Güvercin | Karamandan.com - Karaman Haber

Güvercin | Karamandan.com - Karaman Haber

21 Ocak 2021 Perşembe
Güvercin

Ankara’da ve dünyanın her kentinde onlar var. Öyle çoklar ki. Üstelik yağlı ve tombullar. Giderek şişmanlıyorlar. Kanatları bile şişik. Pıt pıt diye yürüyeni kalmadı. Yürüyüşleri değişti.

Bizim kuşak çocukken güvercinler 100 metreden yakınlarına kimseyi yaklaştırmazlardı. Şimdi kendilerini sakınmıyorlar ve ürkmüyorlar. O korkak, endişeli ve telaşlı hallerinden eser yok.

Hacı Bayram, Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı, Kızılay Güvenpark, Kurtuluş Parkı ve Kuğulu Park güvercinlerin hakimiyetine geçen bölgeler. Buralarda yürürken onlara zarar vereceğimden korkuyorum. Çiğneyecekmişim gibi oluyor. Adımlarımı minik minik ve çok dikkatli atıyorum. Ki güvercinlere basmayım.

Güvercinlere ne oldu böyle? Kentlileri güvenilir mi görmeye başladılar? Genetik korkularından arındılar mı?

Kasım’da kar görmüşlüğüm çoktur. Bu yıl ne yağmur, ne kar. Kuraklık hüküm sürüyor. Bozkırın güz bulutları bile yok.

Güvercinler bahar coşkusunu sürdürüyor. Bir tutam yem atılınca onlarca kanat “pat pat” yaparak havayı yarıyor. Bir yarıştır başlıyor. Bir karışlık yer iki güvercine dar gelirken, bir avuç yem, bir karışlık alana onlarca güvercini istifliyor.

Güvercinlerin doyma hissi var mı? Yoksa onlar da bizim gibiler mi?
Kuş kadar midesi var lafına inanmayın. O mide dünyayı yalayıp yutsa doymayacak türden.

Kuşların sindirim sistemi insana göre çok farklıymış. Metabolizmaları hızlı çalışır ve çok enerji harcarlarmış. Kuşlarda doyma hissi yokmuş.

Öyle çok yem yiyip uçamayacak kadar kursağını dolduran güvercinleri siz de görebilirsiniz. Ya da benzerlerini...

Bir dostuma, kaldırımdan yürüdüğümüz sırada bize yol vermeyen obez güvercinleri gösterip, “Şunlara bak! Bir gün uçamaz hale gelecekler. Kanatları, ağırlıklarını taşımayıp tavuklaşacaklar” demiştim.

Bu sözüme tepki gösterdi. Türlerin evrimi tezinden esinlendiğimi düşünerek, “Güvercin yaratıldığında nasılsa kıyamete kadar o halde kalacak. Güvercin tavuklaşamaz. O uçmaya devam edecektir” demişti.

Bu konuşmadan 3-5 yıl sonra bir dergide güvercinlerle ilgili makale okudum. Makalede güvercinlerin her gün yaklaşık 70 kilometre uçmaları gerektiği vurgulanıyor ve günümüzde yeme erişim imkanları artan güvercinlerin daha az uçtukları için teleklerinin zayıflayacağı ve uçamayacak hale gelecekleri iddia ediliyordu.

Bu konu benim alanımın dışında. Kuş bilimciler doğrusunu bilir. Ben gözlemimi dile getirmiştim. Darwin filan da aklıma gelmemişti.

Demem o ki, kent yaşamı ve insanlığın geldiği nokta, tabiatı, tabiattaki her canlıyı bir şekilde etkiliyor. Bu etkiden güvercinler de nasibini alıyor. Bizim gibi istifleme, biriktirme, yığma aşamasına geçememiş olsalar da güvercinler, doymama yönünden insanla aynı çizgide desem, itiraz eden olur mu?

Bir de susam müptelası güvercinler var. Malum, Ankara simidi lezzetiyle meşhur. Güvercinler de Ankara simidinin tadını keşfetmiş. Bir kendine bir de kuşlara simit alıp parklara giden tanıdıklarım var. 

İstanbul’da vapurdan atılan simitleri, on sekizden çekilen şutu bloke etmeyi başaran çevik kaleci gibi, havada kapan martılar, Ankara’da henüz gösteri uçuşlarına çıkmadılar.

Ankara’da martı yok sanmayın. Çok martı var. Balık kamyonlarıyla gelip Ankara’ya yerleşen martıların sayısı her yıl artıyor. Ama her göçmen gibi, şimdilik şehrin merkezine inmeye çekiniyorlar. 

Güvercinler ve serçeler şehrin merkezindeler. Kendilerini şehrin kadim sahipleri olarak görüyor olmalılar. Martılar varoşlarda ve gözden ırak yerlerde, güvercinler ve serçeler canlarının istedikleri her yerde.

Güvercinler ağırlıkları arttıkça havalara giriyor. Önce yürüyüşleri değişiyor. “Pıtı pıtı” sesi yerini “pat pat”a dönüştürüyor. Sağa, sola, öne arkaya sallanmayı öğrenmişler. Böyle caka satıyorlar. Çalımlı çalımlı, kostaklanarak yürümeye başlamışlar.

Dünyada her canlı birbirine benziyor. Güvercinleri izlerken buna daha çok inanıyorum. İnsanda mide, güvercinde kursak. Yaratılışa aykırı her eylemin, her davranışın müsebbibi ilk organ.

İnsan için ekmek, güvercin için yem. Kolayından elde etmek, zahmetsizce ulaşmak isterseniz ayak altında dolanıp korkmamayı öğrenmek zorundasınız.

Bir serçenin kendinden 20 kat ağırlığındaki güvercinin ağzındaki lokmaya ortak olduğunu gördüm. İri bir simit parçası güvercinin gagasından düştü. Serçe bu fırsatı kaçırmadı, simit parçasının üstüne çıktı. Güvercin, o parçadan vaz geçip yeni bir yeme yöneldi.

Rızık, peşimizi bırakmayan nimetler toplamıdır.

Ahmet Tek

Okunma : 1656