Karamandan.com

Karamandan.com

19 Ağustos 2019 Pazartesi
Zekatın Sırları 1
İmam-ı Gazali'den özet, hazırlayan; Şadan Sezgin.
Kategori : RAMAZAN ÖZEL
17 Mayıs 2019 11:33
 
Zekatın Sırları 1

İmam-ı Gazali'den özet, hazırlayan; Şadan Sezgin.

Hamd, said ve şâki yapan, öldüren, dirilten, güldüren, ağlatan, var ve yok eden, fakir eden, zengin eden, zarar verebilen, zarardan kurtaran Allah’a mahsustur. 

Cenâb-ı Hak zekatı, İslam’ın temellerinden birisi olarak vazetmiştir. Dinin yüce alametlerinden bulunan namazdan sonra hemen zekatı zikrederek şöyle buyurmuştur: “Namazı gereği gibi kılın, zekatı verin” (Bakara 110).

Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “İslam dini beş şey üzerine bina edilmiştir. Allah’tan başka mabud olmadığına, Muhammed’in Allah’ın kulu ve Resulü olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekat vermek, oruç tutmak. Eğer gücü varsa hacca gitmek”.

Allah yolunda malın infak edilmesi, zekatın çıkarılıp verilmesi demektir.

Hür, Müslüman, akil ve baliğ olan her zengine zekat farzdır. Sabi ve mecnundan kaldırılmıştır. Mecnun ayıldıktan sonra, sabi de baliğ olduktan sonra zekat vermeye başlar. 

Zekatın Çeşitleri, Farz Olmasının Sebepleri

Zekatın taalluk ettiği hususlar itibariyle altı çeşittir. Bunlar: Hayvanların zekatı. Öşürlerin zekatı. Altın ve gümüşlerin zekatı. Ticaret malının zekatı. Define ve madenlerin zekatı. Fitre sadakası. 

1-Hayvanların Zekatı ve Şartları

Zekat verilen malın şartları beştir. Bunlar: Eti yenilen evcil hayvanlar. Saime olan. Bütün bir sene sahibinin elinde bulunan. Tam manasıyla sahibinin elinde bulunan hayvanlar. Kamil nisab. 

Bu beş şartın açıklaması şöyledir:

a-Eti yenen evcil hayvan olmalıdır. Deve, sığır, koyun gibi. At, katır, eşek gibi hayvanların zekatı yoktur.

b-Saime olmaktır. Mecburi olarak (senenin en az altı ayında mütemadiyen) beslenen hayvanın zekatı. Kendi ağzıyla otlayan ve senenin bir kısmında da beslenen bir hayvanın da nafaka olduğu için zekatı yoktur. Hanefilere göre altı aydan fazla merada barınan malların zekatı vardır. Ancak altı aydan fazla içerde barınıyorsa ona zekat yoktur. 

c-Bütün bir sene sahibinin elinde bulunması. Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Bir malın üzerinden tam sene geçmedikçe o malın zekatı yoktur”. Bu hükümden, senenin ortasında doğan yavrular istisna edilir. Çünkü onlar zekat hususunda annelerinin hükmüne bağlıdırlar. Annelerinin senesinin dolmasıyla onların zekatı da vacib olur. Eğer senenin ortasında malları satarsa veya başkasına hibe ederse, senesi kesintiye uğramış olur.

d-Tam manasıyla sahibinin elinde bulunması ve tasarruf etmesine amade olmasıdır. Kaybolan ve gasp edilen malda ise, bütün fazlalıklarıyla sahibinin eline iade olunmadıkça zekatları yoktur. İade olunduğu, zamanda geçmişin zekatı da verilecektir. 

e-Kamil nisabdır. Burada deve, sığır, koyun gibi hayvanların sayılarına binaen verilecek zekat miktarları tayin edilmektedir. Bu bölüm uzun olacağı için detaya girmeyeceğiz. Lakin önemli bir hususa değineceğiz. O husus ise şudur: İki ortağın zekatı, nisab hususunda bir kişinin zekatı gibidir. Malları bir arada olan komşuların malları ortak mal gibidir. Ancak şu şartlarla: Malın gece yataklarının bir olması. Sularının bir olması. Sağılma yerlerinin bir olması. Meraya sevketmek için toplaşma yerlerinin bir olması. Meralarının bir olması. Koç katımlarının bir olması. Her ikisinin de zekat veren kimselerden olması. 

Eğer zekatı verilen malın içinde bir tane dahi olsun sağlam bulunursa, hasta olan bir mal, zekat olarak kabul edilmez. Malın içinden besilisini, hususi olarak yetiştirilmişini, döl için ayrılanı ve malın en iyisini zekat olarak devlet memurları alamazlar. 

2-Öşürlerin Zekatı

Yerden biten her gıda maddesi zekat verilecek miktara varırsa, onda birini zekat vermek farzdır. Sulaması sorunlu olan yerlerde ise zekat oranı yirmide bir’dir. 

3-Altın ve Gümüşün Zekatı

Kişinin parası zekat miktarına varırsa kırkta bir oranında zekat vermesi farzdır. Eğer altın veya gümüş zekat verme sınırından bir gram kadar nisabtan azsa o vakit, zekat düşmez. Yanında karışık paralar bulunan bir kimsenin o karışık paralar içerisindeki altın veya gümüşü tasfiye edildiği takdirde nisaba varacak kadarsa, o zaman zekatı lazım olur. Tasfiye edilmemiş altın ve gümüş madeninde altın ve gümüş kaplar ve erkeklerin altın eğerleri gibi, mahzurlu olan süs eşyalarında zekat gereklidir. 

Alacağın zekatı ise zengin ve borcunu vermeye muktedir olan bir kimsenin yanında bulunan alacakta zekat farz olur. Ancak o alacak tahsil edildiği zaman zekatı çıkarılır. Eğer vadeli alacaksa vadesi gelmezden evvel kendisine zekat gerekmez. 

4-Ticaret Mallarının Zekatı

Ticaret malının zekatı, altın ve gümüş zekatı gibidir. Ancak bu malın yılbaşı ticaret eşyasına yatırılan paranın mülk edinilmesi vaktinden başlar. Sarrafların malları, diğer ticaret gibi, aralarındaki normal mübadele ile senesi sona erip yeniden başlamaz. 

5-Rikaz ve Madenlerin Zekatı

Rikaz (define), cahiliyet zamanında gömülmüş ve İslamda üzerinden mülkiyet geçmemiş bir arazide bulunmuş mal demektir. Bu malı bulan bir insana eğer altın ve gümüşse beşte birini zekat vermek gerekir. Senenin devri burada muteber değildir. Yani hemen zekatını vermesi gerekir. 

6-Fitre Sadakası

Allah Resulünün diliyle fitre sadakası, bayram günü ve gecesinin şahsi nafakasından ve nafakası kendisine lazım olan kimselerin nafakasından daha fazla malı bulunan her Müslümana farzdır. 

Yediği şey cinsinden veya ondan daha üstün bir nevinden bu miktarı her kişi için çıkarmalıdır. Eğer buğday yiyorsa, arpadan vermesi caiz değildir. Eğer çeşitli nevilerden yiyorsa, iyisi hangisiyle onu seçip ondan fitre vermelidir. Fakat yediği nevilerin hangisinden verirse yine de caizdir ve kifayet eder. 

Müslüman kişiye hanımının ve çocuklarının fitresi vaciptir. Nafakası kendisine düşen yakınlarının fitresini de vermek mecburiyetindedir. Yani nafakası kendisine vacib olanların (anne, baba, dede vs) fitrelerini vermek mecburiyetindedir. Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Nafakası size vacib olanların fıtır sadakasını veriniz”.

Bunlar fıkha ait hükümlerdir. Zengin bir kimsenin bunları bilmesi mutlaka lazımdır. Fakat bazen çok garip hadiseler vaki olmaktadır. Ki bu bilgilerin dışındadır, işte o hadiselerin bilinmesi hususunda vaki olduğu zaman, fetva sormaya güvenip bir miktar bilgi ile yetinilebilir. 

Şöyle buyurdu Efendimiz (sav): “Her ne kadar sana fetva verseler de, sana fetva verseler de, sana fetva verseler de, yine sen kalbinden fetva iste”. 

Okunma : 1441
guney sigorta
maboto
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
Karaman’da namaz sırasında cami tavanı çöktü
16 Ağustos 2019 Okunma: 12496 Gündem
Karaman'da bıçaklı kavga 
15 Ağustos 2019 Okunma: 11833 Asayiş
Direksiyon başında rahatsızlanan adam öldü
16 Ağustos 2019 Okunma: 8481 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın