Karaman'da bizim, suç işleyen gençler de... | Karamandan.com - | Karaman Haber

Karaman'da bizim, suç işleyen gençler de... | Karamandan.com - | Karaman Haber

17 Kasım 2018 Cumartesi
Karaman'da bizim, suç işleyen gençler de...

Sanki gelişmekte olan diğer illerde hiç bir asayiş olayı olmuyormuş ki her asayiş olayında "Ne olacak bu Karaman'ın hali?" tepkisi, garip karşıladığım bir söz.

Herhalde 30-35 bin nüfuslu ve herkesin bir birini tanıdığı kasabanın asayiş durumu ile merkezi nüfusu kayıtlı nüfusla 160, kayıt altında olmayanlarla beraber 200 bine yakın nüfusun olduğu bir şehirde asayiş olayları da olacaktır. Ki, olacağı bilindiği için zaten güvenlik güçlerimizi hazır bulundurulmaktadır.

Yani asayiş olayının sıfır düzeyinde olması zaten beklenemez.

İsterseniz 1000 kişiye düşen asayiş olaylarının emsal illere göre dağılımına bir bakalım;

Karaman’da 1000 kişiye düşen suç oranı 22.87, 
Erzincan 22.81, 
Çankırı 22.89, 
Bartın, 27.54, 
Yalova 29,43, 
Kırıkkale 31.23, 
Düzce 21.96, 
Bilecik 21.63, 
Karabük 21.15, 
Amasya 21, 
Nevşehir 20.01 şeklinde…

Aksaray asayiş olayları hakkında bilgi vermemiş. Akıllıca bir iş yapmış. Çünkü bu durumun şehrin gelişimini etkilemesini istememiş. Başarılı da olmuşlar… Karaman’dan daha küçük bir il olduğu halde şimdi 200.000’i aşan merkez nüfusuyla gelişmekte olan bir şehir. Artık Karaman’ı hep Aksaray’la kıyaslıyorum. Yerel yöneticilerimizin onların tecrübelerinden yararlanmasında, Karaman adına yarar var.

Yazdığım şehirlere bakıldığı zaman hiçbirinde vatandaş kendi yaşadığı şehir için veryansın etmez. “Kırıkkale Teksas oldu” Kırıkkale’de yaşanmaz” “Kırıkkale’yi terk edeceğim” “Kırıkkale’ye ne oldu böyle?” gibi menfi sözleri, asla sarf etmez. Ederse kendi ayağına sıkacağını, yaşadığı şehrin menfi anlamda propagandasını yapmış olacağını bilir. Ama söz konusu Karaman olunca sanırsınız ki yaşayanların tamamı dışarıdan gelen insanlar olmalı ki, herkes Karaman’a veryansın ediyor.

Tamam, asayiş olayları var ama bunun sebepleri konusunda neden kafa yorulmaz? Neden, “Neler yaparsak suç oranını daha aşağılara çekmemiz mümkün olur?” diye, düşünülmez. Asayiş sorunu sıfır düzeyinde olan bir yer bilen varsa, eyvallah; hepimiz toplu şekilde oraya hicret edelim!

Ama önemli olan kaçıp kurtulmak değil sorunların nedenlerine kafa yormak. Örneğin ben kaç yıldır gençleri meşgul edecek konser, tiyatro, sinema günleri, konferanslar, spor etkinlikleri, satranç müsabakaları ve kursları, mahalle takımları kurarak mahalleler arası turnuvalar düzenlendiğini görmedim. Varsa da gençlerin büyük kısmının haberdar olmadığı sözde kurslar gördük. Güya Karaman en fazla spor yatırımın yapıldığı bir şehir ama bina ve spor sahaları yapmakla iş bitmiyor. Daha önemlisi o alanlara gençleri çekebilmektir.

Bir toplantıda Emniyet Müdürümüz arabalarıyla işlek caddelerde bile tehlikeli şekilde drift atan gençler konusunda bizleri uyarıyordu. Tamam da bu sorun sadece Karaman’ın sorunu değil ki, her şehrimizde benzeri sorunla karşılaşmak mümkün. Biz onları yüksek cezalarla engellemek yerine bu arzularını gerçekleştirecekleri pistler yapsak orada isteklerini gerçekleştirseler daha doğru olmaz mı?

Türk Dili Parkının devamında bir macera parkı yapılacağını okuduk ki bu macera arayan gençlerimize hitap eden faydalı bir alan olacaktır. 
Fuar ve Kongre Merkezi binasını yaptık ama orada yeterince etkinlik yapıldığını düşünmüyoruz. 

Dil Bayramı kutlamalarında önemli yazarların birkaç güne sığan konferansları gerçekleştirildi. Ama aynı gün içinde birkaç konferans birden düzenlendiği için sadece Üniversite gençleri tarafından takip edilebildi. 

Oysa herkesin gidebileceği Yunus Emre veya Kongre Fuar Merkezi gibi alanlarda ve haftada bir gün düzenlenseydi daha fazla katılım olur istekli olanların takip etmesi sağlanabilirdi. Üniversite içinde ardı ardına düzenlenen konferansların tamamını takip edecek zamanı ayırabilen tek bir kişi bile çıkmayacağından eminim. 

Düzenlenen konferans etkinlikleri aynı zamanda bir kitap imza günü olacağı için gençlerimizin kitap okuma alışkanlığını da artıracaktır. Örneğin önceki dönemde Belediye Başkanımız Kamil Uğurlu, Gönül Gözü kahvesinde bir yazar veya şairi konuk eder, hem onları şahsen dinleme imkânı bulur hem de imzalı kitaplarını satın alırdık. 

Belediyelerin böyle etkinlikler düzenlemesi başta gelen görevlerindendir. Zaten bu tür etkinliklerin sıkça tekrarlandığı yıllara bakıldığı zaman asayiş olaylarının en az olduğu yıllar olduğu görülebilir.

Gençler için neden “Delikanlı” tabiri kullanılır? Tabii ki kanlarının en hareketli olduğu dönem olduğu için böyle bir tabir kullanılmıştır. Onları engellemek yerine canlılık ve hareketliliklerini belli mecralara kanalize etmek daha kolay bir yol değil mi? 

Gençlerimizin kabiliyet durumuna göre çeşitli dallarda takımlar kurulabilir. Kendi aralarında ve diğer illerin takımlarıyla müsabakalar yapmaları sağlanabilir.

Takımlar için iş adamlarımız arasından sponsorlar bulunabilir. Böylece hem iş adamlarımız reklamını yapmış hem de takımı desteklemiş olurlar.

Bu etkinlikler arttıkça suç işleme potansiyeli olan gençlerimiz faydalı alanlarda meşgul edilmiş olurlar. Etkinliklerin artışı oranında, asayiş olaylarını azaldığını zamanla görürüz.

Sık, sık Karaman’da gençlere yönelik eğlence yeri olmadığı dile getirilir. Ama basit bir konser etkinliği bile düzenlenmez.

Şifreli spor karşılaşmaları sağlıksız ortamlarda gençlere açıktır ama hizmet anlayışı ile de olsa bir salonda gençlerin ücretsiz olarak önemli maçları izlemesi sağlanmaz. Böyle bir hizmet Belediye tarafından gençlere yönelik, pekâlâ verilebilir.

Bir düşünün bakalım, böyle bir etkinlik başıboş halde serseri mayın gibi dolaşan kaç gencimizi toplar?

Ya da gençlerimizden oluşan bir Tiyatro Grubu kurulamaz mı?

Neredeyse unutulmak üzere olan birçok tiyatro eseri bu grup tarafından tekrar gösterime sunulamaz mı?

Çevremizdeki Mut, İhsaniye, Ayrancı, Akçaşehir gibi yerlerde bile çeşitli vesilelerle konserler verildiği halde Karaman Merkezde Ramazan etkinlikleri dışında bir konser görmedim. Varsa da Üniversite gençlerinin kendi aralarında kısıtlı imkânlarla düzenledikleri mezuniyet günü konserleridir. Tabii ki onun da Karaman gençlerine yönelik olduğu söylenemez.

Demek ki her kurum ve kuruluşun bir araya gelerek asayiş oranlarına en aza indirmek için proje ortaya koyması mümkün. Asayiş olayları artarken Emniyet Güçlerimizi bundan sorumlu tutmak kolaycılıktır. Önemli olan ilgili tüm kurumların gençlere yönelik ne tür projelerle katkı verebileceğini ortaya koyan toplantılar düzenleyip, alınan kararları, ortaya konulan projeleri takip etmektir.

Ha sahi; “Kent Konseyi” diye bir kurum var. Bu kurum sadece birilerine makam ve mevki vermekten mi ibaret? Bu kurum kentimizdeki asayiş olaylarının azalmasını sağlama işini kendine dert edinemez mi? 

Bence aktif çalışan bir Kent Konseyi pekâlâ kurumları bir araya toplayıp, gençlere yönelik ne tür proje yapacaklarını tespit ederek, uygulanmasını takip edebilir.

Karaman, Karaman’da yaşayan tüm insanlara aittir ve herkesin taşın altına elini sokması gerekir. Şahsen ben, hiçbir ücret talep etmeden, üzerime düşecek bir görev varsa fahri olarak yapmaya hazırım.

Adil Can

Düzenleme : 11 Eylül 2018 02:51 Okunma : 11172