Karamandan.com

Karamandan.com

05 Temmuz 2020 Pazar
karaman

AH VEFASIZ, AH KİTAPSIZ!
“Yansın İstanbul” en sevmediğim Sezen Aksu şarkısıdır.
Kategori : Köşe Yazıları
15 Mayıs 2020 13:13
 
AH VEFASIZ, AH KİTAPSIZ!

“Yansın İstanbul” en sevmediğim Sezen Aksu şarkısıdır. Buna rağmen bu şarkının “Ah vefasız, ah kitapsız” nakaratı ne hikmetse gelir, beni bulur.

Şarkının sözleri çekip giden sevgiliye bedduadır. Şu sözlere bakar mısınız?
“Yansın İstanbul bu gece
Külleri savrulsun
Senin de o taştan kalbin
Cayır cayır kavrulsun.”

Bu sözlerle afete davetiye çıkarıyor mübarek! Böyle bir şarkı hiç sevilir mi?
Allah’a şükür, ne sevdiğim birine, ne terk edip gidene, ne de vefasıza kötü sözüm olmadı. Beddua dilimden de gönlümden de uzak olsun. Bedduacılar da yakınıma gelmesin.

Bir süredir yazmıyordum. Ramazan nedeniyle yazılarımı öteledim. Ama 13 Mayıs Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri için bir yazı hazırlamıştım. Bu konuda çeşitli mecralarda yazılanları okuyunca, yazdığım yazıyı bir kenara koydum, bir başka konuyu işlemek istedim.

Kenara koyduğum “Türkçe mi dediniz!” başlıklı yazıda, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin bitişiğinde, Atatürk Orman Çiftliği içinde yer alan, Ankara’nın eski Ak Partili Belediye Başkanı Melih Gökçek’in milyarları gömdüğü ve birkaç ay açık kaldıktan sonra çürümeye terkedilen parkın adını hatırlayın.
Yerel seçimlere birkaç gün kala, 19 Mart 2019’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan parkın açılışını yaptı. Konuşmasında, Melih Gökçek’e teşekkür etti, parkı ‘Türkiye’nin gurur sembollerinden biri’ diye sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gökçek ve Ak Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki’nin katıldığı açılış töreninde, parkın giriş kapısında ‘Wonderland Euroasia’ yazılı tabela parıl parıl parlıyordu.
Ayrıca Ankara girişlerinden itibaren yol güzergahlarında yüzlerce tabelada yine ‘Wonderland Euroasia’ yazıyordu.

Sayın Gökçek’in ‘1 milyar 300 milyon lira harcadık. Emsallerine göre çok ucuza maloldu’ dediği park 3 ay sonra kapandı, yön tabelalarının yerinde de yeller esiyor.
“Wonderland Euroasia” imiş.
Kim telaffuz edebilir?
Anlamını kaç kişi bilir?
Türkçe hassasiyeti mi dediniz?
Türkçe tabela mı dediniz?
Geçiniz efendim...”

Yazıda ayrıca Türkçeyi ‘Türkce’ yazanlara, “Karaman Türkçeyi en iyi konuşan ve en iyi kullanan şehirdir. Türkçenin başkenti Karaman’dır” diyenlere, “yazım kurallarından habersiz Türkçe sevdalılarına” da değinmiştim.

Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri için yapılan, yazılan, konuşulan eleştirileri ve beklentileri de not ettiğim yazı şimdilik beklemede.

‘Vefa’nın Türkçesini Bilen Var mı?

Bu yıl koronavirüs salgını nedeniyle 743. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri kutlanamadı. Sadece Ermenek Balkusan’da sembolik tören düzenlendi. Ermenek Kaymakamının başkanlığındaki grup, Karamanoğlu beylerinin mezarlarının yer aldığı kümbeti ziyaretten önce eski bakanlarımızdan Fikret Ünlü’nün kabrine uğradı. Bir kadirşinaslık ve bir kıymet verme örneği sergilendi.

Bizleri anneler gününde, kandillerde, milli ve dini bayramlarda, Malazgirt’ten Çanakkale zaferine her önemli günümüzde mesajsız bırakmayan zevat, elbette Türk Dil Bayramı’nı da unutmadı. Yani mesajdan mahrum kalmadık.

Medya sağolsun, kimsenin kalbini kırmıyor, kim ne mesaj göndermişse kullanıyor. Bizler de bu sayede bilgilendik ve dilimizin değerini idrak ettik. Üstelik “Ben bu ismi duymuştum” dediğimiz bazı zevat, saklambaç oyunundan sobelemeye koşan çocuk gibi saklandığı yerden çıkmış oldu.

Ama güzel insanları, bir güzel faaliyete ön ayak olan insanları yine kimse hatırlamadı.

Sezen Aksu’nun şarkısındaki “vefasız” kelimesi, insan için en istenmeyen davranış biçimidir.

Vefa Arapçadır. Bununla birlikte Türkçenin demirbaş kelimelerinden olmuştur. Arapça vefa, sözünü tutma, borcuna sadık olma, görevini yerine getirme anlamlarını içerir.

Vefa, Türkçede daha geniş bir anlam kazanmıştır. Sevgiyle bağlılık, minnettarlık, dostluğu sürdürmek, sadakat ve kıymet verme vefa kelimesinin özünü oluşturan duygu ve tavır biçimleridir.

Vefat kelimesi ile vefa kelimesi aynı köktendir. Vefat, Allah’tan aldığı canı yine Allah’a teslim etme, emanetini sahibine iade ederek görevini yerine getirme demektir. Müteveffa ise vefat etmiş kişidir ve hukuk literatüründe miras bırakan kişi için kullanılır.

Vefanın zıddı nankörlüktür, kıymet bilmemektir. Vefayı sadece kişiye özgü bir haslet olarak görmemek gerekir.

Bir grup, topluluk ve toplumun da kendisine katkı sağlamış, bir iyiliğin öncülüğünü yapmış, hatta canını vermiş kişilere vefa gösterme, onların kıymetini takdir etme yükümlülükleri vardır.

Vefa, insanları birbirine bağlayan ve kaynaşmayı sağlayan, sevgi ve saygıyı çoğaltan kutlu erdemdir.

Dücane Cündioğlu, “Vefa ve minnet, vicdanın belleğidir” ve rahmetli Cemil Meriç ise “Karakter ne kadar kuvvetliyse, vefasızlığa o kadar az kabiliyetlidir.” demiştir.

Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri için çaba gösterenleri unutmamak vefadandır.

Bu yıl törenler yapılmadı ama 2011’de Türk Dil Bayramı öncesi kitap yayınlama geleneğini başlatan Anı Bisküvi’yi ve Sayın İbrahim Rıfkı Boynukalın’ı unutmak en azından benim için vefasızlık olurdu.

Az şey midir, ANI Kültür Yayınları olarak Türk Dil Bayramı’na 11 ayrı kitap hazırlamak?

Az şey midir, 10 yılda 25 bin kitap dağıtmak.

İbrahim Rıfkı Boynukalın’ın öncülüğü ve emeğiyle Türk Dil Bayramı Armağanı olarak çıkan kitaplar binlerce evin kitaplığında yer aldı.

Bu yıl, 743. Türk Dil Bayramı için yayımlanan “Toprak Damlı Evlerin Çocukları” kitabı, korona günlerine rağmen yüzlerce kişiye ulaştı. Çok güzel eleştiriler ve değerlendirmeler yapıldı.

Türkiye Karaman ve Anı Bisküvi (2011), Karaman’ın İktisadi ve Sosyal Gelişimi (2012), Karaman Beylerinden Pir Ahmet (2013), Karaman ve Ankara’dan Anılar (2014), Milli Mücadele’de Karaman (2015), Tartan Konağı ve Tartan Ailesinin Kısa Tarihi (2016), Tarih Sayfalarından Mektuplar (2016), Karaman Milli Bankası (2017), Karaman 150 Yıl Öncesine Bir Bakış (2018), Karaman Mutfağı ve Unutulan Yemeklerimiz (2019) Anı Bisküvi’nin bugüne kadar yayımladığı kitaplardır.

Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri’ne bundan daha kalıcı katkı olur mu? Türkçenin söz bayrağının göndere çekildiği yerler kitaplar değil mi?

Anı Bisküvi’nin kültür yolculuğunun uzun ömürlü olmasını dilerim. Yazarlara, editörlere, projenin fikir babası İbrahim Rıfkı Boynukalın’a, Anı Bisküvi ailesine vefa duygularımla.

Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Vefa doğuştan gelmez, sonradan kazanılır” demiş.
Keşke kazanabilsek ve her kazancımız vefa kadar içten olsa.
Vefatla aynı kökten gelse de vefa uzun ömürlüdür.

Notlar:
1-Van’ın Özalp İlçesi’nde PKK’nın hain saldırısına uğrayan Vefa Destek Grubu’ndan hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralanan kişiye de acil şifalar dilerim.
2- Duru Bulgur’un prestij kitaplarını unutmuş değilim. “Risaletü’n-Nushiyye ve Divan-ı Yunus Emre Karaman Nüshası” her tür övgüye layık. Duru Ailesi her ne yapıyorsa güzel yapanlardan. Yunus Emre’nin varisi olmak kolay mı?
3- Ferman sahibi Mehmet Beyi anarken, Karamanoğlu atası ve Mehmet Bey’in dedesi Nur Sufi’yi (Nurettin Bey veya Nure Sofi) unutmamak gerekir.
4- Güzel yazı erlerine ve Türkçe sevdalılarına selam olsun. Onlar her daim sözün güzeline ve kelimelere vefakardır. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim.

Ahmet Tek

Okunma : 2407
karaman


guney sigorta
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
Karaman’da bir fabrika virüs nedeniyle üretimi durdurdu
01 Temmuz 2020 Okunma: 19183 Ekonomi
Karamanlı polis memuru hayatını kaybetti
03 Temmuz 2020 Okunma: 11126 Gündem
Son Dakika! Baldızını Vurdu
03 Temmuz 2020 Okunma: 8432 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın