Karamandan.com

Karamandan.com

21 Ocak 2021 Perşembe
Hüseyin Yıldızbaş’ın Ardından
- Yetim büyüdü, 87 yıl ömür sürdü.
Kategori : Köşe Yazıları
16 Kasım 2020 22:38
 
Hüseyin Yıldızbaş’ın Ardından

Yetim büyüdü, 87 yıl ömür sürdü.
Mütevazı ve öncü iş insanıydı.
- “Karaman’ın İlklerine Damga Vuranlar”dandı.
- “Kimseye bir kuruş borcum yok” diyerek gülümsediğinin, “Hiç arkadaşım kalmadı” diyerek hüzünlendiğinin son tanığı oldum.
90 yaşında kaybettiği annesinden her gün şu duayı aldı: “Allah koynundan paranı, ününü eksik etmesin.”
Beşi kız, dördü erkek dokuz çocuk babasıydı.

Önce rahmet dileklerimi sunmak isterim. Karaman’ın başı sağ olsun. Hüseyin Yıldızbaş, yetim büyüdüğü ve 87 yıl ömür sürdüğü dünyayı terk etti. Allah rahmet eylesin.



Hüseyin Yıldızbaş’ı korona öncesi Karaman’a geldiğim Şubat ayında ziyaret ettim. Karaman mihmandarım Ahmet Çelik, Hüseyin Yıldızbaş’la görüşmemi önerdi. Aileden sadece rahmetli Latif Yıldızbaş’ı tanıyordum. Yaşıtımdı ve genç yaşta vefat etti. 

Elbette Hüseyin Yıldızbaş’ı tanıyordum. Belki elli yıl önceden. Ama 1980’lerde Ankara Bahçelievler’de bir düğün salonunda Ankaramander’in ilk toplantısına geldiğinde görmüş, bir daha karşılaşmamıştık.

Karaman’dan gelen grup arasında Ziraat Odası Başkanı sıfatıyla Hüseyin Yıldızbaş da vardı. 

Bir öğle sonrası Ahmet Çelik’le bir iş hanının üçüncü veya dördüncü katına çıktık. Girişte, elinde baston, bizi karşıladı. Bir odayı kendine ayırmış, ofis olarak kullanıyor. Bir masa, bir kaç sandalye ve duvarlarda onlarca resim, onlarca plaket.

Beli biraz bükülmüş ve yaşının izleri yüzüne yansımış. Ama mütevazı tavrı ve mütebessim haliyle 1970’lerde tanıdığım Hüseyin Yıldızbaş’tı. Hiç değişmemişti.

Hüseyin Yıldızbaş, Seki Çeşme Mahallesinden komşumuzdu. Yıldızbaş ailesi bize ve mahalle sakinlerine göre kalabalıktı. Evin önünde bir pikap benzeri araç dururdu. İş yerleri evlerine yakındı. Galiba şimdi kuru fasulyesiyle ünlü lokantanın bitişiğiydi.

İki saatten fazla sohbet ettik. Anılarını anlatırken o günlere gidiyordu. Bazen hüzünlü, bazen mutlu bir ruh halindeydi. Sanki tahterevalliye binmiş, dünden bu güne, mutluluktan acılara inip çıkıyordu.

Berrak bir hafıza. Çocukluğu da, gençliği de, orta yaşı da diri. Her olayı dün gibi hatırlıyor.

Anlattıkça anlattı... Dedesi Fadimoğlu Hüseyin’in 1839’da Yemen’de şehit düştüğünü, Taşkale’de 1933 yılında dünyaya geldiğini, o dönemin yaşam koşullarını, öküzleri, atları, eşekleri, develeri, orağı, harmanı, öşürü, öşür nöbetini anlattı. 1930-1950’li yıllar onda derin izler bırakmış.

Yedi yaşında yetim kalmış. Doksan yaşında vefat eden anneleri beş kardeşe sahip çıkmış, onlara kol, kanat germiş. Dualar etmiş.

Hüseyin Yıldızbaş annesini çok sevmiş. Onu anlatışı bir başkaydı. “Bana ölünceye kadar (Allah koynundan paranı, ününü eksik etmesin) diye dua etti. “ dedi.

Anne duası kabul görmüş. Tanıdığım kadarıyla koynundan para eksilmedi. İnşallah ünü mezara kadar olmaz.

Hüseyin Yıldızbaş, Türkiye’nin DP ile yakaladığı yeni ivmeyle kente inenlerin arasında yer alır. 1953’te Taşkale’den çıkar, Karaman’da halıcı dükkanı açar.

1958 yılında Kel Osman’dan bahçe satın alır. (Kel Osman, Karaman sanayisinin kurucu babası rahmetli Yılmaz Babaoğlu’nun babasıdır.) Halıcı dükkanını eniştesine devreder. (Allah rahmet eylesin. Hasan Hüseyin Yıldızbaş bir güzel insandı. İlk halımı aldığım kişiydi.)

Hüseyin Yıldızbaş, Taşkale’nin simgesi halıyı geride bırakmıştır. Artık bahçecidir. O günkü ifadeyle elmacı olmuştur.

“62 yıldır elma işiyle uğraşıyorum” diyerek, rakamlara vurgu yapan Hüseyin Yıldızbaş’ın bundan sonraki yaşamı elmalarla sınırlıdır. Her şeyi elma merkezli olmuştur.

Burada araya girip, dikkatimi çeken bir konuya yer vermek istiyorum. Türkiye’de elmacılığın tarihi yazılacaksa Hüseyin Yıldızbaş listenin ilk sırasını hak eden isimdir. Onun ömrü, elmayla geçen bir ömürdür. Bununla birlikte o gün, onu ziyaret ettiğimizde bürosunda ne elma, ne elmayla ilgili herhangi bir obje görmedim. Masasında bir kase içinde kendisi ya da misafirleri için elma yoktu. Hayatını elmaya adayan veya hayatının büyük bölümü elmayla iç içe olan bir kişinin sabahtan akşama kadar kullandığı büroda elmadan eser yoktu. Elma kokusu bile yoktu.

Dolayısıyla bize elma ikram etmedi. Acaba elma onun için bir ticari ürün müydü? Elmayı sevdiğini de hiç söylemedi. Elmacılığı anlattı, elma ticaretini anlattı. Hangi cins elmayı yemeyi tercih ettiğine, hangi cins elmanın güzel koltuğuna dair tek bir cümle kurmadı. Konuşmanın sonuna kadar bu konudan bahis açmadı. Ben de sormadım. Elma meyvelerin hasıdır. Meyvelerin mis kokulusudur. Sadece kokusunu hissetmek için çalışma masamın bir kenarında, görünüşü de güzel bir elma bulundururum. Sadece mevsiminde bir kaç hafta, elmanın tahtını ayvaya bırakırım.

Hüseyin Yıldızbaş’ın yaşamı bahçecilikle birlikte başka bir yöne döner. Artık bu yolun geri dönüşü yoktur. Uzun uzun yazmak yerine satırbaşlarıyla yer vermek istiyorum.

1- 1969’da Ziraat Odası Başkanı seçildi. Bu görevi 1997’ye kadar, 28 yıl sürdürdü.

2-1984’te Karaman Ticaret Borsası kurucuları arasında yer aldı. Borsada 20 yıl aralıksız Meclis Başkanlığı yaptı.

3-2015’te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan plaket aldı. (Ankara’daki ödül töreninden çekilen fotoğraf odasında asılı. Bu olayı anlatırken gözleri ışıl ışıl parladı. Sayın Erdoğan’ı çok sevdiğini fark ettim.)

4-1968’de Karaman’da ilk zirai ilaç bayisini açtı.

5-Karaman’dan ilk elma ihracatını yapan kişi oldu. 1983’de Konya’da en çok elma ihracatı yapan kişi olarak birinci oldu. (O yıl Türkiye’nin toplam ihracatı üç milyar dolardı. Hüseyin Yıldızbaş, bir milyon dolarlık ihracat yapmayı başarmıştı. Türkiye’nin ihracatı bilmediği yıllardı.)

6-1984’te Yıldızbaş A.Ş.yi kurdu. Standart ve paketleme fabrikalarını açtı.

7-Karyer’in kuruluşunda yer aldı, başkanlığını yaptı. (Karyer, Bumas ve Yem Sanayi ona göre, Karaman’ın üç büyük şirketiydi. Bu şirketlerin kuruluşu ve fabrikaları güzeldi. Ama yönetim zaafı vardı. Battılar. Artık yoklar.)

Elbette daha fazlası var. Yazının başındaki ifadeyle, Hüseyin Yıldızbaş “Karaman’ın İlklerine Damga Vuranlar” kadrosunun aslarındandı.

Hüseyin Yıldızbaş, ticari hayatındaki ilkelerinin başında “Kasayı başkasına teslim etmemek” olduğunu vurgulayarak, “Kasanın anahtarını hep kendim taşıdım. Bazen çocuklarıma verdim. Kurulan şirketlerin çoğunun sonu ‘Bağlar Gazeli çıkar.’ Bir sebebi kasanın yabancıya emanet edilmesidir” dedi.

Hüseyin Yıldızbaş “Beş kız, dört erkek çocuğu babasıyım” derken, adeta gururlanarak şöyle devam etti:
“62 yıl elmacılıkla haşir neşir oldum. Kimseye bir kuruş borcum yok.”

Bu gerçekten gurur verici bir başarı. Yıldızbaş, 87 yılın tecrübesiyle bu lafı ederken, yüzünde mutluluk ifadesini anımsatan tebessümünü gördüm.

“10 bin tonluk soğuk hava, 80 dönüm bahçe var. Dolandırıcı olmadım” sözlerini ifade ederken de aynı hoşnut yüz ifadesini takınmıştı.

(Bunlar benim anlamadığım ticari işlerdi. Bunlarla ilgili notlarımı eledim, buraya da almadım.)

Karaman’daki tüccarların İstanbul’a gitmeleri sonucu Karaman’daki ticari hayatın köylülerin eline geçtiğini belirten Hüseyin Yıldızbaş’a itirazım olmadı. Biliyorum ki, Bifa, Saray, Anı Karaman’ın has evlatlarına ait. Bir çok iş yeri de öyle.

Geçmiş yıllarda Karaman’ın ticari yönünün Ereğli’ye göre yüksek, Ereğli’nin de sosyal yaşantısıyla önde olduğunu ifade eden Hüseyin Yıldızbaş’a göre, çiftçinin zenginleşmesinin temelinde yer altı sularının kullanılması yatıyor.


 

Hüseyin Yıldızbaş, bu konuda da ilginç şeyler anlattı. Yıldızbaş’ın anlattıklarında uzun yıllar Ziraat Odası Başkanlığı yapmanın birikimi vardı. “Mısır beş ton, buğday 1,5 ton ürün verince Karaman’da buğday ekilmez oldu” dedi.

İbrala Barajı havzasındaki Salur, Selerek, Aşıran, Canhasan, Kızık ve Yeşildere’de mısır ekimine geçildiğine dikkat çekti. “İbrala Barajı içme suyu ihtiyacının karşılanması için yapıldı. Ama arıtma tesisi yapılamadı” diyerek, üzüntüsünü dile getirdi.

Hüseyin Yıldızbaş, artık adı anılmayan, Z kuşağının hiç tanımadığı Süleyman Demirel ile olan anılarını anlattı. 12 Eylül 1980 darbe öncesi, TBMM’de asansörde Demirel’le karşılaştıklarını, yanında Kel Osman’ın da bulunduğunu söyledi. (Bu yazıda siyasete yer yok. Ayrıca siyasi yazılara sıcak bakmıyorum Çoğu kişi, yandaşı olduğu partiyi dininin bir parçası, inancının savunucusu gibi gördüğü için siyasi içerikli anılara bile yer vermek içimden gelmiyor.)

Hüseyin Yıldızbaş, elmayı bir yiyecek olarak hiç anmamasına rağmen, pilav ve ayranı çok sevdiğini söyledi. Üstelik vurgu yaparak, “Bu ikisini üç öğün bıkmadan yerim. Konya’ya gidersem fırın kebabı yemeden dönmem. Dışarıda mecbur kalırsam yerim. Yemeğimi evde yaptırırım” diye ekledi.

Ömrünün yarısı meşakkatli ve çileli geçen Hüseyin Yıldızbaş, her kazancını alınteri dökerek elde etmiş. İlk aracı bir pikap olmuş. Markasını bile söyledi. Her işe onunla yetişmiş. Sonra Renault ve Ford’a binmiş.

Türkiye’de elma ağacı olan her yere gitmiş. “Manisa’nın Allahdiyen Köyü’ne bile elma almaya gittim. Elma yatağı olan bölgelere onlarca defa gittim” dedi.

Hüseyin Yıldızbaş içindeki uhdeyi de paylaştı. “On umre, 4 hac yaptım. Canım istiyor ama gücüm yok” derken gözleri nemlendi. Aynı duyguyu, “Hiç arkadaşım, yaşıtım kalmadı. Benden önce gittiler” derken de yaşadı.

Belli ki ilk işi halıcılığı hiç unutmamış. “Halıcılık güzel sanat. Makine halısı çıktı, has halılar gitti” derken de içinden sanki bir şeyler koptu.

Karaman’da ziyaret edip, sohbet ettiğim Hüseyin Yıldızbaş vedalaşırken, yine mütevazı ve en kibar haliyle ayağa kalktı, bastonuyla bizi kapıya kadar uğurladı.

Kim derdi, bir hayatın, Karaman’ın bir asırlık tarihine tanıklık etmiş bir güzel insanın son sözlerini not almışım. Büro olarak kullandığı mekanda fotoğraflarını çekmişim.

Allah rahmet eylesin. Yıldızbaş ailesinin ve Karaman’ın başı sağ olsun. Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş.

Ahmet Tek
 

Okunma : 8596
Foto galeri
guney sigorta
sağlam pen
Yavuzlar iplik
karaman


Gündem haberleri
Duru Bulgur hakkında soruşturma başlatıldı
20 Ocak 2021 Okunma: 24949 Ekonomi
Duru Bulgur: Gerçek ortaya çıkacak
20 Ocak 2021 Okunma: 19178 Gündem
Asgari ücretle çalışan işçi bulduğu parayı karakola teslim etti
20 Ocak 2021 Okunma: 17802 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın