Karamandan.com

Karamandan.com

24 Ağustos 2019 Cumartesi
Sudurağı Kasabası
Eski adı (Sıdırba, Sıdırova) olan Sudurağı Kasabası, Karaman'ın doğusunda yer alan bir beldedir.
Kategori : Beldeler
08 Mayıs 2017 11:54
 
Sudurağı Kasabası

Eski adı (Sıdırba, Sıdırova) olan Sudurağı Kasabası, Karaman'ın doğusunda yer alan bir beldedir. Karaman'a uzaklığı 18 km'dir. Kuzeyinde Ekinözü ve Akçaşehir, güneyi Alaçatı, Ağılönü, Yeşildere ve Taşkale, batısı Salur, Sazlıkaya, Kızık, doğusu Ayrancı ilçesi köyleri ile çevrilidir. Karaman merkezin iki beldesinden birisi olan Sudurağı’nda; Cumhuriyet, Ketenci ve Bahçelievler olmak üzere üç mahallesi vardır.

Sudurağı’nın nüfusu; 1890 yılında 804, 1925 yılında 829, 1950 yılında 1100, 1960 yılında 1479, 1965 yılında 1785, 1970 yılında 2137, 1980 yılında 2010, 1985 yılında 3044, 1990 yılında 2938, 1997’de 2535, 2008’de 2368 ve 2014 yılında ise;  1.173 erkek, 1.156 kadın, toplam 2329 olarak saptanmıştır. 

Sudurağı Kasabasının Yavuz Sultan Selim döneminde kurulduğu söylense de Başbakanlık Osmanlı Arşivi 40 Numaralı, Tapu Tahrir Defteri, Mufassal Tahrir Defterinde Tarihi Hicri 906, Miladi 1500) Sıdırva diye köyün var olduğu görülmektedir. Bu tarihte daha Yavuz, padişah olmamıştır. 387 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Karaman ve Rum Defteri 937/1530 defterinde “Sidrova” mezrası diye bir kayıt bulunduğu için Yavuz döneminde kurulduğu söylense gerektir. Yine 1584 tarihinde Sultaniye (Karapınar) imaretine bağlı bir köydür. 

Köyün kuruluş tarihi daha eskilere gitmektedir. Kaldı ki ovadaki eski köylerin tarihi Selçuklulara kadar uzanmaktadır. Karamanoğulları devri sona erince pek çok köy harabeye dönmüş yöre halkı ya gönderilmiş ya da kendiliğinden başka yerlere göç etmişlerdir. Zaman zaman köylerin boşaldığını ve iskânların yapıldığını belgelerden anlamaktayız. 

Burası yol güzergâhı üzerinde olduğu için sürekli menzil şeklinde kullanılmış ve 1700’lü yıllarda derbend olarak iskânlar yapılmıştır. İlk zamanlarda kuruluş amacı, gelip geçen kervanları koruma amaçlıdır. Bahçelievler Mahallesinde kervanların konakladığı alanda Han Kuyusu adında tarihi bir yapı mevcuttur. Selçuklu ve Karamanoğulları döneminde varlığını koruyan bir köy olduğu kanaatindeyiz. 

Yusuf Halaçoğlu’nun “XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun İskan Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi” adlı kitabının 105. Sayfasında çok önemli bilgiler bulunmaktadır. “Sultan Selim Han Vakfı köylerinden olup Eskiil kazasına tabi Sultaniye (Karapınar) dâhilindeki Sıdırva karyesi ahalisi yerlerini terk ettiklerinden köyleri harap olmuştur. Buraların yeniden şenlendirilmesi neticesinde, 1748 yılında Karaman sakini Bozululus Türkmenleri Mukatasından Ortaciyan cemaatinden 100 hane Sıdırva karyesine yerleştirilmiştir.”  Yine buraya Aydın sakini Bozulus Türkmenlerinden Tıraş cemaatinden de yerleşenler olmuştur.  Cevdet Türkay’a göre; Bozulus Aşiretlerinden Ortacıyan Cemaati, Türkmen taifesinden olup, Karaman Eyaleti dâhilinde bulunan Sıdırva ve Suğla köylerine iskân olunmuşlardır. C. Türkay, Sayfa.614 
Bu bilgiden anlaşıldığı kadarı ile burası tamamen harap duruma gelmiş, 1748 yılında buraya ahali yerleştirilmiştir. Bu cemaatin bir kolu olan Çayan cemaati ise Ereğli ile Ulukışla arasında bulunan Çavuşlar (Kuzoluk Han) derbendine yerleştirilmiştir. Bozulus’a tabi Süleymanhacı Köyünde de bu cemaatten olanlar bulunmaktadır. Çünkü Süleyman Hacılı cemaati de Bozulus’a tabi bulunmaktadır. 

Asıl Bozulus'a dâhil aşiretler arasında bulunan Çayan cemaati 1540 tarihinde 100 hane ve 8 mücerred, II. Selim döneminde ise 138 hane ve 66 mücerred vergi nüfusuna sahip idi. Bununla birlikte, aşiret mensuplarının bir bölümü Şarki Amid'e tabi Uzundere ve Çayanviranı köylerinde ziraatçılık yapmakta idi. Bozulus'un Orta Anadolu'ya gelmesinden sonra Çayan aşireti mensupları Vilayet-i Rum (Sivas, Tokat, Amasya havalisi) dahiline gitmişler, ancak burada sürekli, yerleşik ahali tarafından "Kazamızda durmayın, başka yere gidin." diye taciz edilmişlerdir. Karaman sakini olan Çayan cemaatinin bir bölümü Nevşehir kazasında, bir bölümü de Karaman vilayeti dahlinde Ulukışla ile Ereğli arasında bulunan Çavuşlu karyesine iskan olunmuştur. Bunların bir kolu olan Ortacıyan Cemaati de Sıdırva köyüne yerleştirilmiştir. Tufan Gündüz, "Bozulus Türkmenleri 1540-1640" s.126

1845 tarihli 10108 numaralı Temettuat Defterine göre Karapınar Kazasına bağlı ve 74 hane bulunmaktadır. Bu tarihte bulunan hanelerin lakapları ise şöyledir: İmam Hacı Hasan Efendi, Muhtar-ı Sani Ahmet Oğlu Ömer Bey, Kerim Oğlu Hacı İsmail, Koncalıoğlu Hacı İsmail, Hokkaoğlu Osman, Hacı Bekir’in İsmail, Çıyanoğlu İbrahim, Azim’in Mehmet Ali, Kart Hüseyin’in Yusuf, Kötü Osman’ın Hacı Ali, Acemoğlu Veli, Himmet’in Osman, Zirgiloğlu Abdullah ve Ahmet, Kaya Mehmet’in Mehmet ve Ömer, Osman’ın Nabi, Hacı Ebu Seyfoğlu Hüseyin, Haci İbrahim’in Hacı Veli ve İbrahim, Tıraş Mustafa’nın İbrahim, Tıraşoğlu Haci Halil, Deli Memiş’in Ömer Ali, Deli Yusf’un Osman, Çandıroğlu Mustafa, Ahlatoğlu Ali, Çandıroğlu Hüseyin, Sofuoğlu Musa, Samadlıoğlu Mustafa, Mehmet Beyoğlu Ahmet, Deli Mehmet’in Halil, Tıraşoğlu Osman, Saimoğlu Ali, Zaimoğlu Abdurrahman ve Hasan, Hacı Ömer’in İsmail, Hacı Ali’nin Bayram, Deli Veli’nin Abdülvehhap.
    
Durmuş’un Kara Mehmet, Cuma’nın Hasan, Deli Hüseyin’in Ahmet, Deli Bekir’in Mehmet, Abdurrahman’ın Osman, Garipoğlu Mustafa, Eşmioğlu Ömer, Uzunoğlu Yusuf, Hafızoğlu Ahmet ve Kahraman, Ahmet’in Mehmet, Deli Ahmet’in Ahmet, Cabioğlu Veli ve Durmuş, Kırışoğlu Mustafa ve İsmail ve İbrahim, Hacı Salih’in İsmail, Kırışoğlu Ali, Abdülmümin’in İsa, Mustafa’nın Abidin, Kara Ömer’in Ahmet, Hamişoğlu Mehmet, Himmetoğlu Durmuş, Sofuoğlu Yahya, Mümin’in Halil, Hıdır’ın Mehmet, Tat Osman’ın Durmuş, Kantaroğlu Durmuş, Kayışoğlu Hacı Nabi, Kürdoğlu Mehmet, Kamalı Oğlu Mehmet Ali, Yörükoğlu Mehmet, Dağlı Mehmet, Hanefi Oğlu Ömer, Veli’nin Ömer.      
Karaman’ın hemen yanı başında olmasına rağmen 1908 yılına kadar Karapınar İlçesine bağlı olmuştur. 1908 yılında 12/M/1326 (Hicrî), 15 Şubat 1908 tarihli “Konya'da Sultaniye kazasına bağlı Sidirve karyesinin buradan ayrılarak Karaman kazasına ilhakı” kararı ile Karaman’a bağlanmıştır. 

Şimdiki adı Sudurağı olan beldenin asıl adı Sıdırva’dır. Bu bölgedeki su kaynaklarının yeryüzüne yakın olması ve kolayca çıkması nedeniyle sızdırması, eskiden bahar ve yazları şimdiki çayırlık alanlarda uzun süre suyun kalması nedeniyle suyun durduğu ovadan (su durur ova) gelmektedir. Karaman ovasının nispeten hafif yüksek kesimini oluşturması sebebiyle adının Sadr-ı Ova'dan (Ovanın göğsü) geldiği iddiaları da vardır.

Karadağ volkanik kütlesinin kesintiye uğrattığı Ereğli, Konya ovaları ile Torosların arasında verimli topraklar üzerinde bulunan Karaman ovasının doğu-batı yönünde uzanan bu topraklarının doğuya doğru, hafif meyiller ile açılan bölümünde sazlıklar ve bataklıklar oluşmuştur. İbrala deresinin oluşturduğu bu sazlık alanın ortasında kalan nispeten hafif yükselti alanında Büyük Gönü höyüğünün iki km kuzeyinde kurulmuştur. Doğusunda kuzeybatı- güneydoğu istikametinde uzanan kuzeydeki Çakır dağı ile güneybatı-kuzeydoğu istikametinde uzanan güneydeki orta Torosların Bolkar dağları ile çevrilidir. 

İbrala deresi suyu yüzünden bu iki köy arasında arşivlere geçen çekişmeler olmuştur. 15/Ra/1270 (Hicrî), 16 Aralık 1853 tarihli belgede “Larende'nin İbrala Köyü ile Karapınar Kazası'nın Sıdırova Köyü ahalileri arasında su meselesinden çıkan kavgada suçu sabit görülenlerin cezalandırılmaları” istenmektedir.

Beldeye hem karayolu hem de tren yolu ile ulaşmak mümkündür. Karaman – Ereğli karayolundan Ereğli istikametine giderken bu kesinde Sıdırva arkı ismini alan Yeşildere çayının üzerindeki köprüden hemen sola dönülünce Büyük Gönü (Unu) höyüğünden hemen sonra gelen demiryolundan sonra beldeye ulaşılır. Tren istasyonu Karaman’dan sonraki ilk istasyondur. 1904 yılından bu yana hizmet vermektedir.
Beldenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Beldenin geniş arazilerinde buğday üretimi ilk sırayı alırken, endüstriyel üretimde şeker pancarı ikinci sırayı almaktadır. Diğer tahıl ürünleri ve fasulye ve nohut üretimi diğer tarım faaliyetlerini oluşturur. Son yıllarda mısır ekimi de önemli yer tutmaktadır. Beldede meyvecilik özellikle elma üretimi de yapılmaktadır. İnek ve koyun yetiştiriciliği de önemli geçim kaynaklarındandır. Miktarı azalsa da koyun yetiştiriciliği halen önemli bir geçim kaynağıdır.

Artan nüfusa yeterli cevap vermeyen iş imkânları belde nüfusunun önemli bir kısmının Karaman başta olmak üzere şehre ve özellikle yurt dışına göç etmesi sonucunu doğurmuştur. Değişen iklim şartları ile adını almış olmasına rağmen su miktarının ve yer altı sularının giderek azalması tarımsal faaliyetleri tehdit etmektedir. Bunun yanı sıra teknolojinin gelişmesiyle artan fazla bilinçsiz su kullanımı da belde ekonomisi için büyük tehdittir.

Araştırma: Osman Ülkümen

Okunma : 18241
Foto galeri
Gündem haberleri
Karaman’da cinayet!
21 Ağustos 2019 Okunma: 17937 Asayiş
Bahçe evine giden genç, babası tarafından ölü bulundu
21 Ağustos 2019 Okunma: 15100 Asayiş
Karamanlı gurbetçi aile maskeli ve bıçaklı 4 kişinin gasbına uğradı 
22 Ağustos 2019 Okunma: 11267 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın