Karamandan.com

Karamandan.com

11 Ağustos 2020 Salı
Karasakal Hoca’nın Etli Ekmeği
Herkeste bir telaş, bir telaş.
Kategori : Köşe Yazıları
31 Temmuz 2020 21:28
 
Karasakal Hoca’nın Etli Ekmeği

Herkeste bir telaş, bir telaş. Kimi kurbanlık derdinde, kimi tatile kaçmanın. Ben de bayramlık yazının peşine düştüm.

Eskiden bayram gazeteleri çıkardı. Gazetede yüz güldüren haberler olurdu. Cinayet, trafik kazası ve asayiş olayları ile siyasetçilerin öfkeli demeçlerine yer verilmezdi.

Okurken sizleri gülümsetecek bir yazı bulabilmek için dağarcığımı karıştırdım. 

Dağarcıktan bayramın ilk gününe gerçek bir Karaman öyküsü çıktı. İçinde Karasakal Hoca var, etli ekmek var, Karadağ var. Hem Karasakal Hoca hem etli ekmek hem Karadağ Karaman’ı hatırlatan üç şey nedir sorusunun ilk cevabıdır. 

Karaman’ın yemeklerini anlattığım yazı serisinde, etli ekmeğe de bir bölüm ayırmıştım. ( Ne Yesek de Bastırsak - 27 Haziran 2020 - Buradan okuyabilirsiniz.)

Bu yazımı okuyan çok sevdiğim bir arkadaşım aradı. Karasakal Hoca ile birlikte yıllar önce gittiği bir yemek davetini anlattı.

Bu anıyı öyküleştirdim. Karasakal Hoca’dan başkasının isimlerini vermeden yazdım. 

-En İyi Spor Kitap Okumak-

Karasakal Hoca kitap hastasıdır. Kitap okumayı sevdiği kadar kitap biriktirmeyi de sever.

Gözlerimle gördüm, çok kitabı var. Kitaplarına kıymet verdiğini biliyorum.

Hocam bir sohbette “En iyi spor kitap okumaktır” dedi. Hocama göre kitap okumak sadece zihni değil, bedeni de dinç tutuyor.

Hocama baktım, doğru söylediğine inandım. Dinçliğini ve zekasının pırıltısını her gün düzenli kitap okumasına borçlu olduğunu fark ettim.

Kitaplar arasında geçen bir ömür. Dileyene Allah böyle hayat versin.

-Zengin Sofrası-

Hocamı seven Karamanlı bir genç öğretmen, Karasakal’ın canı kadar değerli kitaplarını tasnif etmeyi üstlenir. Her gün öğleden sonra Karasakal Hoca’nın evinde kitapları ayırır ve kolay bulunabilecek şekilde kitaplığa yerleştirir.

Bir gün ikindi sonrası Karasakal Hoca’nın kapısı çalınır. Gelen kişi, Karasakal Hoca’ya Karaman’ın tanınmış zenginlerinden birinin yemek davetini iletir, evin adresini verir ve gider.

Karasakal Hoca’nın, kitaplığını düzenleyen genç öğretmenin yanına dönüşü çok keyiflidir. 

“Şıhım, yemeğe çağırıldık. Davet sahibi filan. Karaman’ın hatırlı iş adamlarından. Zengin sofrasına konuk oluyoruz. Bu akşam güzel yemekler bizi bekliyor. Bana yoldaş olacaksın.” der.

Karasakal Hoca, genç öğretmeni de refakatçi olarak yanına alır, biraz erken olmakla birlikte davet mekanına doğru yola çıkarlar.

-Miraç’a Çıkar Gibi-

Davet edildikleri adresteki evin bulunduğu bina beş katlıdır. Davetin verildiği yer apartmanın en üst katıdır. Asansörü de yoktur.

Karasakal Hoca, üçüncü katta yorulur. Biraz bekler, soluklanır. Genç arkadaşa döner “Şıhım, Miraç’a çıkar gibi çıkıyoruz. Merdivenler bitecek gibi değil. Zenginler hep üst katlarda mı oturur?” diye sorar.

Sonra tekrar tırmanışa geçerler. Beşinci kata vardıklarında Hoca iyice yorulmuştur. Kapının önünde kendilerinden daha erken gelen davetlilerin ayakkabıları sıra sıra dizilidir.

Hoca, genç arkadaşın kolundan tutar. “Şıhım, çok yoruldum. Ama ikramlar bu yorgunluğa değecek. Görürsün bak” der.

İçeriye girerler, Karasakal Hocamı ve refakatçisini baş köşeye oturturlar. Hoca uzun süre terini siler, nefesi düzenli hale gelince yüzüne yine o bilindik tebessümü yerleşir.

Karasakal Hoca Karaman ağzıyla tatlı tatlı konuşur. Sohbet hocanın işidir. Karaman’da Hoca’dan üstün sohbetçi yoktur.

Davetli sayısı giderek artar. Her gelen kendine gösterilen yere oturur ve Karasakal Hoca’nın sohbet halkasına katılır.

Bu sırada genç öğretmen, oturduğu yerden ayran kolilerinin getirildiğini görür. Sonra çat çut seslerinden etli ekmeklerin konulduğu kasaların sesini duyar. Karasakal’a yavaşça fısıldar:

“Hocam, keyfini kaçırmak istemem ama ziyafet bekleme. Etli ekmek yiyeceğiz. Etli ekmekler gelmeye başladı. Az sonra kokusu da gelir.”

-Bıyıklarını Büker, Sakalını Sıvazlar-

Hoca bıyıklarını büker, sakalını sıvazlar, kaşlarını ‘böyle şey olmaz’ anlamında çatar ve “Şıhım, zengin ikramında etli ekmek mi olur?” der.

Biraz sonra etli ekmek kokusu her yeri sarar. Hoca’nın keyfi kaçmıştır. Onca yolu yürümüş, beş katın merdivenini Miraç’a çıkar gibi tırmanmış, üstelik yanında misafiri vardır.

Davet sahiplerine duyurmak için yüksek perdeden etli ekmeğin aleyhinde konuşmaya başlar.

“50 gram et için 500 gram hamur yenir mi canım? Bu adet Karaman’a yakışır mı canım? Zengin evine etli ekmek girer mi canım? Karaman’ın başına bu adeti kim dolamışsa hiç iyi iş yapmamış.”

Kimseden ses çıkmaz. Hoca sesini iyice yükseltir.

-Karadağ’a da Kaçsak Etli Ekmekten Kurtuluş Yok-

“Geçenlerde biri davet vermiş, yüzlerce etli ekmek yaptırmış. Malum, Karaman’da etli ekmeğin kenarlarını kimse yemez. Davetliler gittikten sonra eve bir vatandaş gelmiş. ‘Etli ekmek artıklarını almaya geldim. İki eşeğim var onlara yedireceğim.’ demiş.

Büyük bir leğene doldurup vermişler. Ertesi gün, etli ekmek artıklarını götüren vatandaş yine kapıda...

Adamcağız ağlıyormuş. Ev sahibi sormuş, ‘Niye geldin? Neden ağlıyorsun?.’

Adamcağız bir gece önce dolu aldığı leğeni boş olarak vermiş.  ‘Sizin yüzünüzden ağlıyorum’ demiş. 

Yine ağlayarak devam etmiş:

“Gece etli ekmek artıklarını yiyen iki eşeğim birden bu sabah öldü. Sebebi etli ekmektir.”

“Şıhım, biz Karamanlılar etli ekmeğe iyi dayanıyoruz” diyen Karasakal Hoca’nın sözü bitmeden önlerine etli ekmek ve ayranları konulmuş.

Hoca, genç arkadaşa dönmüş ve davetin final konuşmasını yapmış.

“Şıhım, Karaman’da etli ekmekten kurtuluş yok. Karadağ’a da kaçsak, değil mi Karamanlıyız, etli ekmek peşimizi bırakmayacak. O kadar yorulduk. Aç kalkmak olmaz. Haydi Bismillah, etli ekmeklerin cezasını verelim.”

Ahmet Tek

Okunma : 1870
Foto galeri
karaman


guney sigorta
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
Feci Kaza! Baba Yaralı, Oğlu Hayatını Kaybetti
08 Ağustos 2020 Okunma: 18204 Asayiş
Karaman'da tartıştığı kız kardeşini silahla yaraladı
07 Ağustos 2020 Okunma: 10199 Asayiş
Müjdeli Corona haberi geldi
10 Ağustos 2020 Okunma: 8922 Sağlık
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın