Esnaflarımız ve Kaldırımlarımız | Karamandan.com - | Karaman Haber

Esnaflarımız ve Kaldırımlarımız | Karamandan.com - | Karaman Haber

16 Aralık 2017 Cumartesi
Esnaflarımız ve Kaldırımlarımız

Kaldırımların yüksekliği veya düşüklüğü; gelişmişlik ve refah seviyesi ile geri kalmışlığın bir ölçüsü gibi görülür.

Yani bir şehirde kaldırımlar yüksek, parkların etrafı da duvarlarla çevrilmişse o ülke gelişmemiş veya az gelişmiş ülkedir.

Kaldırımlar tekerlekli sandalyenin kolayca çıkacağı yükseklikte, parklar da kaldırım ile aynı zemine sahipse gelişmişliğin ölçüsü olarak kabul edilir.

Aslında ben buna kaldırımların esnaf tarafından işgal edilmiş olması veya olmamasını da ekliyorum.

Yayalara ait kaldırımlar esnaflar tarafından parselleniyorsa, bu durum kesinlikle geri kalmışlığın işareti ve sebebidir.

Kaldırımlar esnaf tarafından işgal edilmek yerine, mevcut halinden çok daha fazla insanın dolaşımına açıksa, bu da gelişmişliğin işareti ve sebebidir.

Zaten kaldırımları işgal edilmiş şehirler, esnafların siftah etmediği yönünde en fazla serzenişte bulunduğu şehirlerdir.

Kaldırımda yürürken bazen kendinizi bir esnafa ait mağazanın içinden geçer gibi hissediyor;  geçip, geçmemekte tereddüt ediyorsunuz, sanki özel mülkü ihlal etmişsiniz gibi.

Kaldırımı esnaf; yol kenarlarını da, araçlar işgal ediyor. 

Yayalar çift sıra park etmiş araçların arasında slalom yaparak, labirentte yürür gibi yürüyor. Rahat yürümek için gelen araç olup olmadığına bakarak, araç yolundan yürüyorsunuz. Tehlikeli ama labirentte yürümekten daha kolay.
Kaldırımları esnaf tarafından işgal edilmiş ve yayalar her iki tarafı ticari emtia ile dolu kaldırımlarda yürümek zorundaysa, o şehir gelişmemiş bir şehirdir.

Oysa gelişmişlik durumuna göre kaldırımlar mahiyet değiştirir.

Kaldırımlar sadece yayaların geçişi için kullanılıyorsa, o şehir gelişmiş bir şehir olarak görülür.

Kaldırımlara ticari emtia yığmak asla satışları artıran bir unsur değildir. Bunun yerine bir sanat eseri gibi düzenlenmiş bir vitrin, cazibeyi ve satışları artırabilir. Önemli olan akılda kalıcı, güzel bir vitrin düzenleyebilmektir.

Böylece kişinin o vitrinde sergilenen ticari emtiaya ihtiyaç duyması durumunda ilk aklına gelen sizin vitrininiz, ilk uğrayacağı adres de, sizin adresiniz olur.

Yoksa bir depo gibi kaldırıma istif edilen ticari emtia asla müşteriye cazip gelmediği gibi, müşteriyi kaçıran bir unsurdur. Kurumsal reklam özelliği olmaz.

Kaldırımları boşaltın ki, müşteriniz olma potansiyeli olan daha çok insan rahatça geçsin! 

Vitrininizi en güzel şekilde düzenleyin ki, bir sefer görenin aklından bir daha çıkmasın. Vitrininiz, kurumsal kimliğinize dönüşsün. İsterseniz deneyin! İşlerinizin buna paralel olarak daha iyiye gittiğini görüp, test etmiş olursunuz.

Hiçbir müşteri, gözlerine sokarcasına kaldırıma emtia yığarak, kaldırımda yürürken kendisine zahmet veren esnafı tercih etmez. Daha doğrusu ben böylesi bir esnafı tercih etmiyorum.

Kaldırımları yayaların yürüyüş alanı olarak gören ve işgal etmeyen esnafları tercih ediyorum. Öyle ya, kaldırımları sattığı malların sergi alanına dönüştürüp, kendisinden alışveriş etmek istediğimde araçlara ait caddeleri kullanarak, hayatımı tehlikeye atmama sebep olan esnafı 
neden tercih edeyim?

İnanın, sırf kaldırımları işgal ettiği için seçeneklerim arasına dâhil etmediğim, dükkânlar, mağazalar var.

Haydi Karaman; var mısınız, kaldırımları boşaltıp, en güzel vitrini hazırlama yarışına?

Yapacağınız bu düzenleme ile vitrininiz size kurumsal kimlik kazandıracağı gibi; Karaman'ımızı daha gelişmiş ve modern bir şehir görüntüsüne kavuşturacaktır. Tercih sizin, ya kasaba görüntüsü veren kaldırım işgalini devam ettirerek işlerinizin kötüye gitmesinin müsebbibi olur; ya da kaldırımları boşaltarak, müşteri potansiyeliniz olan daha çok insanın kaldırımları kullanmasını sağlarsınız!

Farkındaysanız, “Devlet kanun çıkarıp, kaldırım işgali yapanları denetleme ve cezalandırma görevini polise versin. Polis ağır cezalar yazarak, hem kaldırımları boşaltır; hem de taşıt yolunu kullanarak, hayatını ve trafiği tehlikeye atan yayaları engeller.” demedim. Çünkü sizler esnaf olsanız da aynı zamanda o kaldırımlarda dolaşıp, alışveriş eden insanlarsınız.

Sizlerin kaldırımları daha rahat kullanması için devletin kanun çıkarıp, cezai müeyyide uygulamasına gerek yok. Kaldırım işgalinden vazgeçerek cezai müeyyide olmadan da dolaşım kolaylığı sağlayabilirsiniz. 

Böylece o kaldırımlarda, müşteriniz olma ihtimali olan, daha fazla insanın dolaşmasını sağlamış olacaksınız. Bakın o zaman, “Esnaf kan ağlıyor. Esnaf siftah etmiyor.” türü haberler nasıl azalacak, hatta yok olacak.

Siftahsızlık sorunu için başka yerde çözüm aramayın; sorunun çözümü sizde.

Adil Can

AŞAĞIDAKİ FOTOĞRAFLAR SİZDEN GELEN FOTOĞRAFLARDIR.

Düzenleme : 02 Ağustos 2017 13:17 Okunma : 6179
Foto galeri