Tarihi Çeşmelerimiz | Karamandan.com - | Karaman Haber

Tarihi Çeşmelerimiz | Karamandan.com - | Karaman Haber

18 Aralık 2017 Pazartesi
Tarihi Çeşmelerimiz

Arapoğlu Camii yanındaki çeşmenin yeniden restore edilmiş halini görünce, daha önce sökülen çeşmelerimiz aklıma geldi. 

Keşke tüm çeşmelerimiz ya restore edilse, ya taşınsaydı da, üzerine numara yazılmış taşlara dönüştürülerek, bilinmeyen depolara kaldırılmasaydı. 

O çeşmelerin numara verilerek söküldüğü anlara bizzat şahidim. Söken işçilere sormuştum, "Bu tarihi çeşmeyi neden söküyorsunuz?" diye. Onlar da “Başka yerlere taşınıp, yeniden yapılacaklar” demişti. 

Taşların üzerine numaralar yazıldığı için fazla tepki vermemiş, en azından bulundukları yerde kaybolup gitmezler diye düşünmüştüm. Ama ne hikmetse hiç birinin aynı isimle bir parkta tekrar hayat bulduğunu görme şansımız olmadı.

Bu tarih katliamını bizzat Karamanlılar olarak biz; yani, bizim seçtiğimiz yerel yöneticiler yaptı.

Maalesef öyle oldu; daha sonra yeniden yapacağız diyerek taşların üzerine numaralar yazıp, depolara kaldırdılar. 

Eski Belediye Başkanımız Yaşar Evcen'in bu konuda bir açıklama yapması gerekiyor. 

Hala depolarda duruyorsa, sonradan gelenler, neden; örneğin, parklara taşıyıp, çeşmeleri sahip oldukları isimler ve üzerine asıl adresleri ve tarihi geçmişi yazılmış açıklama olan tabelalar asarak yeniden açıp, turizme kazandırmadıklarının hesabını vermelidirler. 

İstanbul Sultan Ahmet Meydanındaki Alman Çeşmesinin on binlerce turist tarafından ziyaret edildiği göz önüne alınırsa, çeşmelerin tarihi öneminin ne denli büyük olduğu ortaya çıkmış olur.

Çeşmelerimiz ve tarihi ile ilgili tafsilatlı bilgi vermek isterdim ama onu da Mükremin Kızılca hocamızın yazmasının daha uygun olacağını düşündüm.

Elbette her çeşmenin bir tarihi ve yapılış hikâyesi de vardır. 

Bu konuda bir yazı yazmayı tarih konusunda uzman olanlara bırakalım ki, çeşmelerimiz hakkında ayrıntılı ve tatmin edici bir yazı okuma şansımız olsun.

CAMİLERİMİZ ve UMUMİ TUVALETLER

Umumi tuvaletlerimiz konusu, Karaman’ımız açısından yüzümüzü kızartan bir konudur.

Bu yazıyı, bu konuyu yazmamı isteyen bir kardeşimizin ricasıyla yazıyorum. Çünkü gelen yabancı misafirlerine karşı temiz olmayan umumi tuvaletler konusunda bir mahcubiyeti vardı.

Çünkü bırakın, gelen bir yabancı misafiri götürmeyi, kendimizin bile rahatça giremediğimiz umumi tuvaletlere sahibiz.

Elbette işletmecisi olduğu için ücretli ve temiz olanlar da var. Onları istisna sayarsak merkezi yerlerde, hiç de yüz akımız olacak temizliğe sahip olmayan tuvaletler de görüyoruz.

Bunlardan birisi de Arapoğlu Camiine ait olan tuvalettir.

Üstelik yer olarak turizm alanı olarak seçtiğimiz ama bir türlü bakımına, yollarına, sokaklarına, parklarına önem vermediğimiz ve hala Yaşar Evcen döneminden kalma kaldırım taşlarının olduğu merkezi mahallelerden birinde bulunmaktadır.

Tartan Konağı’nda görevli bir yakınımı ziyaret etmiştim. Umumi tuvalet yetersiz olduğu için misafirlere açık değildi. 

Gelen bir misafir tuvalet sorunca ilk aklıma gelen Arapoğlu Camii’nin tuvaleti oldu. Ama tuvaletin durumu aklıma gelince de söylediğime pişman oldum. Çünkü Karaman için olumlu bir izlenim bırakmayacak durumdaydı.

Bu arada birçok camimizin tuvaletlerinin sırf düzgün kullanılmadığı gerekçesiyle açık olmadığını da not edelim. Demek ki ortada çözülmesi gereken bir sorun var. 

Malum İş-Kur tarafından Belediye’de görevlendirilen işçiler var, camilerimizi de temizliyorlar. Tuvaletleri de temizlemelerini sağlayıp, sürekli açık tutsak daha makul olmaz mı? 

Ya da Belediye park görevlisi kişilere camilerin tuvaletinin bakımını da verse daha temiz tuvaletlere sahip olmaz mıyız?

Park bakımını yapan kişiler sadece parklar yerine, yakın civardaki camilerin bahçe ve tuvaletlerinin bakımını da yapabilirler.

KARAMAN’IN ATIL KALAN PROJELERİ

Başta Topucak Mahallesi, Mansur Dede Mahallesi, Koçak Dede mahallesinden söz edelim. Malum, bu mahalleler turizm alanı olarak görülüyor. Sit alanı olarak görüldükleri için izinsiz çivi de çakılmıyor. Ama bu durum duyarsızlık haline dönüşmüş durumda. Mahalleler bakımsız, Yaşar Evcen döneminden kalma, eskimiş kaldırımları olan, ihmal edilmiş mahalleler.

Bu mahallelere, kenar mahallelerdeki hizmetlerin % 1’i bile yapılmıyor. Bu durumda bölgeyi turizm bölgesi olarak ilan etmek, sorunların çözümünü ötelemek anlamına gelmiyor mu?

Neden bu üç mahalle Bakanlıkların da katkısıyla hızla turizm bölgesine dönüştürülmüyor? Merkezi bölgedeki mezbelelik alan görüntüleri, Karaman’ımıza yakışıyor mu?

Kentsel dönüşüm alanı içinde olup, kentsel dönüşümü bir türlü sağlanamayan Sakabaşı ve Siyaser Mahalleleri hep harabe görüntüsüyle kalmaya devam mı edecek? 

Belediye bu bölgedeki kişilere TOKİ konutlarından vererek bu evleri alamaz mı? Ya da TOKİ vasıtasıyla çok katlı konutlar yaparak arsa ve ev sahiplerine veremez mi?

Böylece devlet-millet işbirliği ile harabe görüntülü mahallelere çağdaş konutlar yapılmış olur.

Belediye binamızın bulunduğu bölgede eski ve harabe görüntülü işyerlerini ortadan kaldıracak, çok beğendiğimiz ve gerçekleşmesini hayal ettiğimiz bir kentsel dönüşüm projesi daha vardı. 

You-Tube’da videosu hala duran bu projeyi hayata geçirmek için neyi bekliyoruz?

Yine Yunus Emre Nikâh Salonunun bulunduğu bina ile birlikte PTT’nin de dâhil olduğu iş merkezi projesi de kenara atılan bir projelerden biridir.

Odun Pazarı mevkiindeki açık park yeri ve karşısındaki sağlık ocağı yıkılarak birbirine üstten geçişi olan, altı otopark olacak çok katlı ikiz kulelerden oluşan iş merkezi projemiz vardı. 

Bu proje “Kent Meydanı” projesi içinde olsa da, müstakil olarak uygulanabilecek ve civarındaki tüm eski işyerlerini barındırabilecek, Karaman’ın yüz akı olacak bir projedir.

Mevcut projeleri tamamlanma aşamasında olduğumuz bu günlerde bu projeler neden yeniden konuşulmuyor?

Otogardan başlayıp, Organize sanayiinden geçerek, ring seferi yapacak tramvay projesini de hatırlatalım.

Karaman türkülerinde geçen “Karaman Deresi Projesi” de maalesef kadük kalan, tatmin edici olmaktan uzak, baştan savma bir proje haline dönüştürülmüştür. 

Oysa biz yapılacak o derenin kenarında piknik yapmayı, hatta yüzmeyi hayal etmiştik.

Serbest Bölge, Lojistik Merkezi ve Hava Alanı projeleri bu sefer tamam gibi… Teknokent Bölgesi kurulması konusunda açıklama bekliyoruz.

Yeni seçim dönemi yaklaşırken, aday olmayı düşünenlerin projelerini bugünden hazırlamaya başlamasını bekliyoruz. 

Projeler yarışsın ki “Marka Şehir” olma yolunda katkı vereceğini düşündüğümüz proje sahiplerini Başkan seçebilelim.

 

 

Düzenleme : 10 Ekim 2017 12:22 Okunma : 3080
Foto galeri