Kim İşsizmiş, Haydi Göster! | Karamandan.com - Karaman Haber

Kim İşsizmiş, Haydi Göster! | Karamandan.com - Karaman Haber

21 Ocak 2021 Perşembe
Kim İşsizmiş, Haydi Göster!

Türkiye’nin sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik yapısında hızlı kırılmaların gerçekleştiği dönemler vardır. Bu dönemlerde güç ve kudret sahipleri sözlerinin üzerine söz söylenmesine tahammül edemezler. Her eylemlerinin, her önerilerinin alkışlarla kabul edilmesini beklerler. 

Güçlü iktidarlar, itiraz, karşıtlık ve farklı bakış açılarını “şer odakları”nın yöntemi olarak değerlendirirler. Beklentileri her konuda tek sestir. 

12 Eylül 1980 darbesinden sonra Türkiye’de farklı bir iklim oluştu. Askeri cunta, işbirliği yaptığı teknokrat, iş adamları ve birçok sivil toplum kuruluşlarının desteğini aldı. 

Daha sonra yapılan ilk seçimde ANAP iktidara geldi. Turgut Özal, nevi şahsına münhasır bir kişilikti. Dört eğilim denilen devşirme kadroyla Türkiye’yi dünyaya açma çabasına girdi.

İşte o yıllarda Özal’ın ekibinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koltuğunda Cahit Aral vardı. Cahit Aral, bir pazar günü Ankara’nın Ayaş İlçesi’nde partisinin ilçe kongresine katıldı.

Adettendir, şimdi olduğu gibi kürsüye davet edildi. Hitap ettiği kitle ANAP’ta siyaset yapan, ANAP’ı destekleyen insanlardı.

Böyle olunca konuşmak çok kolay. Damat Berat Bey’in şu sözünü hatırlatırım:
“Cumhurbaşkanımız ‘Ay’a dört şeritli yol yapacağız’ dese, inanacak seçmenimiz var.”

Bu sözün farklı versiyonlarının ANAP’lılar tarafından kullanıldığı yıllardı. İşsizlik Türkiye’nin derin yarası, kadim sorunu. O yıllarda da işsizlik ve enflasyon, iktidarın belini büken, çözümü bulunamayan kronik sorundu.

İktidarlar, işsizlik veya benzeri her tür toplumsal sorunsalın yükünü sırtlarında taşımak istemezler. Sorumluluk üstlenmek yerine, sorunu örtbas etme, yok sayma hafife alma veya sorunun kaynağını saptırmayı tercih ederler.

Cahit Aral da öyle yaptı. Konuşmasında Türkiye’de işsizliğin abartıldığına vurgu yaptı. Aral, konuşmasının gazetelere ulaşacağını hiç aklına getirmemişti.

Hürriyet Gazetesi, Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral’ın Ayaş İlçesi’nde yaptığı bu konuşmayı “Güler misin, Ağlar mısın? Türkiye’de İşsizlik Yokmuş” başlığıyla manşetten yayımladı.

Hürriyet’in Amiral Gemisi olduğu yıllardı. Hürriyet’te çıkan haberlerin etkisi uzun sürerdi. Nitekim bu haber de öyle oldu. Dönemin 1 milyona yakın tirajlı mizah dergisi Gırgır, Hürriyet Gazetesi’ndeki bu haberi kapağına taşıdı. Bakan Cahit Aral, eleştiri oklarının hedefi oldu.

Haberin müsebbibi olarak beni gördü, işimden kovdurmak istedi. Rahmetli Çetin Emeç, arkamda durdu, buna izin vermedi.

Hürriyet Gazetesi’nde Cahit Aral’ın işsizlik konusunda 5 gün süren açıklamaları yayımlandı. Bu haberler bile mahcubiyet hissinin ölmediğinin kanıtıydı.

Cahit Aral’ın manşetlik halleri sonraki yıllarda da devam etti. Çernobil faciasının ardından ekranlar karşısında çay içti, çayda radyasyon yok mesajı vermek istedi. Eskişehir’de bir akaryakıt istasyonundan sızan ve bir binanın zemin katında toplanan benzini yerinde inceleyip, petrol bulduk müjdesi verdi.

ANAP’ın defteri 2002’de dürüldü. Geriye dönüp baktığımda buna benzer yüzlerce konu aklıma geliyor.  Rahmetli Cahit Aral’ı hatırlamama vesile, Karamanlıların yakından tanıdığı AK Partili Ahmet Sorgun’un işsizlere yönelik açıklaması oldu.

Ahmet Sorgun’un söylediklerinin benzerlerini hep duyarız. Örneğin;
-Ne işsizliği kardeşim? İşsiz yok, iş beğenmeyenler var.
-Afganlar olmasa çoban bulamazdık.
-İyi ki Suriyeliler var. Her işe uygunlar, ne verirsek kabul ediyorlar.
 
Devam etmek gereksiz. Bir sorun kendinize, buna benzer bir lafı en son ne zaman kullandınız?

İşçi sendikalarının, sendika yöneticilerinin ağızlarına almaktan kaçındıkları işsizlik sorunu Türkiye’nin kanayan yarasıdır. 

Tuzu kurular, kanayan işsizlik yarasına tuz basmaktan uzak dursun. Bireysel örnekler, toplumsal sorunların örtbas edilmesinin şalı olamazlar.

İşsizlik Türkiye’nin öncelikli sorunudur. İşsizlik rekor düzeydedir ve iş beğenmeyen işsizler de vardır. Her birey her işe uygun değildir. 

İşsizler için, “önerdiğimiz işi yapsın, ne istenirse orda çalışsın” söylemi, çağdaş dünyaya ait olamayacak kadar eskidir.

Kölelikle işsizlik arasında derin uçurum vardır. İşsiz, beğenmediği bir işi reddetme iradesine ve imkanına sahip olan bireydir. Köleler bu özgürlük alanının dışındadırlar.

İşsiz, kölelik döneminin söylemini hak edecek ne suç işlemiş olabilir? İş bulamıyorsanız, istihdam imkanı sağlayamıyorsanız, en azından nezaket gösterin ve işsizi aşağılamayın.

Ahmet Tek

Düzenleme : 01 Aralık 2020 17:15 Okunma : 3319