Neden Hala, AK Parti Tek Tercih? | Karamandan.com - | Karaman Haber

Neden Hala, AK Parti Tek Tercih? | Karamandan.com - | Karaman Haber

26 Nisan 2018 Perşembe
Neden Hala, AK Parti Tek Tercih?

Defalarca yazdım ama okumamış olanlar için tekrar yazacağım.

AK Parti öncesinde sürekli MHP'ye oy vermiş bir Ülkücüyüm. Son koalisyon döneminde arzum MHP'nin koalisyona girmeden, dışarıdan azınlık hükumetine destek vermesiydi. Çünkü DSP ile MHP arasında DSP lehine sadece iki milletvekili fazlalık ve MHP'den yana da oy fazlalığı vardı. Bu sebeple de Başbakanlığı DSP'ye vermek bence taviz vermek anlamına geliyordu. Üstelik Rahşan Hanım koalisyonu, "Onların elleri kanlı, ellerini yıkayıp, öyle gelsinler" diye reddederken MHP bu koalisyonu kabul etmemeliydi.

Koalisyon kuruldu ama Cumhuriyet tarihinin en aciz, Başbakanın Sömürge Valisinin emrine amade olduğu, kredi yenileme adına kemerlerdeki son delikleri de sıkıp, bizi nefessiz bıraktıkları bir döneme şahit olduk. İşte bu dönemde 25 adet bankanın içinin boşaltıldığını, ülkenin haramiler tarafından soyulup, soğana çevrildiğini de görecektik. Devletin işçi ve memur ücretlerini ödemekte acze düştüğü, toplanan deprem yardımlarının ücret ödemelerinde kullanıldığına şahit olacaktık. İşte bu dönem, Bolu Dağı Tünelinin inşasından vazgeçilip, patates deposu yapılmasının tartışıldığı dönemdir.

Bahçeli akıllı bir hareketle koalisyonu bozarak Sömürge Valisinin daha fazla haddini aşmasının önüne geçmeye çalıştı.Zaten, Sömürge Valisi Kamal Derwich "Koalisyon bozulmasaydı bankalardaki mevduata el koyacaktık" açıklamasını da yapabilmişti.  Ama bankalarda mevduatın kalmadığı, 25 Bankanın içinin boşaltıldığı gerçeği, bunu da imkânsız hale getirmişti.

Bu ne demekti biliyor musunuz?

"Vatandaşların birikimlerini gasp edecektik" anlamına geliyordu. Ama zaten çoktan, birileri o paralara el koymuştu. Bize kredi verdikleri(!) halde buna neden gerek duydular? Çünkü verdikleri kredi geri ödememizden umutlarını kestikleri kredileri yeni ve yüksek faizli kredi anlaşmasıyla tahsil etmekti. Öyle de yaptılar. Verdikleri kredi kasamıza girmedi bile. Sadece daha kötü şartlarda borç yenilemesi yaptılar. İşte Ak Partinin ödediği borçlar o alınan(!?) kredilerdi. İşte bu dönemde siyaseten memnuniyetsizlik zirve yapmıştı. Herkes arayış içindeydi. Ben de oy verdiğim MHP'den memnun değildim.

İşte bu arada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında göz dolduran icraatlarıyla öne çıkan ve her partiden seveni olan Recep Tayyip Erdoğan, aynı başarıyı iktidar olarak sürdürmek adına siyasi parti kurma çalışmaları başlatmıştı. Umutsuzluk onun bu girişimiyle, yerini umuda bırakmıştı. İstanbul'da yıllardır süren susuzluğu çözme başarısını göstermişti ki, bu susuzluk, Levent Kırca'nın en önemli parodi malzemesi olmuştu. Vahşi depolama ile ortaya çıkan çöp dağları bir bomba gibi patlayıp, gecekonduların üzerine akmıştı. Onlarca insanımızı bu akıl almaz kaza(!) sebebiyle kaybetmiştik. İşte o çöp dağlarını da Erdoğan kaldırmış, çöpten elektrik ve gübre üreterek çöplerin de ekonomiye katkı vermesini sağlamıştı. Haliç'i hatırlayın! Yanından geçerken burnunu kapatmadan geçebilen var mıdır? Hani Bedrettin Dalan, Haliç'i kendi gözleri gibi "Mavi" yapacağını vadetmişti ya.. Bu da Recep Tayyip Erdoğan'a nasip oldu.

Kendi gözü mavi olmasa da Haliç'i tekrar Osmanlı dönemindeki maviliğine kavuşturdu. Böylesine başarılı bir lider bir de Ülkücülerin lider olarak gördüğü Ziya Gökalp'in şiirini okuduğu için cezaevine atılmıştı. İşte böylesi bir lidere destek vermemek akıl karı sayılmazdı. Zaten partiye isim arayışları başladığında aklımdan kurulacak yeni partinin yepyeni ve beyaz bir sayfa açacak olmasından dolayı, adının "Ak Parti" olması gerektiğini düşüncesi geçmişti. Partiye isim verildiğinde aynı ismin verildiğini güzel bir tevafuk olarak görmüştüm. Aynı olayı siz yaşasanız, siz de AK Partiye destek vermez miydiniz? İşte bu tevafuk bir Ülkücü olduğum halde beni Ak Partiye bağladı.

Tabii ki daha önce farklı partilere oy verenleri de saflarına kattığı için tek başına iktidar olma şansını yakaladı. İşte o zamandan bu yana destek vermeye devam ediyorum. Hiç kimse benim siyasi tercihimi sorgulayamaz. Üstelik sömürüye mahkûm eski Türkiye dönemini kapatıp, artık kaynaklarının sömürülmesine kanı pahasına izin vermemeye kararlı bir Ak parti varken; emperyalistlerle ittifak ederek, hak etmeden iktidar olmaya çalışan kesimleri neden oy verebileceğim tercihler arasına sokacağım ki? Bu bir siyasi tercih olmaktan öte, "varlık-yokluk" sorunu haline geldi. Ya Ak Parti ve ittifak ortakları ile var olacağız,  ya da ittifaka karşı çıkan diğerleri ile yeniden sömürge olacağız. Eskiden oy verdiğim MHP ve BBP aynı ittifak içinde yer aldığı için memnuniyet duyuyor; bunu birlik ve beraberliğimiz adına bir gereklilik olarak görüyorum. Oylarımız artık bir partinin değil, ittifakın. İttifak, birlik ve beraberliğimiz adına günümüz şartlarının getirdiği bir zorunluluktur. Yani eski Türkiye dönemindeki siyasi ayrışmanın aksine bir seferberlik hali içindeyiz. Farkındaysanız, karşımızdaki kesimlerin de, CHP dâhil, dış mihrakların kuklası olduğu tartışılmaz bir gerçek olarak, gün ışığına çıktı. Türkiye düşmanlıklarını kolayca, Erdoğan kamuflajı üzerinden sergileyebiliyorlar.

Onlar, "Biz Erdoğan'dan nefret ediyoruz" derken, benim anladığım "Biz Türkiye düşmanıyız ve Türkiye'yi sömürge yapmak için tüm Haçlı unsurlarla ittifakımız sürecek" diye anlıyorum. Hangi akıl tercihini, Türkiye'yi yeniden sömürge yapmak isteyenlerden yana belirler? Karşımızdaki kesim benim için karanlık mihrakların içimize uzanmış koludur. Onlar benim için "Yok" hükmündedir. Ben tercihimi asla sömürüden yana kullanmayacağım. Her ne kadar gördüğüm aksaklıkları hizmet kalitesinin yükselmesi adına dile getirsem de; bu eleştiri, tercihimi farklı yönde belirlemem için bir etken değildir.

Eleştirilerim oy tercihimi asla değiştirmeyecek, gördüğüm aksaklıkların giderilmesi, hizmet kalitesini artıracaktır. Üstelik bu tercih, sadece Türkiye ve Türkler için değil, tüm mazlum milletler adına yapılan bir tercihtir. Daha kat edeceğimiz çok mesafe var. Emperyalistlerin, milyonlarca insanın kanını dökerek sömürge haline getirdiği ülkeler de bizden medet bekliyor.
 

Düzenleme : 16 Nisan 2018 11:37 Okunma : 1863
Foto galeri