İhanet Örgütünün Ürünü; Kayıp Nesil | Karamandan.com - | Karaman Haber

İhanet Örgütünün Ürünü; Kayıp Nesil | Karamandan.com - | Karaman Haber

17 Kasım 2018 Cumartesi
İhanet Örgütünün Ürünü; Kayıp Nesil

İçimizdeki insanlara "Fetöcü" derken biraz temkinli olmak gerekiyor. Çünkü Fetö örgütünün ağır topları zaten sahip oldukları birikimle beraber ülkeyi terk edip, farklı ülkelerde sefahat içinde yaşamaya devam ediyorlar. 

Ama onların kullanmak için bir yerlere getirdikleri halde, kullanmalarına fırsat verilmeden bir kenara atılan gençlerimizin hali, ciddi bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Elbette, "Onlar örgüt vasıtasıyla belli yerlere gelerek, bizim çocuklarımızın hakkını yedi" diye hasmane bir tutum sergilenebilir. Ama ben yine de olaya insancıl olarak yaklaşmaya çalışıyorum. Çünkü hangimizin çocuğu onların dershanelerine kıyısından, köşesinden bulaşmadı ki...

Yaşadığımız ilde tek dershane vardı ve o da onlara aitti. Daha sonra belki başkaları da açıldı ama yeni açılanlar da onlara aitti.

Eğer çocuğunuzu okutmak istiyorsanız, onların tedrisatından geçmek zorundaydı. Hiç bir aile onların özel okullarını kazanan çocuğu için "Asla göndermem" demiyor, severek gönderiyordu. Şahsen benim çocuğum, onların okullarından birini kazanmış olsaydı, asla tereddüt ermez, gönderirdim.

Bakıyorum çevremde de bu tür kişiler var. Hatta aile olarak Fetö zihniyeti ile uzaktan, yakından ilgisi olmayan bir ailenin iki oğlundan biri emek sarf ederek bir yerlere gelmiş.Teğmen olarak Afrin'de terör örgütüne karşı yürütülenmücadelede yer almış. Daha sonra, Fetö okullarında okuyarak bu noktaya geldiği anlaşıldığı için görevden atılmış. Bilmiyorum ciddi delillere dayanarak mı atıldı, kendisine katıldığı sınavın soruları verilerek mi bu noktaya gelebildi?  İşlediği bir suç veya hakkında açılan bir dava var mı? Hepsi bizim için cevapsız sorular, karanlık noktalar… 

Ama bildiğim bir şey var ki bu genç Fetö tarafından destek görmüyor, kendisine maaş verilmiyor. Üç hafta evvel yaptıkları düğüne biz de katılmıştık. Düğünlerinde Fetö ile ilgisi olan hiç bir şahıs yoktu. Zaten Fetö ile bir ilgisi olsaydı, Fetö tarafından çoktan korumaya alınmış, kendisine bir maaş bağlanmış olurdu. Ama bunların hiç biri olmadı. 

Şimdi bu genç ağabeyimin elma bahçesinde eşi ile birlikte 60 TL yevmiye ile çalışıyor. Sizi temin ederim ki, bu genç Fetö ile iltisaklı bir genç olsaydı eyvallah etmez, örgütten gelen maaşla hayatını sürdürür,  kirli oyunların içinde yer almaya devam ederdi. Örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gizli, saklı suçlar işlemeye devam eder, sıkıntı çekmezdi.

"Şimdi onları kaybedilmiş bir nesil olarak görüp, ekmeklerini kazanacakları her türlü yolu onlara kapatacak mıyız?" diye bir soru sorup, cevabını bulmaya çalışıyorum. Çünkü örgüt kullanmak için hazırladığı bu gibi gençleri sahiplenmiyor, sahiplenemez de... 

Kendilerine tam bağlı olan üst düzeydekileri zaten yurt dışına kaçırıp sefahat içinde yaşamalarını sağlıyorlar. İşten atılıp, ülkesini terketmeyen… Fetö örgütünün görmediği ama devletin de görmek istemediği bu gençlerimizin hali ne olacak? 

Ne yapacağız; bu nesilleri ziyan olan bir nesil mi kabul edeceğiz?  Onları kullanmaya niyetlenmiş örgüt, örgütü kullanan istihbarat örgütleri için bu bir sorun değil ama onlar vatanlarını terk edip örgüte sığınmamışlar. Kendileri hakkında verilen karara, "Devletin verdiği karar için başımız kıldan ince" deyip, katlanmışlar. Şimdi hiç bir sigorta ve güvencesi olmadan yevmiye ile çalışıp, gün kazanıp, gün yiyerek ömür mü tüketecekler? Yoksa kendilerine uzanacak bir başka devlet eli mi bekleyecekler?

Bu gençlerden biri tesadüf sonucu, bir komşumun oğlu... Benim oğlum da olabilirdi, sizin oğlunuz da olabilirdi. Yani demek istiyorum ki, dışardan baktığımız zaman basit bir açıklaması var ama bizzat yaşayanlar için içine düşmüş oldukları bir ateş. İçinde bulundukları sorunla, yalnız başına baş etmeleri imkânsız…

Devlet bu soruna bir çözüm bulmalı ve bir neslin "Kayıp Nesil" haline dönüşmesine izin vermemelidir. Çünkü genç nüfusun giderek azaldığı şartlarda bu gençlerimize sahip çıkmazsak birileri kaparak kendileri için avantaja dönüştürebilir. Biliyorum yanlış anlamaya, farklı yorumlar yapmaya müsait bir konu ama birilerinin de çekinmeden dile getirmesi gereken, ciddi bir sorun.

Gençliğimizin bizim için ciddi bir değer olduğunun farkındaysak, kaderin bir cilvesi sonucu ihanet örgütü ile yolları çakışan ama devletine zarar veren hiç bir eyleme katılmamış bu gibi gençlerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Onları ülkemiz için kayıp olarak görmek yerine, kazanca dönüştürmenin bir yolunu bulmalıyız?  Çünkü bu gençlerimiz belli bir tedrisattan geçmiş, ülkesine ciddi anlamda katkılar verecek gençlerdir. Tamam, ilişkileri ciddi kontrol altında tutulsun, gerekirse telefonları da dinlensin ama bu gençlerimize son çare olarak ülkesini terketme seçeneği bırakılmasın.  Yoksa kaybeden biz; kazanan da, onlara sahip çıkan ülkeler olur. Malum, AB ülkeleri genç nüfus sorunu yaşamaya başladı. Elimizdeki genç nüfusu onlara mı kaptıracağız?

Düzenleme : 05 Eylül 2018 18:44 Okunma : 2530