜSEYİNOĞLU, Ali Şamil, “Novruz Bayramında (Han Bezeme)”, Türk
Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri,
Ankara, 2000.
İBRAHİMPUR, Dilber, “Nevruz Bayramında Kadınların Rolü”, Türk
Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri,
Ankara, 2000.
İBRAYEV, Şakir, “Kazaklarda Nevruz İle İlgili Gelenekler ve Oyunlar”,
((Aktaran:Dinara Düysebayeva),Türk Dünyasında Nevruz Üçüncü
Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara, 2000.
İBRAYEV, Şakir, “Nevruz Bayramının Kazak Türklerinde Kutlanması ve Onun
Eski Türk Felsefesiyle Bağlantısı”, Uluslar arası Nevruz Sempozyumu
Bildirileri, Kültür Bakanlığı Yayınları, TŞOF Plaka Matbaacılık A.Ş;
Ankara, 2000.
İDRİSİ, Habib, “Eski İran ve Azerbaycan Eyaletinde Nevruz”, Türk Kültüründe
Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri.
İNDİRALİYEV, İsa, “Nevruz Bayramında Nogay Halk Âdetleri”, Türk
Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri.
İMER, Ali, “Halkalı’da Hıdırellez”, Türk Folklor Araştırmaları, Temmuz 1957,
Yıl.8, C.4, S.96.
İSLAMOĞLU, Mahmut, “Kıbrıs’ta Nevruz”, Anayurttan Atayurda Türk
Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2, S.8.
KAFESOĞLU, İbrahim, Türk Milli Kültürü, İstanbul, 1988.
KALAFAT, Yaşar, “Türklerde Bereket Motifi”, Türk Dünyası Tarih Dergisi,
Kasım 1997, S.131.
KALAFAT,Yaşar, Kuzey Afganistan Türkleri ve Karşılaştırmalı Halk İnançları,
İstanbul, 1994.
KALAY, Emin “Edirne’de Nevruz ve Hıdrellez”, Millî Folklor, Bahar / Yaz
1996, Yıl.8, C.4, S.29 / 30.
KARA, Abdulvahap, “Türk Devlet ve Topluluklarının Ortak Kültürel Bayramı
Nevruz’un III.Binyılda İşlevi ve Konumu”, Bilge, Bahar 2001, C.7, S.28.
KARABAĞLI, C., “Nevruz ve Ergenekon”, Türk Dünyası Tarih Dergisi, Mart
1997, S.123.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -177-
KARABORAN, H.Hilmi, “Çemişgezek’te Mevki Adları”, Fırat Havzası
II.Folklor ve Etnoğrafya Sempozyumu Bildirileri, Elazığ, 1989.
KARAMAN, Ramazan, “Türk Kültüründe Nevruz”, Türk Dünyası Tarih Dergisi,
Mart 1998, S.135.
KARAMAN, Ramazan, “Türkiye’de Nevruz Kutlamaları”, Millî Folklor, Yaz
1999, Yıl.11, C.6, S.42.
KARAMAN, Ramazan, “Uygur Folklorunda Nevruz Kutlamaları”, Milî Folklor,
Bahar 2002, Yıl.14, C.7, S.53.
KAŞGARLI, Mahmut, “Orta Asya Türklerinde Nevruz”, Türk Dünyası Tarih
Dergisi, Nisan 1996, S.112.
KAŞGARLI, Mahmut, “Türk Dünyası’nda Nevruz”, Türk Dünyası Tarih ve
Kültür Dergisi, Mart 1999, S.147.
KAYA, Vahap, “Van’da Köse Oyunu”, Türk Folklor Araştırmaları, Ocak 1970,
Yıl.21, C.12, S.246.
KÂZIMOĞLU, Samir, “Azerbaycan Türklerinde Novruz Bayramı”, Anayurttan
Atayurda Türk Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2, S.8.
KAZMAZ, Süleyman, “Hukuk Açısından Nevruz, Tabiat Kaynaklarının ve
Tabiat Güzelliklerinin Yaşatarak ve Yaşayarak Yararalı Kılınıp
Korunması”, Türk Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni
Bildirileri, Ankara, 2000.
KEREYTOV, Ramazan, “Kafkas Nogay Türklerinde Navruz Bayramı”, Türk
Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri.
KIRHAN, Tuncer, “Nevruz-Ergenekon Bayramı”, Azerbaycan, Mart-Nisan
1995, S.302.
Kırklareli İl Yıllığı 1967.
KIRZIOĞLU, Neriman Görgünay, “Eski Türkler’in Ergenekon’dan Çıkış
Bayramı / Sultan-Nevruz (21 Mart )”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar
arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri.
KONYALI, İbrahim Hakkı, Söğüt’te Ertuğrul Gazi Türbesi ve İhtifalı, İstanbul,
1959.
KORKMAZ, Ramazan, “Fırat Havzası Folklorunda Hıdırellez Şenlikleri ve Bu
Geleneğin Türk Dünyası İçindeki Yeri”, Belgelerle Türk Tarihi, Şubat
1989, S.48.
KÖSE, Mürsel, “Kars’ta Kotan”, Türk Folklor Araştırmaları, Ağustos 1963,
Yıl.15, C.8, S.169.
KULİ-ZADE, Cafer, “Nevruz’un Bilimsel Temelleri”, Türk Dünyası Tarih
Dergisi, Haziran 1994, Yıl.8, S.90.
TAED 33, 2007, 151-182 
-178- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
KURNAZ, Cemal, “Hızır (Edebiyat)”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm
Ansiklopedisi, İstanbul, 1998, C.17.
KURTBELYALOVA, Niyara, “Navrez, Seni Unutmadık!”, Türk Dünyasında
Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara, 2000.
MAHMUTİ, Sebahat, “Ohri Türkleri Arasındaki Görenekler ve Dolayısıyla
Okunan Maniler”, I.Uluslar arası Türk Folklor Kongresi Bildirileri,
(Gelenek-Görenek ve İnançlar), Ankara, 1976, C.IV.
MAKAS, Zeynelabidin, Türk Millî Kültüründe Nevruz, İstanbul, 1987.
MALCIOĞLU, Rahmiye, “Bursa’da Hıdrellez”, Türk Folklor Araştırmaları,
Şubat 1968, Yıl.18, C.11, S.222.
Milliyet, 22.3.2002.
NADAS, Muhlis, “Türk Dünyasının Millî Bayramı Nevruz”, Türk Dünyası Tarih
Dergisi, Mart 1995, S.99.
NASRATTINOĞLU, İrfan Ünver, “Afyonkarahisar’da Nevruz Kutlamaları”,
Uluslar arası Nevruz Sempozyumu Bildirileri, Kültür Bakanlığı
Yayınları, TŞOF Plaka Matbaacılık A.Ş; Ankara, 2000.
NEBİYEV, Azad, “Azerbaycan’da Nevruz, Nevruz Adetleri ve Nevruz Sofrası”,
(Aktaran: Lerzan Yağcı), Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Mart
1995, Yıl.3, C.2, S.8.
NEBİYEV, Bekir, “Nevruz Bayramı Hakkında Etüdler”, Anayurttan Atayurda
Türk Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2, S.8.
Nevruz Ulusun Ulu Günü, “Özbekistan’da Nevruz”, (Aktaran: Ahmet Abatoğlu),
Ankara, 1993.
Nevruz ve Renkler, (Yayına Hazırlayanlar: Sadık Tural – Elmas Kılıç), Ankara,
1996.
NURMEMMEDOVA, Gülâlek, “Moncugatdılarda ve Atasözlerinde Nevruz”,
Türk Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi Şöleni Bildirileri,
Ankara, 2000.
OĞAN, Sinan, “Türklerde Yeni Yıl Nevruz Bayramı ve Törenleri”, Türk
Dünyası Tarih Dergisi, Mart 1973, Yıl.7, S.75.
ONK, Nizamettin, “Aras Boyu Örf ve Adetleri: Nevruz Bayramı”, Türk Kültürü,
Eylül 1972, Yıl.10, S.119.
ORTA, Nedim, “Değirmen (Germiyan) Köyünde Hıdrellez”, Türk Folklor
Araştırmaları, Mayıs 1960, Yıl.11, C.6,S.130.
OSMANOĞLU, Ayşe, Babam Abdülhamid, İstanbul, (tarih yok), Güven
Yayınevi.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -179-
ÖNAL, Mehmet Naci, “Dobrucadaki Tatar Türklerinde Nevruz Geleneği”, Bilig,
Kış 1999, S.8.
ÖZARSLAN, Metin, “Anadolu’da Nevruz Kutlamalarında Hazırlanan Yemekler
Üzerine”, Folklor / Edebiyat, 2000/1, C.6, S.21.
ÖZÇELİK, Bedri, “Türk Edebiyatında Nevruz”, Bilge, Bahar ( Nevruz ), Ankara,
2000, S.24.
ÖZDEMİR, Aşur, “Büyük Kazak Şairi Mağjan Jumabay”, Atatürk Üniversitesi
Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, Erzurum 1996, S.4.
ÖZEN, Kutlu, “Sivas Yöresinde Baharı Karşılama Törenleri Bahar Bayramı”,
Uluslar arası Nevruz Sempozyumu Bildirileri, Kültür Bakanlığı
Yayınları, TŞOF Plaka Matbaacılık A.Ş; Ankara, 2000.
ÖZKAN, İsa, “Tatar ve Uygur Türklerinde Nevruz Bayramında Şiir Söyleme
Geleneği”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni
(Sempozyumu) Bildirileri.
ÖZKAN, İsa, “Türk Boylarının Edebiyat ve Folklorunda Nevruz Şenlikleri”,
Bilge, 1995, Yeni Gün (Özel Sayı).
ÖZMEN, Ahmet “Kars Yöresinde Nevruz Bayramı”, Nevruz, (Derleyen:
H.Vedat Demirbaş), Ankara, 1998.
ÖZÖNDER, Hasan, “Mesir Macununun Tarihçesi”, Hayat Tarih Mecmuası,
Mayıs 1970, S.4.
ÖZYETKİN, A.Melek, “Türk Ad Bilimine Malzemeler: Kitâbu’l-İdrâk li
Lisani’l-Etrak’ta Kişi Adları”, Bilig, Güz 2001, S.19.
 R. LEVY, “Nevrûz, Navruz”, İslam Ansiklopedisi, Eskişehir, 1997, C.9.
RAHMAN, Abdulkerim, “Tarihten Günümüze Doğu Türkistan’da Nevruz
Kutlamaları”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni
(Sempozyumu) Bildirileri.
RAHMAN, Abdulkerim, “Tarihten Günümüze Doğu Türkistan’da Nevruz
Kutlamaları”, (Aktaran:E.Emet, A.Çelikbay), Anayurttan Atayurda Türk
Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2, S.8.
RAYMAN, Hayrettin, “Nevruz ve Türk Kültüründe Renkler”, Millî Folklor,
Bahar 2002, Yıl.14, C.7, S.53.
REHNİMUN, Şehram, “Güney Azerbaycan’da Yıl Bayramının Gelenek ve
Görenekleri”, Türk Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslar arası Bilgi
Şöleni Bildirileri, Ankara, 2000.
RESULZADE, Mehmet Emin, “Nevruz Bayramı”, Azerbaycan, Mart-Nisan
1995, S.302.
TAED 33, 2007, 151-182 
-180- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
SANTUR, Alparslan, “Türk Dünyasında Nevruz Şöleni Düzenleniyor”,
Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Mart 1995, Yıl..3, C.2, S.8.
SARI, Nil, “Merkez Efendi’nin Tıp Tarihimizdeki Yeri”, Merkez Efendi
Sempozyumu (Bildirileri), Manisa, 1988.
SARIYEV , Ata, “Nevruz Gelse Aleme”, Avrasya Etüdleri, Sonbahar/Kış 1999,
S.16.
SEZEN, Lütfi, “İlkyaz Bayramları (Nevruz-Hıdrellez)”, Atatürk Üniversitesi
Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, Erzurum 1999, S.12.
Sivas İl Yıllığı 1967.
SOLMAZ, Mine, “Çiğdem Pilavının Ritüel Niteliği”, Millî Folklor, Bahar 1997,
Yıl.9, C.5, S.33.
SÖYLEMEZDİ, Minaveddin, “Gümrülülerin Nevruz da Sulaşma Geleneği”,
Milli Folklor, Bahar 1998, Yıl. 10, C.5, S.37.
SÜLEYMANOV, Ahmet, “Başkurt Halkının Milli Bayramlar Sisteminde
Nevruz”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni
(Sempozyumu) Bildirileri.
ŞAHİSLAM, İsmail, “Taşkent Mahallinde Nevruz Bayramının Kutlanışı”, Türk
Kültüründe Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri.
ŞAMANOV, İbrahim, “Kafkasyalı Karaçay-Malkar Türkleri’nin Halk
Takviminde Yeni Yıl Nevruz”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslar arası
Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri.
Şemseddin Sami, Kamûs-ı Türkî, İstanbul, 1902.
T.C.Kültür Bakanlığı İnternet Sitesi (www.kultur.gov.tr.)
TACEMEN, Ahmet, “Bulgaristan Türkleri İnançlarında İlk Yaz Gündönümü”,
Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Eylül 1993, Yıl.1, C.1, S.4.
TANPINAR, Ahmet Hamdi, 19 uncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, 1985.
TANRIDAĞLI, Ferhat Kurban, “Uygur Türklerinde Nevruz Bayramı
Kutlamaları”, Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2,
S.8.
TAVKUL, Ufuk, Kafkasya Dağlılarında Hayat ve Kültür (Karaçay-Malkar
Türklerinde Sosyo-Ekonomik Yapı ve Değişme Üzerine Bir İnceleme),
İstanbul, 1993.
TEPEKAYA, Muzaffer, “Nevruz ve Osmanlı’da Yaşatıldığına Dair”, Türk
Dünyası İncelemeleri Dergisi, İzmir, 2000, S.4.
TAED 33, 2007, 151-182 
 A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 33 Erzurum 2007 -181-
TEZCAN, Mahmut, “Türk Millî Kültüründe Bahar Bayramları Olarak Nevruz ve
Hıdırellez”, Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2,
S.8.
TOGAN, Zeki Velidî, Bugünkü Türkili Türkistan ve Yakın Tarihi, İstanbul,
1981.
TOGAN, Zeki Velidî, Umumî Türk Tarihi’ne Giriş, İstanbul, 1981.
TOPSAKAL, İlyas, “Kazak İli Navrızı Nasıl Karşılar?”, Türk Dünyası Tarih ve
Kültür Dergisi, Nisan 2001.
TURAL, Sadık “İnsan, Nevruz Bilgi Üzerine Birkaç Söz”, Nevruz, (Derleyen:
H.Vedat Demirbaş), Ankara, 1998.
TURAN, Ahmet,“Nevruz Bayramı ve Kültürümüzdeki Yeri”, Millî Folklor,
Ankara, 2000, Yıl.12, C.6, S.45.
TURAN, Ahmet, “Nevruz Bayramı ve Ergenekon”, Türk Dünyası Tarih Dergisi,
Mart 1991, Yıl.5, C.9, S.51.
TURAN, Ahmet, Türk Kültürü Araştırmaları Doğu ve Güneydoğu Anadolu I ,
Ankara, 1991.
TURAN, Mustafa, “Tarihi Kaynaklar Işığında Nevruz’un Menşei Meselesi”,
Millî Folklor, Bahar 1998, Yıl.10, C.5, S.37.
TURAN, Osman, “Bayram”, İslam Ansiklopedisi, Eskişehir, 1997, C.2.
TUSER, Hulûsi, “Manisa’da Mesir Bayramı”, Türk Folklor Araştırmaları, Mart
1960, Yıl.11, C.6, S.128.
TÜRKDOĞAN, Orhan, Etnik Sosyoloji, İstanbul, 1998.
TÜTÜNCÜ, Zekiye, “Bolu İlinde Bayramlar, Anma Günleri, Festivaller”,
II.Türk Halk Kültürü Araştırma Sonuçları Sempozyumu Bildirileri,
Ankara, 2000.
UÇKUN, Ergeş, “Nevruz Bayramınız Kutlu Olsun”, Erciyes, Mayıs 1995,
Yıl.19, S.209.
USLU, Mustafa, “Türk Kültüründe Nevruz Motifi”, Türk Dünyası Tarih Dergisi,
Nisan 1987, Yıl.1, S.4.
USLU, Mustafa, “Türk Kültüründe Nevruz”, Türk Yurdu, Mart 1993, C.13, S.67.
USLU,, Mustafa, “Yozgat’ta Nevruz Geleneği”, Türk Dünyası Tarih ve Kültür
Dergisi, Nisan 2000, S.160.
UZUNDERE, Ali Eşref, “Nevruz ve Ergenekon Kültürü”, Azerbaycan, MartNisan 2000, S.332.
TAED 33, 2007, 151-182 
-182- A. UCA: Türk Toplumunda Nevruz-II
TAED 33, 2007, 151-182
ÜÇER, Müjgân ,“Sivas’ta Mevsimlik Bayram ve Özel Günler:Sultan Navruz,
Eğrilce ve Sıçancık”, Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Mart 1995,
Yıl.3, C.2, S.8.
ÜLKÜTAŞIR, M.Şakir,“Çeşitli Halk Gelenek ve İnançları Üzerine Küçük
Araştırmalar”, Türk Folkloru Araştırmaları Yıllığı 1976, Ankara, 1977.
ÜLKÜTAŞIR, M.Şakir, “Osmanlı Türklerinin İlk Hareket ve Kuvvet Noktası
Olan Belde: Söğüt”, Türk Kültürü, Aralık 1964, Yıl.3, S.26.
VARLIK, Mustafa Çetin, “Anadolu Beylikleri”, Doğuştan Günümüze Büyük
İslam Tarihi, İstanbul, C.10.
YANBEY, Mahmut Kemal, “Türk Takvimi Hakkında”, Türk Folklor
Araştırmaları, Mart 1951, Yıl.2, C.1, S.20.
YARDIMCI, İlhan, “Türkler’de Milli Folklor Açısından Bayramlar”, Türk
Dünyası Tarih ve Kültür Dergisi, Aralık 2000, S.168.
YEDEKÇİOĞLU, Kâzım, “Kayseri Folklorunda Ateş Kültü”, Erciyes Yöresi
1.Folklor, Halk Edebiyatı ve Etnografya Sempozyumu Bildirileri,
Kayseri, 1991.
YETİŞEN, Rıza, “Naldöken Tahtacıları Nevruz ve Hıdırellez IV”, Türk Folklor
Araştırmaları, Haziran 1951, Yıl.2, C.1, S.23.
YILDIRIM, Dursun, “Türkler’in Yılbaşı Özgürlük Günü Bayramı”, Millî
Folklor, Ankara, Kış 1997, Yıl.9, C.5, S.36.
YILDIRIM, Dursun, “Türklerin Yılbaşı-Özgürlük Günü Bayramı”, Türk Dünyası
Dil ve Edebiyat Dergisi, (Güz), Ankara, 1997.S.4.
YILMAZ, Abdurrahman, Tahtacılarda Gelenekler, Ankara, 1948.
YOLOĞLU, Güllü, “Türk Dünyasında Nevruz”, Bilge, C.7, S.28.
YUND, Kerim, “Silifkenin Kültür İklimi”, Türk Folklor Araştırmaları, Haziran
1962, Yıl.13, C.7, S.155.
YUND, Kerim, “Türkiye’de Hıdırellez”, Türk Folklor Araştırmaları, Mayıs
1960, Yıl.11, C.6, S.130.
YUVALI, Abdulkadir “Nevruz Bayramı ve Çarşamba Günleri”, Türk Kültüründe
Nevruz Uluslar arası Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri.
ZEYNEŞ, İsmail, “Kazaklarda Nevruz Bayramı”, Anayurttan Atayurda Türk
Dünyası, Mart 1995, Yıl.3, C.2, S.8.

 

Okunma : 661
seç
maboto
EKSPERTİZ
guney sigorta
Gündem haberleri
Bakanlık hileli ürünleri ifşa etti Karaman'dan 6 firma var
14 Ekim 2019 Okunma: 12783 Gündem
Karaman'a yağmur geliyor!
14 Ekim 2019 Okunma: 12528 Karaman Hava Durumu
SON DAKİKA: KARAMAN'DA İNANILMAZ OLAY
14 Ekim 2019 Okunma: 10200 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın