Palyaço bizim neyimiz olur? | Karamandan.com - | Karaman Haber

Palyaço bizim neyimiz olur? | Karamandan.com - | Karaman Haber

12 Kasım 2019 Salı
Palyaço bizim neyimiz olur?

Hem ilgi alanıma girdiği için hem de mesleğim icabı bölgemizde yapılan şenlik - şölen- ne olursa gidiyorum. Özellikle köy şenlikleri ve yöresel nitelikli etkinliklere ilgi duyarım.

Fakat ne gariptir ki yöresel bir şeyler, mesela oyunlar, tarihi karakterler, hiç olmazsa doğal şiveli bir konuşma ya da yöresel yemekleri umarken karşıma hep o mel'un yaratık çıkıyor; palyaço... Abesle iştigal.

Sahi palyaço bizim neyimiz olur? Bir işyeri açılışında, Türkmen şenliğinde, Yörük festivalinde, okul etkinliklerinde ya da yöresel etkinliklerde olur olmadık her yerde karşımıza çıkan ve Türk çocuklarının kahir ekseriyetinin korkup can havliyle kaçtığı bu palyaço saçmalığındaki ısrarımız nedendir...

Yapmayın yahu! Bazı şeyleri yapmış olmak için yapmayalım. Az biraz derinlemesine düşünelim.  Hiç bir batılı dükkanının açılışında Nasrettin Hoca kılığında eşeğine ters binmiş bir animatör getirmiyor. Bizdeki bu eziklik nedir.

Bu soytarıya ihtiyacımız yok

Kökenine baktım M.Ö. 1600'lerde Antik Yunan'da ortaya çıkmış bu palyaço. 1778 İngiltere’de Joseph Grimaldi, modern palyaçoluğun babası olarak kabul ediliyormuş. Grimaldi, Commedia dell’Arte‘nin (İtalyan halk tipi tiyatro); bir anlamda ortaoyunu (meddah) sanatçılığının usta temsilcisi sayılıyormuş.

Yani palyaçonun bizimle uzaktan yakından bir bağı yok. Akrabası olan var mı bilmem ama bizim bu soytarıya ihtiyacımız yok.

Afrikalı Türkler mi?

Karaman belediyesinin "Uluslararası Türk Dünyası Şöleni" dün akşam itibariyle Aktekke Meydanında başladı. Orada da Afrikalılar vardı. Garip dansları ile meydanı dolduran Karamanlılara sanatlarını sergilediler. Canlı yayınlanan programın yorumlarına baktım. Düzülen methiyeler ve şakşaklara bakarsanız sahnede Türk Dünyasına dair önemli bir nümayiş eda ediliyor. Oysa ben göremedim. Bir yorumcu "Afrika Türkleri mi bunlar?" tepkisi vermiş haricinde çok beğenilmiş gösteri. Oysa "Uluslararası Türk Dünyası Şöleni" dendiğinde beklenti biraz yüksek oluyor. En azından Türk dünyasına dair bir şeyler görmeyi umuyorduk. 

Bu ses Türk sesidir

Dr. Kâmil Uğurlu zamanında bir kaç yıl bu anlamda taktire şayan etkinlikler düzenlenmişti. Orta Asya'dan Balkanlara birçok Türk ülkesinden sanatçılar, konuşmacılar getirtilmiş normalde göremeyeceğimiz sahne gösterilerine tanık olmuştuk. Hatta hiç unutmuyorum Kırgızistan'dan gelen bir konuşmacı, şöyle demişti; " Bu sahnede gördüğünüz kız bir Türk kızıdır, elbisesi bir Türk giysisidir, elindeki saz kopuz bir Türk sazıdır, bu 11 bin 454 mısra dünyanın en büyük destanı olan Manas Destanı'nı okuyan ses Türk sesidir. Sizler Anadolu’ya gelirken at sırtında yorgun düşmüş süvari gibisiniz" demişti. 

O zaman çok kızmıştım bu konuşmacıya bugün fark ediyorum ki haklılık payı var.  O günlerden bir de Namık Kemal Zeybek konferansı bende iz bırakmıştı.

Şehrimizde gösteri mahiyetli yapılan etkinliklerin niteliklerini artırmalıyız.

Saygılarımla

Âdem Kocatürk 

Düzenleme : 05 Ağustos 2019 09:15 Okunma : 3080
Foto galeri