Seçime Dair Mülahazalar | Karamandan.com - | Karaman Haber

Seçime Dair Mülahazalar | Karamandan.com - | Karaman Haber

17 Ağustos 2018 Cuma
Seçime Dair Mülahazalar

Bir kısım yorumcular "MHP Erdoğan'a oy vermez" diyorlar.

MHP tabanındaki Erdoğan düşmanları zaten elenip, İP'e gittiler. Geri kalanlar MHP'ye ve liderine sadık insanlardır.  bu sebeple de oy vermeyeceklerini iddia etmek sadece Yıkım İttifakının olmayacak rüyasını dile getirmektir.

Erdoğan Ülkücülere yönelik jestler yaparken, bunun tabanda karşılığının olmadığı düşünülebilir mi?

Ülkücülerin hayallerini bir, bir hayata geçirirken, gerçek Ülkücülerin bu gelişmelere kayıtsız kaldığı düşünülebilir mi?

Türkiye'mizin dünyada ki imajı hızla yükselip, parlayan bir yıldız haline gelirken, Ülkücülerin duyarsız kalacağını iddia etmek; Ülkücülerin aslında Ülkücü olmadıklarını iddia etmek kadar abes değil mi? 

Savuma sanayi konusunda dışa bağımlılık % 80'lere kadar tırmanıp, sırf kendi üretimimiz olan silahlarla terörle mücadeleyi nihayet sona yaklaştırmışken bir Ülkücünün buna duyarsız kaldığı düşünülebilir mi?

Üstelik savaşanlar arasında da binlerce "Kızıl Elma" Ülküsü için gözünü kırpmadan savaşan Ülkücüler varken, Ülkücülerin Haçlı saldırılarına kayıtsız kalacağı ve Başkomutana destek vermeyeceğini düşünmek abesle iştigaldir.

Milli Birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyacımızı olduğu dönemlerden geçerken bir Ülkücünün Türkiye'yi kendi haline bırakacağı düşünülebilir mi? 

Elbette düşünülemez, çünkü bu seçim herhangi bir seçim değil; Türkiye'yi parlayan bir yıldız haline getiren bir "Dünya Lideri" ile onu alt edip, Türkiye'yi yeniden sömürge yapmak isteyen, çılgın projelerine ket vurmak isteyen Haçlıların, içeriden istila edip, "Truva Atı" haline getirdikleri parti ve particikler arasında bir seçim olacaktır. 

Bir büyük partinin Genel Başkan değişimi kirli bir kasetle kotarılmadı mı? O kişi hala partinin başında Türkiye’nin çıkarlarına muhalif politikalar izlemeye devam etmiyor mu?

Hiç bir gerçek Ülkücü "Truva Atı" na binip, Haçlıların umutlarını hayata geçirmek için çaba sarf etmez.
Varsa böyle olanlar, Ülkücülüğünü sorgulamalıdır.

Üstelik bu seçim Cumhurbaşkanımızın ilk seçimi değil daha önce MHP ile ittifakın olmadığı dönemde bile % 51,5 oy almışken hangi gerekçeyle düştüğü iddia edilebilir. 
Yoksa Türkiye'yi işgal etmek isteyenlerle birlikte mi hareket etti? 

Kanal İstanbul Projesini iptal edeceğiz, köprüleri yıkacağız mı dedi?

Nükleer Santral inşaatını durduracağız mı dedi?

Yerli araba sevdasından vazgeçeceğiz; Almanlar daha güzelini yapıyor, onlardan alacağız mı dedi?

Hızlı tren projelerini iptal edeceğiz mi dedi? 

Enflasyon Canavarı yeteri kadar uyudu, artık onu uyandırıp, IMF'den kredi almaya başlayacağız mı dedi?

Milli gelirine oranla % 38 kredi borcu bulunan dünyanın yegâne ülkesiyiz; buna son verip Milli Gelirin % 200'ü oranında borçlanacağız mı dedi?

Bizden önce motorlu araç sayısı 7,5 milyondu, biz buna 14 milyon daha ekledik; bundan sonra artık araba satışlarını düşürecek vergiler ekleyerek tekrar 7,5 milyon araba sayısına geri döneceğiz mi dedi?

TOKİ vasıtasıyla yapılan 880.000 konutu sahiplerinden geri alacağız mı dedi?

Üniversite sayısını 200’e ulaştırmak yerine, birçoğunu kapatıp yeniden 55’e düşüreceğiz mi dedi?

Üniversitelerimize başörtülü kızlarımızı sokmayanlar haklıymış, bunun zararını gördük. 

Üniversitelerde yeniden başörtüsünü yasaklayacak, ikna odaları kuracağız mı dedi?

Başörtülülere sağlık hizmeti vermeyecek, kamu kurumlarında görev almalarına yeniden yasak koyacağız mı dedi?

Uçakların yolcu sayısını azaltıp; yeniden, beyazların hizmetinde olacağı dönemlere döneceğiz mi dedi?

Hava alanlarını çoğaltmak yerine yeniden 26’ya düşüreceğiz, Dünyanın Hub merkezi olma iddiamızdan vazgeçeceğiz mi dedi?

Daha sorabileceğimiz böyle yüzlerce soru varken neden oyu düşecek, izah edebilir misiniz?

MHP'nin içindeki ona kin ve nefret duyanlara rağmen % 1;5 bile MHP ittifakı sebebiyle oy gelse, anketlerin de gösterdiği gibi en az % 53 etmez mi? 

Tamam, MHP'de Erdoğan’dan nefret eden seçmenlerin hala varlığını koruduğunu düşünsek bile Erdoğan ilk turda Allah'ın izniyle mutlaka kazanacaktır. 

CHP'den Erdoğan'a oy vermiş olanların geri dönmesine sebep olabilecek onları tatmin edecek bir gelişme oldu mu?

Peki, CHP'de seçmenlerini rahatsız eden gelişmeler var mı? 

O kadar çok ki, kendilerini bir kenara bırakıp, HDP'nin, İP'in barajı geçmesine kafayı takmışlar; seçmenle dalga geçer gibi bazı seçmenlerinin onlara oy vermesini talep ediyorlar. 

Yıllardır CHP ile mücadele etmiş insanları CHP seçmeninin karşısına çıkarıp "Oyunuzu buna verin" diyorlar. 
O zaman CHP'den Erdoğan'a yeni oyların gelecek olması daha makul bir görüş olmaz mı?

AB ülkesinde yaşayan bir vatandaşımız açıkladı İP'in AB ülkelerindeki sandık müşahitlerinin tamamı Fetö kaçkını hainlermiş. Bu bir tesadüf olabilir mi?

Meral Akşener "Bize Abdullah Gül'ü aday gösterin dediler" diyor ama kimin dediğini "Dur anlatacağım" deyip es geçiyor, cevap vermiyor. 

Abdullah Gül'ün ekip kurmak için yaptığı görüşmelerden olumlu cevap alamadığı için ondan vazgeçtiklerini itiraf edemiyor.

Oysa bu görüşmeler ve görüşülen kişilerin itirazi cevapları gözümüzün önünde gerçekleşti. Yani Abdullah Gül göz dolduracak, Ak Parti seçmenine göz kırpacak bir kadro kuramadı. 

Tek başına da zaten yeterince eleştiriye maruz kalmıştı. Yani ölü doğmuş bir aday adayı haline gelmişti. Bu sebeple de vazgeçtiler.

Meral Akşener, 15 Temmuz gecesi köprüye çok yakın olan evinde iki misafir ağırladığını onlarla birlikte olayları (işgal girişimini) izlediğini anlatıyor.

İnsanlar gruplar halinde köprüye gidiyorlardı ve hepsi de neşeli ne mutluydu, diyor. Kurşunlara göğsünü siper eden insanlar ne kadar mutlu ve neşeli olabilirse, elbette.
Gece geç vakitte ismini açıklamadığı bir misafirinin deniz yolunu kullanarak gitmek istediğini, onu yolcu ettiklerini anlatıyor.

Gel de bu itiraf karşısında “Misafir acaba Adil Öksüz’ müydü, yoksa işgal gecesi Büyükada’da bir otelde kalan CIA şefi miydi?” diye kafa yorma!

Çünkü deniz yolu, kaçmak için en güvenli yoldur. 

İşgal girişimin başarısız olduğu görülünce en doğru hareket hemen kaçmaktır. Deniz yolu da kaçmaya uygundur. Sürat motoru ile en yakın Yunan adasına kapağı atar, helikopterin gelip, sizi almasını beklersiniz.

Bu da gerçekleşti zaten, bir helikopter, içinde 8 darbeci ve kimliği bilinmeyen CIA mensupları ile Yunanistan’a kaçtı.
CIA mensubu oradan da ABD’ye geri döndü.

İsmini merak edenler araştırıp, bulabilir.

Muharrem İnce’nin adaylığına gelince; ne kadar inkâr etse de onu ve ekibini tasfiye etmek için aday gösterdiler. 

O, ne kadar miting yapacağım diye çırpınsa da, halka şirin görünmek için hokkabazlık yapmaya devam etse de, CHP teşkilatları gizlice uyarıldı. 

Hem CHP Genel Başkanlığı için ona oy vermeyenler, şimdi neden versin? 

CHP Meral Akşener'e oy vermeye mahkûmdur. 

Öyle olmasaydı 15 kiralık milletvekili İP'e kiralanmazdı. Muharrem İnce sadece bir dolgu malzemesi ve CHP'den tasfiye edilen ekibin başıdır.

Alacağı oy kendi çabasının ürünü olacaktır.

CHP İle birlikte yapacakları 11 miting iptal edilmiştir.

Çünkü Fetö onu aday olarak kabul etmemektedir.

SP hakkında aslında konuşmak bile gereksiz. Çünkü geçtiğimiz seçimdeki oy oranları % 0,68 olan, buna rağmen büyük oranda tepki istifaları yaşayan bir partidir. 

Her ne kadar cilalanıp, parlatılsa da; bir balon gibi şişirilse de, ya sönmeye, ya da patlamaya mahkûmdur. 

Zaten sönmeye başladığının işaretleri mevcut.

Şanlıurfa’da 4.sıra adayı istifa edip, bir grup SP’li ile birlikte Ak partiye geçmiştir.

Konsomatris SİSİ (Seyhan Soylu)’nin ve RP’ye yapılan zulümlerin başrolündeki bir askeri savcının SP’den aday gösterilmesi bardağı taşıran damlalar olmuştur.

Tamam, mevcut SP’de çok fazla Ak partiye oy verecek insan yok ama memnuniyetsizler zirvede olmalı ki Fatih Erbakan yeni parti oluşumunu başlattı, SP’nin Milli Görüşle ilgisinin kalmadığını ifade etti.

Bütün bu gerçekler ışığında Recep Tayyip Erdoğan ilk turda kazanacak, ikinci tur olmayacaktır. 

Muhalefet adına üzgünüm ama boşa kürek çekiyorlar.

24 Haziran gecesi, yanılmadığımız ortaya çıkacaktır.

Okunma : 1378