Benim En Büyük Dostum(!) İçkim, Sigaram | Karamandan.com - | Karaman Haber

Benim En Büyük Dostum(!) İçkim, Sigaram | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Mayıs 2018 Çarşamba
Benim En Büyük Dostum(!) İçkim, Sigaram

Bir arkadaş sigarayı bıraktığına dair paylaşım yapmış. Ona yazdığım yorumu sizlerle de paylaşmak istedim. 

Gerçi sigara ile ilgili daha önce de bir yazı yazmıştım ama tiryakilere bir etkisinin olmadığın farkındayım. Yine de acaba bu sefer birkaç kişinin bırakmasına vesile olabilir miyim diye, tekrar yazmak istedim.

Sigarayı ne zamana kadar bıraktın? Umarım süresi uzun olur da sağlığına kavuşursun. Ama dikkat etmen gereken bir noktayı belirtteyim; sigaranın da bir duygusu vardır(!). Sen bıraksan bile, o seni bırakmaz. Sürekli, sigara içmediğin için başına gelen olumsuzluklar konusunda seni ikaz ve ikna etmeye çalışır. 

Sakın o ikazlara kulak asma! Hatta iştahının açıldığını, kilo almaya başladığını da söyleyebilir. Hâlbuki yeme ve içmeni kontrol ederek kilo almaktan da kurtulabilirsin. 

Diğer tiryakiler, cephelerinden bir asker kaybettikleri için seni geri kazanmaya gayret edebilir. Sigara ikram ederlerse, “Oruçluyum” der gibi "Yeminliyim" diyerek sakın ikramı kabul etme!

Sigaranın sana fısıldayacağı gerekçelere de asla itibar etme! Hem, bir süre sonra sadece nikotin tadı değil on binlerce gıdanın tadını alıp, farklarını ayırt edebileceksin. 


Burnundaki ağır nikotin kokusu kaybolacağı için binlerce kokuyu da seçme imkânı bulacak, koku almanın önemini anlayacaksın!

Bir tavsiye daha; sigara içmeye devam ediyormuş gibi bir kumbaraya günlük sigara bedelini at! 

Bir süre sonra o para ile sana faydalı neler yapabileceğini göreceksin. 

Hatta bu tasarruf işini yıllara yayarsan ev-araba alma imkânın olacağını hayretle göreceksin.

Kendini; evini ve arabasını ateşe verip, kenardan seyreden biri gibi hayal edecek, sigarayı bırakmanın seni bu kâbustan kurtardığına sevineceksin.

Gerçi bizimkisi bekâra eş boşamak gibi çünkü hayatımda hiç sigara içmedim. Ama içen yakınlarım oldu. Hele bir oğluma asla bıraktıramadım. 

Ne zaman sigaranın zararları ile ilgili iki kelime söylemek istesem, aklına getirdiğim gerekçesiyle hızla odadan çıkıp, gerçek dostu(!) sigaraya koştu. 

Kışın odanın penceresini açarak kafasını dışarı uzatıp, sigarayı dışarıda içtiğini zannetti. Hâlbuki açılan pencerede oluşan cereyan sigara dumanını olduğu gibi içeri geri alıyordu. 

Kalorifer evin içindeki işini bitirip, dışarıyı ısıtmaya kalktığı için yüksek fatura bedeli ödemek zorunda kalıyorduk.

Gerçi aynı şeyi eşim de yapar; temizlik için açtığı pencere sebebiyle dışarıyı ısıtmaya çalışan kombiye dur demez. 

Ben de "Hanım kombinin dışarıyı da ısıtacağına gerçekten inanıyor musun?" deyince artık havalandırma sırasında kaloriferi kısmaya başladı. 

Oğlumun bir huyu daha var ki tuvalette sigara içmek. Biz içmeyenler, o çıktıktan sonra kısa sürede olsa tuvalete gitsek elbisemiz nikotin kokusuyla boyanıyor, bir kaç gün kıyafetimizde nikotin kokusu hissediyorduk. Üstelik annesinin astım rahatsızlığı olduğu için ona da çok kötü geliyordu.

Şükür ki küçük oğlum tuvalet kapısına içeride sigara içilmemesine dair pusulalar yapıştırarak olayın önüne geçti.

Gerçi yazdığı pusulalar da etki etmediği için her seferinde farklı sözler denedi. Bir gün pusulanın kapıdan koparılıp, lavaboya atılmış olduğunu gördüm ve gülümsedim. Çünkü artık oğlum ikna olmuş, sigarayı dışarıda içmeye başlamıştı. 

Ben de zaten, "Oğlum sigara içeceksen ceketini al, sokakta adımlayarak iç sigaranı; böylece her sigara içmek istediğinde dışarı çıkman gerektiği için, üşenir daha az içersin, daha az zarar görürsün" dediğim için ikna olduğunu düşünüyorum.

Peki, oğlum tuvalette sigara içmeyi bıraktığı halde neden hala tuvaletten sigara kokusu geliyor? 
Bunun da sırrını çözdüm, maalesef en üst kattaki kiracım da bir tiryaki. 

Tabii ki o da tuvalette başka kokulara maruz kalmamak için sigara içerek tuvalet ihtiyacını gideren biri. Havalandırma boşluğu müşterek olduğu için havalandırma kokuyu bize transfer ediyor.

Tabii ki kiracımızın tuvaletine de bir uyarı etiketi yapıştırma imkânımız yok.

Belki bu yazıyı okuma imkânı olursa o da etiket varmış gibi düşünür. 

Hem; nikotin kokusu diğer kokuyu bastırdı diye, diğer kokudan kurtulmuş mu oluyor? Sanmıyorum, bu sadece bir algı çünkü diğer kokunun zerrelerine nikotin yüklendiği için her ikisini de akciğerlerine almış oluyor. 

Üstelik rahatsız eden kokudan kurtulduğu yanılgısıyla tuvalette daha uzun bir süre kalıp, kötü kokunun zerrelerinden daha fazlasını akciğerlerine taşımış oluyor.
 
Bu arada oğlum genç yaşına rağmen mide rahatsızlığından bahsediyor. Sık, sık hazımsızlık çekiyor. Tat alma duyusunun körleştiğini, yediklerinin tadını alamadığını söylüyor. Bacaklarındaki ağrılardan şikâyet ediyor. 

Koku alma duyusunun hassasiyetini kaybettiğini de biliyor.

Ama bilmiyor ki, dilindeki ağır nikotin tadı, diğer tatları almasını engelliyor. 

Sürekli olarak ciğerlerinde oluşmuş nikotin ziftinin kokusunu aldığı için diğer hoş kokuları alamadığını bilmiyor. 

Bir gül koklayacaksın ama o kokuyu hissetmeyeceksin; ne kadar büyük bir kayıp. 

Bu gerçeklerden hiç biri, gerçek dostu(!) sigaranın kabahati değildir(!). Gerçek dostuna(!) toz kondurmaz.
Ne yapalım, o da gerçek dostunun kim olduğunu, dostundan yediği kazıklardan sonra anlar, artık.

Ama üzüldüğüm nokta, o bunu anladıktan sonra artık vaktin çok geç olacağı gerçeğidir.

Düzenleme : 20 Aralık 2017 13:06 Okunma : 1847
Foto galeri