Karamandan.com

Karamandan.com

21 Ekim 2020 Çarşamba
Hasan Özünal’ın Kol Düğmeleri
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, geçtiğimiz günlerde seçim bölgesi Tekirdağ’a geldi.
Kategori : Köşe Yazıları
15 Eylül 2020 12:45
 
Hasan Özünal’ın Kol Düğmeleri
karaman

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, geçtiğimiz günlerde seçim bölgesi Tekirdağ’a geldi. Hizmete açılmayı bekleyen Tekirdağ Şehir Hastanesi’nde inceleme yaptı.

Sayın Şentop, hastanenin adının yazılı olduğu tabelada, iç aydınlatma lambası patladığı için “H” harfinin okunmadığını fark etti. Fırsatı kaçırmadı, 400 yataklı devasa binanın “TEKİRDAĞ ŞEHİR ASTANESİ” yazan tabelasının fotoğrafını çekti.

Hastaneden ayrıldıktan sonra bu fotoğrafı sosyal medya hesabından bir alt yazıyla paylaştı.

Siyasetin dilinin ve siyasetçinin yüzünün sertleştiği bu dönemde, TBMM Başkanı Şentop’un esprili kişiliğini sergilediği bu paylaşım aynı esprilerle karşılık gördü.

Sayın Şentop, o gün, Trakya şivesine gönderme yaparak, binlerce takipçisini tebessüm ettirdi. Sayın Şentop, çektiği fotoğrafın altına şu ifadeyi yazmıştı:

“Kısa bir zaman sonra açılacak olan Tekirdağ Şehir Hastanesinde son inceleme ve değerlendirmelerimizi yaptık. Adi ayırlı olsun.”

Tebessüm ettiren bir paylaşım. Sayın Şentop’un kişiliğiyle bütünleşen bir incelik. “Adi ayırlı olsun beya!” deseydi çifte kavrulmuş olurdu.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un bu esprili twiti lise yıllarımızda bir arkadaşıma babasının İstanbul’dan hediye getirdiği kol düğmelerini hatırlattı.

Sevgili Hasan Özünal, lise yıllarında şık gezerdi. Kıyafetlerine dikkat ederdi ve çok titizdi. Yakışıklıydı, saçlarına ayrı özen gösterirdi. Giydiği yakışan, giydiğini yakıştıran gençlerdendi.

Geçtiğimiz günlerde vefat eden babası Mehmet Emin Amca, kibar ve nezaketli bir insandı. Allah rahmet eylesin. İscehisar Köyü’nde çiftçilik yapardı. İscehisarlılar muhacirdir. Bir bakıma yarı Trakyalı sayılırlar. Bu nedenle Trakya şivesinde olduğu gibi “h” harfini çoğunlukla kullanmazlardı.

Hasan Özünal’ın anlattığından aklımda kaldığı kadarıyla, rahmetli Mehmet Emin Amca bir nedenle İstanbul’a gider. Dönüşte oğlu Hasan’a bir kutu içinde çok zarif kol düğmeleri getirir.

Kol düğmeleri Hasan’ı çok mutlu eder. Ama kol düğmelerinin üzerinde “A” harfi vardır. Hasan Özünal sorar:
“Baba niye A harfi aldın?”
Mehmet Emin Amca cevap verir:
“Asan’ın ilk harfi. Başka arf mi alsaydım!”

Mehmet Emin Amca, oğlu Hasan’ın adının “H” harfiyle başladığını kol düğmeleri sayesinde öğrenir. Sevgili Hasan “A” harfli kol düğmelerini uzun yıllar kullandı. Belki bir kenarda hala duruyordur.

Benim en küçük oğlumun ilk adı da Hasan’dır. Edirne’ye gittiğimizde Asan olur. Berberinin adı Ayhan’dır. Oğlum Asan, berberine Ayan abi der.

Trakya’da daha çok kırsal kesimde yaşayanların bir bölümü, konuşurken kelimelerin bazı harflerini kullanmaz ya da yerlerini değiştirir.

“H” harfi ister kelimenin başında, ister ortasında, ister sonunda olsun, kullanılmaz. Helva (elva), hacı (acı), Hakkı (Akkı), Hüseyin (Üsen), Orhan (Oran), Rahmi (Rami) olur.

“O” harfi çoğunlukla “U”ya dönüşür. Olur (ulur), olmaz (ulmaz), köpek (küpek) gibi.

Edirne’de bazı tanıdıklarla aramda geçen ilk diyalog şöyledir:
-Ooo! Amet bey, oş geldin be. Utur, bi kavemizi iç.
-Teşekkür ederim. İnşallah daha sonra içeriz.
-Ulmaz! Ulmaz. İç mi atırımız yok. Bi kave, çay, ilamur içmeden ulmaz. Büle güzel güzel konuşuruz beya!

Sosyal medyada olsam, Recep Armutlu gibi vurgulayarak, Karaman milletvekillerine “Nörüyorsunuz?” diye sorardım. Ama onlardan “Nöğürelim” yanıtı gelir miydi, bilmiyorum.

Şive dilin rengidir. Türkiye’de her ilin farklı şivesi vardır.  Şive konuşma diline özgüdür. Yazı dili ise tektir.

“Yazı dili eserlerde, kitaplarda, tek kelime ile yazıda kullanılan dildir. Yazı dili bir medeniyet dilidir. Bir dil sahası içinde veya bir memlekette şive ve ağızlar çeşitli olduğu halde tek bir yazı dili vardır.” (Prof. Dr. Muharrem Ergin-Türk Dilbilimci ve Türkolog)

Özünal ailesine, Hasan Özünal ve Dindar Dilbaz’a başsağlığı, Mehmet Emin Özünal’a Allah’tan rahmet diliyorum.

Çocukluk Arkadaşımı Kaybettim

Seki Çeşme Mahallesi’nden ve Cumhuriyet İlkokulu’ndan sınıf arkadaşım İbrahim Aksoy Konya’da vefat etmiş.

Çocukluk arkadaşım İbrahim Aksoy’u ilkokuldan sonra bir daha görmedim. Karaman’dan Konya’ya taşındıklarını duymuştuk ama karşılaşmak nasip olmamıştı.

İbrahim’in sıra arkadaşı Ali Galip Yazan da 2011 yılında Konya’da kalp  krizinden vefat etmişti. Ali Galip de ilkokuldan sonra hiç karşılaşmadığım çocukluk arkadaşımdı. İkisine de rahmet diliyorum. Ahmet Duru’nun öğrencisi arkadaşlarımın başı sağ olsun.

Ahmet Tek

Okunma : 1755
Foto galeri
REKLAM
karaman


EKSPERTİZ
guney sigorta
Gündem haberleri
Karaman’da silahlı kavga: 1 yaralı
18 Ekim 2020 Okunma: 13492 Asayiş
Baba ve oğlunun öldüğü kaza kamerada
19 Ekim 2020 Okunma: 6759 Asayiş
Direksiyon Başında Kalp Krizi Geçirdi
17 Ekim 2020 Okunma: 6683 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın