Hakkı arıyorsan; fitne ehli içinde, ne işin var? | Karamandan.com - | Karaman Haber

Hakkı arıyorsan; fitne ehli içinde, ne işin var? | Karamandan.com - | Karaman Haber

21 Ekim 2018 Pazar
Hakkı arıyorsan; fitne ehli içinde, ne işin var?

Sosyal medyadaki en büyük yanlışlardan biri de yalan haber ve asparagasları, ciddiyetini bile araştırmadan paylaşıp, asparagas haber üzerinden yorumlar talep etmektir.

Hâlbuki bu tavır gömleğin ilk düğmesinin yanlış iliklenmesi gibi bir sonuç ortaya koyar. Yapılan yorum ve analizler de haberin kendisi gibi asparagasa dönüşür, haberi yapanların amacına hizmet eder. Böylece asparagas haberi ilk yayınlayanların amaçları doğrultusunda bir görev ifa edilmiş olur. Onların gönüllü piyonu, havarisi durumuna düşülmüş olur.
Bu sebepledir ki alıntı yaptığımız kaynağı iyi araştırıp; yalanı, asparagası, algı operasyonunu çok sık kullanan hiç bir medyadan, alıntı yapmamalıyız.

Onların yaptığı haber üzerinden yorum ve analizler yapmamalıyız. İşte bu konuda azami dikkati göstermemek bizi sık, sık trol durumuna düşürebilir.

Zaten kitabımız Kuran-ı Kerim bize "Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz. Hucurat-6" buyurmaktadır. Zaten  “Fâsık" yani, Allah'ın emirlerine itaat etmeyen, yasakladığı şeylerden kaçınmamak suretiyle yoldan sapan, kısacası İslâm dininin çizdiği sınırların dışına çıkan, onlara aykırı inançlara saplanan kişilerdir.

Tabii ki "Fâsık" kâfir anlamına gelmemektedir. Siz onların inandığını zannettiğiniz halde, onlar gizli bir muhalefet içindedirler. Hatta çoğunu inanmayanlarla ittifak içinde görürsünüz.

İnanmayanlarla birlikte, sizi bir piyon gibi kullanırlar. Dinimiz yalanı men ettiği halde onlar yaptıkları toplantılarda "Bir yalanı ne kadar sık tekrar ederseniz; bir süre sonra o yalana siz de inanmaya başlarsınız" diyerek yalan üzerine kurulu strateji oluştururlar. 
Yalanlara o kadar sık başvururlar ki, siz hangi birini düzelteceğinizi şaşırırsınız. Hele bir de yalanı doğrularla ile harmanlayarak size sunmuşlarsa, artık onların fahri piyonları haline gelirsiniz. Farkına varmadan onların amacına hizmet eder, bunu da kültürlü olmanın, bilgiye sahip olmanın bir sonucu zannedersiniz.

Üstelik kendinizi; objektif hareket eden, farklı düşünceleri de okuyan, öğrenen kültürlü kişi olarak görme yanılgısı, bataktan çıkmanızı daha da zorlaştırır.

"Objektif davranma" kaygınız, sizi tuzağa çeken bir unsur haline gelir, kendinizi tuzağın içinde bulursunuz. Size karşı çıkanları da cehalet batağında boğulan kişiler olarak görmeye meyleder, öyle lanse edersiniz.
İşte bu konuda dinimiz, din önderlerimiz; bizi sık, sık uyarmaktadır.

Örneğin İmam-ı Şafii'ye sormuşlar "Fitne zamanında Hakkı tutanları nasıl anlarız?" Cevap vermiş, "Fitnecilerin oklarını takip edin, o sizi Hakk ehline götürür" Bir Hadis-i Şerif'te de "“Yakında büyük fitneler olacak. 

O fitnelerde (yerinde) oturanlar, ayaktakilerden… Ayaktakiler, yürüyenlerden… Yürüyenler koşanlardan, daha hayırlı olacaktır. Kim o fitne içinde bulunmuş olursa, ondan uzak dursun. O zaman bir iltica yeri, sığınacak mekân bulursa ona sığınsın.” demektedir.
Sözün özü bir Müslüman asla kendisini bir piyon, bir gönüllü havari gibi kullandırmaz/kullandırmamalı, doğruların peşinde olmalı. Yaptığı işin yanlışlarla mücadele etmek olduğunu düşündüğü halde, farkına varmadan yanlışları yayanlara hizmet ettiğini fark etmez bile…
İşte bu sebeple kaynağımızı çok iyi seçmeli, haberden çok haber kaynağına önem vermeliyiz. Her kaynaktan gelen haberi analiz edip, yorumlamamalıyız. Maalesef bu hatalı davranışın örneklerine çok sık rastlamaktayız.

Üstelik yaptıkları hatayı anlayamadıkları gibi, konuyu mecraından saptırıp; sizin kişiliğinizin tartışıldığı bir polemik haline getirirler. Hakaret ve aşağılamalar eşliğinde, kendilerine üstünlük atfederler.

Allah (cc) bize Hakk ehlinin yanında olmayı, doğrudan ayrılmamayı nasip etsin.

Adil Can

Okunma : 2414
Foto galeri