“İnsanlar Bize Hep Mesafeli Zaten” Hayata Dair… | Karamandan.com - Karaman Haber

“İnsanlar Bize Hep Mesafeli Zaten” Hayata Dair… | Karamandan.com - Karaman Haber

02 Aralık 2020 Çarşamba
“İnsanlar Bize Hep Mesafeli Zaten” Hayata Dair…

Bugün ki köşe yazımı saatlerce usanmadan yol alan deyim yerindeyse ekmeğini taştan çıkarıp helalinden kazanmak uğruna atık kağıt ve hurda toplayarak geçimini sağlayan emekçi kardeşlerimize ayırmak istiyorum. 

Bu insanları hemen hemen görmeyenimiz bilmeyenimiz yok denebilir.Korona hemen hemen hepimizin hayatını yaşantısını planlarını etkilemiştir. Kağıt atık, hurda vs. toplama ile geçimini sağlayan bir kardeşimizi yerime koyarak onun hissettiklerini sizinle paylaşmak o hayatı yaşamak istiyorum. Bir nevi benci değil senci olmayı deniyorum ve gerçekten bunda mütevazi olamayacağım kendi adıma başarı sağlıyorum.

Faklı dünyalarda ki insanların yaşantılarını emeklerini  o eve ekmek nasıl alınıyor evde aş yemek nasıl pişiyor göz önüne alıp onları anlayabilmek benim için çok ayrı başkalarının zorluklarını anlamayan insan kendinin olduğu yere şükür edemez. Evet bire bir bizim hayatımızı dersen abiciğim, zaten bu işle uğraşanlar olarak sokaklar da  kağıt hurda toplayan buralardan geçim sağlayanlar olarak  virüsten sonra azaldı. Zaten öncesinde de insanların hor görmesinden memleketine köyüne gidenler işsiz duruyorlar veya köylerinde çobancılık,hayvancılık işlerinde çalışarak öyle geçim sağlıyorlar. Burada işsiz kalacağına, orada kalırım diye gidenler olmuştur.Koca memlekette iş mi bulamadın diyenden geçilmiyor diyen çok olur. 

Herkeste bir tedirginlik var haliyle hastalık yüzünden. Bir de bizim işler esnafla olur ancak. Esnaf ne kadar mal alır aldığından ne kadar çok atık çıkarsa o kadar bizim işimiz iyi olur. Esnafın durumu da haliyle ortada. Oteller olsun, kafeler olsun, ülkemizde bunların hepsi kapanınca, bizim iş de kısıtlandı. Kim çöpe ne çıkarırsa, onu topluyoruz., Gidenler sayesinde sayımız azalınca haliyle bize de ekmek düşüyor. Allaha şükür idare ediyoruz. Bu işi çok yapan olsak bu ortamda hayatta kağıt, hurda yetmez yani.

Sabahın ilk ışıklarında ya da Akşamın karanlığında günde en az 13-14 saat geziyorlar. (büyük şehirler bazlı) bunu görmeye gerek bile yok zaten hissede biliyorsunuz. 

Bu kadar saat bildiğin yürüyor ya da elektrikli araçları ile soğuğa aldırmaksızın helalin peşinde koşuyorlar. Ben görürken Allah kolaylık versin der Halime her daim şükrederim. Artı bunları toplayıp yüklüyorsun, götürüyorsun. Bir günün sonu 16-17 saat buluyor. 

Şu an herkesin birbirine mesafesi yüksek. Kağıtçılar hurdacılar olarak bizim halkla pek samimiliğimiz hiç olmaz. İnsanların bize hep bir sosyal mesafesi vardı yani. Şimdi de hastalık getireceğiz diye korkuyorlar haklılar ancak biz zaten alışığız bu denli mesafeye, Halkta bize karşı da bir tedirginlik var yani. Biz maskemizi takıyoruz güzel, eldivenlerimizi takıyoruz. Ama bu durumda ne kadar koruyucu tabii ki bilemiyoruz. Bizler sağlığımızı hiçe en çok sayanlardanız ancak ekmeğim için ailem için bende bunu yapmak zorundayım. 

Kaç senedir yapıyorum? 8-9 sene olmuştur. Yok yok, on sene rahat olmuştur. Yaşa başa bakmadan bıkmadan usanmadan bizim iş her haliyle zor. Bulursun bir dert, bulamazsın ayrı dert. 

Buldun mu, onu teslim edeceğin yere kadar bütün gün taşı, indir kaldır, bir günde üstünden tonlar geçiyor sanki  bir çıkıyorsun,. Gidiyorsun tek tek ayırıyorsun, Akşama kadar kaç sefer böyle. Bizim iş devamlı enerji. Genellikle tek dolanıyoruz, ayrı bölgelere bakıyoruz. Sonrasında orta yerde toplanıp bir kamyona dört kişi çalışıyoruz. Ben, kardeşim, amca oğlu, bir de arkadaş...

Şu zamanda bizi ne kurtarıyor biliyor musun abiciğim , yiyecek.  Büyük  alış veriş marketleri olsun, mahalle araları olsun... Çok ileri bir seviyede arttı Çünkü millet bütün gün evinde akşama kadar yiyor içiyor. Her ne yaşanırsa yaşansın insanlar temel gıda karşılamak zorunda yediğinin çöpünü atmak zorunda. Marketlerle, mahalle çöpleri olmasa hiç geçinemeyiz.

Hastalık mastalık çıkıyoruz. Mesela şimdi devletten insanları ya da bilim adamları bu korona işi bir ay sonra bitecek deseler, kendini bir şekilde idare edersin. İleriye yansımaması için çaresine bakarsın. Ama şimdi bir sınır yok ki, bir ay mı, üç ay mı bilmiyorsun. Belki ileriki zamanda daha kötü şeyler olacak... Kim bilir?  O yüzden herkes gibi bizlerde çalışmak zorundayız. Parası pulu olan kendini izole eder. Daha kötüsü olsa bana kim bakacak? 

Zaten zorunlu olmayan bu şekil bir işte çalışmaz çalışamaz.

Pazar herkes evinde olur tatili olur herkes evinde yediğinden pazartesi iyi atık olur. Pazartesileri diğer günlere göre daha da erken çıkarız herkesten önce alabilmek ve tabi ki belediyenin çöp araçlarından önce alabilmek uğruna.

Para da kazanmış olsan olmasan da zengin de fakir de hepimizi aynı mertebe de ölüyoruz. İnsanlık istediğinde nasıl her şeyi çok güzel yapabiliyor. Yalnız işine geldiğinde değil her daim yapmalısın bunu zaten kötüsünü yapıyorsa, kötülükten yapıyordur.

Hayatın nasıl olmasını istersin dediğimde gülümseyerek düşünmem lazım... Kendime yetecek kadar ufak çaplı bir işim olsun isterim. Bu işi değil ama, helalinden başka bir işi yapmak isterim. Evlilik yapmadım, olmadı bir evleneyim istiyorum. Akşam olunca evime gideyim, yetecek kadar da param olsun, fazlasında asla gözüm yok.  Huzur, mutluluk, sağlık oldu muydu gerisi boş diyebilirim.

Allah en azından gönlümüze göre versin. Senin de gönlüne göre versin, herkesin de gönlüne göre versin.

Görüşürüz diyerek benim almam gereken yol gitmem gereken mahalle çöp sokaklar var diyerek yanımdan uzaklaştı.

Allah sizler gibi düşünen emek verip ekmek kazanan insanların yokluğunu eksik etmesin Allah senin de gönlüne göre gönlünün muradını versin diyerek yolcu ettim. Hayali kahramanımı çünkü bu kahramanı yaratanlar içimizde mahallemizde sokaklarımızda her daim varlar.  

Gerçek virüs maalesef insanları hor görenlerdir. Bütün dünya’yı saran bu virüsün kime ne getireceği bilinmez ancak bilinen tek bir şey vardır.

TOPRAKTAN GELDİK TOPRAĞA GİDECEĞİZ. 
MÜHİM OLAN ÇAMURLAŞMAMAK.
Mevlana

Saygılarımla
Ali GÜNAY

 

Okunma : 1300